logo
17 TEMMUZ 2026

İnsan Allah'tan geldi Allah'a dönecektir

11.05.2007 00:00:00
 
O varlığa bürünmek, o ahlaka sahip olmaktır. Onun için kemalde yükselen her insanın hali çocuk gibidir. Nefesi bile misk-ü amber gibi kokar. Küçük çocukların nefesini koklayın... Onunkinden hiç bir farkı yoktur. Yani onlardan ağız kokusu alamazsın. Çünkü o artık maksada, varlıkların sahibine gönülden vasıl olmuş, irtibatı kurmuştur. Onu kendinden geçiren, onu pişiren o sevgidir.Burada bir başka şey ortaya çıkıyor; hürriyet. Meşreb-i sufiyyede hürriyetin manası; ikinin bire rücu etmesidir. 'Bir'de, yani O hazinede, O deryada yok olmasıdır. İnsan, nefis kademelerinden geçerek, kendinden, yani benliğine ait olan bütün duygulardan kurtulup sahibi ile beraber olduğu zaman, büyük bir hazineye, büyük bir servete, büyük bir sevdaya kavuşuyor. Tecelliye kavuşuyor. İşte bizde hürriyet, bunun adıdır.Bunun da yolu madem ki ibadettedir; ibadete sarılacağız. Allah'ı tanıma yoluna sarılacağız. İbadeti hayatımıza geçirmemiz lazımdır. İbadetin zevk-i manevisini/manevî hazzını kul olarak tatmamız lazımdır. Onu sadece belirli bazı zamanlara hasretmeden hayatımızın tamamına yaymamız lazımdır. Kulluğun özü, aslı da budur. Her zaman Allah'la beraber olma iştiyakıdır, arzusudur kulluk. Bir insanın Allah'la beraber olma hali ibadet halidir.Bir anlık Allah'la beraber olma hali ruhu/kalbi tatmin etmez. Bütün demlerde O'nunla olacak ki ruh tatmin ola, kalp tatmin ola. Peki bu ne ile elde edilebilir. Zikr-i daim/her dem zikir ile, Rabbın güzel isimlerini anarak, güzel ayetlerini okuyarak, kısaca seni O'na kavuşturacak yolu hayatına geçirmekle olur. İşte ancak bu yolla öyle bir birey ortaya çıkar ki, o birey her an kendini kontrol eden ilahi gücü hiç unutmaz. Onu eşkıya yapamazsın. Onu katil yapamazsın. Onu hırsız yapamazsın. Çünkü onun, kendini murakabe, muhasebe eden ilahi gücün huzurunda olduğunu bir an dahi unutmama gibi bir ahlakı oluşmuştur. "O beni bu an kontrol ediyor. Yarın hesaba çekecek. Huzurunda utanırım. Bana bu kadar nimeti ikram etti, benim yaptığım rezilliğe bak" der ve hiç bir yanlışa tevessül etmez. Her türlü şerden kendini sakındırır. Bugün bizim asıl boşluğa düştüğümüz nokta, kendimizle Rabbimiz arasındaki hukuku tamamen kaybetmişiz. O'ndan kopmuş insanın kalbî boşluğa düşmesi kaçınılmazdır. Bu boşluk hepimizde var. Tatmin olmuyoruz.

Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı

Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı

17.07.2026 08:23:00
Haber Merkezi
 
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında, emniyet güçlerinin Uğur'un evinde de arama gerçekleştirdiği öğrenildi.

Sağlık kontrolünden geçirilen Oğuzhan Uğur, ifadesi alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine sevk edildi.

Soruşturmanın gerekçesi ve genişleyen operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremleri döneminde Ahbap Derneği adına toplanan milyarlarca liralık bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı ve amaç dışı kullanıldığı iddiaları üzerine kapsamlı bir inceleme başlatmıştı.

Soruşturmanın ilk dalgasında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 14 kişi "usulsüzlük" ve "kamu kaynaklarını suistimal" suçlamalarıyla tutuklanmış, derneğin mal varlıklarına el konulmuştu.

