logo
10 MAYIS 2026

İmamoğlu’ndan Soylu’ya ‘terörist’ yanıtı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, üçüncü doz Kovid-19 aşısını olduktan sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, çeşitli terör mensuplarına mensup 557 kişinin İBB'de işe alındığı iddiasına yanıt veren İmamoğlu, "İBB'de, çeşitli terör örgütlerine mensup 557 kişi çalışıyor. Bak bak bak! 557 terör örgütü. Yani 86 bin İBB çalışanını zan altında bırakıyor. İlk gün cevap vermeyi düşündüm. 'Yok' dedim 'Bekleyeyim.' Dünü de bekledim. Niye? Yani şimdi ülkede sokakta gezen ya da bir kurumda çalıştığınızı bildiğiniz, 557 tane terör örgütü üyesi var diyeceksiniz… Bekledim ki herhalde gelip onları alacaklar İBB'den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip, tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil! Bu arada kimse gelmedi" dedi

10.12.2021 13:50:00
İmamoğlu’ndan Soylu’ya ‘terörist’ yanıtı
İmamoğlu’ndan Soylu’ya ‘terörist’ yanıtı

ŞİŞLİ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, üçüncü Kovid-19 aşısını olduktan sonra gazetecilerle bir araya geldi. Konuşmasının başında pandeminin halen devam ettiğini vurgulayan İmamoğlu, sırası gelen herkesi aşı olmaya davet etti. İmamoğlu'nun 3 ayrı başlıkta yaptığı değerlendirmeler şöyle oldu:

İBB'NİN BORÇLANMASI: EVET BORÇLANIYORUZ; ÇÜNKÜ 10 METRO YAPIYORUZ

"Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal bütçesini, Gazi Meclisi'mizde hep beraber izledik. Ne yazık ki hafta başından beri, TBBM'de, Türkiye'nin bütçesi konuşulacağına, İBB'nin bütçesi ve İBB'nin konuları konuşulur oldu. Bunlar tabii sadece bir konuşma değil, akıl dışı ithamlar, suçlamalar içerdi. Bu anlamda benim size bahsedeceğim birkaç başlık var. Birincisi; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütçeyle ilgili konuşması esnasında, gerçekten hani akla sığmayan, edebe sığmayan, patavatsızca hem benim şahsıma dönük, ismimle beraber, İBB de dahil olmak üzere iktidar üyelerince, özellikle bir borçlanmayla suçlandı. 'İBB borçlanıyor, şu oluyor, bu oluyor...' Evet, borçlanıyoruz. Çünkü İBB, 10 tane metro yapıyor. Borçlanıyoruz çünkü; İBB yönetimi değişir değişmez, tek bir devlet bankasından, İller Bankası'ndan tek bir kuruş dahi kredi kullandırılmayan bir kurumuz. Tek bir lira, kuruş. Ne devlet bankaları ne kamu kurumları üzerinden, İller Bankası üzerinden bir borçlanma, bir kredi imkanı sağlanmamıştır."

"İSTANBUL KADERİNE TERK EDİLMİŞTİ; BİZ TOPARLADIK"

"Hani seçimde, 'Kimin parasını, kime harcıyorsunuz' diyorlardı ya; bu da şöyle bir soruyu gerektiriyor: 'Kimin parasını, kimin kaynağını devletin bir başka kuruluşundan esirgiyorsunuz ya da kullandırtmıyorsunuz' sorusunun sorulacağı bir yer burası. Zira bu akıl, kötü bir akıldır. Seçim iptal edildiği için ben bu siyasi akla bir terim kullanmıştım. Hakkımda dava açıldı başka bir yere götürülerek ama bu akıl aynı yanlışı yapmaya devam ediyor. Ve ne yazık ki bizi mağdur ediyor. İstanbul kaderine terk edilmişti. Biz geldik, toparladık. 10 tane metro hattında birden çalışan bir şehir olduk. 2 tane metro hattını hazırlayan bir şehir olduk. Durmadan yolumuza da devam ediyoruz ve İstanbul'da iş üretiyoruz. Bakın bütçeyle ilgili ben esas kalemi vereyim. Bütün bunları bir kenara koysunlar. İBB'nin bütçesini Kasım ayında sundum. Üstünden 15 gün geçti ve sunduğumuz bütçeye, sadece 15 gün içindeki kur farkının getirdiği fark, 5 milyarın üzerinde. 5,5 milyara doğru gidiyor. Yani bir metro hattı kadar İBB para kaybetti. Bunları konuşun. Bunlar konuşulacağına, ne yazık ki, 10 metro yapan İBB'ye, Ekrem İmamoğlu'na laf atmayı, Türkiye'nin bu bütçesinde başlarını öne eğip utanç duyacaklarına, İstanbul'a laf atmayı kendilerine vazife kıldılar. Ama onlar konuşsun; biz yapmaya, iş üretmeye devam edeceğiz."



