logo
28 NİSAN 2026

İnşaat kazısında bulunan gizemli lahit açıldı

Bolu'da bir inşaatın kazı çalışmasında bulunan ve Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen lahit, geniş güvenlik önlemi altında açıldı. Lahitten, aynı aileden oldukları değerlendirilen iki kişinin iskeletleri ve eşyaları çıktı.

01.11.2022 13:42:00
İnşaat kazısında bulunan gizemli lahit açıldı
İnşaat kazısında bulunan gizemli lahit açıldı
Bolu'da bir inşaatın kazı çalışmasında bulunan ve Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen lahit, geniş güvenlik önlemi altında açıldı. Lahitten, aynı aileden oldukları değerlendirilen iki kişinin iskeletleri ve eşyaları çıktı.

Tepecik Mahallesi'nde 29 Ekim'de bahçe duvarının temeli için iş makinesiyle çalışma başlatıldı. Yaklaşık 2 metre kazılan alanda iş makinesinin sert bir maddeye çarpması üzerine çalışma durduruldu. Sert kayanın çevresini kazan operatör, iş makinesinin çarptığı sert maddenin lahit olduğunu fark etti.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Müze Müdürlüğü ekipleri geldi. Ekiplerin incelemesinde lahidin Roma dönemine ait olduğu belirlendi. Vinç yardımıyla bulunduğu yerden çıkarılan lahit, incelenmek üzere Müze Müdürlüğü bahçesine götürüldü.

Lahdin mühürlü olan kapağının açılması için alınan izinle birlikte sabah saatlerinde Müze Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin de hazır bulunduğu müze bahçesinde, lahdin mühürleri kesildi. Vinç yardımıyla kapağı kaldırılan lahdin içindeki su, görevliler tarafından kontrollü şekilde boşaltıldı. Suyun boşaltılmasının ardından lahdin içine giren ekipler, aynı aileye ait olduğu değerlendirilen iki iskeletle karşılaştı. Kalan parçalar lahitten çıkarılarak, incelenmek üzere koruma altına alındı. Lahdin içerisinde incelemelerin devam edeceği öğrenildi.

Öte yandan, lahdin açılması çalışmaları sırasında çevredeki vatandaşlar meraklı gözlerle izledi.İHA

İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

28.04.2026 18:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:49:03
İhlas Haber Ajansı
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu tacirlerine yönelik yeni çalışmalar yaptı. Yürütülen çalışmalarda ulusal ve uluslararası düzeyde suç faaliyeti yürüten şahıslarla suç örgütlerine yönelik, İstanbul genelinde yaklaşık son 2 haftalık süreçte düzenlenen operasyonlarda 116 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Adreslerde yapılan aramalarda; 3 milyon 650 bin adet sentetik ecza, 199 kilo skunk, 107 kilo 385 gram metamfetamin, 46 bin 500 adet exctacy hap olmak üzere; toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu madde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesinde sergilendi. Sergiyi inceleyen İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, operasyonlar ilgili bilgi verdi.

"Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir"

Sergide basın mensuplarına bilgi veren Yıldız, "Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz son iki hafta içerisinde ulusal ve uluslararası zehir tacirlerine yönelik yapmış olduğu çalışmalarda; 307 kilogram uyuşturucu madde, 3 milyon 700 bin adet uyuşturucu hap ele geçirilmiş; operasyonlar sonucunda 116 şahıs gözaltına alınmış, 89 şahıs ise tutuklanmıştır. Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir. Hedefimiz belli ve nettir: Gençliğimizi ve geleceğimizi çaldırmayacağız" şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili yakalanan şüpheli şahıslardan 14'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmış, 89 şahıs tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmiş, 13 şahsın ise adli işlemleri devam ettiği öğrenildi.

Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak

Madenciler, eylemlerinin 17. gününde amaçlarına ulaştılar. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık" ifadelerini kullandı

28.04.2026 18:06:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:32:34
Haber Merkezi
Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak
Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak
Madenciler, eylemlerinin 17. gününde amaçlarına ulaştılar. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı, tarafların uzlaştığını açıkladı. Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İçişleri Bakanlığındaki toplantı tarafların uzlaşmasıyla sonuçlanmıştır. İşçiler, iş verenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır" denildi.



