logo
24 HAZİRAN 2026

'İlk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı"

23 Nisan vesilesiyle İstanbul’da düzenlenen coşkulu Milli Egemenlik ve Atatürk Sempozyumu’nda konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, vatanın, milletle birlikte hareket eden Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurtarıldığını söyledi. Dua ve salavarlarla açılan ilk Meclis’teki vekillerden örnekler veren Prof. Dr. Baş, 'ilk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı" dedi

24.04.2019 00:00:00
'İlk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı"
'İlk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı"
ORHAN DEDE/İSTANBUL

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle İstanbul'da Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) tarafından 'Milli Egemenlik Ve Atatürk Sempozyumu' düzenlendi.

Sempozyumun onur konuğu BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tı. Bağımsız Türkiye sevdalısı binlerce vatandaşın da katıldığı coşkulu sempozyum 23 Nisan günü saat 15.30'da başladı.

Kapanış konuşmasını Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaptığı 4 oturum halinde düzenlenen sempozyumda 30 konuşmacı, Atatürk ve 23 Nisan ile ilgili çok çarpıcı tebliğler sundu.

Sempozyumun başlangıcında BTP İstanbul İl Başkanı Fuat Şengül, Yeni Mesaj Gazetesi Genel Koordinatörü Sabri Terzi ve gazeteci Nurcan Sabur selamlama konuşması yaptı.

Sempozyumda Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu, Prof. Dr. Ömer Eğercioğlu, Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu, Av. Hüseyin Baş, Ali Haydar Karakuş, Ekonomist Selim Kotil, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Nihat Hekimoğlu, Hasan Aydın, Dr. Abdullah Terzi, Harun Kayacı, Mehmet Emin Koç, Hasan Hüseyin Tekin, Ali Nezir, Asude Havuzlu, Murat Çabas, Yusuf Karaca, Av. İbrahim Berk, Seçil Mumcuoğlu, Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Sabiha Karamustafa, Orhan Dede, Av. Hakan Güler, Emre Polat, Av. Ahmet Erimhan, Av. Lütfullah Önder, Av. Zühtü Kazancı, Dr. Ali Bestami Kepekçi, Emekli Albay Selim Oktay ve Ahmet Haydar Eğercioğlu tebliğ sundu.

Vatan, millet ile kurtarıldı

Yaklaşık 7 saat süren Milli Egemenlik Ve Atatürk Sempozyumu'nda kapanış konuşması programın onur konuğu Prof. Dr. Haydar Baş tarafından yapıldı.

Konuşmasını yapmak için sahneye gelen Prof. Dr. Haydar Baş'a çocuklar çiçek vererek fotoğraf çektirdi.

Konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) savaş devam ederken açıldığına dikkatleri çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Meclis'in açıldığı dönem Kurtuluş Savaşı'nın çetin bir şekilde devam ettiği bir dönemdir. Bir tarafta; hilafeti elinde tutan padişah, ajan hocaların fetvalarıyla halkı kandırırken ve İngilizlerle işbirliği yaparak işgale karşı duranları hain ilan ederken, diğer tarafta kendi ifadeleriyle padişahı ve saltanatı da kurtarmak adına mevcut sisteme karşı duran, vatanı ve milleti kurtarmaya çalışan Mustafa Kemal ve kuvva hareketidir. Padişaha karşı millet için hareket edilmiş, millet ile vatan kurtarılmıştır. İşte savaş daha devam ederken Mustafa Kemal'in yaptıklarında yetkiyi milletten alması bu sebepledir. Meclis'i açmasının gerekçesini kendisi şöyle açıklar: 'Bir devre yetiştik ki onda her iş meşru olmalıdır. Millet işlerinde meşruiyet ancak milli kararlarla, milletin isteklerine tercüman olmakla olabilir. Milletimiz çok büyüktür o esareti ve zilleti kabul etmez.' Millet Meclisi'nin açılma gerekçesini Nutuk'ta kendi kaleminden anlatırken; 'vatanın istiklalini sağlama ve saltanat makamının kurtarılması gibi en hayatı vazifeleri ifa edecek' demişlerdir. Meclis'in açılması Cuma gününe denk getirilir. Mustafa Kemal bu sırada Heyeti Temsiliye adına hareket etmektedir. İlk Meclis Cuma günü açılır ve Hacı Bayram Camii'nde kalabalık bir Cuma namazı eda edilir. Açılış gününe kadar okunan hatmi şeriflerin son kısmı Cuma günü namazdan sonra Meclis binasının önünde tamamlanmıştır. Açılış duasında bütün vatanın kurtuluşu için gerçekleştirilen milli mücadele için dua edilmiştir. Meclis Kur'an ve salâvatlar eşliğinde çoğunlukla da hoca vekiller ile birlikte açılmıştır."