Jandarma ve emniyet birimlerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından operasyon genişletildi. Deprem döneminde Babala TV ekibiyle sahada aktif olan ve topladığı yardımları Ahbap Derneği üzerinden koordine ettiğini açıklayan Oğuzhan Uğur, bu para transferleri ve ortak faaliyetlerin incelenmesi amacıyla gözaltına alındı.

Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağdurları, özlük hakları ve taban maaş talebiyle Ankara'da sokağa çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) yürümek isteyen eğitimcilere polis müdahale etti; aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu onlarca öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı

16.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın Sendika.Org çağrısıyla Ankara'da bir araya gelen eğitim emekçileri ve mülakat mağdurları, ilk olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Dikmen Yerleşkesi önünde toplandı. Sık sık karşılaştıkları "Bütçe yok" gerekçesine tepki gösteren öğretmenler, taleplerinin asıl muhatabı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın işaret edilmesine atıfta bulunarak, "Madem adres burası, o zaman bugün kapınızdayız" açıklaması yaptı.

Eğitimciler, insanca yaşayabilecekleri bir taban maaş düzenlemesi getirilmesini, güvencesiz çalışma koşullarının sonlandırılmasını ve mülakatlarda hakkı yenen meslektaşlarının derhal işe başlatılmasını talep etti.

Polis barikat kurdu, görüntü alınması engellendi

Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki kitlesel açıklamanın ardından öğretmenler, "Bizim muhatabımız Milli Eğitim Bakanlığıdır" diyerek Evrensel caddesi üzerinden MEB'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak yürüyüşe izin vermeyen emniyet güçleri, öğretmenlerin etrafını kalkanlarla sararak barikat kurdu.

Polis ekipleri, müdahale esnasında basının görüntü almasını engellemek amacıyla kalkanlarını havaya kaldırdı. Abluka altındaki alandan, "Polis bize şiddet uyguluyor, kalkanlar şiddet görüntülenmesin diye havaya kaldırılıyor" sesleri yükseldi. Basın mensupları da alandan uzaklaştırılmaya çalışılarak gözaltıyla tehdit edildi.

Sendika başkanı dahil en az 44 gözaltı

Polisin sert müdahalesiyle dağıtılmaya çalışılan gruptan çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak darp edilerek gözaltına alındı. Avukatlardan edinilen bilgilere göre; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Genel Sekreter Ozan Fındık ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında bulunduğu en az 44 kişi gözaltına alındı. Çocuğunun gözaltına alınmasını engellemeye çalışan öğretmen anneleri de polis müdahalesine maruz kalarak alandan uzaklaştırıldı.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri yaşanan sert müdahaleye tepki göstererek, gözaltına alınan öğretmenlerin derhal serbest bırakılması ve taban maaş yasasının bir an önce çıkarılması yönünde çağrılarını yineledi.

MSB'den S-400 açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı, S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi

16.07.2026 13:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
MSB'den S-400 açıklaması
MSB'den S-400 açıklaması
Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN'ın Ankara Teknoloji Kampüsü'nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN'ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi.

"Son bir haftada 3 PKK'lı terörist teslim oldu"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu.

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19'a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830'a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.

"20 Temmuz'da KKTC'de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak"

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz'da Girne'de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa'da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi.

"İsrail'in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail'in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu.

Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı'na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı'nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti.

MSB'den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'nı kabul ettiğini ve "Türkiye'nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı'nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas'ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi'ne Amfibi Kolordu Komutanı'nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz'da Doğu Akdeniz'de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi.

Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.

"TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır"

Bakanlık, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada'daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi.

Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi.

"Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak"

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye'ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi.

"Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı"

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı


 
AB, obezite tedavisinde ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına onay verdi.