İşçi ve işveren temsilcileri bir görüşme gerçekleştirdi
 
İçişleri Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Ali Çelik başkanlığında, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle 9 gündür eylemde olan Doruk Madencilik işçileri ve işveren tarafıyla görüşme gerçekleştirdi.
 
Taraflar arasında görüşme devam ederken bakanlıktan şu açıklama yapıldı:

"Ankara'da bir süredir devam eden maden işçilerinin eylemlerini değerlendirmek amacıyla, işçi ve işveren tarafları arasında bir görüşme gerçekleştirilmektedir. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik'in başkanlığındaki toplantıda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Vali Yardımcısı Gürsoy Osman Bilgin, Emniyet Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, Sendika yetkilisi Başaran Aksu, maden işçisi Sinan Koçak, maden işçisi Özcan Gültekin ve Doruk Madencilik Şirketi sahibi Sabahattin Yıldız yer almaktadır. Saat 16:00'da başlayan toplantıda devam eden grev ve eylemleri son erdirmek üzere uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler devam etmektedir."

Madenciler büyük bir mücadele örneği sergilediler
 
Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde ödenmeyen maaş ve tazminatlar için Eskişehir'den Ankara'ya 190 kilometrelik yolu yürüdüler.
 
İşçiler 19 Nisan'da Ankara'ya ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen madencilere polis müdahale etti. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ile bazı işçiler gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler daha sonra serbest bırakıldı.
 
Daha sonra maden işçileri Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda eylemi sürdürmeye başladı. Buradan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen işçiler ile polis zaman zaman karşı karşıya geldi. 
 
Eylemlerin 17. gününde işçi ve işveren temsilcleri arasında görüşme gerçekleştirildi ve belirli noktalarda mutabakata varıldı.

Maden işçilerinin talepleri nelerdi?
 
- Aylarca ödenmeyen ücretlerin yatırılması,
- Haklı nedenle işten ayrılan işçilerin tazminatlarının ödenmesi,
- TMSF öncesi ve sonrası işten çıkarılanların tazminat haklarının verilmesi,
- Emekli olup tazminat alamayan işçilerin alacaklarının ödenmesi,
- Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan 7 işçinin işe iadesi,
- Ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması, geçmişe dönük ücret ve sigorta haklarının tamamlanması,
- İSİG kurallarına uygun çalışma koşullarının sağlanması,
- Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin sağlanması.
 

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 11'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 24. duruşmasında sanık avukatlarının talepleri alındı

28.04.2026 16:39:00
AA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz yargılanan bazı sanıkların avukatları beyanda bulundu.

Avukatlar, müvekkillerinin iddianamede yer alan suçlamaları işlemediklerini, olaylarda çelişkilerin bulunduğunu ifade ederek, hayali satışlardan bahsedildiğini öne sürdü. Avukatlar, iddianamede yer alan rüşvet iddialarının doğru olmadığını iddia ederek, rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığını savundu.

Dosyadaki birtakım belgeler ve araştırmalarda eksikliklerin bulunduğunu belirten avukatlar, bu yönde kovuşturmanın genişletilmesini talep etti.

Bir kısım tutuksuz sanıkların avukatları da esasa ilişkin mütalaadan sonra ayrıntılı savunma yapacaklarını dile getirerek, müvekkillerinin duruşmalardan vareste tutulmalarını istedi.

Duruşmaya, yarın avukatların taleplerinin alınmasıyla devam edilecek. 

BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
 

28.04.2026 16:35:00
Ahmet Turan Yiğit
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da Padişah Abdülaziz döneminde kurulan 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını değerlendirdi. İktidarın özelleştirmelerle adeta bir mirasyedi gibi davrandığına dikkati çeken BTP lideri Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelereyer verdi: "Farkındaysanız uzun süredir karşı çıktığımız ve zararlarını anlattığımız özelleştirmelerin son zamanlarda hız kazandığını görüyoruz. Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, bir yandan vergilerle halka daha çok yüklenirken öte yandan özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor. Özelleştirdikçe daha çok paraya ihtiyaç duyuyorsunuz, daha çok paraya ihtiyaç duydukça özelleştiriyorsunuz. Böyle bir paradoks…"

İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı

92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 28. duruşması sanık savunmalarıyla devam ediyor

28.04.2026 15:32:00
AA
İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı
İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yaptı.

