Her peygamberin bir vasisi vardır. İmamı Ali (k.v.) efendimiz ise Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) Efendimizin vasisi ve halifesidir. Allah (c.c.) ve Peygamber Efendimizin İmam Ali'yi seçmiş olduğu ve insanlara ilan ettiği güne Gadir-i Hum Bayramı günü adı verilir. Bu güne 2. Veda Hutbesi adı da verilir. Peygamber Efendimiz bu günde uzun bir hutbe buyurmuştur.
İslam âleminin üç bayram günü olduğunu kendi aklımıza göre söylemiyoruz. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Gadir-i Hum Bayramı. Kur'an'da ayetlere ve Peygamber efendimizin hadis-i şeriflerine göre belirtiyoruz.
Gadir-i Hum hadisini 300'den fazla âlim, 100'den fazla sahabeden rivayet etmişlerdir. 222 Sünni âlim eserinde de yer almaktadır.
Gadir-i Hum, Mekke ile Medine arasında Cuhfe mevkiine 4 km. mesafede bulunan bir alandır.
İmam Muhammed Bakır'dan şöyle nakledilmiştir:
Cebrail (a.s.), Resulüllah'a (s.a.a.) gelerek, "Ya Muhammed" dedi, "Allah Sana selam söylüyor, şöyle buyuruyor: Ben canını alacağım her peygamberimin ve her resulümün canını, ancak dinimi kemale erdirdikten ve hüccetimi tamamladıktan sonra alırım. Bu dinde de Senin üzerine tebliğ etmen gereken iki fariza kalmıştır. Hac farizası ve senden sonrası için velayet ve hilafet farizası. Ben yeryüzümü asla hüccetsiz bırakmadım ve asla bırakmayacağım."
Cebrail (a.s.) şöyle devam etti: "Allah (azze ve celle) Sana, haccı kavmine tebliğ etmeni emrediyor. Seninle birlikte Medine ve etrafında ve bedevilerden kimin gitme imkânı varsa, onlar da Seninle hac yapsınlar ki, onlara da namazı, zekâtı ve orucu öğrettiğin gibi haccı da öğretesin…"
Peygamber efendimiz (s.a.a.), 120 bine yakın sahabesini de yanına alarak hac görevini yerine getirmek için Medine'den Mekke'ye yolculuk yapmıştır. O ana kadar hac ve velayet dışında bütün şer'i hükümleri insanlara tebliğ etmişti.
Peygamberimiz (s.a.a.) hac farizasını bitirip Medine'ye doğru yola çıktı. Zilhicce Ayı'nın 18 Perşembe gününde Cuhfe denen yere varmadan, Gadir-i Hum' a geldiğinde Cebrail (a.s.) nazil olup, "Ey Muhammed" dedi, "Allah (azze ve celle) Sana selam ediyor ve şöyle buyuruyor:
"Ey Resul, Sana indirileni tebliğ et (insanlara ulaştır); eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş olursun ve Allah Seni insanlardan koruyacaktır.'' (Maide, 67)
Peygamber efendimiz burada uzun bir hutbeyi, toplanan sahabelerine sunmuştur; hutbenin bazı bölümleri:
''Ali b. Ebu Talip, Benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir. Benden sonra imamdır .O'nun Bana nispeti makamı, Harun'un Musa'ya olan makamı gibidir; şu farkla ki Benden sonra peygamber gelmeyecektir. O, Allah ve Peygamberinden sonra sizlerin velisidir diye ilan etmemi emretti.
Allah (c.c.), bu konuda kitabından Bana bir de ayet nazil buyurdu: "Şüphesiz sizin veliniz, Allah, Resulü, iman edip namaz kılanlar ve rükû halinde zekât veren müminlerdir.'' (Maide, 55)
Namaz kılıp rükû halinde zekât veren ve her halinde aziz ve celil olan Allah' a yönelen kimse Ali Bin Ebi Talip'tir.
Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.a.) eliyle Ali'nin (a.s.) pazısından tuttu ve yukarı kaldırdı ve şöyle buyurdu:
"Ey insanlar, bu Ali'dir; o Benim kardeşim, vasim, ilmimi toplayan ve ümmetimin arasında iman eden kimseler üzerinde halifemdir. Aziz ve Celil olan Allah'ın kitabını tefsir etmekte, Allah'a davet etmekte, Allah'ı razı eden şeylerle amel etmekte, Allah'ın düşmanlarıyla savaşmakta, benim yerime geçen kimsedir. Allah Resulü 'nün halifesi odur; Müminlerin emiri O'dur; Allah tarafından hidayet imamı O'dur."
Peygamber Efendimiz Gadir-i Hum hutbesinin 6 yerinde İmam Ali'nin pazısından tutup kolunu yukarı kaldırıp kendinden sonra müminlerin imamı ve halifesi olduğunu ilan etmiştir.
Peygamber Efendimiz hutbenin sonunda sahabelerine şöyle seslenmiştir:
"Ey insanlar, Ben sizler için açıkladım ve sizlere anlattım. Benden sonra sizlere anlatacak olan da Ali'dir.
Biliniz ki Ben, hutbemin sonunda sizleri biat etmek ve O'na ikrarda bulunmak için elinizi uzatmaya davet ediyorum ve Benden sonra sizleri kendisiyle biat almaya davet ediyorum. ( 2 gün boyunca biat almak için çadır kurulmuştur.)
Biliniz ki Ben Allah'a biat ettim, Ali de Bana biat etti ve Ben de Allah tarafından 0'nun için sizlerden biat alıyorum. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz Sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), Allah'a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönüş olur ve kim Allah'a verdiği sözde vefalı davranırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir." (Fetih-10)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) Gadr-i Hum'da irat ettiği hutbe bittikten sonra Cebrail (a.s.), Kur'an'ı Kerim'in son ayeti olan Maide süresi 3. ayetini bildirmiştir: "Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim."
Peygamber Efendimiz bu ayet nazil olduktan sonra: "Allah' u Ekber! Rabbim, dinini kemale erdirdi, nimetini tamamladı, Benim risaletimi ve Ali'nin velayetini kabul etti" buyurmuştu.
Gadir-i Hum hutbesi, Allah Resulünün tek yaptığı hac vazifesinden sonra Mekke'den Medine'ye doğru sahabeleriyle dönüş yolunda gerçekleşmiş. Kur'an'daki ayetlere ve Allah Resulünün hadislerine rağmen Müslümanlar daha neyi tartışıyorlar, anlaşılır değil.
Allah Resulünün Ehl-i Beyt'ini, Allah (c.c.) Kur'an'da birçok ayette övmüş olmasına rağmen, bu ileri geri konuşmalar anlaşılır değil.
Bize düşen sadece Kur'an ayetlerine ve onu açıklayan hadislere iman edip amel etmek, aklımızı ve kalbimizi Kur'an'da'ki hükümlere teslim etmektir.
Ne mutlu Gadir-i Hum hutbesini anlayıp anlatanlara, yaşayıp ve yaşatanlara…
Gadir-i Hum Bayramımız mübarek olsun.
- Küreselleşme ve günümüz / 04.04.2026
- Berat Kandilimiz birlik ve beraberliğimize vesile olsun / 31.01.2026
- Vatandaşlık Maaşı ve Milli Ekonomi Modeli / 13.12.2025
- Halkın hür iradesi Cumhuriyet / 29.10.2025
- Suyun hasret kaldığı İmam-ı Hüseyin / 04.07.2025
- İmamı Ali’nin vasi ve halife seçildiği Gadir-i Hum günü / 13.06.2025
- Bayramın manasına göre davranmak / 04.06.2025
- 23 Nisan’ın anlam ve önemi / 22.04.2025
- 14 Nisan- ∞ / 14.04.2025


























