16.07.2026 13:50:00
AA
 
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, obezite tedavisinde kullanılmak üzere Novo Nordisk'in geliştirdiği ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına pazarlama izni verdiği bildirildi.
Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'ten AB onayına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, AB Komisyonu'nun günde 1 kez kullanılan, semaglutid içeren hapın obezite veya kiloya bağlı en az 1 ek hastalığı bulunan fazla kilolu yetişkinlerin tedavisinde kullanılmasını onayladığı belirtildi.

Türkiye henüz onaylamadı

Hapın, AB'de kilo yönetimi amacıyla onaylanan, ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacı olduğu belirtilen açıklamada, ilacın daha önce ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de de ruhsat aldığı anımsatıldı. Söz konusu ilaç Türkiye'de ruhsat almadı.

Pazarlama izninin Avrupa İlaç Ajansının (EMA) Mayıs 2026'da verdiği olumlu görüşün ardından çıktığı belirtilen açıklamada, AB Komisyonu'nun ayrıca obezite tedavisinde kullanılmak üzere tek doz kalem şeklindeki enjeksiyonuna da onay verdiği aktarıldı.

Novo Nordisk Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Doustdar, "Obezite ciddi ve kronik bir hastalıktır. Tedavi seçeneklerinin artması gerçek bir fark yaratabilir" ifadelerini kullandı.

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınanların sayısı 12 oldu

16.07.2026 11:16:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi. 25 şüpheli gözaltı kararı verilirken, şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon yapıldı.

Operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınırken İlyas Yalçıntaş'ın evinde yapılan aramada hassas terazi ve madde kullanımını için olduğu düşünülen malzemeler ele geçirildi.

3 şüpheli daha gözaltına alındı

Operasyon kapsamında Eylem İpek Şafak, Gökhan Şafak ve Orhan Yıldız'ın da gözaltına alıdığı öğrenildi.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

16.07.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
 
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 8 sanık katıldı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu

PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara’da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı

16.07.2026 09:00:00
Haber Merkezi
 
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara'da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı.

Siyasi kulislerde ve Meclis çatısı altında dile getirilen adımlara değinen terörist elebaşı, örgütün mevcut şartlar altında silah bırakmayacağını ya da tasfiye edilmeyi kabul etmeyeceğini ilan ederek açıkça meydan okudu.

Ümit'in yaptığı açıklamalarda öne çıkan en kritik başlıklar şunlar oldu:

"Zindana Girin Demek Akıl Dışıdır"

Örgütün silah bırakması ya da teslim olması yönündeki beklentilere değinen Ümit, "Kimse bize 'Gelin, zindana girin' diyemez, bu akıl dışıdır" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, örgüt kadrolarının herhangi bir yasal teslimiyet veya cezaevi formülünü kesin olarak reddettiğini ortaya koydu.

"Devlet Kendini Değiştirmeden Bizi Değiştiremez"



Türk devletinin mevcut yapısını ve politikalarını değiştirmeden örgüte yönelik bir değişim veya tasfiye dayatamayacağını savunan terörist elebaşı, kolektif yapılarının bozulmasına müsaade etmeyeceklerini ileri sürdü.

Örgüt içinde eyleme katılanlar ve katılmayanlar şeklinde yapılabilecek hiçbir hukuki veya siyasi ayrımı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Şart: Abdullah Öcalan'ın Özgürlüğü

PKK kanadı, Ankara'da zaman zaman gündeme gelen olumlu mesajların aksine sahadaki durumun tıkandığını iddia etti. Her türlü çözüm, diyalog ya da adım beklentisinin ancak terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüyle mümkün olabileceğini yineleyerek müzakere şartlarını en üst perdeden dayatmaya çalıştı.

Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı

Muğla'da dövülerek hayatını kaybeden kadının tabutunu kadınlar taşıdı 

15.07.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre erkek arkadaşı tarafından darp edilmesi sonucu yaşamını yitiren 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Kurşunlu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verilirken, Işıktekin'in tabutunu kadınlar omuzladı.  

