logo
26 MAYIS 2026

İmam ve hilafet meselesi

İmam Câfer’in döneminde hemen herkes hilafet için harekete geçmiş, bir çaba içine girmişti. Ancak İmam bu işin kesinlikle dışında kaldı. Bir kenara çekildi. Hilafeti ele geçirmek için en küçük bir eğilim içine dahi girmedi

04.06.2022 23:50:00
İmam ve hilafet meselesi
İmam ve hilafet meselesi
İmam Câfer'in döneminde hemen herkes hilafet için harekete geçmiş, bir çaba içine girmişti.

Ancak İmam bu işin kesinlikle dışında kaldı. Bir kenara çekildi. Hilafeti ele geçirmek için en küçük bir eğilim içine dahi girmedi.

İmam'ın bağlılarının sayısının az olmadığı ve Emevilerin yıkılma dönemlerinde halkın Resulûllah'ın evlatlarından birini hilafet makamında görmek istedikleri düşünülürse, ortam zâhiren de olsa uygun görünmekteydi.

Ancak İmam Câfer hiçbir şekilde kıyama kalkışmadı. Kendi-sine bağlı olanları da bu işten men etti. Ebu Selme'nin kendisine gönderdiği mektubu okumadan yaktığını hatırlayalım.

Aynı şekilde Ebu Müslim Horasanî de İmam'a bir teklifte bulundu, ancak İmam Câfer bunu da reddetti. Ve şöyle buyurdu: "Ne sen, benim adamımsın, ne de zaman benim zamanımdır."

Hz. Hüseyin'in, insanların kendisini en yalnız bıraktığı bir dönemde hayatı pahasına kıyam ettiğini düşünürsek, İmam Câfer daha müsait gibi görünen bir ortamda neden kıyam etme yoluna gitmedi?

Hz. Hüseyin'in şehadeti ile İmam Câfer'in şehadeti arasında 87 yıllık bir zaman farkı vardır. Bu süre zarfında İslam ümmetinin yaşantısı tamamen değişmişti. İmam Hüseyin'in döneminde tek mesele hilafet meselesi idi. Başka bir konu konuşulmuyor ve tartışılmıyordu.

Hz. Ali ve Ehl-i Beyt'le ilgili hadisler ancak kimsenin duymayacağı mekanlarda, tam bir gizlilik içinde rivayet edilirdi.

Bütün cuma hutbelerinde İmam Ali'ye lanet okunuyordu. Kimse Hz. Hüseyin'den tek bir hadis, tek bir söz dahi nakletmiyordu, kimse onu ilim öğrenmek konusunda arayıp sormuyordu. Bu hakikatler tarihî belgelerle sabittir.

Emevilerin yıkılıp, Abbasilerin kurulduğu dönemde ise, düşünce alanında çok daha serbest bir ortam oluştu. Bundan, Abbasilerin hürriyet yanlısı bir idarecilik anlayışları olduğu neticesini çıkaramayız.

Ancak, ümmetin arasında fikrî sahada bir heyecan oluştu. İnsanlar ilme yöneldi. Latince, Yunanca eserler Arapçaya tercüme edildi. Gerek İslamî ilimler gerekse edebiyat, tıp, astronomi vb. konularda insanlar bir araştırma ve inceleme hareketine yöneldi.

Fevkalade bir bilimsel hareketlilik oluştu. İmam Câfer'in döneminden önce böyle bir durum söz konusu değildi. İşte İmam Câfer'in bu ortamda babası ve dedeleri tarafından kurulmuş olan Ehl-i Beyt'in ilim medresesini çok daha genişlettiğini ve insanları eğitme yolunda çalışmalar yaptığını görüyoruz.

Meseleyi bir başka boyuttan ele alırsak şunu görürüz:

Bilindiği gibi Hz. Ali Sıffin'de beraberindekiler tarafından yalnız bırakıldı. Ve ihanete uğradı. İmam Ali içine düştüğü durumu ve emrindekilerin kendisine olan itaatsizliklerini Nehcü'l Belaga'da şöyle ifade ediyor:

"Dün emir verendim. Bugün emir alan oldum. Dün yasaklayan konumundaydım. Bugün yasak konulan..." 

Bu sebeple, Muaviye ile barış yapmak ve Hakem Olayı'nı kabul etmek zorunda kaldı.

Esasen Hz. Ali, şehadetinin yakın olduğu günlerde sürekli insanların vefasızlığından şikayet eder ve şöyle derdi:

"Allah'ım! Ben onlardan bıktım, onlar da benden bıktılar, ben onlara buğzettim, onlar da bana buğzettiler. Güzel ahlakımın aleyhine döndüler. Allah'ım! Onlara benden daha şerlisini, bana da onlardan daha hayırlısını nasib et." 

