logo
27 AĞUSTOS 2026

İmam Ali, insanlara öğüt vermekte

İmam Ali, Allah'ın azametini beyan etmekte, Kur’an ve Peygamberi hatırlatmakta ve insanlara öğüt vermektedir

27.08.2026 00:37:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali, insanlara öğüt vermekte
İmam Ali, insanlara öğüt vermekte
İmam Ali, Allah'ın azametini beyan etmekte, Kur'an ve Peygamberi hatırlatmakta ve insanlara öğüt vermektedir.

"Dünya ve ahiret, bütün yönleriyle Allah'a boyun eğmişlerdir. Gökler ve yerler bütün anahtarlarını O'na teslim etmişlerdir. Yemyeşil ağaçlar, sabah akşam O'na secde ederler; o yemyeşil ağaçların budanmış dallarından O'nun emriyle ateş yakılır, meyve ağaçları O'nun emriyle olgunlaşmış ve yenilecek meyveler verirler.

...Allah'ın kitabı; aranızda dili durmayan bir hatip, temelleri yıkılmaz bir bina, mensuplarının yenilemeyeceği bir azizdir.

...Allah Muhammed'i, Peygamberlerin gönderilmediği bir dönemde ve farklı söylemlerin çatıştığı bir zamanda göndermiştir. Kendisini peygamberlerin peşinden göndermiş ve onunla vahyini sona erdirmiştir. Resul de O'ndan yüz çevirenlerle ve O'na ortak koşanlarla Allah yolunda cihad etmiştir.

...Dünya ancak kör (kalpli) olanların görme sınırının son noktasıdır, dünyanın ötesinde ne olduğunu görmez. İnsan basiretiyle dünyayı deler geçer ve (esas) dünyanın öteki dünya olduğunu bilir. Bu yüzden basiretli kimse dünyadan yüz çevirir, kör ise ona yönelir. Basiretli kimse ondan azık toplar, kör ise onun için azık biriktirir.







...Biliniz ki, dünyada olan her şeyin sahibi ondan doyar, bıkar. Ancak hayat öyle değildir; zira ölümde huzur bulamaz. İşte bu, ölü kalpleri diriltecek, kör gözlere basiret verecek, sağır kulakları işittirecek, susuzları kandıracak bir hik­met mesabesindedir. Bütün zenginlikler ve selamet bunda­dır.

Siz, Allah'ın kitabıyla gerçekleri görüyor, hakikatleri söylüyor ve hakkı işitiyorsunuz. Kur'an'ın ayetlerinden bazıları diğerlerini destekler ve bir birbirlerine şahitlik eder. Onda Allah hakkında çelişki yoktur, dostunu da Allah'a muhalefet ettirmez.

Siz kinleriniz üzerinde birbirinizle ittifak ettiniz, dostluklarınız tezekler arasında biten bitki gibidir, emel sevgisinde birleştiniz, mal kazanmada birbirinize düşman oldunuz. Şeytan yollarınızı şaşırtmış, aldanış sizi helak etmiştir. Allah benim ve sizin yardımcınız olsun."

Halife Ömer, Rumlarla harbe katılmayı düşünerek istişare etti­ğinde Hz. Ali şöyle buyurdu:

"Allah bu dinin mensuplarının dinini yüceltmeyi, ayıplarını örtmeyi üzerine almıştır. Müslümanlar azınlıktayken ve yardımcıları yokken onlara yardım eden sayılarının az olduğu ve kendilerini savunamadıkları bir zamanda da on­ları savunan Allah asla ölmeyen diridir.







Bu düşmana karsı bizzat savaşa çıkıp karşı durduğun ve yenildiğin zaman, o uzak memleketlerde Müslümanlara sığınacak bir yer kalmaz, senden sonra müracaat edecekleri biri olmaz.

O halde kumandan olarak savaşta tecrübeli birini seçip gönder; beraberine de belalara sabreden, savaşın şiddetine dayanan, öğüt tutan erler ver. Allah nusret verirse istediğin iş olur; ama bunun aksi olursa Müslümanların sığınağı, başvuracakları merci sen olursun."