Dün, Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre darp edilmesi sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Orhaniye Mahallesi Pazar Sokak'ta geçtiğimiz gün erkek arkadaşı Niyazi Bahçe tarafından darp edilen Sevil Işıktekin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli Niyazi Bahçe, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sevil Işıktekin için Kurşunlu Camii'nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törene Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Işıktekin'in ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze töreninde Sevil Işıktekin'in tabutu kadınlar tarafından omuzlarda taşındı. Duygusal anların yaşandığı törende aile fertleri ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.

Kılınan cenaze namazının ardından 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde konuştu, Erdoğan, "15 Temmuz güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır" dedi

15.07.2026 21:00:00
AA
 
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz destanının 10'uncu seneyi devriyesinde Gazi Meclis'in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

"Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz" diyen Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10'uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yad ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenab-ı Allah'tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur'an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, "Rabbim cümle şühedanın mekanını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

"Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir"

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis'in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.

Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' düsturuna bir kez daha sahip çıkarak milli irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla milli irade ve milli egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum"

"Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için halen fırsat kolluyor." ifadesini kullanan Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye'yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ'cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkar olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya'daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir.

Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkanlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz."

"FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır"

"Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle işbirliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr'i tekrar diriltmeyi, Türkiye'yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı'yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir."

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ'nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Suriye'nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekatlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekatı'yla DAEŞ'lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz'un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ'nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye'de değil Libya'dan Karabağ'a kadar nerede Türkiye'nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkanlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca milli iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.

Bu süreçte Türkiye'nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye'nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ'nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye'nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah'ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad'ın dediği gibi, 'Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.' Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye'nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin."

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün Türkiye'ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şehitlere Allah'tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

FETÖ/PDY soruşturmalarında 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı

Adalet Bakanlığı, bu zamana kadar FETÖ/PDY ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldığını açıkladı.

15.07.2026 20:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ/PDY soruşturmalarında 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı
FETÖ/PDY soruşturmalarında 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı
Adalet Bakanlığı, bu zamana kadar FETÖ/PDY ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldığını açıkladı.

FETÖ'nün hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Adalet Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada bu süre zarfında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldığını, bu kişilerden 127 bin 102'si hakkında mahkumiyet kararı verildiğini belirtti. Ayrıca bakanlık, 124 bin 861 kişi hakkında ise beraat kararı verildiğini kaydetti.

"FETÖ/PDY ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı"



Açıklamada, darbe teşebbüsünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen yargılanmaların hala devam ettiği belirtilerek, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapılmıştır. Soruşturma ve yargılamalarda 83 bin 836 kişi hakkında dava ve soruşturmalar derdesttir. Bu kişilerden 54 bin 27'si hakkında soruşturma; 29 bin 809'u hakkında ise yargılamalar ilk derece mahkemeleri nezdinde devam etmektedir. Soruşturma ve yargılamalarda 636 bin 744 kişi hakkında karar verilmiştir: 127 bin 102 kişi hakkında mahkumiyet, 124 bin 861 kişi hakkında beraat, 11 bin 107 kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 373 bin 642 kişi hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, 32 kişi hakkında ise diğer karar türlerinden verilmiştir" denildi.

"Şüpheli ve sanıklardan 193 bin 82'si hakkında adli kontrol kararı verilmiştir"



