logo
17 TEMMUZ 2026

ABD ordusu, İran'a ablukanın yeniden ilanının ardından 5 ticari geminin seyrine müdahale etti

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik yeniden ilan edilen deniz ablukasını aşmaya çalıştığı öne sürülen 5 ticari geminin Umman Körfezi'ndeki seyrine farklı müdahalelerde bulunduğunu bildirdi

17.07.2026 05:11:00
AA
 
ABD ordusu, İran'a ablukanın yeniden ilanının ardından 5 ticari geminin seyrine müdahale etti
ABD ordusu, İran'a ablukanın yeniden ilanının ardından 5 ticari geminin seyrine müdahale etti

CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, İran'a yönelik deniz ablukasının tekrar ilan edilmesinin ardından Umman Körfezi'ndeki ticari gemilere yapılan uygulamalara ilişkin bilgi verildi.

Paylaşımda, ABD güçlerinin, "abluka ihlali yapmaya çalışan" üç ticari gemiyi yeniden yönlendirdiği ve "talimatlara uymayan" bir gemiyi "etkisiz hale getirdiği" ifade edildi.

ABD güçlerinin, "ablukaya uyulduğundan emin olmak için" bir gemiye de çıktığı kaydedilen paylaşımda, "Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sular, Amerika'nın çelik duvar ablukasını ihlal etmeye çalışan gemiler dışında, serbest ve açık kalmaya devam ediyor." ifadesi kullanıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, 13 Temmuz'da, Hürmüz Boğazı'nda İran'a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini açıklamıştı. 

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında aralarında şarkıcı İlyas Yalçıntaş'ın da bulunduğu 4 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 00:49:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi.

Şüphelilerin yakalanmasına yönelik yapılan operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan ve aralarında ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu ve İlyas Yalçıntaş gibi ünlü isimlerin de bulunduğu 12 şüpheli, kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edilmişti. 12 şüpheli, test işlemleri sonrası savcılık ifadeleri alınmak üzere adliyeye sevk edilmişti.


İlyas Yalçıntaş ile 4 şüpheli hakkında tutuklama talebi



Şüphelilerden Mehmet Fatih Aksoy ve Hazal Eylem İpek Şafak, jandarma ve Adli Tıp Tıp Kurumundaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ayşenur Balcı, Ömer Faruk Işık, Şefik Ömer Dolma, Orhan Yıldız ile evinde hassa terazi bulunan ünlü şarkıcı İlyas Yalçıntaş, 'tutuklama' talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Hakimlik sorguları tamamlanan şüpheliler İlyas Yalçıntaş, Ayşe Nur Balcı, Orhan Yıldız ile Şefik Ömer Dolman tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Öner Faruk Işık ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan, bir kısım şüphelilerin hakimlik işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağdurları, özlük hakları ve taban maaş talebiyle Ankara'da sokağa çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) yürümek isteyen eğitimcilere polis müdahale etti; aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu onlarca öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı

16.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın Sendika.Org çağrısıyla Ankara'da bir araya gelen eğitim emekçileri ve mülakat mağdurları, ilk olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Dikmen Yerleşkesi önünde toplandı. Sık sık karşılaştıkları "Bütçe yok" gerekçesine tepki gösteren öğretmenler, taleplerinin asıl muhatabı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın işaret edilmesine atıfta bulunarak, "Madem adres burası, o zaman bugün kapınızdayız" açıklaması yaptı.

Eğitimciler, insanca yaşayabilecekleri bir taban maaş düzenlemesi getirilmesini, güvencesiz çalışma koşullarının sonlandırılmasını ve mülakatlarda hakkı yenen meslektaşlarının derhal işe başlatılmasını talep etti.

Polis barikat kurdu, görüntü alınması engellendi

Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki kitlesel açıklamanın ardından öğretmenler, "Bizim muhatabımız Milli Eğitim Bakanlığıdır" diyerek Evrensel caddesi üzerinden MEB'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak yürüyüşe izin vermeyen emniyet güçleri, öğretmenlerin etrafını kalkanlarla sararak barikat kurdu.

Polis ekipleri, müdahale esnasında basının görüntü almasını engellemek amacıyla kalkanlarını havaya kaldırdı. Abluka altındaki alandan, "Polis bize şiddet uyguluyor, kalkanlar şiddet görüntülenmesin diye havaya kaldırılıyor" sesleri yükseldi. Basın mensupları da alandan uzaklaştırılmaya çalışılarak gözaltıyla tehdit edildi.

Sendika başkanı dahil en az 44 gözaltı

Polisin sert müdahalesiyle dağıtılmaya çalışılan gruptan çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak darp edilerek gözaltına alındı. Avukatlardan edinilen bilgilere göre; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Genel Sekreter Ozan Fındık ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında bulunduğu en az 44 kişi gözaltına alındı. Çocuğunun gözaltına alınmasını engellemeye çalışan öğretmen anneleri de polis müdahalesine maruz kalarak alandan uzaklaştırıldı.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri yaşanan sert müdahaleye tepki göstererek, gözaltına alınan öğretmenlerin derhal serbest bırakılması ve taban maaş yasasının bir an önce çıkarılması yönünde çağrılarını yineledi.

Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı


 
AB, obezite tedavisinde ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına onay verdi.

16.07.2026 13:50:00
AA
 
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, obezite tedavisinde kullanılmak üzere Novo Nordisk'in geliştirdiği ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına pazarlama izni verdiği bildirildi.
Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'ten AB onayına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, AB Komisyonu'nun günde 1 kez kullanılan, semaglutid içeren hapın obezite veya kiloya bağlı en az 1 ek hastalığı bulunan fazla kilolu yetişkinlerin tedavisinde kullanılmasını onayladığı belirtildi.

Türkiye henüz onaylamadı

Hapın, AB'de kilo yönetimi amacıyla onaylanan, ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacı olduğu belirtilen açıklamada, ilacın daha önce ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de de ruhsat aldığı anımsatıldı. Söz konusu ilaç Türkiye'de ruhsat almadı.

Pazarlama izninin Avrupa İlaç Ajansının (EMA) Mayıs 2026'da verdiği olumlu görüşün ardından çıktığı belirtilen açıklamada, AB Komisyonu'nun ayrıca obezite tedavisinde kullanılmak üzere tek doz kalem şeklindeki enjeksiyonuna da onay verdiği aktarıldı.

Novo Nordisk Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Doustdar, "Obezite ciddi ve kronik bir hastalıktır. Tedavi seçeneklerinin artması gerçek bir fark yaratabilir" ifadelerini kullandı.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

16.07.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
 
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 8 sanık katıldı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!

Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki’nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatıldı

16.07.2026 09:25:00
Haber Merkezi
 
Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!
Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!
Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatılması ve gözaltı kararı verilmesi, kamuoyunda, hukuk çevrelerinde ve muhalefette sert tepkiyle karşılandı.

Alınan bu karar, Türkiye'de her geçen gün daralan ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkına yönelik yeni bir darbe olarak nitelendirildi.

"Siyasi Analiz Suç Sayılamaz"



Kararı değerlendiren hukukçular ve insan hakları savunucuları, Mahruki'nin paylaşımının tamamen bir siyasi analiz, eleştiri ve düşünce açıklaması sınırları içinde kaldığını vurguluyor. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, sarsıcı ve rahatsız edici fikirleri de kapsadığına dikkat çeken uzmanlar, yargının siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen her fikir beyanını cezalandırma aracına dönüştürülmesini eleştirdi. Paylaşımda herhangi bir şiddet çağrısı veya somut bir tehlike unsuru bulunmamasına rağmen "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçlamasının yöneltilmesinin hukuki temelden yoksun olduğu belirtildi.

"Deprem Kahramanına Vefasızlık ve Sindirme Politikası"

Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, ömrünü hayat kurtarmaya adamış, Türkiye'nin en kritik afetlerinde ön saflarda yer almış bir isme yönelik bu muameleyi "vefasızlık ve sindirme operasyonu" olarak yorumladı.

Yapılan açıklamalarda, iktidarın toplumsal muhalefeti susturmak ve resmi anlatının dışındaki her türlü alternatif bakış açısını kriminalize etmek için yargıyı bir sopa gibi kullandığı ifade edildi. Mahruki'ye yönelik bu gözaltı kararının, toplumun bütününe verilen bir gözdağı olduğu savunuldu.

Sosyal Medyada Dayanışma Dalgası

Soruşturma ve gözaltı kararının duyulmasının ardından sosyal medyada binlerce kullanıcı Mahruki'ye destek mesajları yağdırdı. Kullanıcılar, "Nasuh Mahruki Yalnız Değildir" etiketiyle yaptıkları paylaşımlarda, bir vatandaşın ülkenin yakın tarihi ve siyasi süreçleri hakkında fikir beyan etmesinin en temel demokratik hakkı olduğunu hatırlatarak adli makamları bu hukuksuz karardan geri dönmeye çağırdı.

PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu

PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara’da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı

16.07.2026 09:00:00
Haber Merkezi
 
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK’lı terörist, AKP ve MHP’ye meydan okudu
PKK Merkez Komitesi üyesi Helin Ümit, örgüt medyasında yaptığı açıklamalarda Ankara'da son dönemde konuşulan olası yasal düzenlemelere ve teslim olma çağrılarına sert bir dille karşı çıktı.

Siyasi kulislerde ve Meclis çatısı altında dile getirilen adımlara değinen terörist elebaşı, örgütün mevcut şartlar altında silah bırakmayacağını ya da tasfiye edilmeyi kabul etmeyeceğini ilan ederek açıkça meydan okudu.

Ümit'in yaptığı açıklamalarda öne çıkan en kritik başlıklar şunlar oldu:

"Zindana Girin Demek Akıl Dışıdır"

Örgütün silah bırakması ya da teslim olması yönündeki beklentilere değinen Ümit, "Kimse bize 'Gelin, zindana girin' diyemez, bu akıl dışıdır" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, örgüt kadrolarının herhangi bir yasal teslimiyet veya cezaevi formülünü kesin olarak reddettiğini ortaya koydu.

