logo
28 EYLÜL 2026

İmtihan ve imtihan sırrı

Peygamberimiz (s.a.a.v.) buyurdu: “Allah sevdiği kuluna azap etmez, fakat onu imtihan edebilir

04.05.2026 00:26:00
Haber Merkezi
 
İmtihan ve imtihan sırrı
İmtihan ve imtihan sırrı
"Peygamberimiz (s.a.a.v.) buyurdu: "Allah sevdiği kuluna azap etmez, fakat onu imtihan edebilir."

Mü'min, Allah'ın kendisini, peşinden gelecek dünyevi ve uhrevi bir yarar olmadığı sürece imtihan etmeyeceğini bilir. O, (Allah'ın göndereceği) imtihana razıdır ve sabırlıdır, Rabb'ine karşı herhangi bir suçlayıcı tavır takınamaz...

Nebî -sallâllahu aleyhi vesellem- hilafsız mahbûbların efendisidir. Ve insanlar arasında en şiddetli belâya uğrayan da o olmuştur. Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Allah'tan hiç kimsenin korkmadığı kadar korktum. Hiç kimsenin çekmediği kadar eziyet çektim. Bilâl'in koltuk altına sıkıştırıp getirdiği dışında hiçbir yiyeceğim olmadan, otuz gün ve gece geçirdim."







Sallallahu Aleyhi Vesellem yine buyurmuştur ki: "Biz nebîler topluluğu; insanlar arasında en fazla belâya maruz kalanlar. Sonra; faziletliler ve daha az faziletliler..."

Sallallahu Aleyhi Vesellem yine şöyle buyurmuştur: "Ben, Allah'ı en çok tanıyanınız ve O'ndan en çok korkanınızım."

Neden mahbûb belâ ile imtihan edilir ve neden murad olan nazlı korkutulur?

Bunun; cennetteki âlî menzilelerine ulaşmalarından başka bir nedeni olmadığına işaret etmiştik. Çünkü cennetteki makamlar dünyadaki amellerle yükseltilir ve arttırılırlar…

Seni imtihan edecek diye Allah'tan kaçma. O seni imtihan ediyor ki; sebeplere tutunup kapısını terk edecek misin, etmeyecek misin; dış görünüşe aldanacak mısın, yoksa gerçeği mi bulacaksın; idrak edenin kapısına mı gideceksin, yoksa idrak etmeyenin mi; görenin mi, yoksa görmeyenin mi kapısına baş koyacaksın?

İnsanın başına bir iş gelirse; önce kendi kendine kurtulmaya çabalar; muvaffak olamayınca etraftan yardım istemeye koyulur. Padişahlara gider, rütbe sahiplerine yalvarır. Zenginlere koşar, hal sahiplerine gider, dua ister, himmet ister. Eğer hasta ise doktora gider şifa arar.

Bununla da kurtulamayacağını anlayınca Allah'a döner. Eğer kendi işini yapabilseydi, halka dönmeyecekti. İşini halkta bitirebilseydi; Hakk'a dönmezdi.







Burada da arzusu biraz geç kalmaya başlar. Fakat gidecek başka hiçbir yeri kalmamıştır. Durur yalvarmaya başlar. Dua eder, sena eder, ihtiyaçlarını teker teker sayar, yalvarır… Sonra bu halden de usanır; yaptığı dua ve niyazın işe yaramadığını zanneder. Bu kere dua da dâhil her şeyi bırakır. Saf temiz bir halde beklemeye başlar.

Bu kez kader-i ilahi (Allah'ı emri) neyse o zuhura gelir. Olacak olur, her şeyde Allah'ın kudretini, kuvvetini sezer.

Hakk'ın işinden başka şey görmez. Gözü O'nu görür, kulağı O'ndan işitir. Başka bir şey görse veya işitse, O'nun için görür ve O'nun için işitir… Her halde Hak'la mutmain olur. O'nun sözüyle ünsiyet peyda eder. Daima O'nun zikrine koşar. Kuvvetini Hak'tan alır. O'na tevekkül eder. Yolunu O'nun marifet nuruyla bulur…

Âdemoğlu'nun kalbi, hayır ve şer, izzet ve zillet, zenginlik ve fakirlik halleri ile istikametini bulur. Bu haller durmadan değişir. Bu değişiklik arasında kul, bütün nimetin Allah tarafından olduğunu anlar ve şükür yolunu tutar. Burada şükrün gerçek manası, tam manasıyla taattir.