Hz. Ali kendisine vefayla bağlı olan dostlarını da ömrünün son demlerinde yâd eder ve şöyle derdi:

"Nerede yola dizilen ve hak üzere yürüyen kardeşlerim? Nerede Ammar, nerede İbn Teyhan? Nerede onlar gibi samimi bir niyet üzere ahidleşen ve günahkârlara karşı başlarını ortaya koyan yiğitler?" 

Öte yandan, Hz. Hüseyin de Kerbela'da aynı kaderi yaşadı. "İmam Hüseyin" adlı eserimizde ortaya koyduğumuz gibi, Hz. Hüseyin belli aralıklarla Kûfeliler'den on binden fazla mektup almıştı.

Bu mektuplarda İmam heyecanla Kûfe'ye davet ediliyor, halkın, onun yanında olduğu söyleniyordu. Hatta bazı mektuplarda, "Senin yanında yüz bin kişi bulunacaktır" deniyordu. 

Ancak, aradan fazla bir zaman geçmeden halk Emevilerin korkusundan ve dünya menfaatlerine bağlılık gâlip geldiğinden, ahidlerinden döndüler.

Şair Ferezdak, "İnsanların kalpleri seninle ancak, kılıçları aleyhinizedir" demek sûretiyle bu hakikati işaret ediyordu.

Nitekim, Hz. Hüseyin kendisine söz veren on binler tarafından Kerbela'da yalnız bırakıldı ve neticede şehit oldu.

Benzer bir durum bizzat İmam Câfer'in kendi döneminde yaşandı. İmam Zeynelabidin'in oğlu Zeyd b. Ali'nin kıyamı bahsini hatırlarsak, savaşın iyi gittiği bir zamanda Hz. Ömer ve Hz. Ebubekir ile ilgili çıkan bir fitne neticesi ordu bölündü, insanlar bu fitneye alet olarak dağıldılar. Sonuçta, Zeyd yenildi ve şehit oldu.

Zeyd b. Ali şehadetinden az önce, "Hüseyin'in başına gelen şeyin benim de başıma geldiğini görüyorum" demiştir.

Bütün bunlar bize gösteriyor ki, asıl mesele, kâmil imana sahip insanın yetiştirilmesi meselesidir.

Sadece iman etmiş olmakla insanın nefsi islah olmuş kabul edilemez. Bir eğitim süreci kaçınılmazdır. Yoksa insanlar küçük bir dünya menfaati karşısında hemen saf değiştirebilmekte, Peygamber evlatlarına bile arka çevirebilmektedir. Hz. Hüseyin'in başına gelenler bu hakikatin acı bir ispatıdır.

Bu sebeple İmam Sâdık, yaşadığı dönemin fikrî zemininden de yararlanmak sûretiyle kâmil insan yetiştirme ve bu şekilde sâlih bir cemaat oluşturma yolunu tercih etti. Ve son derece doğru bir davranışta bulundu.

Eğer İmam Cafer, bu dönemde sonu belirsiz bir kıyam hareke-tine girişseydi, sâlih insan yetiştirme faaliyeti tamamen kesileceği gibi, kurduğu ilim medresesi de yok olurdu.

Kaldı ki, girişeceği bir ayaklanmanın zaferle sonuçlanacağı da meçhuldü. Daha önce dedelerinin yalnız bırakıldığı gibi, onun da yalnız bırakılması mümkündü. Böyle bir durumda İmam Sâdık, kendisini, etrafındakileri ve ümmeti ciddi bir hezimete sürüklemiş olurdu." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı

İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki yasağa ve TOMA’lı müdahaleye rağmen geri adım atmayan Özgür Özel, eşi ve kızıyla barikatları aşarak binlerce vatandaş eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüdü ve demokrasi direnişini İzmir Kordonu’na taşıdı

26.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
CHP Genel Başkanlığı görevinden mutlak butlan kararıyla alınmasının ardından Ankara'da büyük bir direniş başlatan Özgür Özel, mücadelesini İzmir'e taşıdı.

İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmesi planlanan "iradeye sahip çıkma" mitingi öncesinde kentte tansiyon yükseldi. İzmir Valiliği tarafından son dakikada getirilen meydan yasağının ardından emniyet güçleri alanı abluka altına aldı.

TOMA ve biber gazıyla müdahale

Miting için sabah saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanmaya başlayan binlerce yurttaş, emniyet barikatlarıyla karşılaştı. Güvenlik güçleri, meydana girişlerin yasak olduğunu belirterek kalabalığın dağılmasını istedi.

Alanı terk etmeyen ve Türk bayrakları açarak bekleyişini sürdüren kitleye polis, TOMA'lardan tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sırasında meydan çevresinde kısa süreli arbede yaşandı.

