logo
24 HAZİRAN 2026

İmameti inkar edenlere İmam Cafer’in cevabı

İmam Sadık (a.s)’ın öğrencilerinden bir grup İmam (a.s)’ın huzurunda idi. Hişam da onların içerisinde idi İmam (a.s) Hişam’a dönerek şöyle buyurdu: “Seninle Amr b. Ubeyd arasında bir münazara olmuş, onu bizim için beyan et

08.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İmameti inkar edenlere İmam Cafer’in cevabı
İmameti inkar edenlere İmam Cafer’in cevabı
İmam Sadık (a.s)'ın öğrencilerinden bir grup İmam (a.s)'ın huzurunda idi. Hişam da onların içerisinde idi İmam (a.s) Hişam'a dönerek şöyle buyurdu: "Seninle Amr b. Ubeyd arasında bir münazara olmuş, onu bizim için beyan et."

Hişam: Fedan olayım! Ben sizin huzurunuzda konuşmaktan sıkılıyorum. Zira sizin yanınızda konuşurken dilim tutuluyor.

İmam: "Ben emrettiğimde siz itaat ediniz."

Hişam: Bana haber verdiler ki Amr b. Ubeyd, gündüzleri Basra camisinde öğrencileri ile oturuyor, imamet ve yöneticilik hakkında konuşuyor ve Şia inancının imamet meselesi hakkında sağlam bir delile dayanmadığını vurguluyor.

Bunu duyunca çok rahatsız oldum. İşte bundan dolayı Kufe'den hareket edip Cuma günü Basra'ya ulaştım ve Amr b. Ubeyd'in bulunduğu mescide gittim.







Amr mescitte oturup bir grup halk da çevresini sarmıştı ve çeşitli konular hakkında ondan sorular soruyorlardı. Ben de halkın arkasında oturdum. Biraz geçtikten sonra Amr'e hitaben şöyle dedim:

Ey alim! "Ben garip bir kimseyim, sizden soru sormak istiyorum, müsaade eder misiniz?"

Amr: "Evet istediğin soruyu sora bilirsin" dedi.

Dedim ki: "Acaba senin gözün var mı?"

Dedi ki: "Bu nasıl bir sorudur? Gözümün olduğunu görmüyor musun? Artık bunu sormaya ne gerek vardır?"

Dedim ki: "Benim sorularım böyledir."







Dedi ki: "Gerçi senin soruların faydasız ve saçma sorulardır ama gönlün ne istiyorsa sor."

Dedim ki: "Acaba gözünüz var mı?"

Dedi ki: "Evet!"

Dedim ki: "Gözünüzle ne yapıyorsunuz?"

Dedi ki: "Görülecek şeyleri onunla görüyorum, renkleri ve onların çeşitlerini bu vesileyle ayırt ediyorum."

Dedim ki: "Burnunuz var mı?"

Dedi ki: "Evet!"

Dedim ki: "Onunla ne yapıyorsun?"

Dedi ki: "Onunla koklanacak şeyleri kokluyorum, böylece iyi ve kötü şeyleri birbirinden ayırt ediyorum."

Dedim ki: "Dilin var mı?"

Dedi ki: "Evet!"

Dedim ki: "Onunla ne yapıyorsun?"

Dedi ki: "Onunla konuşuyorum ve yemeklerin tadını tadıyorum."







Dedim ki: "Kulağın var mı?"

Dedi ki: "Evet!"

Dedim ki: "Onunla ne yapıyorsun?"

Dedi ki: "Onunla sesleri işitiyorum, bu vesileyle onları birbirinden ayırt edebiliyorum."

Dedim ki: "Kalbin var mı?"

Dedi ki: "Evet!"

Dedim ki: "Onunla ne gibi yararlar elde ediyorsun?"

Dedi ki: "Eğer benim diğer organlarım hata ve yanlışlığa duçar ulursa, kalp o yanlışlık ve hataları giderir."







Dedim ki: "Acaba organların kalpten ihtiyaçsız değiller mi?"

Dedi ki: "Hayır, kesinlikle."

Dedim ki: "Eğer bedeninin diğer organları sağlam olursa, o zaman kalbe ne ihtiyaçları olur?"

Dedi ki: "Bedenin organları, duydukları, gördükleri, kokladıkları ve tattıkları şeylerde şek ve şüpheye kapılırlarsa, şek ve şüpheleri giderilip de yakine varmaları için hemen kalbe başvuruyorlar."

Dedim ki: "O halde Allah Teala, şek ve şüpheleri gidermek için (insanın vücudunda) bir kalp bırakmıştır."

Dedi ki: "Evet!"

Dedim ki: "Ey bilgin adam! Eğer Allah Teala, senin bu küçük bedeninin işlerini düzenlemek, doğruyu batıldan ayırt etmek, şek ve şüpheyi gidermek için onda kalp isminde bir yönetici karar kılıyorsa, o zaman nasıl olur da Peygamber (s.a.a)'den sonra bütün kullarını yöneticisiz bırakıverir?







Nasıl olur da çeşitli konularda kendisine müracaat etmeleri ve neticede sapıklığa duçar olmamaları için onlara bir kılavuz tayin etmez?!"

Hişam sözünün devamında şöyle diyor: "Bu esnada Amr susup kaldı, öyle ki hiçbir cevap veremedi. Biraz düşündükten sonra bana dönerek şöyle dedi: "Sen Hişam b. Hekem misin?"







Ben: "Hayır!" dedim.

Amr: "Acaba onunla oturup kalkmış mısın, onunla irtibatın olmuş mu?" dedi.

Ben yine: "Hayır!" dedim.

Amr: "O halde sen nerelisin?" dedi.

Ben cevaben: "Kufe halkındanım" dedim.

Amr: "Öyleyse sen, Hişam'ın kendisisin!" dedi.







Hişam diyor ki: "Amr, benim Şia olduğumu ve İmam Cafer Sadık (a.s)'ın öğrencilerinden olduğumu anlayınca yerinden kalkarak beni bağrına bastı ve beni kendi yerinde oturttu. Ben orada olduğum müddetçe asla konuşmadı."

Hişam'ın sözü buraya vardığında İmam (a.s) gülerek şöyle buyurdu: "Hişam! Bu şekilde tartışmayı kimden öğrendin?"

Hişam cevaben: "Ben sadece senden öğrendiğimi beyan ettim" dedi.

İmam (a.s) buyurdu ki: "Andolsun Allah'a ki, senin yaptığın bu münazara, İbrahim ve Musa'nın suhuflarında yazılmıştır."( Bihar c. 61, s. 248)

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.