Dilin ve diğer duyguların İlahi kudret önünde sesini kesmesi ve itiraz göstermeden bütün hallere sabırla karşı koymasıdır.

İman sahibinin bir adımı şükür, diğeri sabır olursa muvaffakiyet onu takip eder. Ve Şah'ın kapısını hemen görür…

Oğul! İmtihandan ve imtihana sabretmekten kaçınma! Ne imtihansız olur, ne de ona sabretmemek. Dünyanın yaradılışı senin hatırın için nasıl değişebilir! Varlıkların en hayırlıları olan peygamberler bile hep imtihan edilegelmişlerdir.

Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) Allah'ın en sevgili kuluydu ve her şey O'nun için yaratılmıştı. O bile vefat edinceye dek fakirlikle, ihtiyaçla, açlıkla, savaşla ve insanların türlü eziyetleriyle sınandı.

Allah'ın ruhu ve kelimesi olan, varlık sebebi bir erkek olmayan, anadan doğma körü ve alaca hastasını iyileştiren, ölüleri bile dirilten ve duası makbul olan Hz. İsa'nın da kavmi başına bela olmuştu. Annesine iftira ediyorlar ve onu tartaklıyorlardı.

Neticede o ve havarileri onlardan kaçtılar. Ne ki, yine yakaladılar, dövüp işkence ettiler. Hz. İsa'yı asmaya kast ettiler. Ama Allah O'nu onların elinden kurtardı ve yerini düşmanlarına gösteren havariyi astırdı.







Hz. Musa'nın da başına nice sıkıntılar geldi. Hâsılı; peygamberlerden her birinin kendine mahsus bir imtihanı olmuştur.

Allah, en sevdiği kullar olan peygamberlerine bile böyle muamele etmiştir. Peki ya sen kimsin ki, Allah'ın sen ve dünya hakkındaki bilgisini değiştirmesini istiyorsun!

(Hz. Yusuf) Kardeşlerine topluca baktı, aralarında Bünyamin'i fark etti ve ona merhameti kabardı. Onları bir masaya oturttu ve kardeşi Bünyamin'i yanına alarak onunla birlikte yemek yedi.

Yemeği bitirdikleri zaman Bünyamin'in kulağına, "Ben kardeşin Yusuf'um" diye fısıldadı ve Bünyamin bu habere çok sevindi.

Sonra Hz. Yusuf; "Seni bir şey çalmış gibi gösterip hırsızlıkla suçlamak istiyorum. Bu musibete sabret" dedi.

Kardeşleri, Hz. Yusuf'un Bünyamin'e gösterdiği ilgiye şaşırmış ve Yusuf gibi onu da kıskanmışlardı. Yusuf, Bünyamin'in hırsızlığını ve ayıbını ispatlayıp, kardeşlerini memleketlerine gönderdikten sonra, ona hak ettiği değeri verdi ve onu kendisine yaklaştırdı.

Mü'min de böyledir. Allah onu has kulları arasına alınca bela ve sıkıntılarla onu imtihan eder. Sıkıntılara sabrettiği zaman ise ona ikramda bulunur ve onu kendisine yaklaştırır."  

Çoğunuz münafık olduğu halde ihlaslı olduğunu iddia ediyor. İmtihan olmasaydı, herkes iddia ettiği şeyi alırdı. Kim hilm sahibi olduğunu iddia ediyorsa, onu öfkelendirerek imtihan ederiz. Kim de cömert olduğunu iddia ediyorsa onu da kendisinden talepte bulunarak imtihan ederiz.

Yazık ki, hiçbir bedel ödemeden pek çok şeye sahip olmayı istiyorsunuz. Bu yolla hiçbir şey elde edemezsiniz. Önce bedeli ödeyin ki, karşılığında bir şey alabilesiniz."  (Abdülkadir Geylani Hazretleri)

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.