İETT İHALELERİ YANITI: GÖZLERİNİ NE KARARTIYOR; ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM

"Gelelim ikinci meseleye: İBB'nin 150 yıllık kurumu İETT. İETT'nin 2 milyar liralık ihalesinde, 700 milyon liralık yolsuzluk varmış. İhale, adrese teslim yapılmış. Öyleymiş, böyleymiş, bir şeyler daha ilave ettiler. Müfettişler görevlendirilmiş, vergi daireleri görevlendirilmiş, MASAK görevlendirilmiş… Ben ilave edeyim; FBI'ı görevlendirdiler, CIA'yi görevlendirdiler ve bizim bu ihaleleri kontrol edeceklermiş. Allah, bunların hepsine akıl versin. Öncelikle, buyursunlar, bekliyoruz. Bütün kamu kurumlarını denetleyebilirler. Bekliyoruz. Ama şunu söyleyeyim: Özellikle İBB'den bilgi aldıkları kişiler, Ankara'daki hem milletvekillerini hem de bakanları fena halde kandırmışlar, birçok konuda kandırdıkları gibi. Birazdan onunla ilgili de örnek vereceğim. İETT'de, bizden önce yapılan açık ihale oranı yüzde 74. İBB'yi biz teslim aldıktan sonra yapılan açık ihale oranı, yüzde 91'e çıkmış. 8 tane araç bakım ihalesi yapmışız. Bunları 4 farklı şirket kazanmış bir kere. Kıyameti koparttılar, '4 ihale de açık ihale olarak yapılmamış vesaire.' Hepsi açık ihaleyle yapılmış. Buna nasıl böyle bir hükümde bulunabiliyorlar? Gözlerini ne karartıyor; anlayabilmiş değilim."

MERCEDES'E ÇAĞRI: İFTİRALARA MÜSAADE ETMEYİN

"Burada marka ismi kullanacağım. Kullanmak mecburiyetinde bıraktılar. 'Yok efendim Mercedes firmasını biz ihaleye almamış.' Mercedes firması, ihaleye katıldı. Teklif de vermiş. Dolayısıyla buradan çağrı yapmak durumundayım Mercedes firmasına. Karşısında 150 yıllık İETT firması var. İETT'yle çalışan bir kurumdur Mercedes daha öncesinde de. Şu anda bile bizde dönen otobüsleri var. Dolayısıyla 150 yıllık İETT'ye, kendi markaları ve firmaları üzerinden iftira atılıyor. Bu iftiraya müsaade etmemeliler. Mercedes firmasını, çok acil olarak açıklama yapmaya davet ediyorum. Mutlaka açıklama yapsınlar. Buna bu iftiraya seyirci kalmasınlar, ayıptır. Bir avuç, yalan ve iftirayla konuşan insanlara müsaade etmeyecek böylesi bir uluslararası ve önemli bir kurum."