Meclis'te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı

Sempozyumdaki konuşmasında ilk Meclis'te görev alan vekillerden örnekler veren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ilk Meclis'te şeyhler, müftüler ve hocalardan oluşan çok sayıda vekil olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Baş ilk Meclis'teki vekillere şu örnekleri verdi: "Şemsettin Bayramoğlu; Hacı Bayram şeyhi iken 1. Dönem Ankara milletvekili seçilmiş, Şeriye ve İrşat Encümenliklerinde çalışmıştır. Abdullah Sabri Aytaç; Devrek'te şeyh ve müftü iken 50 yaşında 1. Dönem Bolu milletvekili seçilmiştir. Esad İleri; İdadi ve medrese öğretmenliği yaparken 38 yaşında 1. Dönem Aydın milletvekili, 2. Dönem Menteşe milletvekilliği yapmıştır. Rasih Kaplan; hukuk ve medrese mezunudur. 8 dönem Antalya milletvekilliği ve bir dönem Kahramanmaraş milletvekilliği yapmıştır. Mazlum Bababalım; Bektaşi Tekkesi postnişini iken 1. Dönem Denizli milletvekili seçilmiş, İrşat Encümeninde görev yapmıştır. Hafız İbrahim Demiralay; milli mücadelede ilk silahlı karşı koyma birliklerinden biri olan Demir Alay'ın kurucusudur. 38 yaşında müderris iken 6 dönem Isparta milletvekilliği yapmıştır. Hafız Abdullah Tezemir; müdür müderris iken 1. Dönem İzmit milletvekili seçilmiştir. Cemalettin Çelebioğulları; Şeyh Feyzullah Çelebi'nin oğludur. Bektaşi şeyhidir 58 yaşında 1. Dönem Kırşehir milletvekili seçilmiş ve Meclis İkinci Başkan vekilliği görevinde bulunmuştur. Abdulhalim Çelebi; Mevlana Dergahı postnişini iken 46 yaşında 1. Dönem Konya milletvekili seçilmiş. Aynı zamanda Meclis Başkan Vekilliği ve İrşat Başkanlığı yapmıştır."

Yokluklarla açılan bir Meclis

İlk Meclis açıldığında büyük yokluklar içerisinde olunduğunu konuşmasında ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, "Açılan Meclis binasının kiremitleri bile yoktu. Halk Evlerinin kiremitleri sökülerek bu binaya getirildi. Memlekette elektrik yoktu, kahvenin büyük lambası sökülerek Meclis'e getirilmişti" şeklinde konuştu. Konuşmasında Şeyh Ahmet Sunusi konusuna da değinen Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Meclis'in açılmasının ardından Şeyh Sunusi Ankara'ya gelmiş ve Anadolu'daki milli mücadele lehine vaazlara başlamıştır. Bunun sebebi gördüğü bir rüyadır. Şeyh bir gece riyasında Peygamberimizi görür. Gördüğü rüyasında Peygamber Efendimiz'in elini öpmek ister. Peygamberimiz O'na sol elini uzatır. 'Ya Resulüllah neden sağ elinizi vermediniz' diye sorduğunda Hz. Peygamber, 'Sağ elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattım' buyurmuştur. Bu rüyadan sonra Şeyh Sunusi şu beyannameyi yayınlar: 'İslami fazların namazdan sonra en önemlisi cihattır. Hüküm, kuvvet sahibi Türkiye Büyük Millet Meclisi çeşitli düşmanlara karşı müdafaada bulunup, İslam mülkünü istiladan kurtardığından mevcudiyeti her türlü şüphenin üzerindedir. Millet Meclisi'nin başında bulunan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin dini ve milli mücadelelerini destekleyin, bunun dışında bir görüş beyan etmek İslam'a aykırıdır.'"

Cumhuriyet fikri kabul ediliyor

TBMM'nin 21 Ocak 1921'de Teşkilatı Esasiye'yi, yani 1921 Anayasasını kabul ettiğini ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Bu anayasayla milli egemenlik ilkesine dayalı yeni bir devlet kurulmuştur. Birinci maddesi; 'Egemenlik, sınırsız ve kayıtsız olarak ulusundur' şeklindedir. İkinci maddesi ise 'Yürütme gücü ve yasama yetkisi ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanmıştır. Birinci maddede 29 Ekim 1923'te ilan edilecek cumhuriyetten iki yıl önce bu anayasaya konulan madde ile ilk olarak cumhuriyet işaret edilmiştir. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanı milli iradenin tamamen hayata geçmesidir. Böylece tek kişinin hâkimiyeti tamamen sona ermiş ve milli irade tam devreye girmiş olacaktır. Meclis, 1. İnönü Zaferi'ni, 1921 Anayasasını, Büyük Taarruzu, düşmanın İzmir'de denize dökülmesi zaferlerini yaşamıştır."