Osman ile tartıştıklarında Muğire b. Ahnes, Osman'a: "Ben, onun hakkından gelirim, "deyince bunun üzerine Hz. Ali şöyle buyurdu:

"Ey lanetlenmiş; dalı, kökü olmayan soysuzun oğlu! Sen mi benim hakkımdan geleceksin! Allah'a andolsun Allah, senin yardımcısı olduğun kimseye galibiyet vermez, senin ayağa kaldırdığın kimseyi ayakta tutmaz. Yıkıl git karşımızdan! Allah hayrı seni uzak etsin! O halde dilediğini yap. Eğer istediğini yapmazsan Allah seni sağ koymasın!"







Biat hakkında şöyle buyurmuştur:

"Bana biat etmeniz tesadüf ve düşünülmeden yapılan bir iş değildi. Benim işimle sizin işiniz bir değildir. Ben, sizi Allah için istiyorum; sizse beni kendiniz için istiyorsunuz.

Ey insanlar! Kendi aleyhinize olsa bile, bana yardım edin. Allah'a andolsun mazlumun hakkını zalimden alacağım, zalimin burnuna halka takıp gem vuracağım, deve gibi istemese bile hakkın kaynağına zorla sürüp götüreceğim."







Talha ve Zübeyr'in biati hakkında şöyle buyurmuştur:

"Allah'a andolsun beni, üzerimdeki bir münker yüzünden inkâr etmediler; kendileriyle benim aramda insaflı da davranmadılar. Onlar benden kendilerinin terk ettiği hakkı ve kendilerinin akıttıkları kanı istiyorlar.

Eğer o işte onlarla ortaksam, onda onların da payı var. Sadece kendi­leri bu kanı döktüyse, kendileri sorgulanması gerekir. Adaletlerini ilk uygulamaları, kendileri aleyhinde hükmetmeleri olmalıdır.

Şüphesiz basiretim benimledir; ne şüpheye düştüm, ne de şüpheye düşürüldüm. Onlar isyan eden; içlerinde siyah fitne çamuru, ısırıcı akrep zehiri ve karanlık şüpheler bulunan bir topluluktur.

Oysa iş açıktır; batılın kötülüğü uzaklaşmış, bozgunculuk edenin dili kesilmiştir. Allah'a yemin olsun onlara suyunu sadece kendimin çekeceği, hiç birinin suya kanmayacağı ve başka bir yerden su içemeyeceği bir havuz dolduracağım.

... Çocuklarına yönelen dişi develer gibi bana yöneldiniz, "biat biat!" diye bağrıştınız. Ben elimi yumdum siz açtınız; ben elimi çektim, siz de çekip durdunuz. Allah'ım bu iki kişi (Talha ve Zübeyr) benden koptular, bana zulmettiler, biatimi bozup halkı aleyhime kışkırttılar.

Düğmelerini çöz; istedikleri, yaptıkları şeylerdeki kötülüğü onlara gös­ter. Savaştan önce tövbe edip biatlerine dönmelerini bekledim, mühlet verdim; onlarsa nimeti teptiler, afiyeti hor gördüler." Nehc'ul Belaga 133-137 Hutbe

Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli

Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor

26.08.2026 00:36:00
Yaşar Cebesoy
 
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor.

Eğitim uzmanları, akademisyenler, öğretmen örgütleri ve veli dernekleri; eğitim sisteminin sürdürülebilir bir başarıya ulaşması için politikaların siyasi iktidar değişimlerinden tamamen arındırılması gerektiği yönündeki ortak çağrılarını büyütüyor.

Hazırlanan analizler ve uzman raporları, eğitimde başarıya giden yolun kişilere veya dönemsel politikalara bağlı olmayan, "siyaset üstü bir devlet vizyonu" oluşturmaktan geçtiğini ortaya koyuyor.







Ortak görüş

Bir ülkenin geleceğini inşa eden eğitim, 4-5 yıllık seçim periyotlarına ya da dönemsel siyasi vizyonlara kurban edilemez. Eğitim müfredatı kişilere değil, anayasal güvence altındaki bağımsız bir kurulun uzun vadeli stratejisine bağlı olmalıdır.







Sık Değişen Sistemler Eğitimde İstikrarı Zedeliyor

Eğitim camiasının en çok dikkat çektiği konuların başında, liseye ve üniversiteye giriş sistemlerinde sıkça yapılan köklü değişiklikler geliyor.

Müfredatta yapılan aralıksız güncellemeler, bir yandan öğretmenlerin uyum sürecini zorlaştırırken diğer yandan öğrencilerin motivasyonunu ve ailelerin geleceğe yönelik planlamalarını olumsuz etkiliyor.