'TERÖRİST' YANITI: BAĞIMSIZ SAĞLIK KURULUŞLARI İÇİŞLERİ BAKANI'NI ANALİZ ETSİN

"Son olarak; en belki sıra dışı, en akıl dışı, gerçekten psikolojik analize de ihtiyaç olan bir konuya geliyorum. Bu psikolojik analize ihtiyaç duyulan konu da TBMM'de konuşması, tavırları gerçekten bilimsel olarak, tıbbi olarak incelenmesi gereken İçişleri Bakanı'yla ilgili. Ne demiş Sayın Bakan? İBB'de, çeşitli terör örgütlerine mensup 557 kişi çalışıyor. Bak bak bak! 557 terör örgütü. Yani 86 bin İBB çalışanını zan altında bırakıyor. Bakın bu Sayın Bakan'ın yaptığı ilk değil, onlarcasını yaptı. Dün itibarıyla ben aslında cevap verecektim. Hatta o ilk gün bile cevap vermeyi düşündüm. 'Yok' dedim 'Bekleyeyim.' Dünü de bekledim. Niye? Yani şimdi ülkede sokakta gezen ya da bir kurumda çalıştığınızı bildiğiniz, 557 tane terör örgütü üyesi var diyeceksiniz… Bekledim ki herhalde gelip onları alacaklar İBB'den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil! Bu arada kimse gelmedi yani. Siz de duymadınız herhalde. Meclisteki tutumu, tavrı, davranışları, kavga etme biçimi, psikolojik ruh hali, yüz ifadeleri açısından ben buradan çağrı yapıyorum. Ciddi bir öneride bulunuyorum ve bu önerim ciddiye alınsın istiyorum. Bağımsız sağlık kuruluşları, gelsinler ve bu psikolojisi ciddi şekilde bozulmuş Sayın Bakan'la ilgili bir analiz yapsınlar. Çünkü Türkiye'nin bu kadar önemli bir kurumunun başındaki insanın psikolojisi bu haldeyse, bizim kadim kurumumuz, İçişleri Bakanlığımız tehlike altında demektir. Yani bu şekilde ithamda, iftirada bulunan bir insan, -daha önce de İBB'ye dair saçma sapan hamleleri olmuştur, sizler de şahitsinizdir- kurban toplanmasına yasak getirmek gibi bir takım davranışları, bir takım hareketleri, parayı bloke etme çabasındaki iktidar mensubu olmanın verdiği telaşlı davranmalar… Bunları normal karşılıyorum ama bu normal değil. Gerçekten ciddi bir muayeneye tutulmalıdır. İçişleri Bakanlığı değerli bir makam. Sağlıklı ve rasyonel bir biçimde İçişleri Bakanlığı'nın yönetilmesi şarttır."

İBB'DE İŞE ALINAN VE İŞTEN ÇIKANLARIN RAKAMLARINI PAYLAŞTI

"İBB'de dendi ki; '45 bin kişiyi işe aldı Ekrem İmamoğlu.' Aradan bir ay geçmedi; İçişleri Bakanı ne dedi? '33 bin kişi aldı.' Bakın, 45 bin dediğinde, ben dedim ki; 'Yalan konuşuyorsunuz.' Ne oldu? En azından 12 bin kişi yalan konuşulduğu ortaya çıktı. Sadece o değil. Bizde şöyle günlük bir tablomuz vardır kurum kurum. 20 bin 958 eleman girdi İBB'ye. 20 bin 958 işe girişin içerisinde de farklı farklı işe giriş modelleri var. Örneğin; yeni çıkarılan kurala göre, taşeronda çalışan -ki Ağaç A.Ş. ana kaynağı- 3 bine yakın insan, buradan otomatikman işe alındı. 45 bin nerede? 33 bin nerede? 20 bin nerede? Yalan konuşuyorlar. İstanbul'daki temsilcileri de yalan konuşuyor, bu sayıyı veren Sayın Bakan da yalan konuşuyor, az önce attığı iftiralar gibi. Buna karşılık 15 bin çıkış yapıldı. 86 bin kişilik yapıda, 15 bin. 15 binde, tarafımızdan yapılan akit feshi, 3 bin 376'dır. Yani biz, 15 bin kişiyi çıkartmadık. Niye? Mesela 3 bin 17'si zaten kendisi ayrılmış. Örneğin; 3 bin 770'inin emekliliği gelmiş. Yani, '15 bin kişiyi biz işten çıkarttık, 20 bin kişiyi aldık…'; o da değil yani. Bunun farklı modelleri var. Mesela 20 bin kişinin içinde, yüzlerce hatta binlerce diyebileceğimiz sayıda, kurumlardan bize nakiller var. Aynen bizden başka kurumlara nakil gittiği gibi. Dolayısıyla, bizde sayılar net."

