logo
24 HAZİRAN 2026

İmamoğlu lansmanında 'Korkma Erdoğan adayını açıkla' sloganları atıldı

CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun davetli olduğu halde etkinliğe katılmadığı öğrenildi.

05.01.2024 13:04:00 / Güncelleme: 05.01.2024 14:34:33
Kamil Alili
İmamoğlu lansmanında 'Korkma Erdoğan adayını açıkla' sloganları atıldı
İmamoğlu lansmanında 'Korkma Erdoğan adayını açıkla' sloganları atıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Haliç Kongre Merkezi'ndeki yeni dönem aday tanıtım toplantısına katıldı. 

Kılıçdaroğlu davetli olduğu halde katılmadı

CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun davetli olduğu halde etkinliğe katılmadığı öğrenildi.

Özel'den 'Korkma Erdoğan' sloganı atan partililere mesaj

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşması sırasında tribünlerdeki gençler "Korkma Erdoğan adayını açıkla" diye slogan attı. Slogan üzerine Özgür Özel, "Bir kez daha ertelemezse bir, iki güne kadar adayını açıklayacak. Ama biz açıklayacağı isimle meşgul değiliz. Biz isimlere karşı da değiliz. Bizim karşı olduğumuz şey, bir şehrin iradesini aşıp, o şehrin bir kişinin iradesiyle, o şehre hizmet etmek varken dışarıda söz verdiği yabancı devlet adamlarına, şeyhlere, emirlere o şehrin varlıklarının peşkeş çekilmesidir." dedi.

Özgür Özel, "Bugün şehirlerin sultanı İstanbul'da, Napolyon'un 'Bana dünyayı verseniz, ona başkent yaparım' dediği İstanbul'da, Fatih Sultan Mehmet'in çağ açıp, çağ kapattığı İstanbul'da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Bu devletin ziyneti, bu milletin gözbebeği' dediği İstanbul'da 5 yıldır İstanbul için çalışan, İstanbul için emek veren Ekrem İmamoğlu ve onun değerli ekibinin ikinci 5 yıl için 'Tam yol ileri' dedikleri bugünde hep beraberiz. Hepiniz hoş geldiniz" dedi.

"Gezi, Erdoğan'ın kin davasıdır"

"100 yıllık bir Cumhuriyetiz. 570 yıldır İstanbul'a hükmediyoruz. 953 yıldır Anadoludayız ve 2 bin 200 yıllık bir devlet geleneğinin sahibiyiz" diyen Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Öyle olunca devlet, egemenlik, birlik, beraberlik ne demek en iyi bilenleriz. Bir milletin devlet olması için bir ordusunun, ülkesinin, sınırlarının, kendisine ait parasının olması lazım. Elbette ki bu toplumun ortak sözleşmesi bir anayasası olması lazım. Bir Anayasamız var. Hepimizin çok memnun olduğu, hepimizin üzerinde tam mutabık olduğu bir anayasamız yok, tam ve sivil bir anayasamız yok. Ama değiştirilemez ilk 4 maddesi ile bayrağı, vatanın tanımı, yurttaşlığın tanımıyla hepimizin üzerinde mutabık olduğu maddeleri ile bir Anayasamız var. O Anayasa hepimize yetkiler, görevler, sorumluluklar veriyor. Değiştirilene kadar hepimizi bağlıyor. Tüm kurum, kişileri, yasama, yürütme, yargıyı bağlıyor. Eğer siz Anayasa'nın bir maddesini yok sayar, 'Benim için yok' derseniz bir başkasının başka maddeyi tartışmaya açmasını kabullenirsiniz. Maalesef öyle bir dönemde üretilmiş öyle yapay bir krizle karşı karşıyayız ki birileri çıkıyor Anayasamızın bir maddesine 'Bu madde benim için yoktur' diyor. Sebebi kendi kini, kendi güttüğü kin ve kan davası. Anayasa'nın 153'üncü maddesi hepimize Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu söylerken, birisinin  talimatıyla 5 kişi Anayasa'nın o sayfasını yırttı ve attı. Diyorlar ki 'Anayasa Mahkemesi kararı birinin aklına yatmazsa, biz onu uygulamayız.' Bu sefer bir başkasının Anayasa'nın 75'inci maddesini yok saymasına olanak tanır. O buradaki milletvekillerinin, o Devlet Bahçeli'nin, o Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un yok hükmünde olması demektir. Bir başkası bir gün gelir Anayasa'nın 101'inci maddesini yırtıp atar ve o Cumhurbaşkanının olmaması demektir. Bir başkası gelir Anayasa'nın bu sefer 154'üncü maddesini yırtıp atar, o bugün kendini her şeyin üzerinde gören Yargıtay hakimlerinin aslında hiçbir yetkileri olmadığı anlamına gelir. Yani birileri devletin çivisini almış çıkarmaya, devletin temeli olan Anayasa'yı yok saymaya kalkmaktadırlar. O her şeyi bilen ve karar veren, 'Bütün yetki bende' diyen birisini kişisel kini yüzünden olmaktadır. Onun derdi Gezi davasıdır. Gezi, İstanbul'un, hepimizin, Türkiye'nin onurudur ama o birisinin kinidir, kan davasıdır."