Saha araştırmaları ve uzman görüşleri, sürekli değişen kuralların eğitimde nitelik kaybına yol açtığına ve mevcut yapının uzun vadede sürdürülemez olduğuna işaret ediyor.







Siyaset Üstü Eğitim Modeli İçin Temel Öneriler

Eğitimcilerin ve uzmanların çözüm için öne çıkardığı temel maddeler şu şekilde sıralanıyor:

Bağımsız "Ulusal Eğitim Üst Kurulu" Kurulması: Ölçme, değerlendirme ve müfredat belirleme yetkisinin; günlük siyasi tartışmalardan uzak, akademisyenler, öğretmenler ve pedagoglardan oluşan anayasal bir özerk kurula devredilmesi.







50 Yıllık Ulusal Eğitim Stratejisi: Hükümetler değişse dahi uygulanması zorunlu olan, yasal güvenceye bağlanmış ve dönemsel müdahalelerden korunmuş uzun vadeli bir eğitim hedefleri belgesinin oluşturulması.

Sınav Sistemlerinde İstikrar Güvencesi: Liselere ve üniversitelere giriş sistemlerinin en az 10 yıl boyunca hiçbir şekilde değiştirilmeyeceğine dair yasal bir moratoryum uygulanması.







Bilimsel ve Gelecek Odaklı Müfredat: Eğitim içeriğinin dönemsel ideolojik yönelimlere göre değil; küresel bilimsel standartlar, yapay zekâ, dijitalleşme ve eleştirel düşünme yetkinlikleri doğrultusunda şekillendirilmesi.

Gelişmiş ülkelerdeki başarılı eğitim sistemleri incelendiğinde, ortak paydanın "siyasi müdahalelerden arındırılmış istikrarlı yapılar" olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de de benzer bir reformun hayata geçirilmesi durumunda, hem eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanacağı hem de uluslararası başarı sıralamalarında kalıcı bir artış yakalanacağı öngörülüyor.

Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı

25.08.2026 12:42:00
İHA
 
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti.






İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.






Adalete güven yitirildiğinde ne olur?

Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur

25.08.2026 00:41:00 / Güncelleme: 25.08.2026 13:11:43
Yaşar Cebesoy
 
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur.

Yargı sistemine ve hukukun üstünlüğüne dair inancın zedelenmesi ya da tamamen kaybolması, yalnızca hukuki bir kriz değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutları olan zincirleme bir çöküş sürecini tetikler.







Toplumsal Çözülme ve İhakk-ı Hak Eğilimi

Yargının adil karar vermediği düşüncesi toplumda yaygınlaştığında, bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm adresi kamu otoritesi olmaktan çıkar.

Vatandaşların kendi hakkını kendi gücüyle aramaya çalışması, yani ihakk-ı hak davranışı artış gösterir.

Bu durum, suç oranlarının yükselmesine, şiddetin meşrulaşmasına ve toplumsal huzurun kökten bozulmasına yol açar. Güvensizlik hissi, bireylerin devlete ve birbirlerine olan aidiyet duygusunu zayıflatır.







Ekonomik Çöküş ve Sermaye Kaçışı

Hukuk güvenliğinin bulunmadığı bir iklimde öngörülebilirlik ortadan kalkar. Mülkiyet hakkının ve sözleşme serbestisinin yargı teminatı altında olmadığını gören yerli ve yabancı yatırımcılar, sermayelerini daha güvenli limanlara taşır.

Doğrudan yabancı yatırımlar durma noktasına gelirken, finansal piyasalarda belirsizlik egemen olur. Beyin göçü hızlanır; yetenekli ve eğitimli insan kaynağı, hukuk emniyetinin sağlandığı ülkelere yönelir.







Kurumsal Aşınma ve Meşruiyet Krizi

Adalete olan inancın yitirilmesi, devletin diğer organlarına ve genel olarak kamu kurumlarına duyulan güveni de eritir.

Vergi itaati düşer, kamu düzenine uyum zayıflar ve devletin meşruiyet zemini sorgulanmaya başlar. Liyakat ilkesinin yerini kayırmacılığın aldığı algısı pekiştikçe, kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve bürokratik mekanizma işlevsizleşir.







Toplumsal Barışın Geleceği

Sonuç olarak, adalet sisteminin işlevini kaybetmesi bir devlet için en büyük güvenlik riskidir.