"SAYIN BAKAN'IN İTİBARI, BENİ İTİBARSIZLAŞTIRMAYA ASLA YETMEZ"

Günün sonunda şunu söyleyeceğim.: Anayasada güvence altına alınan, 'Meclis'te söz söyleme hürriyetini koruma' diye bir kural vardır. Son Meclis'te yapılan tavırlar, ortaya atılan yalan ifadeler, iftiralar, karalamalara… Tabii Sayın Bakan'ın itibarı, beni itibarsızlaştırmaya asla yetmez. Onu ifade edeyim. Ama ben, kanuni hakkımı arayacağım. Kişisel haklarıma saldırı, İBB'ye saldırı üzerinden, hukuk önünde hakkımı arayacağım. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmayan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kadim kurumu İçişleri Bakanlığı'na yakışmayan ve ne yazık ki şu kötü ve zor günlerde, yani insanların ekonomik olarak belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kısa zamanda bu kadar fakirleştiği bir dönemde, bir de böyle toplumun ruh halini bozacak, toplumu ne yazık ki daha da karamsarlığa itecek tavırları gösteren bir bakanla karşı karşıyayız. Allah, milletimizi de onun gibi yöneticilerin karşısında korusun. İnsanları bölüştürmeye, insanları bölmeye, uzaktan sokakta yürüyen vatandaşları 'terörist' ilan etmeye, kurumda çalışan insanları 'terörist' ilan etmeye devam ediyorlar. Ama dediğim gibi, bağımsız tıp kuruluşlarını buradan tekrar davet ediyorum göreve. Tıbben bu beyefendiyi analiz etsinler, incelesinler; ülkemize daha fazla zarar vermesin diye."

"33 DOSYANIN HİÇBİR TANESİNDEN GÖZÜMÜZÜ AYIRMIYORUZ"

İmamoğlu'nun gazetecilerden gelen aşağıdaki sorulara yanıtları ise şöyle oldu:

- İçişleri Bakanı'nın İBB'nin el kolon yolsuzluk dosyalarıyla ilgili de bir açıklaması oldu. 21'i hakkında hukuka aykırılık olmadığı tespit edilmiş, 6'sıyla ilgili ön inceleme izni verilmiş. Bu 21 dosyanın akıbeti ne olacak?

"Az önce söylediğim analizleri yapan bir insanın, '21 dosyada hiçbir şey yoktur' demesine inanmanız mümkün mü? İnanmam mümkün mü? Ona bırakır mıyım ben onu? 33 tane dosyamız var soruşturmaya tabi tutulan. Bu dosyaları Bakanlık, usulsüz bir biçimde elimizden almıştır. Böyle bir uygulama yapılmamıştır daha önce. Almıştır. Sindirmeye çalışmıştır. Bir yılı aşkın süredir ellerinde tutuyorlar. Şimdi, 'Efendim yirmi birinde hiçbir şey bulunamadı.' Hadi oradan. Hadi oradan. He birini analiz edeceğiz. Her biri takibimizdedir. Hiçbir şekilde, o 33 dosyanın hiçbir tanesinden bile gözümüzü ayırmıyoruz, takip ediyoruz. Görev yapmamız engelleniyor. Aynen az önce dediğim gib; devlet bankalarının bize 1 lira vermemesi gibi, İller Bankası'nın bir lira vermemesi gibi… Bakın bütün kurumları zapt edilmiştir. Aynen bu biçimde şu anda da bizim soruşturma yapmamız, yolsuzluklarla ilgili derinlemesine araştırma yapmamız engellenmektedir. Ama her bir dosyayı, tek tek analiz etmeye devam edeceğiz."

"BENİ İLGİLENDİREN MİLLETİN FAKİRLEŞMESİ VE YOLSUZLUKLARA MÜDAHALE EDİLMEMESİ"

- Bu konu size çok soruldu. Çok kez cevap verdiniz ama bir de gündemin diğer bir maddesi, Cumhurbaşkanlığı konusu var. Her seferinde Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda geri durdunuz ve en son yaptığınız açıklamada 'Gündemimde yok' dediniz. Bu konuyu hiç CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüşme durumunuz oldu mu ve sizin gönlünüzde yatan bir aday var mı?

"Sayın Genel Başkanımızın, benimle konuşacak o kadar konuları var ki. 100 tane konusu var; biri bu değil. Biri bile bu değil. Dolayısıyla şu anda Millet İttifakı, başta CHP Genel Başkanı, Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, bu konulara odaklı çalışmalar sürdürüyorlar. Beni ilgilendiren ve ülkemizi ilgilendiren, benim az önce anlattığım konular; dövizin artışı, milletin fakirleşmesi, yapılan yolsuzluklara müdahale edilmemesi, yalan ve iftirayla insanların bölünmesi meselesidir. Benim başka bir konum yok. İstanbul'la ilgileniyorum."



Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor


 
 
Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısı ile ilişkilendirilse de bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. “Sessiz kalp krizi” olarak tanımlanan bu tablo, kişinin kriz geçirdiğini fark etmeden günlük yaşamına devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle risk grubundaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. 

09.05.2026 14:30:00
MURAT ÇORBACI
 Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor
 Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor

Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısı ile ilişkilendirilse de bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. "Sessiz kalp krizi" olarak tanımlanan bu tablo, kişinin kriz geçirdiğini fark etmeden günlük yaşamına devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle risk grubundaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.


Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, sessiz kalp krizinin sinsi bir şekilde ilerlediğini belirterek, "Hastalar çoğu zaman ciddi bir sorun yaşadıklarının farkına varmıyor. Hafif yorgunluk, mide rahatsızlığı ya da kısa süreli nefes darlığı gibi belirtiler göz ardı edilebiliyor" dedi.

Sessiz kalp krizinin en tehlikeli yönü, kalp kasında hasar oluşturmasına rağmen kişinin bunu fark etmemesi oluyor. Bu durum ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi ciddi tablolara zemin hazırlayabiliyor. Sessiz kalp krizi bazı gruplarda daha sık görülüyor. Uzm. Dr. Solakoğlu'na göre risk grubunda yer alan kişiler şöyle sıralanıyor: Diyabet hastaları, kadınlar, ileri yaş bireyler, yüksek tansiyon hastaları, kolesterol düzeyi yüksek olan kişiler... Sessiz kalp krizinde görülen belirtiler çoğu zaman günlük yorgunlukla karıştırılabiliyor. Bu durum erken müdahale şansını azaltıyor.

Uzm. Dr. Solakoğlu, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı: Nedensiz yorgunluk, hafif göğüs sıkışması, nefes darlığı, mide bulantısı veya hazımsızlık hissi, soğuk terleme... Sessiz kalp krizlerinin tanısında bazı testler kritik rol oynuyor. Bu testler şunlar: EKG (Elektrokardiyografi), kan testleri (troponin düzeyi), efor testi, BT, kalp, kalsiyum kkorlama, BT anjiyografi, koroner arter, 3 boyutlu görüntüleme, koroner anjiyografi...
"Daha önce fark edilmemiş bir kalp krizi, rutin kontroller sırasında ortaya çıkabiliyor" diyen Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti.

Sessiz kalp krizi riskini azaltmak ve erken fark etmek için şu adımlar öne çıkıyor:
1. Düzenli kalp kontrollerini ihmal etmemek
2. Tansiyon ve kolesterol seviyelerini takip etmek
3. Diyabet kontrolünü sağlamak
4. Ani ve açıklanamayan şikayetlerde doktora başvurmak
5. Sağlıklı beslenme ve aktif yaşam tarzını benimsemek.

Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?


 
Yaşla ilgili yorgunluk, tıptaki en az tartışılan durumlardan biri olabilir. Evde buna kötü tavır denir. Doktorlar için ise sadece yaşlılık! Ve bunu yaşayan insanlar için ise tam bir yenilgi. Ama kimse bunun vücudun içinde nasıl gerçekleştiğini sormayı aklından bile geçirmez.

09.05.2026 11:48:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?

Mitokondri meselesi

Hücrelerin içinde enerji üretmekten sorumlu küçük organlar olan mitokondrilerin 60 yaşından sonra sayıları azalır ve verimlilikleri düşer. Gençliğinizde üstesinden rahat egldiğiniz yürüyüş, aniden çok daha küçük bir kaynaktan çok daha fazla enerji çekmeye başlar. Bu yorgunluk hissi, hayal gücünün değil, fizyolojinin doğrudan bir fonksiyonudur. Vücudunuzda işleyen temel hücresel aritmetiktir yani!







Kas atrofisi durumu daha da kötüleştirir

30 yaşından sonra, düzenli kuvvet antrenmanı yapılmadığı takdirde, vücudumuz her on yılda bir yüzde 3 ila yüzde 5 arasında kas kütlesi kaybeder. Kas dokusu yüksek metabolik potansiyele sahiptir, yani enerjiyi verimli bir şekilde yakar ve hareketi etkili bir şekilde üretir. Kas dokusu azaldıkça, normal aktiviteler genel enerji kapasitenizin daha büyük bir bölümünü gerektirmeye başlar. 75 yaşında, 35 yaşına kıyasla yüzde 40 daha az kas kütlesiyle merdiven çıkmak, biyomekanik olarak 35 yaşında sırt çantasıyla merdiven çıkmaya eşdeğerdir. Ve evet, yorgunluk hissi gerçekten daha güçlüdür. Hayal ürünü değil. Ve bir zayıflık belirtisi de değil.