Gezi tutuklularını selemladı: Ağaçaları kesmeyin diyorlardı

"Elbette, 16 milyon İstanbullu olanı ve biteni bilmektedir. Ama burada 16 milyon İstanbullunun temsilcileri var. Burada 2 büyük ailenin temsilcileri var. Bunlardan bir tanesi Türkiye'nin en büyük, köklü Cumhuriyet Halk Partisi ailesidir. Bunlardan bir tanesi de İstanbul'a hizmet eden her yaştan, inançtan, memleketten koca yürekli, açık alınlı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailesidir. Bu 2 ailenin ortak bir evladı var, Tayfun Kahraman. Buradan Tayfun'u yürekten selamlayarak, Tayfun Kahraman'ın şahsında Osman Kavala'yı, Can Atalay'ı, Bakırköy Cezaevi'ndeki Mine Özerden'i, Çiğdem Mater'i selamlayarak, bütün Türkiye'ye bir şeyi hatırlatmak isterim. Öyle her şeyi bilen, her iyiliği yapan, her kötülükten mağduriyet çıkaran birisi bu insanların kendisine darbe girişiminde bulunduğunu iddia ediyor. Bu insanların her birisi kendi meslek örgütlerinin, kendi temsil ettikleri sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri olarak Taksim Dayanışması'nda yer aldılar. Gezi dayanışmasında, Taksim Platformu'nda yer aldılar. Bu insanlar, Gezi yaşanırken dönemin Başbakanı ile görüşmek istediler, yurtdışındaydı, dönünce görüştüler. Başbakan yardımcıları, AK Parti'nin yöneticileri ile görüştüler. Gezi'de bir kişinin daha burnu kanamasın diye gayret sarf ettiler. Gezi'de herkesin sağlıkla evine dönebilmesi için 5-6 madde istediler. 5-6 maddeden hiçbirisi 'Başbakan istifa etsin, bakanlar istifa etsin, hükümet düşsün, verin devleti biz yöneteceğiz' demiyordu. Ne diyorlardı? 16 milyon İstanbullunun gözünün içine bakarak söylüyorum ki ağaçları kesmeyin diyorlardı. Diyorlardı ki 'Ağaçları kesmeyin, Gazi Parkı'nı kesip de yerine topçu kışlası yapmayın. Atatürk Kültür Merkezi'ni, AKM'yi yıkıp yerine AVM yapmayın. Gençleri nezarethanelerde tutmayın. Söz verin ağaca dokunmayacağız diye, evimize dönelim' diyorlardı. Şimdi bu kent bilincinden bugün Gezi Parkı duruyorsa, sevgili Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Mine Özerden, Can Atalay sayesinde duruyor.  Atatürk Kültür Merkezi yıkılıp da yerine yenisi yapılmak yerine yandaşlara, o dönemde Suudi Arabistanlı iş adamlarına söz verilen AVM yapılmadıysa, AKM, AKM adıyla yerinde duruyorsa arkadaşlarımız sayesinde duruyor."

