logo
08 AĞUSTOS 2026

İlim verilenlerden maksat kimdir?

İsa b. Abdullah el-Kuraşî şöyle rivayet eder: “Ebu Hanife, İmam Câfer’in yanına geldi.

04.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
İlim verilenlerden maksat kimdir?
İlim verilenlerden maksat kimdir?
İsa b. Abdullah el-Kuraşî şöyle rivayet eder: "Ebu Hanife, İmam Câfer'in yanına geldi.

İmam, "Ey Ebu Hanife, duydum ki kıyas yapıyormuşsun, bu doğru mu?" diye sordu.

Ebu Hanife "evet" dedi.

İmam buyurdu ki: "Kıyas yapma, çünkü ilk kıyas yapan kişi, 'Beni ateşten, onu balçıktan yarattın'   diyen İblis'tir. İblis, ateşle balçık arasında kıyas yapmıştır. Eğer Adem'in nuranîliğini, ateşin nuranîliği ile karşılaştırsaydı, iki nur arasındaki üstünlük farkını anlardı. Birinin diğerinden daha berrak olduğunu görürdü." 







Aynı mânâdaki bir başka rivayette ise İmam Câfer şöyle diyor:

"İblis, eğer Allah'ın Adem'i yarattığı özü ateşle kıyaslasaydı, bunun ateşten çok daha aydınlık ve nur saçan bir şey olduğunu görecekti." 

İmam, kendisinden ilim öğrenmek için medresesine gelen insanları da kıyastan men ediyordu.

Davud b. Sarhan diyor ki:

"İmam Sâdık şöyle buyurdu: Bazen birine bir hadis söylüyor ve onu Allah'ın dininde cedel, niza ve kıyas etmekten men ediyorum. Ama o benim yanımdan gider gitmez, benim sözümü maksadımın aksine tevil ediyor." 







İmam Câfer'in oğlu İmam Musa Kâzım da kıyas konusunda aynı düşünceye sahiptir. Kıyas konusunda şunları söyler: "Sizin kıyasla ne işiniz olabilir? Sizden önce helak olanlar bu kıyas yüzünden helak oldular"

Ardından şunları ekledi: "Karşınıza, hakkında bilgi sahibi olduğunuz bir mesele çıkarsa bildiklerinizi söyleyin. Bilmediğiniz bir şey çıkarsa karşınıza -İmam elini ağzına götürerek- susun." 







Ebu Şeybe şöyle rivayet eder:

"Câfer-i Sâdık'ın şöyle dediğini duydum: İbn Şubrume'nin ilmi "el-Camia" karşısında zâyi oldu. Bu kitap Resullah'ın dikte etmesi ve Ali'nin el yazısıyla hazırlanmıştı. Bu kitap kimseye söyleyecek bir söz bırakmamıştır. Bu kitapta helal ve haramların bilgisi vardır.

Kıyas taraftarları ise kıyasla bilgiye ulaşmak istiyorlar. Ancak, bu onlara haktan uzaklaşmaktan başka bir katkı sağlamaz. Kıyas yöntemiyle Allah'ın dininde doğruya ulaşılmaz." (İbn Şubrume Kûfeli bir şairdir. Mansur tarafından Kûfe kadılığına atanmıştı) 

İmam, burada Ehl-i Beyt İmamlarının elinde olan ve Hz. Ali tarafından kaleme alınmış olan "el-Camia" kitabının tek başına ilim açısından kâfi olduğunu ifade ediyor. Ve "Bu kitap kimseye söyleyecek söz bırakmadı" diyor.







İmam Câfer'e göre, Allah'ın Kitabı ve Resulûllah'ın Sünnet'inde her şey mevcuttur. Ancak bunu bilmek için Kur'an ilmine vâkıf olmak gerekir. Bu ilme vâkıf olanlar da seçilmiş İmamlardır. Dolayısıyla, İmamların bilgisine başvurmadan din doğru anlaşılamaz.

İsmail b. Câfer, İmam'ın şöyle dediğini rivayet ediyor:

"Allah'ın Kitabı'nda sizden öncekilerin haberi, sizden sonrakilerin bilgisi ve sizin aranızda yaşanan meselelerin çözümü yer alır. Bunları da biz biliriz." 

"İlimde derinleşenler (er-Rasihun fil ilm) Emirü'l-mü'minin Ali ve O'ndan sonraki İmamlardır." 

"İlimde derinleşenler biziz ve Kur'an'ın tevilini biz biliriz." 







"O'nun tevilini Allah'tan ve ilimde derinleşenlerden başkası bilmez"   ayetinin tefsirinde, Zeyd b. Muaviye, İmam Câfer'in şöyle dediğini nakleder:

"Resulûllah, ilimde derinleşenlerin en üstünüdür. Yüce Allah O'na indirdiği her şeyin tenzilini de, tevilini de öğretmiştir. Allah'ın, O'na tevilini öğretmediği bir şeyi indirmiş olması söz konusu değildir. O'ndan sonraki vasileri de bunların tümünü bilirler." 







"Hayır, o (Kur'an) kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde yer eden apaçık ayetlerdir" ayetinin tefsiriylle ilgili olarak da İmam Câfer şöyle buyurmuştur:

"Ayette geçen 'ilim verilenlerden' maksat İmamlardır." 

Bir gün Hasan b. Sâlih b. Hay, İmam Câfer'in yanına geldi ve dedi ki:

"Ey Resulullah'ın oğlu! 'Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre...'   ayeti hakkında ne dersin? Allah'ın itaat etmemiz emrettiği ulu'l-emr kimlerdir?"

İmam, "Âlimlerdir" buyurdu.







Dışarı çıktığında Hasan dedi ki: "Âlimler kimlerdir diye sorsaydım ya!"

Geri döndü ve sordu. İmam Câfer: "Biz Ehl-i Beyt'ten olan İmamlardır" buyurdu. 

İmam Câfer'e göre, Allah her helalin ve her haramın sınırlarını çizmiş, hadlerini belirlemiştir. Bunlar, insanların kişisel tercihlerine bırakılmış meseleler değildir. Yapılması gereken bu ilme sahip olan Ehl-i Beyt evlatlarının ilmine başvurmaktır.

Süleyman b. Harun şöyle rivayet eder:

"Câfer-i Sâdık'ın şöyle dediğini duydum: Allah'ın yarattığı hiçbir helal ve haram yoktur ki bir evin sınırının olması gibi bunun da bir sınırı olmasın. Öyle ki, yola düşen kısım yolundur. Eve düşen kısım evindir. Dolayısıyla tırmalamanın ve onun dışıdaki saldırıların, bir kırbaç veya bir yarım kırbaç vurmanın dahi cezası belirlenmiştir." 

Mualla b. Huneys rivayet eder ki:

"İmam Câfer şöyle buyurdu: İki insanın hakkında ihtilaf ettikleri hiçbir mesele yoktur ki buna ilişkin bir temel (asıl) Allah'ın Kitabı'nda olmasın. Ancak sıradan insanların akılları buna ermez." 

İmam, sözlerine delil olarak şu iki ayeti beyan eder:

"Biz, Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık." 

"Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan olarak indirdik." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.