Uyku kalitesi 60 yaşından sonra önemli ölçüde değişir.

Hücre yenilenmesinin gerçekleştiği derin, dinlendirici uyku 60 yaşından sonra çok daha nadir hale gelir. Yatakta sekiz saat geçirmek ama sadece altı saat etkili uyku almak, kaç saat uyuduğunuzdan bağımsız olarak vücudunuzun yetersiz bir iyileşme ile çalıştığı anlamına gelir. Sekiz saatlik uykudan sonra yorgunluk bir gizem değil. Sadece yanlış ölçüm. Saatler harcandı. İyileşme olmadı.







Hipotiroidizm, yaşlı yetişkinler arasında en sık gözden kaçan tanıdır

Metabolik hormonların yetersiz üretimi sonucu ortaya çıkan ve genellikle normal yaşlılık belirtileriyle karıştırılan, önemli yorgunluk, ısı intoleransı ve bilişsel bozukluklar, aslında basit kan testleri kullanılarak tiroid hormonu replasman tedavisiyle kolayca tedavi edilebilir. Bununla birlikte, dünya genelinde yaşlı nüfusta en sık yanlış teşhis edilen durumdur.
Düşük seviyeli kronik enflamasyon (günümüzde enflamasyonla yaşlanma olarak adlandırılan durum) sürekli arka plan seviyesinde enflamasyon cevabını sürdürmek için büyük enerji harcamasına neden olur, yorgunluk ve genel olarak bitkinlik hissi dışında hiçbir belirti göstermez. Hemen hemen her dejeneratif yaşa bağlı duruma katkıda bulunur ve beslenmeden büyük ölçüde etkilenir.







Peki yorgunluğu azaltmak için ne yapılabilir?

1. Akdeniz tipi beslenme
2. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları tedavi ettirmek
3. Elbette egzersiz... Kuvvet antrenmanı, mobilite, tempolu yürüyüş ve koşu gibi aerobik egzersizler elzem...

DSÖ'den bir kritik hantavirüs açıklaması daha


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hantavirüsün küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiğini, bu nedenle epidemiyolojik durumu izlemeyi ve risk değerlendirmesini güncellemeyi sürdüreceğini bildirdi.

09.05.2026 11:10:00
HABER MERKEZİ/AA
DSÖ'den bir kritik hantavirüs açıklaması daha
DSÖ'den bir kritik hantavirüs açıklaması daha

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin yeni bir yazılı açıklama yaptı.







Açıklamada, 2 Mayıs'ta bir yolcu gemisinde ciddi solunum yolu hastalığı olan bir grup yolcunun DSÖ'ye bildirildiği kaydedilerek, "O sırada, gemi işletmecisine göre, gemide 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu ve 34 yolcu ve mürettebat daha önce gemiden inmişti" denildi.







Hepsi And virüsü

Daha sonra 8 Mayıs itibarıyla 3 ölüm de dahil toplam 8 şüpheli hantavirüs vakasının bildirildiği kaydedilen açıklamada, 6 şüpheli vakada hantavirüs enfeksiyonu olduğunun doğrulandığı ve tümünün "Andes (Güney Amerika'daki And Dağları kaynaklı)" virüsü olarak tanımlandığı aktarıldı.







İzlemede olacağız

Açıklamada, DSÖ'nün uluslararası temas takibini desteklediğine değinilerek, "DSÖ, bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. DSÖ, epidemiyolojik durumu izlemeye ve risk değerlendirmesini güncellemeye devam edecek. Gemideki yolcular ve mürettebat için risk orta düzeyde kabul ediliyor" denildi. Şu anda 4 hastanın hastanede tedavi gördüğü belirtilen açıklamada, bunlardan birinin Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde yoğun bakımda olduğuna, ikisinin Hollanda'daki farklı hastanelerde ve diğerinin de İsviçre'nin Zürih kentinde bulunduğuna işaret edildi.







Hantavirüs nedir?

Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.
Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.
Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.

