logo
08 AĞUSTOS 2026

İmam Ali hakkındaki ayetler -3-

Ehl-i Beyt ve Sünni kaynaklarının hemen hepsi İnsan Suresi’nin şu ayetlerinin, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Fizze ismindeki hizmetçileri hakkında nazil olduğu hususunda mutabıktırlar.

01.05.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali hakkındaki ayetler -3-
İmam Ali hakkındaki ayetler -3-
21- Ehl-i Beyt ve Sünni kaynaklarının hemen hepsi İnsan Suresi'nin şu ayetlerinin, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Fizze ismindeki hizmetçileri hakkında nazil olduğu hususunda mutabıktırlar.

"Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfur olan dolgun bir kadehten içerler.

Bir kaynak ki, ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu.

O kullar, adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar.

Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.

'Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz. Biz sert ve belalı bir günde, Rabbimizden korkarız' derler.

Allah da onları o günün fenalığından korur. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.

Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir..." 







22- Hasan b. Zeyd, babası Zeyd b. Hasan'dan, o da dedesinden nakletti:

"Ammar b. Yâsir'in şöyle dediğini duydum: Hz. Ali b. Ebi Tâlib, müstehab bir namazın rükûunda iken önünde bir ihtiyaç sahibi (yardım istedi). Hz. Ali, yüzüğünü parmağından çıkarıp Sâil'e verdi. Sâil, Resulüllah'ın yanına gelip olayı anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber'e şu ayet nâzil oldu: "Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi ve namaz kılan ve rükû halinde zekât veren müminlerdir. Kim, Allah'ı, Peygamberini ve inanmış mü'minleri veli olarak kabul ederse; bilsin ki, şüphesiz Allah'ın hizbinde olanlar üstün gelirler."

Resulüllah şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlâsı isem, şüphesiz Ali de onun mevlâsıdır. Allah'ım, O'nu seveni sev; O'na düşman olana düşman ol!"







23- İmam Rıza, "Birbirlerine neyi sorarlar? O büyük haberden mi? Öyle bir haberdir ki, onda ihtilafa düşerler"  ayetinin tefsirinde Emir'ül-mü'minin Hz. Ali'den şöyle nakletmiştir:

"Allah'ın, benden daha büyük bir haberi yoktur. Allah'ın, benden daha büyük bir ayeti de yoktur. Çeşitli dillerdeki geçmiş ümmetler benim faziletimi ikrar etmediler."

Bu ayet-i kerimeye dair Resulüllah buyurdu ki: "Kur'an'da geçen büyük haber, Ali'dir."  







24- Ebu Hamza Sümali'den şöyle nakledilmiştir: İmam Câfer Sâdık'a, Yüce Allah'ın (c.c.), "İşte bu benim dosdoğru yolumdur. O halde onu izleyin" (En'am: 153) buyruğunun tefsirini sorduğumda şöyle buyurdu: "Vallahi o Ali'dir ki, hem mizandır, hem de sırat…"

25- Resulüllah şöyle buyurdu: "Kıyamet günü olduğunda, Yüce Allah iki meleğe emredip, sırat üzerine oturtacak. Böylece Ali b. Ebi Tâlib'den beratı olmayan kimse oradan geçemeyecektir. Kimin de yanında beratı olmazsa, Allah onu yüzüstü cehenneme atacaktır. Allah-u Teala da, "Durdurun onları; onlar sorgulanacaklardır" (Saffat: 24) ayetinde bunu kastetmiştir."

26- Sağlam senetli diğer bir hadiste, Ebu Basir, "Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de." (Nisa: 59) ayetinin tefsirinde, İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle nakletmiştir:

"Emir sahipleri, kıyamet gününe kadar Ali ve Fâtımâ'nın evlatlarından gelecek imamlardır."







27- Câbir b. Cufi, Câbir b. Abdullah El-Ensari'den şöyle duyduğunu nakletmektedir:

"Yüce Allah (c.c.), Peygamberi Muhammed'ine, "Ey iman edenler: Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin..." ayeti nâzil kıldığında, "Ya Resulallah, Allah ve Resulü'nü tanıyoruz. Peki, Allah'ın, itaatlerini Senin itaatinle beraber kılan emir sahipleri kimlerdir?"

Resul-i Ekrem şöyle buyurdu: "Onlar Benden sonra Benim halifelerim ve Müslümanların imamlarıdır ey Câbir!

Onların ilki Ali b. Ebi Tâlib, sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Ali b. Hüseyin, sonra Tevrat'ta Bâkır diye anılan Muhammed b. Ali'dir. Ey Câbir, sen onu göreceksin. Gördüğünde benim selamımı ona iletirsin.

Ondan sonra Câfer b. Muhammed es-Sâdık, sonra Musa b. Câfer, sonra Ali b. Musa, sonra Muhammed b. Ali, sonra Ali b. Muhammed, sonra Hasan b. Ali ve en sonuncusu Allah'ın yeryüzündeki hücceti ve kulları arasındaki saklantısı olan ve dahi benim isim ve künyemi taşıyan Hasan b. Ali'nin oğludur.

O ki şanı yüce Allah, onun eliyle yeryüzünün doğusunu ve batısını fethedecektir. O ki, dostlarının gözünden gaybete çekilecektir. Öyle bir gaybet dönemi ki, o dönemde Allah'ın kalbini imanla imtihan ettiği kimseden başkası onun imameti üzerinde sabit kalmayacaktır." 







28- Ey iman edenler: Allah'tan sakının ve sâdıklarla (doğrularla) beraber olun" (Tevbe: 120) ayetine dair, İmam Sa'lebî Keşfü'l Beyan adlı tefsirinde; Celaluddin Suyûtî, Durr'ül Mensur'da İbn-i Abbas'tan; Hafız Ebu Sa'd Abdulmelik b. Muhammed; Harguşî, Şeref'ul Mustafa'da Esmai'den; Hafız Ebu Nuaym El-Isfahanî ise Hilyet'ül Evliya'da Hz. Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyorlar:

"Bu ayetteki sâdıklardan maksat Muhammed ve Ali'dir."

Ayrıca Şeyh Süleyman Hanefi de, Yenabiü'l Mevedde'nin 39. bâbının 119. sayfasında İbn-i Abbas'ın bu ayetle alakalı şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Bu ayetteki sâdıklardan maksat Hz. Muhammed ve O'nun Ehl-i Beyt'idir."







29- "Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince işte muttaki (takva sahibi) olanlar onlardır" (Zümer: 33) ayet-i kerimesine dair tefsirinde İbn-i Abbas ve Mucahid'den şöyle nakledilmiştir:

"Ayetteki 'doğruyu getirenden' maksat, Hz. Muhammed (s.a.v), 'onu tasdik eden' ise Ali b. Ebi Tâlib'dir." Devam edecek (Geniş bilgi ve kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.