Soytekin, müteahhit olduğunu belirterek, bugüne kadar kendi şirketleri ve kurduğu ortaklıklar aracılığıyla 4 bin 500 konut ve iş yeri inşa ettiğini söyledi.

Ayıplı hiçbir iş yapmadığını savunan Soytekin, "Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim, birilerinin nüfuzuna sığınarak iş istemedim. Aksine yaptığım işlerin kalitesinden hep tercih edilen tarafta oldum. Burada olmamın sebebi hayatım boyunca sevdiğim şeyi, inşaat işi yapmamdır. Ortada hayali bir iş yoktur, yaptığım yapılar hala ayakta ve kamunun kullanımındadır, dolayısıyla bu işlerde alınan hak edişler de gerçektir. İş yapan ve yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhidim." ifadelerini kullandı.

Soytekin 2000 yılından beri inşaat işi yaptığını, dava dosyasında hakkına isnat edilen suçlamaların çoğunluğunun Beylikdüzü bölgesindeki işleriyle ilgili olduğunu, İmamoğlu İnşaat ile ticari ilişkilerinin 2008'de başladığını anlattı.

Beylikdüzü Belediyesine yaptığı işleri anlattı

Kendisinin iş yaptığı dönemde Beylikdüzü Belediyesinin her belediye gibi kamu hizmetine tahsis edilecek tesisler yaptığını dile getiren Soytekin, şunları anlattı:

"Kamu tesisleri genelde bağışlarla yapılır, bu herkesin malumudur. Belediyeler de bu tesisleri aynı yöntemle yapar. Adına gönüllü bağış, sosyal donatı katkısı veya her ne derseniz deyin iş böyle yürür. İşte ben, Beylikdüzü Belediyesinin yaptırdığı bu tesisleri inşa eden müteahhidim. Beylikdüzü Belediyesinden hemen hemen tamamı ihalesiz olarak yapılan bu işleri aldım ve yaptım. Bu inşaat işlerini tek başına yapmadım. Bir yapının inşası 300'ün üzerinde bileşenden oluşur. Belediye bize kreş, yurt gibi işi verirdi, karşılığını kimi zaman daire, dükkan, kimi zaman da çek şeklinde alacaksın, derdi. İşimi yapar belediyenin beni yönlendirdiği bağışçılardan alacağımı alırım, cariden düşerim. Elbette bu noktada bağış adı altında belediyeye bu ödemeleri yapan kişilerin, o dönemde o bölgede iş yapan, yani belediye ile işi olan müteahhitler olduğunu da bilmekteyim. Dolayısıyla bu ödemelerin her durumda herhangi bir zorlama olmaksızın, gönüllü bağış olarak verilmediğini hem meslek erbabı olmam hem de aynı işleri yaparken benzer muamelelerle karşılaşmam nedeniyle tahmin edebilecek ve bilecek durumdayım."

Soytekin, yaptığı işler karşılığında aldığı tüm paralara ilişkin evrakları dosyaya sunduğunu belirtti.

Kendisiyle hiç görüşme kaydı olmayan kişilerin hakkındaki soyut beyanlarını kabul etmediğini söyleyen Soytekin, "Suçlamaları reddediyorum, hayatımın tamamı, ticari geçmişim ortadadır. Nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığım bugüne kadarki iş hacmimden görülecektir." dedi.

Soytekin, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine açılan davadan mahkum olduğunu belirterek, "Belediye karşısında kendi işini dahi çözemeyen böyle birinin, 'örgüt yöneticisi' olarak diğer müteahhitlerin problemini çözen kişi olarak gösterilmesi normal midir'" beyanında bulundu.

"O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış"

Adem Soytekin, kendisine yönelik "Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor" şeklindeki söylemleri kabul etmediğini anlatarak, şunları kaydetti:

"İfademin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'Şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım, önüme imzalamam için hazır bir evrak konulmadı. Peki, ben neden etkin pişmanlık talebinde bulundum' Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem pişmanım demek için yaptım. Tutuklanmamın ardından tanıklar ve şikayetçi müteahhitlerin 'Parayı Fatih Keleş'e, dükkanları ve daireleri Adem Soytekin'e veriyorduk şeklinde ifadeler vermesi üzerine rahatsız oldum. Avukatım aracılığıyla belediyeden konuyla ilgili bir açıklama yapılmasını, verilen gayrimenkullerin hak ediş bedeli olduğunu söylemelerini istedim. Bir açıklama yapılmayacağı tarafıma bildirilince etkin pişmanlık sürecimi başlattım."