"Şüpheli ve sanıklardan 193 bin 82'si hakkında adli kontrol kararı, 33 bin 837'si hakkında ise yakalama kararı verilmiştir" denilen açıklamada, "119 bin 407 sanık hakkında verilen hükümler kesinleşmiş olup bu kararlardan; 34 bin 408'i mahkumiyet, 84 bin 999'u beraat kararlarından oluşturmaktadır. Uygulanan Tedbir Durumları 482'si tutuklu, 368'i hükümözlü, 9 bin 634'ü hükümlü olmak üzere toplam 10 bin 484 kişi ceza infaz kurumlarında bulunmaktadır. Ceza İnfaz Kurumlarındaki 10 bin 884 kişinin bin 242'sini kadın, 9 bin 242'sini erkekler oluşturmaktadır. Bu kişilerin meslek dağılımlarına bakıldığında; 20'si Danıştay ve Yargıtay Üyesi, 153'ü Hakim ve Savcı, 57'si Avukat, 21'i CTE Personeli (İ.K.M ve Kurum Müdürü), 106'sı Tuğgeneral ve üst rütbeliler, 3 bin 27'si albay ve alt rütbeliler, 17'si Kaymakam/Vali Yardımcısı, 366'sı Emniyet Müdürü ve Emniyet Amiri, bin 406'sı öğretmen, 671'i Polis, 83'ü Doktor, 70'si er/erbaş, 310'u askeri öğrenci, 4 bin 177'sinin diğer meslek gruplarında oldukları belirtilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

"1 buçuk milyonun üzerinde vatandaşımız devlet eliyle korunmuştur"



10 yıl boyunca savcılıklara intikal eden 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından 1 milyon 561 bin 489'unda "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı" verildiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"289 Fiili Darbe Davasının tamamı ilk derece mahkemeleri nezdinde karara bağlanmış olup bu davalarda verilen kararlara bakıldığında, bin 634 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet, bin 366 kişi hakkında müebbet, bin 891 kişi hakkında süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkumiyet; 2 bin 870 kişi hakkında ise beraat kararı, 964 kişi hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. 4 bin 891 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarında sanıkların meslek dağılımına bakıldığında; 85 general, bin 116 subay, 266 astsubay, 56 uzman çavuş, 6 polis memuru, 12 er, 61 askeri öğrenci ve 32 sivil kişi olmak üzere toplamda bin 634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiştir.

24 general, 536 subay, 181 astsubay, 170 uzman çavuş, 9 polis memuru, 92 er, 352 askeri öğrenci ve 2 sivil olmak üzere toplamda bin 366 kişiye müebbet hapis cezası verilmiştir. 26 general, 776 subay, 323 astsubay, 427 uzman çavuş, 156 polis memuru, 45 er, 106 askeri öğrenci, 31 sivil kişi ve 1 mülki amir olmak üzere toplamda bin 891 kişiye süreli hapis cezası verilmiştir. Karar verilen 289 Fiili Darbe davasından 273'ü temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmiş, 241'i Yargıtay tarafından onanmış, 16'sı bozulmuş, 16'sının Yargıtay'da incelenmesi devam etmektedir. Davaların 2'si istinaf incelemesinde olduğu, diğerler 14 dava ilk derece mahkemesi nezdinde verilen çeşitli kararlar ile kesinleşmiştir.

Lekelenmeme Hakkı kapsamında; 25 Ağustos 2017 tarihinde kanunlarımızda çok önemli bir reform yapılarak 'Lekelenmeme Hakkı' yasal bir güvence haline getirilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunumuza eklenen bu koruyucu mekanizma sayesinde; kişisel husumetlerle, soyut ya da ihbar sistemini kötüye kullanmayı amaçlayan art niyetli iddiaların önüne set çekilmiştir. Dürüst vatandaşlarımızın haksız yere 'şüpheli' sıfatı alması ve toplum nezdinde haksız yere yıpratılmasının önüne geçilmiş olup kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği günden bu yana 30 Haziran 2026 tarihi itibariyle Savcılıklarımıza intikal eden 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından, yapılan son derece titiz ön incelemeler neticesinde 1 milyon 561 bin 489'unda 'Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı' (SYOK) verilmiştir. Yani, 1 buçuk milyonun üzerinde vatandaşımız, asılsız ithamlarla adli sisteme dahil edilmeden, adliyelerde şüpheli olarak kaydedilmeden ve isimlerine en küçük bir leke sürülmeden devlet eliyle korunmuştur."

Ama siyasi ayağı bulunamadı!
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.