Özel'den "Gündoğdu" hamlesi

Polis müdahalesinin ardından alana ulaşan Özgür Özel, yaşananlara sert tepki gösterdi. Engellemelere karşı geri adım atmayacağını vurgulayan Özel, "Millet neredeyse biz oraya gideriz" diyerek kitleyi Gündoğdu Meydanı'na doğru yönlendirdi.

Ailesi en ön safta yer aldı

Ankara'daki olayların ardından Manisa'da protesto yürüyüşlerine liderlik eden Özgür Özel'in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de İzmir'deki büyük buluşmada yerini aldı. Özgür Özel, eşi ve kızıyla el ele tutuşarak polis barikatlarının arasından sıyrıldı ve Gündoğdu Meydanı'na doğru yürüyüş başlattı.

Yürüyüş boyunca Özel ailesine eşlik eden binlerce İzmirli, "Hak, hukuk, adalet" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı. Kalabalığın Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na taşmasıyla birlikte, İzmir kordonu adeta insan seline döndü.

Gündoğdu Meydanı'nda toplanan on binlerce vatandaşa seslenen Özel, parti iradesine ve halkın seçimine yönelik müdahaleleri asla kabul etmeyeceklerini belirterek sokaktaki demokratik direnişin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.

Hacı adayları vakfe için Arafat'ta


 
Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. 

26.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 26.05.2026 08:56:33
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta

Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Arafat bölgesine akşamdan itibaren ulaşan hacı adayları, geceyi ibadet ederek geçiriyor.

Arafat'ta vakfe duası, Türkiye saatiyle 12.18'de öğle ve ikindi namazının birlikte eda edilmesi sonrasında başlayacak. Hacı adayları akşama kadar dua edebilecek.Akşamleyin ise Müzdelife yolculuğu başlayacak. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde cem edilerek kılınacak. Sabah ezanı vaktine kadar Müzdelife'de kalmak gerekiyor ancak izdiham nedeniyle çok sayıda hacı adayı bunu erkenden yola çıkıyor. Ardından şeytan taşlamak için Mina yolculuğu başlayacak. Özetle hacı adayları 26 Mayıs'ı 27 Mayıs'a bağlayan geceyi hareket halinde geçirecek. 

Arafat vakfesi, hac ibadetinin iki farzından birini oluşturuyor. Diğeri ise vakfeden sonra tavaf yapmak...

Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı

Giresun'da 23 Mayıs'ta yaşanan kazada can veren 3 kardeş ile anne ve baba bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde toprağa verildi

25.05.2026 17:10:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:58:26
İhlas Haber Ajansı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Giresun'da 23 Mayıs Cumartesi gecesi Karadeniz Sahil Yolu liman mevkiinde arkadan gelen demir yüklü tırın kırmızı ışıkta beklerken otomobillerine arkadan çarpması sonrasında hayatlarını kaybeden 3 kardeş ile anne ve babaları bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde son yolculuklarına uğurlandı.






23 Mayıs Cumartesi gece saat 01.45 sıralarında Ordu istikametinden Trabzon istikametine gitmekte olan M.U. yönetimindeki 55 K 4065 plakalı demir yüklü tır, Karadeniz Sahil Yolu'nun Giresun Limanı mevkiindeki ışıklarda bekleyen ve ailesi ile İstanbul'dan memleketi Trabzon'a gitmekte olan Ali Yıldız (45) idaresindeki 34 PM 61 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile savrulan araç önünde duran Ferhat Yıldız (45) yönetimindeki 34 PN 09 plakalı otomobile çarptı. Bu araç da çarpmanın etkisiyle ileri fırlayarak önünde kırmızı ışıkta beklemekte olan Köksal Yusuf Halil (31) idaresindeki otomobil yüklü tıra çarptı.








4 aracın karıştığı zincirleme kazada Ali Yıldız ile aynı araçta bulunan eşi Melek Yıldız (40), ikiz çocukları Hamza Yıldız (7) ve Hasan Yıldız (7) ile Sadem Yağmur Yıldız (15) hayatını kaybetti, büyük kızları Rana Meltem Yıldız (20) ise ağır yaralandı.








Kazaya neden olan tır sürücüsü M.U. (59) da kazada ağır yaralanırken, Ferhat Yıldız, Fatma Yıldız, Rana Yıldız, Sümeyye Yıldız (9) ve Eymen Yıldız (16) Giresun'daki hastanelerde tedavi altına alındı.

Kazada hayatını kaybeden Yıldız ailesinin 5 ferdi için bugün Trabzon'un Arsin ilçesi Konak mahallesinde öğle namazı sonrasında cenaze namazı kılındı. Konak Mahallesi Camii'nde kılınan cenaze namazına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Arsin Kaymakamı Şule Demirtaş, Arsin Belediye Başkanı Hamza Bilgin, ailesi, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Namazın ardından 3 kardeş ile anne ve babaları aynı yerdeki aile kabristanlığında toprağa verildi.









"Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler"

Arsin Konak Mahallesi Muhtarı Orhan Yaşar Sunguroğlu, "Ailenin ata toprağı burası. Kendileri İstanbul'da gurbetteler. Bayram arifesinde aile büyüklerini ziyaretlere gelirken Giresun'da talihsiz bir kaza oluyor. 5 kişi can verdi. Çok üzücü bir olay. Anlatılıp ifade edilebilecek bir şey değil bunlar. Benim gibi gasilhanede bunları görseydiniz, özellikle de çocuklar paramparça olmuş. 






Bayram arifesinde şoförler, yola çıkanlarda dikkatli olmalı. Benim gibi gasilhaneyi görseydiler, çocukların halini görseydiler gaz pedalına basamazdılar. 2 çocuğu birlikte çocuk tabutuna koydular da tabutun yarısı boş. Bu çocukların geri kalanları nerede' İki amca çocuğu İstanbul'dan yola çıkmışlar. Diğer ailenin hastanede tedavisi sürüyor. Hayati tehlikeleri yok, çiftin büyük kızının bel kırığı var yoğun bakımda tedavi altında. Doktorlar hayati tehlikesinin olmadığını söyledi. Cenazelerimizi defnedeceğiz, acımız büyük. Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler. Vicdana da insan ahlakına da sığmaz. Bayramda yollar yoğun oluyor, dikkatli olunsun, kimsenin hayatına sebep olmasınlar" ifadelerini kullandı.

Bayram tatili İstanbul'u boşalttı

Tatilciler Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı

25.05.2026 13:40:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:14:21
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Tatilcilerin Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı. İBB Trafik Yoğunuluğu Haritasına göre trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü.

9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başlamasıyla İstanbulluların bir kısmı şehir dışına çıktı. Vatandaşların memlekletlerine veya tatil beldelerine gitmesinin ardından kentte trafik yoğunluğu da düştü. Kurban Bayramına 2 gün kala İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü. Yenibosna Şirinevler E-5 mevkiinde havadan çekilen görüntülerde trafiğin aktığı görüldü.

Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta genel merkezde olacak

25.05.2026 11:15:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:52:50
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te düzenlediği 38. Olağan Kurultayı için çıkan "mutlak butlan" kararının yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i destekleyen gruplar arasında arbede yaşanmıştı. İlerleyen saatlerde ise genel merkez Çevik Kuvvet ekipleri tarafınca boşaltılmıştı.

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını bildirdi.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs Perşembe tarihinde genel merkeze gidecek. Kılıçdaroğlu'nun yurttaşlara hitap etmesi bekleniyor.

Özgür Özel ise dün, bayram sürecinde sahada olacaklarını söyledi.

Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı

Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı

25.05.2026 09:43:00
İhlas Haber Ajansı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Debisi yükselen Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı.






Son yağışlardan sonra su seviyesi yükselen Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki barajın kapakları açıldı. Kapakların açılmasıyla taşan Fırat Nehri'nin suları yolları göle çevirdi, parklar suyla doldu, iş yerleri zarar gördü.

Şiddetli akıntı nedeniyle su üstündeki duba restoranlarda tehlike çanları çalmaya başladı. Bazı restoranları su bastı, ön kısımları akıntının şiddetine dayanamayarak suya gömüldü. Birecik Belediyesi zabıta ekipleri, nehirden uzak durmaları konusunda vatandaşları uyardı.









Birçok yeri su bastığını söyleyen Mehmet Çağdaş, "Bazı iş yerlerini su bastı. Mesire alanları, parkları su bastı. Köprünün ayaklarında hasar bile oluşmaya başladı" dedi.

Su seviyesinin yükselmesinin eski zamanları hatırlattığını söyleyen Zeki Kaçan, "Birecik Barajı'nın kapaklarının açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'ndeki su seviyesi yükseldi. Bu yükselme bize eski Fırat'ı, eski Dicle'yi hatırlattı" ifadelerini kullandı.

Kapakların açılmasıyla parklar ile iş yerlerini su bastığını söyleyen Bozan Çetinkaya, "Birecik Barajı'nın kapakları açıldı. Parklar, araziler su altında kaldı. Bazı iş yerleri de su altında kaldı" dedi.









Furkan Arslan ise yağan yağmurlar nedeniyle bazı iş yerlerinin su altında kaldığını dile getirdi.

Dubaların tehlike oluşturduğunu söyleyen Tacettin Aslan, "Yağmurlardan dolayı Birecik Barajı'nın su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapaklar açıldı. Kapakların açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'nin su seviyesinin 3-4 metre yükseldiğini görüyoruz. Kafeler, duba restoranlar tehlike arz ediyor. Can ve mal kaybı olmadan yetkililerin duba restoranlar konusunda duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.