Toplumsal barışın, ekonomik refahın ve kamu düzeninin sürdürülebilmesi, yargı mekanizmasının bağımsız, tarafsız ve erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Hukuka güvenin yeniden tesis edilmediği senaryolarda kurumsal ve toplumsal çöküş kaçınılmaz hale gelir.

Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı

Bolu'da polis ve jandarma ekiplerinin 1 haftada gerçekleştirdiği trafik denetimlerinde 30 bin 523 araç kontrol edilirken, kuralları ihlal eden bin 771 sürücüye ceza uygulandı

24.08.2026 12:18:00
İHA
 
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri ile İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı trafik timleri, kent genelinde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerini sürdürdü.






Ekipler tarafından 17-23 Ağustos tarihleri arasında il merkezi ve bağlantı yollarında bin 509 trafik uygulaması gerçekleştirildi. Uygulamalarda toplam 30 bin 523 araç kontrol edildi. 






Denetimlerde trafik kurallarını ihlal ettiği, evraklarında eksiklik bulunduğu veya sürüş kurallarına uymadığı tespit edilen bin 771 sürücüye idari para cezası kesildi. Ekiplerin kent genelindeki trafik denetimlerinin devam edeceği belirtildi.

Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

Diyarbakır'da dün gece 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

24.08.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Diyarbakır'da dün gece saatlerinde 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı. Yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelen plaza dron ile görüntülendi.






Olay, gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 acil sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi.







Hasarın boyutu büyük

Sabah saatlerine kadar süren soğutma çalışmaları tamamlanırken, yangının neden olduğu hasar ise gün ağarınca daha net ortaya çıktı. Plazanın bir bölümü, yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelirken, vatandaşlar polis kontrolü ile iş yerlerine girip kişisel eşyalarını almaya başladı. Güvenlik güçleri de yangın yerinde olay yeri inceleme çalışması gerçekleştirdi.







Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme sürüyor.

6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi

Gebze'de yaşayan Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi

23.08.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan ve geçtiğimiz ay 18 yaşına giren Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi. Anne Yılmaz'ın yoğun bakımda oğlunu sayıklayarak, "Oğlum bulundu mu" diye sorduğu belirtildi.






Edinilen bilgilere göre, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan Mehmet Yılmaz, tatil için annesinin memleketi Nevşehir'in Acıgöl ilçesine geldi. Bir süre anneannesinin yanında kalan 18 yaşındaki genç, 6 gün önce kaldığı evden ayrıldı. O günden bu yana kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi durumu polis ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine ekipler tarafından bölgede arama çalışması başlatıldı. Ancak aradan geçen 6 güne rağmen gençten henüz bir haber alınamadı.

Anne beyin kanaması geçirdi

Oğlundan günlerdir haber alamamanın büyük üzüntüsünü yaşayan Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirdiği ve hastanede yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı öğrenildi. Yoğun bakımda tedavisi süren anne Yılmaz, zaman zaman oğlunu sayıklayarak "Oğlum bulundu mu" diye sordu. Annenin oğlundan gelecek güzel haberi beklediği öğrenilirken, ailenin yaşadığı endişe ve üzüntü her geçen gün artıyor.








Dede de torunundan gelecek haberi bekliyor

Mehmet Yılmaz'ın yanında kaldığı dedesi ve ailesi de 18 yaşındaki gençten gelecek haberi bekliyor. Torununun kaybolmasının ardından büyük üzüntü yaşayan dede Ahmet Dinç de Mehmet'in bir an önce bulunmasını istedi. Dede; torununun herhangi bir kötü olay yaşamasından endişe ettiklerini belirterek, ekiplerin çalışmalarının sonuç vermesini ve Mehmet'ten gelecek güzel haberi beklediklerini ifade etti.








"Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum"

Anne Canan Yılmaz, daha önce yaptığı açıklamada oğlunun telefonunu elinden aldığı için evden ayrılmış olabileceğini düşündüklerini belirterek, "Normalde Kocaeli Gebze'de yaşıyoruz. Buraya anneannesinin yanına tatile gelmişti. Telefonunu elinden aldığım için evden çıkıp gitmiş. Emniyete ve jandarmaya haber verdik, hastaneleri aradık ama şu ana kadar henüz bir bilgi gelmedi. Hiçbir yerden haber çıkmadı" demişti.