"Gazi Mustafa Kemal'i utanmadan pazarlık konusu yapmaya yelteniyorlar"

"Şimdi dönmüş diyorlar ki 'Efendim orada bize darbe yapmaya çalıştılar, mahkemeler salsa da salmayız. Anayasa Mahkemesi ne derse desin bırakmayız. Kararı ben veririm ben.' Ama geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet'in 100'üncü yılında, İstanbul ve Türkiye'nin gözbebeği 2 takımı Galatasaray ve Fenerbahçe, 100'üncü yılın son derbisini oynayacak. Alıyorlar, Riyad'a, Suudi Arabistan'a götürüyorlar. Sanki bilmezmiş gibi. Bunlar gelince Anıtkabir'e gitmiyorlar, sanki bilmezmiş gibi senin bir adım önünde gelip mehmetçiğin karşısına geçip, 'Merhaba asker' diye selamlamaktan, yani Türkçeyi saygı ile ağzına almaktan imtina edip, kendi dilinde selamlayan birisinin yapacaklarını bilmiyormuş gibi, İstanbul, İzmir, Türkiye'nin hak ettiği Cumhuriyet'in ilk 100 yılının son derbisini alıp götürüyorlar, orada Gazi Mustafa Kemal'i utanmadan pazarlık konusu yapmaya niyetleniyorlar. Sonra biz çıkıp, 'Her şeyden sen sorumlusun da burada niye sorumluluk almıyorsun' deyince açıklama yaptırıyorlar. 'Cumhurbaşkanımızın bu konuya dahli yok, bunu kulüplere sorduk, yaptık' diye. Dahlin yoksa, Gezi'den de elini çek. Dahlin yoksa, bu milletin evlatlarından da elini çek. Yok her şeyi sen biliyorsan, o maçı da oraya sen götürdün, o Suudi Arabistanlıları 'Atatürk'ü istemeyiz, İstiklal Marşı'nı okutmayız' diyecek hadsizliğinin de sorumlusu sensin Recep Tayyip Erdoğan. İşte bu ikiyüzlülüğe 'artık yeter' diyoruz. Artık bu yalana, bu kibre, bu iki yüzlülüğe yeter. Artık biz hep beraber bu güzel ülkenin, bu güzel ülkenin başta kurucu değerlerine, kurucu kadrolarına, Cumhuriyetin temel niteliklerine, laikliğe, Anayasa'ya, gençlerimize, kentlerimize ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkıyoruz. O yüzden değerli ilçe başkanlarım, değerli il başkanım, değerli büyük şehrimizin çalışanları. İstanbul'un 16 milyon güzel insanı hepinizi 14 Ocak günü saat 13.00'te, Ata'mızın da ebedi istirahatgahının olduğu Ankara'mızda Cumhuriyet ve Anayasamıza sahip çıkmaya, mitingimize bekliyoruz."

"Bu ülkeye parlamenter demokrasiyi getiren partiyiz"

"Biz CHP'yiz, biz bu ülkeye önce bağımsızlığı getiren partiyiz. Sonra bu ülkeye çok partili rejimi, parlamenter demokrasiyi getiren partiyiz. Sonra bu ülkeye sosyal devlet anlayışı ve sosyal belediyeciliği getiren partiyiz. Türkiye'de yerel yönetimler tarafından ilk kez ortaya konulan kentsel dönüşümden toplu konut projelerine, metrodan metrobüse, hafif raylı sistemden biyolojik arıtma tesislerine kadar tamamı bugün bu salonda çoğu olmayan, birkaçı olabilen CHP'li sosyal demokrat belediye başkanlarının ve onların inanmış kadrolarının eseridir. İstanbul'da ilk metronun temeli 1991'de Nurettin Sözen tarafından, İzmir'de Yüksel Çakmur tarafından atılmıştır. İlk tercihli yolu belediye başkanımız Aytekin Kotil hayata geçirmiştir. Yine 1992'de Nurettin Sözen İstanbul'un ilk doğalgaz projesine imza atmıştır. 0-1 yaş arası çocuklara süt dağıtımı aynı yıllarda Nurettin Sözen tarafından başlatılmıştır. İlk tanzim satış mağazası benim doğduğum yıl, 1974 yılında İstanbul Kağıthane'nin belediye başkanı Celal Altınay tarafından başlatılmıştır. İlk halk ekmek fabrikası 1977'de Ahmet İsvan tarafından hayata geçirilmiştir. Katı atık çöp işleme tesisleri, hızlı tramvay, öğrenci yurtları, yapı ve enerji kooperatifleri, çocuk belediyeciliği, ilk güneş santralleri, ilk çocuk ağız ve diş sağlığı merkezi, ilk uzay evi, ilk ekolojik kreş gibi Türkiye'nin ilk kez tanıştığı yerel yönetim hizmetlerinin hepsi bu belediye başkanlarının, sosyal demokratların eseridir. Hepsine minnet duyuyor, teşekkür ediyoruz. Aramızda olmayanlara gani gani rahmet diliyoruz."

