Aşura, Hicri aylardan ilki olan Muharrem ayının 10'uncu günü demektir. Kerbela katliamının yaşandığı güne Aşura günü denir. Gam ve musibetin yaşandığı gün anlamına gelmektedir. Matem günüdür. Peygamber efendimizin torunu İmam Hüseyin'in, Yezid'in (Allah'ın laneti üzerine olsun) ordusu tarafından şehit edildiği gündür.
İmam Hüseyin (a.s.) Resulüllah (s.a.v.)'in torunudur. Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Fatıma (a.s.)'ın evladıdır. Ehl-i Beyt'idir. Resulüllah ile kapanan Nübüvvet nurunun devamı mahiyetindeki Velayet nurunu taşıyan, İslam'ın esaslarını Ümmet-i Muhammed'e öğretmekle vazifeli naspedilmiş on iki masum İmam'ın üçüncüsüdür. Onun şehadeti Ehl-i Beyt mantığı içinde ele almalıyız. O, annesi, babası ve ağabeyi ile ceddi Resulüllah (s.a.v.)'in eteğinde yetişmiş, canlı Kur'an numunelerindendir.
Dün makam ve mevki uğruna kana susayan yezid ve aveneleri bugün de aynı mantıkla hakkı susturmaya çalışmaktadırlar. Allah'ın (c.c.) ayetleri olan Peygamber Efendimizin tertemiz olan Ehl-i Beyt'inin yerine başka hedefler gösterilmektedir. Fakat ne yapsalar nafile. Çünkü Allah (c.c.) tarafından Peygamber Efendimizin Ehl-i Beyt'i İmam ve Halife olarak seçilmiştir.
Cenab-ı Allah tarafından nasıl ki Kurbu Nübüvvet yolundaki Peygamberler seçilmiş ve insanlara önderlik yapmaları için gönderilmiş iseler, yeryüzünü Hüccetsiz (öndersiz) bırakmayan Allah (c.c.) Peygamberlik yolunun devamı olan Kurbu Velayet yolunu; önderleri olan Kur'an'da övdüğü ve tertemiz olduklarını ayetlerde belirttiği Ehl-i Beyt İmamlarını da Allah (c.c.) seçmiş ve insanlara önder olarak göndermiştir.
Peygamber Efendimizin henüz vefat ettiği gün, mübarek bedeni kabre konulurken Medine'de hurmalık bahçesi olan Sakife gölgeliğinde yaşananlar ile değişmeye başlayan İslam düzeni halkın arasında zamanla ünsiyet yapmıştır. Halk kendi arasında, "halife böyle yapıyor doğrudur" diye konuşmaya başlamıştı. İmam Hüseyin (a.s.) Cenab-ı Hak tarafından verilen vazifesini yerine getirmek için, bozuk düzen içinde halkın dikkatini çekmenin tek yolu olarak şehadeti seçmiştir. Kanını ve canını halkın Kur'an ve Sünnet 'ten sapan yolunu düzeltmek için feda etmiştir. Bu şehadette yardımına gelecekleri de cennetle müjdelemiştir. (Prof. Dr. Haydar BAŞ-İmam Hüseyin sayfa 485)
Oysaki henüz daha üç- dört ay önce hac dönüşü Gadir-i Hum denilen yerde ikinci veda hutbesinde Allah'ın (c.c.) Maide Suresi 67. Ayeti ile Allah Resulü İmamı Aliyi halife olarak ilan etmiş ve 120 bine yakın sahabenin kurulan çadırlarda iki gün boyunca biati alınmıştı.
Bu nasıl kin ve husumettir ki Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerim'de Ehl'i Beyt'i öven ve onların tertemiz olduğunu buyurduğu çok ayet olmasına rağmen, Peygamber efendimizin yüzlerce hadisi olmasına rağmen, Ehl-i Beyt'e zulüm ve işkenceler devam etmiştir. Acaba Allah'ın (c.c.) ayetler ve Peygamber efendimizin hadisleri olmasaydı İslam'ın canlı Kur'an numuneleri olan Allah Resulünün tertemiz olan Ehl-i Beyt'ine neler yapmazlardı!