"Devlet Kendini Değiştirmeden Bizi Değiştiremez"



Türk devletinin mevcut yapısını ve politikalarını değiştirmeden örgüte yönelik bir değişim veya tasfiye dayatamayacağını savunan terörist elebaşı, kolektif yapılarının bozulmasına müsaade etmeyeceklerini ileri sürdü.

Örgüt içinde eyleme katılanlar ve katılmayanlar şeklinde yapılabilecek hiçbir hukuki veya siyasi ayrımı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Şart: Abdullah Öcalan'ın Özgürlüğü

PKK kanadı, Ankara'da zaman zaman gündeme gelen olumlu mesajların aksine sahadaki durumun tıkandığını iddia etti. Her türlü çözüm, diyalog ya da adım beklentisinin ancak terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüyle mümkün olabileceğini yineleyerek müzakere şartlarını en üst perdeden dayatmaya çalıştı.

Manisa'da çıkan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü

Manisa'nın Kula ilçesinde makilik alanda başlayıp badem ağaçlarına sıçrayan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü

16.07.2026 01:40:00 / Güncelleme: 16.07.2026 05:12:14
AA
 
Manisa'da çıkan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü
Manisa'da çıkan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü

Balıbey Mahallesi'ndeki makilik alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler daha sonra badem ağaçlarına da sıçradı.

İhbar üzerine bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, Orman İşletme Müdürlüğü ile Kula Belediyesi iş makinaları sevk edildi.

Yangına 3 arazöz, 1 helikopter, 3 orman ilk müdahale aracı, 4 itfaiye aracı, tanker ve iş makinaları ile 30 traktör müdahale etti.

Yangın kısmen kontrol altına alınırken, 10 hektarlık alan zarar gördü.

Ekiplerin soğutma çalışmaları devam ediyor. 

Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık, dosyada şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların" bulunduğunu belirterek tutuklama talebinde bulundu

16.07.2026 00:23:00
İHA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerin savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.


Sevk yazısı ortaya çıktı



Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'e yönelik savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Sevk yazısında, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların yönetim sürecine ilişkin şüphelerin oluştuğu belirtilerek, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki tespitlerle desteklendiği ifade edildi.


Derneğin mal varlığının eksiltildiğine ilişkin somut tespitler yapıldı



Ahbap Derneği'nin mal varlığının eksiltildiğinin aktarıldığı sevk yazısında, derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığına ilişkin somut tespitler yapıldığı belirtildi. Yazıda, derneğe yapılan bağışlar ile bütçeden gerçekleştirilen harcamalara ilişkin MASAK incelemeleri ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü şekilde sürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, dosyadaki mevcut delil durumu, suçların niteliği ve diğer şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğunun da belirtildiği yazıda, Haluk Levent'in tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı

Muğla'da dövülerek hayatını kaybeden kadının tabutunu kadınlar taşıdı 

15.07.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre erkek arkadaşı tarafından darp edilmesi sonucu yaşamını yitiren 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Kurşunlu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verilirken, Işıktekin'in tabutunu kadınlar omuzladı.  

Dün, Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre darp edilmesi sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Orhaniye Mahallesi Pazar Sokak'ta geçtiğimiz gün erkek arkadaşı Niyazi Bahçe tarafından darp edilen Sevil Işıktekin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli Niyazi Bahçe, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sevil Işıktekin için Kurşunlu Camii'nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törene Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Işıktekin'in ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze töreninde Sevil Işıktekin'in tabutu kadınlar tarafından omuzlarda taşındı. Duygusal anların yaşandığı törende aile fertleri ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.

Kılınan cenaze namazının ardından 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde konuştu, Erdoğan, "15 Temmuz güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır" dedi

15.07.2026 21:00:00
AA
 
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Erdoğan: '15 Temmuz emperyalist bir işgal projesidir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz destanının 10'uncu seneyi devriyesinde Gazi Meclis'in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

"Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz" diyen Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10'uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yad ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenab-ı Allah'tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur'an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, "Rabbim cümle şühedanın mekanını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

"Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir"

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis'in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.

Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' düsturuna bir kez daha sahip çıkarak milli irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla milli irade ve milli egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum"

"Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için halen fırsat kolluyor." ifadesini kullanan Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye'yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ'cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkar olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya'daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir.

Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkanlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz."

"FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır"

"Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle işbirliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr'i tekrar diriltmeyi, Türkiye'yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı'yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir."

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ'nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Suriye'nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekatlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekatı'yla DAEŞ'lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz'un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ'nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye'de değil Libya'dan Karabağ'a kadar nerede Türkiye'nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkanlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca milli iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.

Bu süreçte Türkiye'nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye'nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ'nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye'nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah'ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad'ın dediği gibi, 'Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.' Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye'nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin."

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün Türkiye'ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şehitlere Allah'tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.