Soytekin, kimseye rüşvet vermediğini, rüşvet alması için yönlendirmediğini ve kimsenin iskan alma süresine dahil olmadığını anlatarak, İBB'nin Saraçhane binasına da 2 kez gittiğini söyledi.

Mal varlığına tedbir konulması üzerine dosyanın sanıklarından avukat Mehmet Pehlivan'ı aradığını, akabinde YTT Hukuk Bürosu'nda görüştüklerini dile getiren Soytekin, ancak Pehlivan'ın duruşmadaki savunmasında bunu kabul etmediğini aktardı.

Soytekin, "Mehmet Pehlivan benim anlattıklarımın tamamen yalan olduğunu, hatta işi ileriye götürüp hayal ürünü toplantı olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil. O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Burada yapılmış. Son tutukluluk incelenmesinde kendi vekilleri çıkıp 'Evet bu toplantı yapıldı.' diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığımı söylüyorlar. Beni yönetici yazdılar ya muhtemelen o yüzdendir. Şimdi soruyorum, hem böyle bir toplantı yok diyeceksin hem de kendi avukatların toplantı yapıldı diyecek. Bu nasıl iş' Gerçek ortada. İstediğiniz kadar inkar edin Mehmet Bey. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz." açıklamasında bulundu.

Duruşma, Soytekin'in çapraz sorgusuyla devam ediyor. 

Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor

İstanbul'a Perşembe'den itibaren Balkanlar'dan soğuk ve yağışlı hava geliyor. Sıcaklıklar 3-5 derece düşecek, hafta sonuna kadar aralıklı yağmur bekleniyor

28.04.2026 10:57:00 / Güncelleme: 28.04.2026 11:02:24
Haber Merkezi
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), 27 Nisan 2026 tarihli haftalık hava tahmin raporunda İstanbulluları ani hava değişimine karşı uyardı.

Nisan ayının son günlerinde kısa süreli bahar yüzü gösteren İstanbul'da, hafta ortasından itibaren Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı sistem etkili olacak. AKOM, "dikkat" notuyla vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Gün gün hava tahmini

Salı (28 Nisan) ve Çarşamba (29 Nisan): Genel olarak güneşli ve az bulutlu bir hava hakim olacak. Sıcaklıklar 16-18°C aralığında seyredecek, öğle saatlerinde 18°C'ye kadar çıkması bekleniyor. Yağış öngörülmüyor; bahar havası devam edecek.

- Perşembe (30 Nisan): Soğuk ve yağışlı hava dalgası devreye giriyor. Akşam saatlerinden itibaren yağmur başlayacak (metrekareye 1-3 kg yağış). Sıcaklıklar 3-5 derece birden düşerek mevsim normallerinin altına inecek.

- Cuma (1 Mayıs) ve sonrası: Aralıklı yağış geçişleri sürecek. Sıcaklıklar 12-16°C bandında, mevsim normallerinin altında kalacak. Hafta sonu da serin ve yer yer yağmurlu hava etkili olmaya devam edecek.

AKOM'un 22 Nisan'daki uyarılarında da Balkanlar kaynaklı soğuk hava dalgalarının Marmara'yı etkilediği, öğle saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli yağışların görüldüğü belirtilmişti. Bu sistemler sıklıkla su baskını, göllenme ve ulaşımda aksamalara yol açabiliyor.

AKOM, olası risklere karşı şu önlemleri hatırlattı:

- Yol ve yaya alt geçitlerinde göllenme, su birikintileri, düşük kesimlerde su baskını riski.

- Özellikle sabah ve akşam saatlerinde hissedilir serinlik; mont, şemsiye ve su geçirmez ayakkabı gibi hazırlıklar.

- Toplu taşıma ve özel araç kullananlar için yavaş seyir, dikkatli sürüş.

- Zorunlu olmadıkça riskli bölgelerde bulunmamak, resmi uyarıları takip etmek.

AKOM'un açıklamasında, "İstanbul'un her noktasındaki ihbarlara anında müdahale ediyoruz" vurgusu yapılarak, vatandaşların dikkatli olması istendi. Baraj doluluk oranlarının da yağışlarla olumlu etkilenebileceği ancak sel riskine karşı önlem alınması gerektiği kaydedildi.

Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son


Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin AK Partili önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

28.04.2026 07:54:00 / Güncelleme: 28.04.2026 07:59:18
Haber Merkezi/AA
Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son
Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin AK Partili önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında AK Parti'den seçilen eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Albayrak, eski belediye encümen üyeleri ile çeşitli birimlerde görev yapan personel ve esnafın da bulunduğu 46 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Albayrak'ın da bulunduğu 29 şüpheli tutuklandı. 17 şüpheliden 3'ü serbest bırakılırken, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda 28'i kamu görevlisi olmak üzere toplam 51 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 50 zanlı gözaltına alınmış, 4'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu


 
Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.

28.04.2026 07:19:00
Haber Merkezi
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu

Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye hitaben yazılan mektupta Avrupa kurumlarının yetkililerinin, "sorunların aşılması için birlikte çalışma" ve "Türkiye'nin demokratik yükümlülüklerini yerine getirmesine daha fazla destek verme" vurguları dikkat çekiyor.

Pek rastlanılan bir durum değil

Avrupalı farklı kurumların ortak bir mektup girişimde bulunması, örneğine pek rastlanan bir durum değil. İlgili kurumların Türkiye ile iş birliğinin, ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olduğunun ve bu değerlerin devam eden ilişkilerin temelini oluşturduğunun altının çizildiği mektupta şu ifadelere yer verildi: "Bu nedenle, ülkenizdeki yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerle ilgili ortak endişelerimizi dile getirmek ve bu sorunların üstesinden gelmek için nasıl birlikte çalışabileceğimizi görüşmek amacıyla size ortaklaşa sesleniyoruz."

İmamoğlu'nun yargılanmasına atıf

Mektupta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılanmasında ikinci yıla girildiği ve Türkiye'de muhalefete bağlı birçok yerel seçilmiş temsilcinin de uzun süredir tutuklu olduğu hatırlatıldı.

Ortak mektupta, "Mevcut durum, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme hakkını zedeleyerek genel olarak demokrasiyi zayıflatmaktadır" denildi.
Bu konulardaki endişelerin Türk yetkililerle yürütülen siyasi diyalog aracılığıyla sistematik olarak dile getirildiği de mektuptaki vurgular arasında yer aldı. Demokrasi, adalet ve insan hakları gibi temel ilkelere bağlılık ve seçilmiş temsilcilerin tutuklu yargılanması konusu bağlamında diyaloğu sürdürmeye hazır olunduğunun belirtildiği mektupta şu mesaj verildi:
"Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa Birliği'nin stratejik ortağı olan Türkiye'nin demokratik taahhütlerini yerine getirmesine daha fazla destek vermeye hazırız."

"Süregelen zorlukların üstesinden birlikte gelerek, Türkiye'de demokratik ilke ve değerlerin korunmasında somut ve sürdürülebilir ilerlemeler kaydedilebileceğine" olan inançlarını dile getiren imzacılar, mektubu şu ifadelerle sonlandırdılar: "Ortaklık ruhu ve ortak sorumluluk bilinci içinde iş birliğimizin devam etmesini dört gözle bekliyoruz."

Mektupta kimlerin imzası var?

Mektupta, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Raportörleri Lord David Blencathra ve Yves Cruchten, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nden Bryony Rudkin, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jelena Drenjanin'in imzaları bulunuyor.
Bu kurumlar insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında Türkiye konusunda zaman zaman benzer mektuplar ya da rapor ve kararlarla devreye giriyor. Son mektubu diğerlerinden farklı kılan en dikkat çekici unsursa, farklı kurumların aynı konuda ortak hareket etmeyi tercih etmesi. Özellikle Avrupa Konseyi ve bağlantılı kurumların Türkiye konusunda Avrupa Parlamentosu'yla ortak girişimde bulunması, örneğine pek rastlanmayan bir durum. Mektubun ortak yazılmış olması, vurgu yapılan konularda Avrupa kurumlarının kurumsal kimlikleri farklı da olsa aynı çizgide olduklarını göstermesi açısından önemli.