Kerbela günü, gam, keder ve belanın olduğu gün Allah'ın (c.c.) kaderine rıza gösterip şehit olmasıyla dinimiz olan İslam, günümüze kadar diri kalamayacak, daha da bozulacaktı.
Tarihin kaydettiği en acımasız katliamlardan biridir Kerbela faciası. Düşünün bir kere, bir tarafta Hz Peygamberin ciğerparesi, Müslümanların İmamı, İmam Hüseyin (a.s.) ve ailesi, yakınları; diğer tarafta binlerce askerden oluşan küfrün ordusu.
İmam Hüseyin, küfre karşı kıyam etmiştir. İslam'ın yok olmasına sessiz kalmamış, boyun eğmemiştir. 100 kişiden oluşan sonsuzluk kervanı olan nur kafilesi karşısında, 30 bini aşkın askerden oluşan dev ordu. Bu durum gösteriyor ki bu kadar büyük olan dengesizlik küfrün imanın karşısındaki korkusundan başka bir şey değildir. (Prof. Dr. Haydar BAŞ- İmam Hüseyin sayfa 503)
Kur'an-ı Kerim'de Ehl-i Beyt ile ilgili geçen bazı ayetler:
"De ki, Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık, Ehl-i Beyt'ime sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum." (Şur'a, 23)
"Hakiki Müminler! Allah'a (c. c.) olan muhabbetlerinden dolayı kendi yiyeceklerini miskine, yetime ve esire ikram ederler." (İnsan, 8)
"Artık sana gelen bunca ilimden sonra hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse de ki: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı la netleşelim de Allah'ın lanetini yalan söylemekte olanların üstüne kılalım." (Al-i İmran, 61)
"Yüce Allah, ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt 'ten her türlü çirkinliği defetmek ve sizi tertemiz yapmak ister" (Ahzab, 33)
Peygamber Efendimizin Eh-i Beyti öven yüzlerce hadisi vardır.
Peygamber Efendimizin Ehl-i Beyti ile ilgili buyurduğu bazı hadisler:
Peygamber efendimiz, İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in elinden tuttu ve şöyle buyurdu: "Her kim Beni sever, bu iki çocuğu, onların babalarını ve annelerini severse, kıyamet gününde Benimle beraberdir. Benim derecemdedir."
"Hasan ve Hüseyin Cennetin küpeleridir, Cennet reyhanileridir, Cennet gençlerinin efendileridir."
"Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir. Binen kurtulur. Binmeyen yok olur."
"Ben sizin aranızda iki ağır (paha biçilmez) emanet bırakıyorum. Biri Allah'ın Kitabı (Kur'an), diğeri ise itretimdir (Ehl-i Beyt'im). Şüphesiz onlar, Kevser havuzunda benimle buluşuncaya dek birbirlerinden asla ayrılmazlar."
İmam Hüseyin (a.s.) şehit edildiğinde yanı başına gelen kardeşi Hz. Zeynep (a.s.) "Ya Rabbi bu koçu kurban olarak kabul et" diye duada bulunmuştur.
Mesele, İmam Hüseyin Efendimizin Kerbela'daki kıyamını anlamak, İslam'ı Allah'ın Kur'an'daki muradına göre yaşayarak, kul olabilmektir.
Cenab-ı Allah şefaatlerini nasip eylesin.
Selam olsun, Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) ve onun tertemiz olan Ehl-i Beyt'ine kalben âşık olan, diliyle savunan ve eli ile yardım eden yarenlere…
İmam Hüseyin (a.s.) Resulüllah (s.a.v.)'in torunudur. Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Fatıma (a.s.)'ın evladıdır. Ehl-i Beyt'idir. Resulüllah ile kapanan Nübüvvet nurunun devamı mahiyetindeki Velayet nurunu taşıyan, İslam'ın esaslarını Ümmet-i Muhammed'e öğretmekle vazifeli naspedilmiş on iki masum İmam'ın üçüncüsüdür. Onun şehadeti Ehl-i Beyt mantığı içinde ele almalıyız. O, annesi, babası ve ağabeyi ile ceddi Resulüllah (s.a.v.)'in eteğinde yetişmiş, canlı Kur'an numunelerindendir.
