logo
23 MART 2026


İklim değişikliği psikolojiyi etkiliyor

Küresel ısınmanın ve iklim değişiklerinin insan psikolojisine etkilerini değerlendiren Uzman Psikolog İlkay Soykal, bu değişimlerin kaygı bozukluklarına sebebiyet verdiğini söyledi

22.01.2020 16:21:00
İklim değişikliği psikolojiyi etkiliyor
İklim değişikliği psikolojiyi etkiliyor
Uzmanlar, geçtiğimiz 100 yılın son 10 yılının küresel ısınma nedeniyle sıcaklık artışlarının en fazla hissedildiği yıllar olduğuna dair uyarılarda bulundu. Dünya çapında pek çok bölge bu yıl içerisinde alışılmadık sıcaklık seviyeleriyle karşı karşıya kaldı. Bahar mevsimlerinde bile insanlar bahar yorgunluğu adı altında birçok ruhsal duygu değişimleri yaşarken küresel bir ısınma ve yaşanan sert mevsimsel geçişler insan psikoloji üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaya başladı. Bahar mevsiminin istenilen şekilde yaşanamaması, sıcaklık dengelerinin bozulması gibi etkenlerin insan üzerinde kaygı bozukluklarına sebebiyet verdiğini dile getiren Uzman Psikolog İlkay Soykal aynı zamanda gelecek nesiller için de uyarılarda bulundu. İklim değişikleri ve küresel ısınma ile birlikte artan çevre kirliliğinden etkilenen su ürünlerindeki nörotoksinlerin hafızayı olumsuz etkilediğini ve öğrenme bozukluklarına sebebiyet verdiğini söyledi. Soykal bu anlamda gebe kadınların da bu süreçte dikkatli olması gerektiğine dikkat çekti.

O söz artık rafa kalktı

Mevsimlerin artık kendi zamanlarında yaşanmadığına, yaz kış fark etmeksizin yağış ve sıcaklıkların değişkenlik gösterdiğini söyleyen Uzman Psikolog İlkay Soykal, "Öncelikle iklim değişiklikleri insanlarda mevsimlerle ilgili beklentileri biraz altüst ediyor. İnsanlar mevsimine göre hazırlanıyor fakat iklime uymayan durumlardan dolayı hastalıklar baş gösterebiliyor. 'Mart bir türlü gelmedi' diyen insanlarımız oluyor. 'Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır' sözü artık rafa kaldırıldı. İnsanlar mart ayında bile artık çok rahat piknik yapabiliyorlar. Artık beklentiler karşılanmadığı için kaygıların arttığını, karamsarlık tablosunun ortaya çıktığını ve hastalıklarla uğraşmaktan dolayı tükenmişlik sendromu gözlemleyebiliyoruz. Kentte yaşayan insanlarla kırda yaşayan insanların kendi yaşam çerçevesinde zorluklar çekmesi de önemli bir konu. Kentte yaşayan insanlar mevsimine göre giyinme probleminde kaygı yaşıyor. Kırsal kesimlerde yaşayan insanları ise geçimini topraktan ve hayvandan elde ettikleri için olumsuz hava şartları bütçe sarsılmalarına sebebiyet veriyor bu da karamsarlık ve kaygı tablosunu ortaya çıkarıyor" şeklinde konuştu.

Psikolojimizi nasıl düzeltiriz?

Küresel ısınma ile birlikte artan karamsarlıklar ve kaygı bozuklarıyla birlikte, ikilemde kalma durumlarımız gibi psikolojik sorunlarla nasıl baş edeceğimize de değinen Soykal, "İnsanların düzenli olarak iklimsel haberleri doğru bir şekilde takip etmesi ve bunu gerçekçi bir şekilde öğrenmeye çalışması gerekmektedir. Hiçbir şekilde spekülasyona maruz kalmaması lazım. Doğrudan uzmanlar ve eğitmenlere başvurulmasını öneririm. Bu sadece yaşadığı yer için geçerli değil, Avrupa'daki bir iklim, rüzgar etkisiyle bize doğru da gelebilir. Klasiktir, 'Sibirya soğukları geliyor', 'Afrika sıcakları geliyor' lafını çok duyuyoruz. Dolayısıyla biz sadece yaşadığımız yerin iklimsel özelliklerini değil, bütün dünyanın iklimsel özelliklerini dikkate alırsak ve sürekli doğru bir şekilde bilgilenirsek bu bizim için daha yararlı olur. Bir diğeri çevre konusuna daha da duyarlı olmalıyız. Özellikle küresel ısınmanın artmasına sebep olan gazları daha az tüketmeyi sağlayacak filtreler kullanılması gerekiyor. Aydınlatıcı bilgileri çevremize mümkün olduğunca yayabiliriz. Artık dünyada iklim psikolojisi alanında uzmanlaşan psikologlar var. Bu anlamda bizim de ülke olarak insanları küresel ısınmaya hazırlamak adına iklim psikolojisi alanında uzmanların yetişmesine biraz daha destek verilebilirse daha iyi olur" ifadelerine yer verdi. İHA

Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı

Konya'nın Seydişehir ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 15 kişi yaralandı

23.03.2026 16:00:00 / Güncelleme: 23.03.2026 16:02:51
İHA
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Kaza, Seydişehir Antalya kara yolunun 14'üncü kilometresi Madenli Mahallesi yol ayrımı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya'dan Konya istikametine seyir halinde olan Metro Turizm'e ait 42 ALM 699 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak refüj bariyerlerine çarpıp yan yatarak sürüklendi.



Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada otobüste bulunan yolculardan 15'i yaralandı.



Yaralılar ambulanslarla Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan 4'ünün sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

İBB Davası'nda üçüncü hafta

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, geçen hafta savunması tamamlanmayan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın savunmasıyla 8'inci günde devam ediyor

23.03.2026 10:52:00
Haber Merkezi
İBB Davası'nda üçüncü hafta
İBB Davası'nda üçüncü hafta
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmanın 8'inci gününde, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi.

Tutuklu sanıklar saat 10.15 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmından ise sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu saat 10.40'da salona getirildiğinde ise tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

Ali Sukas, geçen hafta 3 saaat süren 69 sayfalık savunmasının 45 sayfalık kısmını tamamlayabilmişti. Sukas, kalan 24 sayfalık savunmasına  devam ediyor.

Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi

Bursa'da tarihi çarşıda iki grup arasında çıkan kavga, adeta meydan muharebesine döndü. Yumrukların havada uçuştuğu anlar saniye saniye kameraya yansırken, panik yaşayan vatandaşlar olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı

23.03.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Kapalı Çarşı'da meydana geldi. Çarşı içerisinde henüz bilinmeyen bir nedenle iki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda onlarca kişinin dahil olduğu olayda taraflar birbirine yumruk ve tekmelerle saldırdı.

Yaşanan arbede sırasında çevrede alışveriş yapan vatandaşlar büyük korku yaşadı. Bazı vatandaşlar kavgayı ayırmak için araya girerken, bazıları ise o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kavgayı ayırmakta güçlük çeken vatandaşların ardından bölgeye ulaşan ekipler, tarafları ayırarak ortamı sakinleştirdi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle kavga sonlandırılırken, tarafların bir süre sonra dağıldığı öğrenildi.

D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu

D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor

22.03.2026 20:29:00
İhlas Haber Ajansı
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor.
Çankırı'nın Çerkeş ilçesinden geçen D100 karayolunda, Ramazan Bayramı'nın son gününde dönüş trafiği yoğunlaştı. Bayram için memleketlerine giden vatandaşların geri dönüşe geçmesiyle birlikte, İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan bu güzergâhta zaman zaman trafik akışı yavaşladı.
Yetkililer, sürücülerin hızlarını düşürmeleri, güvenli takip mesafesini korumaları ve trafik kurallarına titizlikle uymaları gerektiğini vurguladı.İHA

"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"

İstanbul Fatih'te doğalgaz patlaması nedeniyle iki binanın çöktüğü olayla ilgili konuşan mahalleli, büyük panik yaşadıklarını anlattı

22.03.2026 20:28:00
İhlas Haber Ajansı
"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"
"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"
İstanbul Fatih'te doğalgaz patlaması nedeniyle iki binanın çöktüğü olayla ilgili konuşan mahalleli, büyük panik yaşadıklarını anlattı.
Ayvansaray Mahallesi'nde, doğalgaz patlaması sonrası iki binanın çökmesi sonucu 11 kişi enkaz altına kalmıştı. Yürütülen çalışmalar sırasında 1 vatandaşın cansız bedenine ulaşılmıştı. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucu tüm vatandaşlar enkaz altından çıkarıldı. Ekiplerin enkazdaki çalışmaları tamamlanırken, konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sürüyor. Patlama sonrası yaralanan vatandaşların tedavileri devam ediyor.