Yakından izleniyor

Türkiye'de yerel yöneticilere yönelik tutuklamalar Türkiye'nin de üye olduğu Avrupa Konseyi ile aday ülke olduğu Avrupa Birliği (AB) kurumları tarafından yakından izleniyor.
Bununla birlikte son dönemde özellikle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında eskisine oranla daha az tepki verilmesi dikkat çekiyor.
AB yetkilileri tepkisizliğin söz konusu olmadığını belirterek, "Raporlarımızda bu konulara detaylı şekilde değiniyoruz" tezini öne çıkarıyorlar.
Mektubun imzacılarından olan Sanchez Amor, Şubatta, Türkiye Raporu taslağının görüşüldüğü AP oturumunda, AB Komisyonu'nun ve AB Konseyi'nin "Türkiye'deki demokratik gerilemeye" karşı sessiz kalarak AB'nin imajına büyük ölçüde zarar verdiğini söyledi.
Amor aynı oturumda, "Türkiye'deki Avrupa ve demokrasi yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz" diye konuşmuştu.
Mektuptaki konular, ilgili kurumların raporlarında yer almayı sürdürüyor.
AP'nin, Mayısta yapılacak oylamayla nihai halini alacak Türkiye Raporu taslağında Türkiye'de yerel demokrasinin kötüye gitmesinden ciddi endişe duyulduğu vurgulanıyor.

Karaya oturan gemi kurtarıldı


 
İstanbul yeniköy'de karaya oturan Türk bayraklı konteyner gemisi, başlatılan çalışmaların ardından kurtarıldı.

28.04.2026 06:42:00
HABER MERKEZİ/AA
Karaya oturan gemi kurtarıldı
Karaya oturan gemi kurtarıldı

Sarıyer'de karaya oturan konteyner gemisi, başlatılan çalışmaların ardından kurtarıldı. İstanbul Boğazı'nda seyreden "KAPPA" isimli 148 metre uzunluğundaki konteyner gemisi, Yeniköy önlerinde karaya oturdu.
İhbar üzerine olay yerine polis ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri sevk edildi.

İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği askıya alınmıştı

KEGM'den konuya ilişkin gece saatlerinde yapılan açıklamada, şunlar kaydedilmişti: "Rusya'dan Kocaeli'ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönde ve geçici olarak askıya alındı."
KEGM'den yapılan diğer açıklamada ise "Gemi, balık adam ve kurtarma ekiplerimizin yaptığı incelemenin ardından İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimizin koordinasyonunda, KURTARMA-5, KURTARMA-6 ve KURTARMA-8 römorkörlerimiz tarafından yüzdürüldü" ifadesi kullanıldı.
Ekiplerin başlattığı çalışma sonucunda konteyner gemisi kurtarıldı.

Akabinde Boğaz trafiğe açıldı.

Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem

AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Bölgede son günlerde yaşanan peş peşe depremler endişeye yol açtı

27.04.2026 16:13:00
Haber Merkezi
Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem
Malatya'nın Battalgazi ilçesinde, saat 15.42'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 16,36 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 4,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, Battalgazi'nin kırsal mahalleleri (özellikle Gülümuşağı civarı) merkezli olarak kaydedildi.

Bölgede depremler sıklaştı

Öte yandan, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Bingöl, Erzurum ve Ağrı illerinde son günlerde kaydedilen depremlerle ilgili önemli bir açıklamada bulundu. Rasathane yetkilileri, bu sarsıntıların büyük bir depremin öncüsü olarak yorumlanamayacağını, ancak bölgenin yakından izlenmesi gerektiğini bildirdi.

Son günlerde Bingöl, Erzurum ve Ağrı bölgelerinde küçük ölçekli depremler kaydedildi. Kandilli Rasathanesi, bu tür sığ ve düşük büyüklükteki olayların bölgenin tektonik yapısından kaynaklandığını, ancak tek başına büyük bir depremi işaret etmediğini belirtti. Yetkililer, "Bu depremler büyük bir depremin öncüsü olarak yorumlanamaz; ancak Doğu Anadolu Bölgesi'nin aktif fay yapısı nedeniyle bölge yakından izlenmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlar, bölgenin tarihsel deprem kayıtlarına dikkat çekerek, Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı'nın kesişim noktalarında enerji birikiminin olabileceğini hatırlattı. Ancak mevcut verilere göre, son depremlerin bağımsız ve yerel olduğu, artçı veya tetikleyici bir zincir oluşturmadığı ifade edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.