logo
18 TEMMUZ 2026

İmam Ali: ‘Haricilerin öldürülecekleri yer nehrin bu tarafıdır’

Hz. Ali sonunda Hariciler ile savaşa karar verdi. Onları takip edince ashabından biri Hz. Ali'ye Hariciler'in Nehrevan köprüsünden geçtiğini haber verdi

18.07.2026 00:28:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali: ‘Haricilerin öldürülecekleri yer nehrin bu tarafıdır’
İmam Ali: ‘Haricilerin öldürülecekleri yer nehrin bu tarafıdır’
Hz. Ali sonunda Hariciler ile savaşa karar verdi. Onları takip edince ashabından biri Hz. Ali'ye Hariciler'in Nehrevan köprüsünden geçtiğini haber verdi.

Hz. Ali, "Onların nehri geçtiğini gözlerinle gördün mü?" diye sordu. O şahıs, "Evet gördüm" diye cevap verdi Hz. Ali bunun üzerine şöyle buyurdu:

"Öldürülecekleri yer nehrin bu tarafıdır, (karşıya geçemeyeceklerdir.) Allah'a andolsun onlardan on kişi (den fazla) kurtulamaz, sizden de on kişi (den fazla) öldürülmez."

Hariciler savaşta öldürülünce ashabı "Ey Emire'l Mü'minin hepsi helak oldu," demesi üzerine Hz. Ali şöyle buyurdu:







"Olamaz, vallahi, onlar daha erkeklerin sulbünde ve kadınların rahminde birer nutfedir. Onlardan biri bir dal-boynuz (baş) gösterdi mi hemen kesilir, (öldürülür.) Ta ki sonuncuları hırsızlığa başlar, adam soymaya koyulur."

"Benden sonra Hariciler'i öldürmeyin; zira hakkı elde etmek isteyen, ama hata eden (Harici) kimse, asla batılı isteyip elde edene (Muaviye ve taraftarlarına) benzemez."

İbn-i Mülcem'in kendini öldürmek istediğini haber verdiklerinde Hz. Ali şöyle buyurdu:

"Gerçekten de üzerimde Allah'ın sağlam mı sağlam bir kalkanı-zırhı var. Ecel günüm gelince benden (korunma) ayrılır ve beni (ölüme) teslim eder. O zaman artık (ölümcül) ok hata yapmaz ve (açtığı) yara asla iyileşmez."







Hz. Ali bu hutbesinde dünyaya gönül bağlamamak ve kıyamet hesabından korkmak gerektiği hususunda şöyle buyuruyor:

"Bilin dünya öyle bir yurttur ki orada (dünya hakkında takvalı) olmadan hiç kimse ondan kurtulamaz, esenliğe kavuşamaz. Hiç kimse (sözlü veya amelen) dünya için sayılabilecek bir şeyle kurtuluşa eremez.

İnsanlar dünyaya imtihan nedeniyle müptela olmuşlardır. O halde dünyadan dünya için elde ettikleri şeyler ellerinden çıkacaktır. (Ölüm halinde geride bırakacaktır. Ahirette ise) Ondan hesabını soracaklardır.

Ama dünyadan gayrisi (yani ahiret için elde ettikleri) kendisi için baki kalır ve sürekli onunla olur, ondan ayrılmaz. O halde dünya akıl sahipleri nezdinde göl­genin dönüşünü andırmaktadır ki yayar yaymaz bir de ba­karsın toplanıvermiş; fazlalaşır fazlalaşmaz bir de bakarsın kısalıvermiş."







İbn-i Mülcem'in kendini öldürmek istediğini haber verdiklerinde Hz. Ali şöyle buyurdu:

"Gerçekten de üzerimde Allah'ın sağlam mı sağlam bir kalkanı-zırhı var. Ecel günüm gelince benden (korunma) ayrılır ve beni (ölüme) teslim eder. O zaman artık (ölümcül) ok hata yapmaz ve (açtığı) yara asla iyileşmez."

Hz. Ali bu hutbesinde dünyaya gönül bağlamamak ve kıyamet hesabından korkmak gerektiği hususunda şöyle buyuruyor:

"Bilin dünya öyle bir yurttur ki orada (dünya hakkında takvalı) olmadan hiç kimse ondan kurtulamaz, esenliğe kavuşamaz. Hiç kimse (sözlü veya amelen) dünya için sayılabilecek bir şeyle kurtuluşa eremez.