Dün makam ve mevki uğruna kana susayan yezid ve aveneleri bugün de aynı mantıkla hakkı susturmaya çalışmaktadırlar. Allah'ın (c.c.) ayetleri olan Peygamber Efendimizin tertemiz olan Ehl-i Beyt'inin yerine başka hedefler gösterilmektedir. Fakat ne yapsalar nafile. Çünkü Allah (c.c.) tarafından Peygamber Efendimizin Ehl-i Beyt'i İmam ve Halife olarak seçilmiştir.
Cenab-ı Allah tarafından nasıl ki Kurbu Nübüvvet yolundaki Peygamberler seçilmiş ve insanlara önderlik yapmaları için gönderilmiş iseler, yeryüzünü Hüccetsiz (öndersiz) bırakmayan Allah (c.c.) Peygamberlik yolunun devamı olan Kurbu Velayet yolunu; önderleri olan Kur'an'da övdüğü ve tertemiz olduklarını ayetlerde belirttiği Ehl-i Beyt İmamlarını da Allah (c.c.) seçmiş ve insanlara önder olarak göndermiştir.
Peygamber Efendimizin henüz vefat ettiği gün, mübarek bedeni kabre konulurken Medine'de hurmalık bahçesi olan Sakife gölgeliğinde yaşananlar ile değişmeye başlayan İslam düzeni halkın arasında zamanla ünsiyet yapmıştır. Halk kendi arasında, "halife böyle yapıyor doğrudur" diye konuşmaya başlamıştı. İmam Hüseyin (a.s.) Cenab-ı Hak tarafından verilen vazifesini yerine getirmek için, bozuk düzen içinde halkın dikkatini çekmenin tek yolu olarak şehadeti seçmiştir. Kanını ve canını halkın Kur'an ve Sünnet 'ten sapan yolunu düzeltmek için feda etmiştir. Bu şehadette yardımına gelecekleri de cennetle müjdelemiştir. (Prof. Dr. Haydar BAŞ-İmam Hüseyin sayfa 485)
Oysaki henüz daha üç- dört ay önce hac dönüşü Gadir-i Hum denilen yerde ikinci veda hutbesinde Allah'ın (c.c.) Maide Suresi 67. Ayeti ile Allah Resulü İmamı Aliyi halife olarak ilan etmiş ve 120 bine yakın sahabenin kurulan çadırlarda iki gün boyunca biati alınmıştı.
Bu nasıl kin ve husumettir ki Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerim'de Ehl'i Beyt'i öven ve onların tertemiz olduğunu buyurduğu çok ayet olmasına rağmen, Peygamber efendimizin yüzlerce hadisi olmasına rağmen, Ehl-i Beyt'e zulüm ve işkenceler devam etmiştir. Acaba Allah'ın (c.c.) ayetler ve Peygamber efendimizin hadisleri olmasaydı İslam'ın canlı Kur'an numuneleri olan Allah Resulünün tertemiz olan Ehl-i Beyt'ine neler yapmazlardı!
Kerbela günü, gam, keder ve belanın olduğu gün Allah'ın (c.c.) kaderine rıza gösterip şehit olmasıyla dinimiz olan İslam, günümüze kadar diri kalamayacak, daha da bozulacaktı.
Tarihin kaydettiği en acımasız katliamlardan biridir Kerbela faciası. Düşünün bir kere, bir tarafta Hz Peygamberin ciğerparesi, Müslümanların İmamı, İmam Hüseyin (a.s.) ve ailesi, yakınları; diğer tarafta binlerce askerden oluşan küfrün ordusu.