"Çıkar çevrelerinin İstanbul'un kanını emmesine mani olduk"

CHP Lideri Özel, İmamoğlu'nun yaklaşık 5 yıllık başkanlık dönemine dair şunları söyledi:

"İl Başkanım Özgür Çelik ile birbirimizin elini sıktık. 2019'dan bugüne kadar İstanbul'da, bu güzel kentte neler olmuş hissederek, hislenerek ve gururlanarak izledik. Ben Sayın İmamoğlu, değerli başkanımızın neler yaptığını ve geleceğe nasıl bir vizyonla baktığını kendisinden hep birlikte dinlemek üzere sabırsızlanıyorum ama bir şeyi unutmamak lazım. Biz geldiğimizde, 'İsraf etmeyeceğiz, hortumları keseceğiz, bir sınıfa, küçük bir sınıfa hizmet yerine hizmeti 16 milyona yayacağız' demiştik. Birileri yüzde 89 garibandan vergi alıp, kodamandan yüzde 11 vergi alırken halen vergiyi tabana yaymaktan bahsede dursun, biz hizmeti tabana, hizmeti İstanbul'a, hizmeti 16 milyon kişiye yayıp bir takım çıkar çevrelerinin artık İstanbul'un kanını emmesine mani olduk. Hesabına, kitabına güvendiğimiz her şey gösteriyor ki çok basit bir hesapla İstanbul'a yapılan hizmet, bir önceki döneme göre dolar bazında yarı fiyatına yapılan hizmet olarak tam 2 katına çıkmış. Yani bu 4 katlık fark. Yani hani Rabia yapıyor ya, bu Rabia'nın bir tanesi ile 4 katına hizmet yapılmış. Yani israf, yani kayırmacılık, yani birilerine peşkeş çekilenler 16 milyon İstanbulluya, sizlere hizmet olarak dönmüş. Eskiden olup da şimdi olmayan nedir diye bakarsanız, örneğin pandemide hepimiz canımızla uğraşırken, hepimiz anamızı, babamızı, çocuğumuzu düşünürken birileri İstanbul'u düşündü. O trafiğin azaldığı günlerde İstanbul'un altını üstüne getirip bütün altyapıyı yenilediler. O günlerde bir televizyon programı için tesadüfen buradaydım, İSKİ çalışanlarını gördüm. Onlarla sohbet ettim, şefleri İSKİ Genel Müdürüne haber vermiş. İSKİ Genel Müdürü aradı. Dedi ki 'Başkanımızın talimatıyla bütün yağmur sularını fırsattan istifade denize ulaştırıyoruz. Bütün altyapıyı değiştiriyoruz, göreceksiniz bu iş bittikten sonra bir daha Üsküdar her yağmurda Üsküdar'a deniz yürümeyecek, bir daha hiçbir battı çıktı da sularla dolup da insan hayatını tehdit etmeyecek. Seller ve taşkınlar ne olursa olsun azalacak.' Bu sene yağan her yağmurda bu feraseti, bu öngörüyü, başarıyı görüp hepimiz hem gurur duyuyoruz, hem de CHP'de olmayan büyükşehirler ve şehirler adına İstanbul'a imreniyoruz. Bu kadroyu tebrik ediyoruz."