İnsanlar dünyaya imtihan nedeniyle müptela olmuşlardır. O halde dünyadan dünya için elde ettikleri şeyler ellerinden çıkacaktır. (Ölüm halinde geride bırakacaktır. Ahirette ise) Ondan hesabını soracaklardır.

Ama dünyadan gayrisi (yani ahiret için elde ettikleri) kendisi için baki kalır ve sürekli onunla olur, ondan ayrılmaz. O halde dünya akıl sahipleri nezdinde göl­genin dönüşünü andırmaktadır ki yayar yaymaz bir de bakarsın toplanıvermiş; fazlalaşır fazlalaşmaz bir de bakarsın kısalıvermiş." Nehc'ul Belaga 59-63. Hutbe

Batının ‘insan hakları’ istismarı

İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır

18.07.2026 00:38:00
Haber Merkezi
 
Batının ‘insan hakları’ istismarı
Batının ‘insan hakları’ istismarı
İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Bu husus dünya ülkelerinin insan hakları ihlalleri konusunda hazırladıkları raporlarda da görüldüğü gibi tamamen siyasi bir boyut kazanmıştır.

Mesela, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin insan hakları konusunda birbirlerini eleştirdikleri örneğine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.







Oysa bu ülkelerdeki bazı insan hakları ihlalleri hakkında Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların pek çok raporu var. AB üyesi ülkelerin birçoğu hakkında Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda, İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği gerekçesiyle açılmış pek çok dava ve verilmiş karar mevcuttur. 

Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda İtalya aleyhindeki başvurular Türkiye'nin yedi misli, Fransa aleyhindekiler Türkiye'nin üç misli, İngiltere aleyhindekiler de Türkiye'den çok fazla olmasına rağmen, AB üyeliği konusunda Türkiye'nin önüne getirilen ilk mesele insan hakları ihlalleridir.

Bu bağlamda, Lozan'da azınlık olarak sayılmayanlara azınlık statüsünde haklar verilmesi ve böylece Türkiye'nin parçalanmasının önünü açacak düzenlemelerin insan haklarıdır denilerek yerine getirilmesinin istenmesi düşündürücüdür.







Türkiye'yi ziyaret eden AB üyesi ülkelerinin Dışişleri bakanları resmi programlarında olmamasına rağmen, özellikle bazı dernek yetkilileri ile görüşmeler talep etmekte, hapishaneleri ziyaret talebinde bulunmaktadır. Bu talepler, özellikle AB kapısında yarım asırdır bekletilen Türkiye'ye karşı, Avrupa'nın elindeki "insan hakları" kozunun bir yansımasıdır.

Şurası bir gerçek ki, uluslararası arenada özellikle Türkiye için insan hakları denilince; hakların temini ve her türlü yaşam koşullarının iyileştirilmesinden değil, siyasi taleplerin yerine getirilmesinden bahsedilmektedir.

Geçmişi sömürgeciliğe dayanan devlet anlayışlarında insan, bu kurumun devamında vazifeli bir araçtan öteye gidememiş, devletin devamına katkısı oranında hak sahibi olabilmiştir.







Bugün, Afganistan veya Irak'ta yaşanan katliamlar, ırza geçmeler, çocuk ölümleri dikkate alındığında; kapitalist sistemlerde insanın bu sistemin devamını sağlama dışında bir değerinin olmadığı açıkça görülmektedir.

Devletlerarası hukukta yüzlerle ifade edilebilecek konunun ele alındığı insan hakları sözleşmeleri yürürlüktedir. Ekonomik, sosyal, kültürel haklar, soykırımın önlenmesi, köleliğe karşı sözleşmeler, işkencenin önlenmesi konusunun ele alındığı metinler, kadınların ve çocukların haklarının ayrıntılı olarak yazıldığı sözleşmeler, işçi hakları vs. konuların yazılı hale getirildiği bu çalışmaların hepsi yalnızca kağıt üstünde kalmaktadır.