İmam Hüseyin, küfre karşı kıyam etmiştir. İslam'ın yok olmasına sessiz kalmamış, boyun eğmemiştir. 100 kişiden oluşan sonsuzluk kervanı olan nur kafilesi karşısında, 30 bini aşkın askerden oluşan dev ordu. Bu durum gösteriyor ki bu kadar büyük olan dengesizlik küfrün imanın karşısındaki korkusundan başka bir şey değildir. (Prof. Dr. Haydar BAŞ- İmam Hüseyin sayfa 503)
Kur'an-ı Kerim'de Ehl-i Beyt ile ilgili geçen bazı ayetler:
"De ki, Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık, Ehl-i Beyt'ime sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum." (Şur'a, 23)
"Hakiki Müminler! Allah'a (c. c.) olan muhabbetlerinden dolayı kendi yiyeceklerini miskine, yetime ve esire ikram ederler." (İnsan, 8)
"Artık sana gelen bunca ilimden sonra hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse de ki: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı la netleşelim de Allah'ın lanetini yalan söylemekte olanların üstüne kılalım." (Al-i İmran, 61)
"Yüce Allah, ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt 'ten her türlü çirkinliği defetmek ve sizi tertemiz yapmak ister" (Ahzab, 33)
Peygamber Efendimizin Eh-i Beyti öven yüzlerce hadisi vardır.
Peygamber Efendimizin Ehl-i Beyti ile ilgili buyurduğu bazı hadisler:
Peygamber efendimiz, İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in elinden tuttu ve şöyle buyurdu: "Her kim Beni sever, bu iki çocuğu, onların babalarını ve annelerini severse, kıyamet gününde Benimle beraberdir. Benim derecemdedir."
"Hasan ve Hüseyin Cennetin küpeleridir, Cennet reyhanileridir, Cennet gençlerinin efendileridir."
"Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir. Binen kurtulur. Binmeyen yok olur."
"Ben sizin aranızda iki ağır (paha biçilmez) emanet bırakıyorum. Biri Allah'ın Kitabı (Kur'an), diğeri ise itretimdir (Ehl-i Beyt'im). Şüphesiz onlar, Kevser havuzunda benimle buluşuncaya dek birbirlerinden asla ayrılmazlar."
İmam Hüseyin (a.s.) şehit edildiğinde yanı başına gelen kardeşi Hz. Zeynep (a.s.) "Ya Rabbi bu koçu kurban olarak kabul et" diye duada bulunmuştur.
Mesele, İmam Hüseyin Efendimizin Kerbela'daki kıyamını anlamak, İslam'ı Allah'ın Kur'an'daki muradına göre yaşayarak, kul olabilmektir.
Cenab-ı Allah şefaatlerini nasip eylesin.
Selam olsun, Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) ve onun tertemiz olan Ehl-i Beyt'ine kalben âşık olan, diliyle savunan ve eli ile yardım eden yarenlere…
Haydar Baki / diğer yazıları
- 10 Muharrem ve İmam Hüseyin Efendimiz / 25.06.2026
- Muharrem ayı Müslüman âleminin yılbaşı olan ilk ayıdır / 16.06.2026
- İmam-ı Ali (k.v.) ve Gadir-i Hum Bayramı / 03.06.2026
- Küreselleşme ve günümüz / 04.04.2026
- Berat Kandilimiz birlik ve beraberliğimize vesile olsun / 31.01.2026
- Vatandaşlık Maaşı ve Milli Ekonomi Modeli / 13.12.2025
- Halkın hür iradesi Cumhuriyet / 29.10.2025
- Suyun hasret kaldığı İmam-ı Hüseyin / 04.07.2025
- İmamı Ali’nin vasi ve halife seçildiği Gadir-i Hum günü / 13.06.2025
- Bayramın manasına göre davranmak / 04.06.2025
- Muharrem ayı Müslüman âleminin yılbaşı olan ilk ayıdır / 16.06.2026
- İmam-ı Ali (k.v.) ve Gadir-i Hum Bayramı / 03.06.2026
- Küreselleşme ve günümüz / 04.04.2026
- Berat Kandilimiz birlik ve beraberliğimize vesile olsun / 31.01.2026
- Vatandaşlık Maaşı ve Milli Ekonomi Modeli / 13.12.2025
- Halkın hür iradesi Cumhuriyet / 29.10.2025
- Suyun hasret kaldığı İmam-ı Hüseyin / 04.07.2025
- İmamı Ali’nin vasi ve halife seçildiği Gadir-i Hum günü / 13.06.2025
- Bayramın manasına göre davranmak / 04.06.2025




























