Oğlunun Acıgöl'de herhangi bir tanıdığının bulunmadığını ifade eden Yılmaz, "Babası Niğdeli. Niğde'deki akrabalarımıza da haber verdik. Şu ana kadar oraya da gitmemiş. Bilgisayar oyunları oynuyordu ama hangi oyunları oynadığını biliyorum. Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum" ifadelerini kullanmıştı.








Son görüntüsü güvenlik kamerasında

Mehmet Yılmaz'ın kaldığı evden ayrıldıktan sonraki son görüntüsü, Acıgöl ilçesindeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansımıştı. Görüntülerde yürüyerek ilerlediği görülen gençten daha sonra herhangi bir haber alınamadı.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı bulabilmek için evin çevresinde ve ilçedeki metruk binalarda kendi imkanlarıyla da arama yaptı. Polis ve jandarma ekiplerinin Yılmaz'ı bulmak için başlattığı arama çalışmaları 6'ncı günde de devam ediyor.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı gören veya nerede olduğunu bilenlerin en yakın güvenlik birimine bilgi vermesini istedi.

Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği

Mersin'in Kazanlı ile Tarsus ilçesi arasındaki sahil şeridinde görülen yoğun plastik ve naylon parçaları, ciddi bir çevre kirliliğini gözler önüne serdi

22.08.2026 16:38:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:41:44
İHA
 
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Sosyal medyada 'leo_sano' olarak tanınan Levent Sancak, balık avında karşılaştığı manzaraya tepki gösterdi. Görüntülerde kıyı şeridinin çok sayıda küçük plastik parçasıyla kaplandığı görülürken Sancak, kirliliğin sahil boyunca devam ettiğini belirtti.






Sancak, benzer plastik parçalarını daha önce Adanalıoğlu sahilinde denize ulaşan bazı derelerde de gördüğünü, söz konusu parçaların bu noktalardan denize taşındığına şahit olduğunu ifade etti.

Kirliliğin kaynağının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Sancak, plastik parçalarının sanayi bölgesinden veya başka bir noktadan geliyor olabileceği ihtimalinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesini istedi.

Karşılaştığı manzaraya "Facia!" sözleriyle tepki gösteren Levent Sancak, "Bütün sahil plastik parçalarıyla dolu. Burada yüzdüğünüzü düşünün. Balıklara zarar, insanlara zarar, kuşlara zarar Buna ne yapmak lazım, kime şikayet etmek lazım'" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.








Bölgedeki plastik kirliliğinin nereden ve nasıl kaynaklandığının tespit edilmesi, derelerden veya farklı noktalardan denize atık taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sahil şeridinde gerekli temizlik çalışmalarının başlatılması bekleniyor.

Özellikle kirliliğin kaynağının belirlenerek denize plastik atık ulaşmasının önüne geçilmesi, hem insan sağlığı hem de deniz canlıları ve kıyı ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Naylon ve plastik parçaları yalnızca sahilleri değil; denizleri, canlı yaşamını ve geleceği tehdit ediyor.

Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü

Bolu'nun Dörtdivan ilçesinde, elektrik direğinden kaynaklandığı değerlendirilen ot yangınında yaklaşık 8 dekar arazi zarar gördü

21.08.2026 12:30:00
İHA
 
Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü
Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü
Yangın, Dörtdivan ilçesine bağlı Çavuşlar Mahallesi Belen mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, elektrik direğinden kaynaklandığı değerlendirilen yangında kuru otların tutuşmasıyla alevler kısa sürede çevreye yayıldı.






Bölgeden yükselen alev ve dumanları görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ile Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, yangının çevredeki alanlara sıçramaması için çalışma başlattı. 






Ekiplerin müdahalesiyle alevler kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaklaşık 8 dekar otluk arazi zarar gördü. 






Bölgede soğutma çalışması yapılırken yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.






Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı

Hatay'da ormanlık alanda çıkan yangında, alevler itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla kısa sürede kontrol altına alındı

21.08.2026 00:55:00
İHA
 
Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı
Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı
Yangın, akşam saatlerinde Defne ilçesi Toygarlı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda meydana geldi.






İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ile HBB İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.
 
 







Alevler, ekiplerin hızlı ve koordineli müdahalesiyle geniş alana sirayet etmeden kısa sürede kontrol altına alındı.
Ekipler yangına soğutma çalışması gerçekleştirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.