Millete egemenliği Atatürk verdi

Konuşmasında egemenliğin ne anlama geldiğini de izah eden Prof. Dr. Haydar Baş, "Egemenlik; devletin yasama, yürütme ve yargı erklerini elinde tutmasıdır. Aynı zamanda devletin hiçbir dış etki ve sınırlamayı kabul etmemesidir. Anayasamıza göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yani güç milletten alınır. Atatürk'ün hayatına baktığımızda henüz medresedeyken kendisine haksızlık yapan hocası nedeniyle okula gitmeyi reddeden bir çocuk çıkar karşımıza. Aynı çocuk gençlik dönemlerinde padişahın ve çevresindekilerin umursamadığı ezilen fakir halkı gözlemlemiştir. Kurtuluş Savaşı'na başlarken ülkeyi işgal eden güçlerle işbirliği yapan sarayı kabul etmemiştir. Bu lider aynı zamanda Ehl-i Beyt soyundan gelen bir liderdir. Bu lider egemenliği tek bir kişiden alarak millete vermiştir. Yani devlet idaresinden doğacak mesuliyeti herkese ve de millete paylaştırmıştır" şeklinde konuştu.

'Biz oy dilencisi değiliz'

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Türkiye'nin mevcut durumu hususunda da önemli açıklamalar yapan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 'Siyasilerin içine düştükleri ve çözemedikleri bunalımları biz beş dakikada çözeriz' dedi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Bugün Türkiye'nin paraya ihtiyacı var. Şu anda milletin ihtiyacı parayadır. Para olmadığı için kimse iş yapamıyor. Yani ülke öyle bir duruma geldiği ki fukaralık belleri büktü. Senin oy verdiğin adamlar yıllardır seni bu noktalara getirdi. Ne verdi size? Hiçbir şey vermedi. Bazı şehirlerde yaptığım konuşmalarda 'Ben sizden oy dilenmeye gelmedim. Ben sizi kurtarmaya geldim' demiştim. Ama buna rağmen millet yine bildiğini okudu. Yüzde elli oy veriyor, sonra da 'aç kaldım' diyor. 

Ruslar 'Ne mutlu Türküm dediler'

Rusya Meclisi Duma'da Milli Ekonomi Modeli'ni 6 saat boyunca anlattığını hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, "Bugün Rusya, Çin'e, Brezilya'ya gidin Haydar Hoca diyorlar. 4 milyar insan bu fakirin peşinde gidiyor. Ben Rus Meclis'inde konuştum. Meğer benim Rusçaya çevrilmiş kitaplarım varmış Onları imzalattılar bana. Orada Türk düşmanı dedikleri Jirinovski ile görüştük. Konuştuk, konuşmanın sonunda Jirinovski, 'Ne mutlu türküm diyene' dedi. Biz çok güçlüyüz arkadaşlar. Bana bugün Türkiye'yi üç ay versinler, dünyanın en güçlü milleti yaparım" dedi.

Türkiye'nin taşı toprağı paradır

Türkiye'nin 3 katrilyon dolar kaynağı olduğunu, bu rakamı yazmaya kalksanız kâğıda sığdırılamayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Türkiye'nin bazı bölgelerinde mevcut olan madenleri ele aldık ve maden tespit raporu hazırlattık. Bu tespit raporlarına göre mahkemeye dava açtık. Mahkemeye 'bakın bu madenlerin varlığı doğruysa karar ahaline getirin' dedik. Diyelim ki 500 trilyon dolarlık dokümanı yargıçların önüne koyduk. Yargıçlar baktılar ve hakikaten ülkenin şu şu bölgelerinde 500 trilyon dolarlık servetimiz var kararını verdiler. Bu çok önemli kararı bir yediemin kasasına koyduk. Arkadaşlar biz bunun karşılığında istediğimiz parayı Merkez Bankasına bastırabilir miyiz? Bastırabiliriz. Bu parayı biz basarak kadınlara 2 bin 500 lira maaş vereceğiz. Tahsil çağındaki evlatlarımıza paralarınız vereceğiz. Eskiden 5 bin lira demiştik, şimdi en az 7 bin lira olması gerekiyor, işçi kardeşlerimize asgari ücretini vereceğiz. Açlıktan ölmeyecek milletimiz ben karnını doyuracağım. 30 yaşına geliyor kızımız, oğlumuz evlenemiyor. Bu evlatlarımızı evlendirmek bizim boynumuzun borcu değil mi? İşte bu evlatlarımıza devlet baba 30 sene vadeli faizsiz kredi verecek. Bunu biz biliyoruz, arkasını da söylemiyoruz. Yani biz ülkemizin toprağını, taşını paraya çevireceğiz. Bundan kuşkunuz olmasın. Ama kalkıp da alfabenin A'sından haberi olmayan adamlarla bizi mukayese ederseniz tekeriniz patlar."



Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.