Emperyalizmin etkisindeki devletlerin halkları için hak sahibi olmak söz konusu değildir. Küreselleşen günümüz sisteminde ise, hak sadece belli devletlerin elinde devletlerin çıkarları için kullanılan birer araçtır. Güçlü olanların her zaman haklı olduğu bir dünyada yaşamaktayız." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde haciz işlemi gerçekleştirildi. Haciz işlemini gerçekleştiren Avukat Emre Erdoğan, yaklaşık 60 milyon lirayı bulan kamulaştırma bedeline karşılık toplam 7 milyon değerinde 3 aracın yediemine çekildiğini söyledi

16.07.2026 11:29:00
İHA
 
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde gece yarısı haciz işlemi gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi üst düzey yöneticilerinin makam aracı olarak kullandığı 3 araç Avukat Emre Erdoğan ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin gözetiminde yediemin otoparkına götürülürken, Side Hizmet binasında haczedilen bir araç ise kapalı otoparkta olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilemedi.






Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Avukat Emre Erdoğan, "20 dolayında müvekkilimin mülkleri otopark olarak kullanılmak üzere Manavgat Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştı. Ne var ki Manavgat Belediyesi bugüne kadar kamulaştırma bedellerini ödemedi. Müvekkillerim adına Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz dava karara bağlandı. Mahkemenin kararı doğrultusunda haciz işlemi gerçekleştiriyoruz. Müvekkillerimin Manavgat Belediyesinden kamulaştırma bedeli olarak alacağı yaklaşık 60 milyon liradır. Şu an 3 makam aracı yediemin otoparkına çekildi, bir araç ise Side'de bulunan hizmet binasının kapalı otoparkında olması nedeniyle yediemine çekilemedi. Haczedilen araçların tahmini değeri 7 milyon lira dolayındadır" dedi.













BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de Dinç ve Öztürk ailelerinin düğün törenine katıldı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de BTP'nin eski İzmir İl Başkanı Mehmet Dinç'in torunu Esra Dinç ile Eray Öztürk'ün düğün törenine katıldı

13.07.2026 16:18:00
Haber Merkezi
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de Dinç ve Öztürk ailelerinin düğün törenine katıldı
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İzmir'de Dinç ve Öztürk ailelerinin düğün törenine katıldı
Yoğun katılımın yaşandığı düğünde BTP Genel Başkan Yardımcıları, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ile çok sayıda davetli de hazır bulundu.






Düğünde konuşma yapan Mehmet Dinç, BTP'nin kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, onun sayesinde hayatının değiştiğini ifade etti.








Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'nin insanlığa bırakılmış önemli bir miras olduğunu söyleyen Dinç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Hayatımın yönünü değiştiren, geçmişimdeki yanlışlardan uzaklaşıp tertemiz bir hayata adım atmama vesile olan merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ı rahmet ve minnetle anıyorum. Dünyaya Milli Ekonomi Modeli gibi büyük bir eser bıraktı. Bugün onun emanetini sürdüren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş'a ve değerli genel başkan yardımcılarımıza düğünümüze katılarak bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Allah Sayın Hüseyin Baş'ı muvaffak etsin, bu yoldan hiçbirimizi ayırmasın."






Konuşmanın ardından davetlilerin alkışları eşliğinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da genç çifti tebrik etti.

Baş, Esra Dinç ve Eray Öztürk'e düğün hediyesini takdim ederek ömür boyu mutluluklar diledi.






Düğün programının sonunda Mehmet Dinç ve ailesiyle bir araya gelen Hüseyin Baş, aile fertleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Samimi atmosferiyle dikkat çeken düğün töreni, davetlilerin iyi dilekleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.




















Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi

Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Mehmet Demirbaş memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi

12.07.2026 15:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş (45) memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi.






Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde 2017 yılından bu yana görev yapan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş, Mihalıççık ilçesine bağlı Narlı Mahallesi'nde dün akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edilen İbrahim Günsel'in tüfekle açtığı ateş sonucu ağır yaralanarak, kaldırıldığı Mihalıççık Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.








Şehidin naaşı, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda dün düzenlenen törenin ardından askeri uçakla gece saatlerinde Samsun Çarşamba Havaalanına getirildi, buradan da Terme ilçesine götürüldü. Hayatlarını kaybeden Süriye ve Mustafa çiftinin 4 çocuğundan biri olan şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı, helallik alındıktan sonra cenaze töreninin düzenleneceği Sakarlı Mahallesi Merkez Camii'ne getirildi. Burada şehidin eşi Mürüvvet ve ailesi gözyaşı döktü. 2 çocuk babası Şehit Mehmet Demirbaş öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından aynı mahallede toprağa verildi.






Cenaze törenine Samsun Valisi Orhan Tavlı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun milletvekilleri, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.