"Patlamayı duyduk, ben bomba zannettim"
Olayla ilgili konuyan mahalleli Necat Cankurtaran ise, "Uyuyordum sese kalktım. Geldik baktık, her taraf yıkılmış halde gördük. Benim dayım oturuyor bir tanesinde de. Hastanedeymiş, durumu iyiymiş, haberini aldık da" dedi.
Patlamanın yaşandığı mahallede oturan Reyhan Özçalışkan isimli vatandaş, "Patlamayı duyduk, ben bomba zannettim. Öyle bir yüksek patlamaydı. Sonra herkes kapıya çıktı. Herkes birine bakıyor. Bir de kuşlar böyle gökyüzünde sesli bir şekilde uçmaya başladı. Sonra buraya geldik, herkes geldi. Doğalgaz patlaması olduğunu söylüyorlar" şeklinde konuştu.İHA

Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?


 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

22.03.2026 18:52:00 / Güncelleme: 22.03.2026 18:57:07
MURAT ÇORBACI
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

Kıvrak, şunları kaydetti: "Çocuğun boyunun uzamasında beslenme büyük bir rol oynar. Sağlıklı bir büyüme için gerekli olan vitaminlerin ve minerallerin alımına özen gösterilmeli. Özellikle kalsiyum, D vitamini, protein ve çinko gibi besin öğeleri boy uzamasında kritik öneme sahiptir.
Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, büyümeyi teşvik eden büyüme hormonu üretimini artırabilir. Çocuğunuzu spor yapmaya teşvik edin. Basketbol, yüzme, jimnastik ve koşu gibi aktiviteler, kas ve kemik gelişimini destekler ve büyüme plaklarına olumlu etki yapar. Çocuğunuz spora başlamadan önce bir ortopedi uzmanından görüş almanız önerilmektedir.

Dahası büyüme hormonları, uyku sırasında özellikle derin uyku evresinde salgılanır. Bu nedenle, çocuğunuzun düzenli ve yeterli uyuması çok önemlidir. Çocukların yaşına göre uyku süreleri farklılık gösterir, genel olarak okul öncesi çocukların 10-13 saat, okul çağındaki çocukların ise 9-11 saat uyuması önerilir. Unutulmamalıdır ki, genetik faktörler çocuğunuzun boyunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Anne ve babanın boyu, çocuğun boy potansiyelini büyük ölçüde etkiler.

Ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı ve beslenme önerileri, çocuğunuzun genetik potansiyelini en iyi şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Son olarak eğer çocuğunuzun boy uzamasıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir doktora veya beslenme uzmanına danışmanız faydalı olabilir. Doktorunuz, gerekli görürse bazı besin takviyeleri önerebilir. Ancak, bu tür takviyeler doktor kontrolünde ve önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."

Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor


 
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

21.03.2026 22:52:00
MURAT ÇORBACI
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu belirterek, "Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" ifadelerini kullandı. Yalnızlığın sadece ruhsal bir durum olmadığını ifade eden Zahmacıoğlu, "Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor, kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" değerlendirmelerinde bulundu.

Zahmacıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin tek kişilik hane sayısının 5.5 milyonu aştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60'ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. Bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu. Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor." Öte yandan araştırmalar, 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60'a ulaştığını gösteriyor. Bu, 'kimsem yok' yalnızlığı değil, kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik."

10 soruda sağlığınızı test edin


 
 
Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: "80 yaş yeni 60 mı?" Zira eskiden 'ileri yaş' olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80'e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? 

21.03.2026 22:45:00 / Güncelleme: 21.03.2026 22:51:41
MURAT ÇORBACI
10 soruda sağlığınızı test edin
10 soruda sağlığınızı test edin

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, yapılan bilimsel çalışmaların 80 yaşına ulaşanların 60 yaşındaki gibi olabileceğini ortaya koyduğunu söylüyor. Nasıl mı? Prof. Dr. Karadağ, "Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10'unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor" dedi. Prof. Dr. Karadağ, 10 sorudan oluşan test hazırladı.

1. Sağlıklı besleniyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir.

2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?

Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ "Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız" dedi.

3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?

Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar.

4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?

Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler.


5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?

Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir.


6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz?

Prof. Dr. Berrin Karadağ "Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz" dedi.

7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?

Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin.


8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?


Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir.

9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?


Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.


10. Düzenli muayene oluyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ "Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz" dedi.

Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması

Ordu Valiliği, Ünye ilçesinde kıyıya vuran, aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen deniz aracının, kıyıdan yaklaşık 4 kilometre açıkta imha edildiğini açıkladı

21.03.2026 20:30:00
İHA
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Valilikten yapılan açıklamada, "Ünye ilçemizin Yüceler Mahallesi'nde 20 Mart Cuma günü kıyıya vuran insansız deniz aracı, 21 Mart Cumartesi günü saat 14.00 sıralarında, İstanbul S.A.S Grup Komutanlığı ekiplerince yapılan inceleme sonucunda cihazın aktif olduğu ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirildiğinden, sahile yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kontrollü bir şekilde patlatılarak imha edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.