İnme artık gençlerde de görülüyor!
Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre; her 4 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kez inme geçirme riski taşıyor. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 200-250 bin yeni inme vakası görülüyor.
10.04.2026 06:20:00
MURAT ÇORBACI
MURAT ÇORBACI





Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, günümüzde inmenin sadece ileri yaş hastalığı olmaktan çıktığını ve genç yaş gruplarında da görülmeye başladığını belirterek, bunda hareketsiz yaşam tarzı, hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi yanlış yaşam alışkanlıklarının etkili olduğunu söylüyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli erken rehabilitasyonun 5 kritik etkisini anlattı.

Fonksiyon kayıplarını geri kazandırıyor
Felç sonrası iyileşmede zamanla yarış başlıyor. Yoğun ve hedefe yönelik rehabilitasyon; hareket, denge, konuşma ve yutma fonksiyonlarının daha hızlı geri kazanılmasını sağlıyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum, "Erken dönemde başlanan, doğru planlanmış nörorehabilitasyon programları; hastanın yalnızca hareket kabiliyetini değil, yaşam kalitesini de yeniden kazandırır" dedi.

Beynin kendini yenilemesini destekliyor
Beyin, hasar sonrası özellikle ilk aylarda yeniden yapılanmaya en açık dönemindedir. Özellikle inme sonrası ilk haftalar ve aylar, beynin bu yeniden yapılanma kapasitesinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu kritik süreçte uygulanan doğru ve tekrarlı terapiler, yeni sinir bağlantılarının oluşmasını destekler.

İnmede ilk 4-6 saat müdahale için çok önemli
Nöroloji Kliniği Doktor Öğretim Üyesi Serdar Baraklı da gençlerde inme vakalarının artmasına dikkati çekerek, "İnme, beyin damar hastalığı olarak beynin bir bölgesinin kalıcı olarak etkilenmesidir. 50 yaşın altında inme rahatsızlığını genç inme olarak tanımlıyoruz. Sigara kullanımı ilk sırada geliyor. Çevresel faktörler, genetik hastalıklar gençlerde inmeye neden olabilir" dedi.

İnme rahatsızlığında ilk 4-6 saatin müdahale için çok önemli olduğunu vurgulayan Baraklı, "Yaklaşık 4.5 saat içinde damardan pıhtı açıcı tedaviler ya da anjiyografik yöntemlerle müdahale edilebiliyor. Bu tür hastalarda tek taraflı uyuşma, konuşmada pelteklik, ağızda kayma gibi şikayetler olması durumunda acil servise başvurmak önemli" ifadelerini kullandı.





















































