Arnavutköy'de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın

Arnavutköy'de gece saatlerinde ahşap kalıp üretim tesisinde yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle tesisin tamamı alevlere teslim olurken, çeşitli patlamalar da meydana geldi. Ekiplerin uzun süren çalışması sonucu söndürülen yangında ölen ya da yaralanan olmadı

09.05.2026 06:10:00
İHA
Arnavutköy'de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın
Arnavutköy'de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın
Yangın, saat 01:30 sıralarında Arnavutköy Anadolu Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi'nde bulunan ahşap kalıp üretim tesisinde meydana geldi. Henüz nedeni bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın geniş alana yayılarak yoğun duman oluşturdu. Yangın sırasında çeşitli patlamalar meydana geldi.








Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekibi sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından geniş alana yayılan yangında ölen ya da yaralanan olmadığı belirlendi. İtfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından duman tahliyesi yapılarak yangın söndürüldü.








Mahalle sakini Celal Malgaç, "Gece biz yatıyorduk, geç saatlerdi. Kardeşim bizi uyandırdı. Öncelikle çocukları dışarı çıkardık, hemen sonrasında itfaiyeyi çağırdık. Ekipler önce üst tarafa geldi, asıl yangın buradaydı. Biz uyardık, sonrasında buraya geldiler ve olaya müdahale ederek yangını söndürdüler" dedi.

Öte yandan polis ekipleri, yangının çıktığı caddeyi kontrollü şekilde trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. Çıkan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor


 
İstanbul Planlama Ajansı, İstanbulluların ekmek tüketim alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı. Araştırmaya göre sağlıklı beslenme bilinciyle beyaz ekmek tüketimi azalırken, tam buğday ekmeği daha çok tercih edilmeye başlandı. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 67’den yüzde 49’a gerilerken, tam buğday ekmek tüketimi yüzde 19’dan yüzde 34’e yükseldi. 

09.05.2026 01:31:00
Haber Merkezi
Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor
Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor

İstanbul Planlama Ajansı, İstanbulluların ekmek tüketim alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı. Araştırmaya göre sağlıklı beslenme bilinciyle beyaz ekmek tüketimi azalırken, tam buğday ekmeği daha çok tercih edilmeye başlandı. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 67'den yüzde 49'a gerilerken, tam buğday ekmek tüketimi yüzde 19'dan yüzde 34'e yükseldi.

Tam buğday, kepekli, çavdar ve glütensiz gibi sağlıklı ekmek türlerini tercih edenlerin oranı yüzde 37.1 iken, bu ürünleri tercih etmeyenlerin oranı da yüzde 36.9 oldu. Sağlıklı ekmek türlerini tercih etmemenin başlıca nedeni sorulduğunda katılımcıların yüzde 36.8'i alışkın olmadığını söyledi.

Araştırmaya göre İstanbulluların ekmek tüketiminin en yüksek olduğu öğün yüzde 45.4 ile kahvaltı oldu. Kahvaltıyı yüzde 37.4 ile akşam yemeği takip etti. Öğle yemeğinde ekmek tüketme oranı ise sadece yüzde 4.6 oldu.

Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi

Sakarya'nın Hendek ilçesinde buhar kazanında patlama meydana gelen ve ardından yangın çıkan fabrikada 8 işçi yaralandı. Olay yeri havadan görüntülendi

08.05.2026 18:41:00
İHA
Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi
Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi
Hendek ilçesi Kargalı Hanbaba Organize Sanayi Bölgesi 10. Sokak üzerinde konveyör bant üretimi yapan bir fabrikada henüz bilinmeyen sebeple buhar kazanında patlama yaşandı.






Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, işçiler kısa sürede tahliye edildi. Patlama ve yangın esnasında 1'i ağır toplam 8 işçi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Bölgeye ulaşan ekiplerce çevrede geniş çaplı güvenlik önlemleri aldıktan sonra itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi ile yangın kısa sürede kontrol altına alındı. 






Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından civardaki hastanelere sevk edilirken, ağır yaralanan işçinin Kocaeli'ne sevk edildiği öğrenildi.








Öte yandan, güvenlik kamerasının kasası incelenmek üzere jandarma ekiplerince alınırken, patlamanın yaşandığı fabrika ise havadan görüntülendi.













Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi

08.05.2026 16:53:00
İhlas Haber Ajansı
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi.
EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı'nın asıl safhası 19, 20 ve 21 Mayıs tarihlerinde icra edilecek. Bu tatbikatın hazırlıkları kapsamında Demircili mevkiinde TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı için zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muhabere araçları sahilden TCG-Ç-154 ile TCG-Ç-158 gemilerine yüklendi. Gündüz yükleme ve bindirme faaliyetlerinde amfibi komandoların da gemilere binmesinin ardından birlikler deniz üzerinden Doğanbey bölgesine geçti. Gece faaliyetleri kapsamında ise TCG-Ç-158 gemisinden gece şartlarında sahile darbe atışı yapıldığı, ardından karaya kapak atılarak çıkarma operasyonu düzenlendiği ve zorlu eğitimlerin birliklerin planlı geri çekilmesiyle başarıyla tamamlandığı bildirildi.İHA

Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı

ODTÜ bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı

08.05.2026 15:46:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:40:04
İhlas Haber Ajansı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs'ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama', 'Nitelikli Kasten Yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi.

İlhan Kaya'nın 16 suç kaydı var

İlhan Kaya'nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi.

Celal Elmacı'nın 27 suç kaydı var

Celal Elmacı'nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor.

Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu'nun 4 suç kaydı var

Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar'ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu'nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş'in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut.

İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı'nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.

Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişinin Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı. Firarilerin Gürcistan, Almanya, Yunanistan, ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı bildirildi

08.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan 48 kişinin Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber, Asayiş ve TEM birimlerinin koordineli çalışmaları sonucu operasyonlar gerçekleştirildi.

27 kişi kırmızı bültenle aranıyordu
Açıklamada, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği sonucunda kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişi olmak üzere toplam 48 kişinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığı belirtildi.

Şüphelilerin Gürcistan'da 31, Almanya'da 7, Yunanistan'da 2 kişi olmak üzere ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı açıklandı.

Çok sayıda suçtan aranıyorlardı
Bakanlığın açıklamasında, Türkiye'ye getirilen kişilerin, "kasten öldürme", "tasarlayarak öldürme", "kasten yaralama", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "uyuşturucu madde kullanma ve ticareti", "dolandırıcılık", "hırsızlık", "yağma", "silahla tehdit", "silahlı terör örgütüne üye olma", "çocuğun cinsel istismarı", "resmî belgede sahtecilik", "vergi usul kanununa muhalefet", "kaçakçılık" ve "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçlarından arandığı bildirildi.

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor. Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın eleştirilerde bulunduğu ve Yılmaz Özdil'in istifa ettiği süreç, bugün yayımlanan manşetle yeni bir evreye girdi. Gazete, Özgür Özel ile yapılacak olan özel röportajı duyurdu

08.05.2026 11:33:00
Haber Merkezi
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP yönetimi ile Sözcü Medya Grubu arasında bir süredir devam eden gerilim, yerini barışma adımlarına bırakıyor. 1 Nisan tarihinde CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dönemin Sözcü Medya Grubu Başkanı Yılmaz Özdil'e yönelik sert eleştirilerde bulunmuş, kanalın yayın çizgisini eleştirerek, "A Haber kafasıyla devam edebilirsiniz. Ama herhalde izleyici ve dinleyici bunların notunu veriyordur" ifadelerini kullanmıştı.

Bu çıkışın ardından 6 Nisan'da Yılmaz Özdil, hem gruptaki görevinden hem de köşe yazarlığından istifa ettiğini duyurmuştu. Ayrılığın ardından gazetenin manşetlerinde Özgür Özel'in İsrail açıklamaları yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadelerine yer verilmesi, dikkatlerden de kaçmamıştı.

Sözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyorSözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyor

CHP ile yaşadığı gerilim nedeniyle son dönemde izleyici ve okuyucu kaybı yaşadığına dair yorumlarla gündeme gelen Sözcü grubu, bugün dikkat çeken bir hamle yaptı. Gazete, bugünkü manşetinden "Siyasetin gündemi Sözcü TV'de belirlenecek" başlığıyla Özgür Özel'in canlı yayın konuğu olacağı özel röportajı duyurdu.

"Özgür Özel ile özel röportaj bu akşam saat 20.00'de kaçırmayın" notuyla paylaşılan bu gelişme, parti-televizyon arasındaki buzların eridiğine dair bir işaret olarak yorumlandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.