İmam Rıza’nın ekonomik hayat ile ilgili görüşleri
İmam Rıza, ekonomi ile ilgili uzun bir risale kaleme almış, İslamî ekonomi sistemini uygulamanın öneminden bahsetmiştir
26.01.2024 20:15:00
Hasan Parlak
Hasan Parlak





İmam Rıza, ekonomi ile ilgili uzun bir risale kaleme almış, İslamî ekonomi sistemini uygulamanın öneminden bahsetmiştir.
Bu risalede şöyle buyurur: "Büyük günahlardan kaçınmak... Bu günahlar şunlardır: Yetimlerin malını haksız yere yemek, açık kanıttan sonra faiz ve haram yemek, kumar, ölçü ve tartıyı eksik yapmak, darda olmaksızın başkasının hakkını vermemek, israf ve savurganlık."
Zekât konusunda şöyle derdi: "Allah, üç şeyi üç şeyle bağlantılı olarak emretmiştir: Namaz kılmakla zekâtı birlikte emretmiştir. Namaz kılıp da zekât vermeyenin namazı kabul edilmez."
İmam Rıza, toplum hayatındaki olumsuzlukların bir sebebini de zekâtın verilmemesi olarak açıklardı.
"... Valiler yalan söylediği zaman memlekete yağmur yağmaz olur. Sultanlar zâlim olduğu zaman devlet zayıflar, zekât verilmediği zaman hayvanlar ölür."
İmam Rıza, zekâtın asıl ihtiyaç sahiplerine verilmesini söylerdi. Bir keresinde kendisine zekâtın mü'min olduğu bilinmeyen bir kimseye verilmesi konusunda bir soru soruldu. Şöyle buyurdu: "Hayır, böyle birine fıtır sadakası da verilmez."
İmam şöyle buyururdu: "Fıtır zekâtı farzdır. Farz olduğu için de velayet ehli olmayanlara verilmesi câiz değildir."
HUMUS KONUSUNDA İMAM RIZA'NIN İFADELERİ
Humusun gerçek imama verilmesini, hilafeti gasp eden yöneticilere verilmemesini isterdi. Farslı bir tüccarın sorusuna cevap verdiği mektubunda şunları söylemektedir:
"... Malı Allah'ın helal ettiği tarafın dışında harcamak, vermek helal olmaz. Humus, dinimiz, ailemiz ve hizmetçilerimiz için harcamak üzere bize verilmesi gereken bir yardımdır.
Bu, bize musallat olmalarından korktuğumuz kimselere karşı, ırzlarımızı korumaya yönelik tedbirlerde harcamamız için bize verilmesi gereken bir haktır. Bu malları bizden esirgemeyin. Bilesiniz ki, humusu belirleyip bize vermeniz rızk kaplarınızı açan bir anahtardır ve günahlarınızın temizlenmesini sağlar."
İMAM RIZA'NIN CÖMERTLİĞİ
İmam Rıza, insanları ekonomik yardımlaşmaya çağırır ve şöyle derdi: "Cömert insan, insanlar kendi mallarından yesinler diye onların mallarından yer."
Ali b. Yaktin'e şöyle demiştir: "Sen, bana el-Kahilî'ye ve ailesine bakmayı garanti et, ben de sana cenneti garanti edeyim."
İmam Rıza israfa da son derece karşıydı. Hizmetçisi Yâsir'den şöyle rivayet edilir: "Hizmetçiler bir gün meyve yiyorlardı. Ama meyveyi tamamen yemeden attılar.
Ebu'l-Hasan onlara şöyle dedi: Eğer sizin ihtiyacınız yoksa bilesiniz ki buna ihtiyacı olan insanlar vardır. Bunları ihtiyacı olanlara yedirin."
İmam Rıza, kendisine gelen malları ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı. Hatta bir arefe günü sahip olduğu bütün malı ihtiyaç sahiplerine dağıtmıştı." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)
Bu risalede şöyle buyurur: "Büyük günahlardan kaçınmak... Bu günahlar şunlardır: Yetimlerin malını haksız yere yemek, açık kanıttan sonra faiz ve haram yemek, kumar, ölçü ve tartıyı eksik yapmak, darda olmaksızın başkasının hakkını vermemek, israf ve savurganlık."
Zekât konusunda şöyle derdi: "Allah, üç şeyi üç şeyle bağlantılı olarak emretmiştir: Namaz kılmakla zekâtı birlikte emretmiştir. Namaz kılıp da zekât vermeyenin namazı kabul edilmez."
İmam Rıza, toplum hayatındaki olumsuzlukların bir sebebini de zekâtın verilmemesi olarak açıklardı.
"... Valiler yalan söylediği zaman memlekete yağmur yağmaz olur. Sultanlar zâlim olduğu zaman devlet zayıflar, zekât verilmediği zaman hayvanlar ölür."
İmam Rıza, zekâtın asıl ihtiyaç sahiplerine verilmesini söylerdi. Bir keresinde kendisine zekâtın mü'min olduğu bilinmeyen bir kimseye verilmesi konusunda bir soru soruldu. Şöyle buyurdu: "Hayır, böyle birine fıtır sadakası da verilmez."
İmam şöyle buyururdu: "Fıtır zekâtı farzdır. Farz olduğu için de velayet ehli olmayanlara verilmesi câiz değildir."
HUMUS KONUSUNDA İMAM RIZA'NIN İFADELERİ
Humusun gerçek imama verilmesini, hilafeti gasp eden yöneticilere verilmemesini isterdi. Farslı bir tüccarın sorusuna cevap verdiği mektubunda şunları söylemektedir:
"... Malı Allah'ın helal ettiği tarafın dışında harcamak, vermek helal olmaz. Humus, dinimiz, ailemiz ve hizmetçilerimiz için harcamak üzere bize verilmesi gereken bir yardımdır.
Bu, bize musallat olmalarından korktuğumuz kimselere karşı, ırzlarımızı korumaya yönelik tedbirlerde harcamamız için bize verilmesi gereken bir haktır. Bu malları bizden esirgemeyin. Bilesiniz ki, humusu belirleyip bize vermeniz rızk kaplarınızı açan bir anahtardır ve günahlarınızın temizlenmesini sağlar."
İMAM RIZA'NIN CÖMERTLİĞİ
İmam Rıza, insanları ekonomik yardımlaşmaya çağırır ve şöyle derdi: "Cömert insan, insanlar kendi mallarından yesinler diye onların mallarından yer."
Ali b. Yaktin'e şöyle demiştir: "Sen, bana el-Kahilî'ye ve ailesine bakmayı garanti et, ben de sana cenneti garanti edeyim."
İmam Rıza israfa da son derece karşıydı. Hizmetçisi Yâsir'den şöyle rivayet edilir: "Hizmetçiler bir gün meyve yiyorlardı. Ama meyveyi tamamen yemeden attılar.
Ebu'l-Hasan onlara şöyle dedi: Eğer sizin ihtiyacınız yoksa bilesiniz ki buna ihtiyacı olan insanlar vardır. Bunları ihtiyacı olanlara yedirin."
İmam Rıza, kendisine gelen malları ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı. Hatta bir arefe günü sahip olduğu bütün malı ihtiyaç sahiplerine dağıtmıştı." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)













































