"Her bulduğu arsaya villa yapan zihniyet yok"

"İstanbullular, daha çoğunu her seferinde görüyorlar ama benim bugün İstanbul'da hem örgütümüz, hem İBB çalışanları, hem 16 milyonun temsilcileri ile karşı karşıya geldiğim ilk büyük tören. Ama bir öncekini,  Atatürk Fidanlığında Genel Başkan olarak ilk kez açılışa katılmıştım. Konum itibariyle inanılmaz bir yer. Alan 85 bin metrekare. Sarıyer'de denizden başlayarak giden muhteşem bir arazi. İlçe belediye başkanımız dedi ki 'Yıllardır bana şunu dediler. Gel buraya belediye binanı yapalım. Gel buraya sana da bir lojman yapalım. Biz burayı yerleşime açalım.' O direndi. Belediye meclis üyelerimiz direndi, İstanbul'un imdadına Ekrem İmamoğlu yetişti. Sarıyer'de o denizden başlayan ve denizi gören o muhteşem arsaya Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği olsa, dün konuşuyorlar ya, 'Yeniden Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği gelecek'miş. Oraya tam 400 villa, 40 milyar liralık bir rant. Bütün hedef oyken, şimdi orada kreşinden meslek edindirme kurslarına kadar, Atatürk'ün emaneti bahçıvanlık okulundan ilave bir tek tuğla konmadan mevcut binalarla İstanbul'a hizmet ve muhteşem bir yeşil alan var. Yani Ekrem İmamoğlu geldi, CHP geldi. Eskiden olan ne var da şimdi yok derseniz, her bulduğu arsaya villa yapan, ranta açan zihniyet yok. Bir de İstanbullular dinlendi biraz yahu. Öyle bir pata pata pata helikopter geziyor ya. Oradan bakıp da Katarlılara, Suudi Araplara, Birleşik Arap Emirliklerine kupon arsalar pazarlıyor ya, Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'un üstünde uçup kupon arsa pazarlayamıyor. Artık bu rant yok."

"Erdoğan, gençler 'adayını açıkla' diyor"

"Erdoğan, gençler 'Adayını açıkla' diyor. Bir kez daha ertelemezse bir, iki güne kadar adayını açıklayacak. Ama biz açıklayacağı isimle meşgul değiliz. Biz isimlere karşı da değiliz. Bizim karşı olduğumuz şey, bir şehrin iradesini aşıp, o şehrin bir kişinin iradesiyle, o şehre hizmet etmek varken dışarıda söz verdiği yabancı devlet adamlarına, şeyhlere, emirlere o şehrin varlıklarının peşkeş çekilmesidir. Bizim karşı olduğumuz şey, Fatih Sultan Mehmet'ten emanet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet, bugüne kadar hangi siyasi partiden olursa olsun, CHP'li, Demokrat Partili, Adalet Partili, Saadet Partili, ANAP'lı, Doğru Yollu, hangi partiden olursa olsun İstanbul'a, devlete hizmet eden, bu şehre hizmet eden belediye başkanlarımızdan emanet bu güzel şehrin, İstanbullunun iradesiyle değil bir tek adamın iradesiyle, 16 milyon için değil belli bir zümre için yönetilmesine itiraz ediyoruz. O yüzden ne yaparsa yapsınlar, kimi getirirlerse getirsinler hiçbir adaydan çekincemiz yok. İstanbul'u, İstanbullular için bir 5 yıl daha, İstanbulluların yüksek teveccühleri ile yönetecek olan Ekrem İmamoğlu'nu hepinizin huzurunda buraya davet ediyorum."

"Artık İstanbul senin"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise "Beni oy birliği ile aday ilan eden partimizin genel başkanı saygıdeğer Özgür Özel'e parti meclisi üyelerimize ve yetkili karar organlarında bulunan dava arkadaşlarıma gösterdikleri büyük güven ve beni destekledikleri için, yanımda oldukları için hepinizin huzurunda teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum" dedi.

"Artık İstanbul senin. O, 'İstanbul benim' diyen tek kişiden kurtuldu. İstanbul 16 milyonun, İstanbul herkesin" diyen İmamoğlu, konuşmasında ayrıca, "Her türlü engele rağmen az zamanda çok ve büyük işler başardık. Bunca engele rağmen başardıklarımız bize güven ve cesaret veriyor. Bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için karşınızdayım… 1 Mart 2024'te İstanbul'u yeniden kazanacağız. Hizmet ürettik, tecrübe kazandık. Artık küçüldükçe küçüldü o engelleme refleksleri. Toza dönüştü, görmüyoruz onları artık. Başarıya nasıl ulaşacağımızı artık çok daha iyi biliyoruz. Önümüze çıkarılan zorlukları aşa aşa ustalaştık. İstanbul başardı" ifadelerini kullandı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.