logo
08 NİSAN 2026

İnsanlardan korkma Allah’tan kork

Oğul! Kalben elindeki her şeyden sıyrılıp çık! Bütün varlığından vazgeç ki bütün bunların karşılığını alabilesin

07.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İnsanlardan korkma Allah’tan kork
İnsanlardan korkma Allah’tan kork
"Oğul! Kalben elindeki her şeyden sıyrılıp çık! Bütün varlığından vazgeç ki bütün bunların karşılığını alabilesin.

Yazık sana! İnsanlar, Allah'tan bir onay gelmediği sürece sana ne bir fayda sağlayabilirler, ne de zarar verebilirler. İnsanların kalpleri Allah'ın elindedir, onları dilediği gibi hareket ettirir. Bazen emre amade kılar, bazen de birine musallat kılar.

Siz, Allah'ın, "Allah insanlara rahmetinden her neyi açarsa onu tutabilecek kimse yoktur"   buyurduğunu işitmediniz mi?" 







Ey dünyalık ve para-pul peşinde koşan! Bunlar da bir "şey"dir ve bunların kaynağı da Allah'ın nezdindedir. Şu halde bunları niye insanlardan istiyorsun? Niye bunları şirk diliyle ve sebeplere bağlanarak istiyorsun?

Hakkı ve hakikati gör; her halinde manevi meşgalen bu olursa, benliğin ölür, şahsi arzuların söner.

Daima Hakkı gözet ki, kalbinde yalnız Allah sevgisi yaşasın. Başkasına giriş hakkı kalmaz olur… Elinde tevhit, azamet, ceberut kılıcı olur; her gördüğün aşağılık duyguları ruhundan kovar ve lüzumsuz şeyleri kökünden yok edersin.

Nefsinde sana baş kaldıramaz. Hele kötü arzu temsili olan heva; şahsiyetçiliği temsil eden irade ve arzu sana hiçbir zaman dünya ve ahiret işlerinde yol gösteremez.







Kalbinde bir Hak ölçüsü vardır. İşittiğin her söz, gördüğün her hakikati Hak ölçülere vurursun. Daha ilerilere giderek Hakk'ın rızası önünde boyun eğer; bütün varlığınla O'na teslim olursun.

Bu halinle Allah'ın kulu olur ve emrine bağlı kalır, halka uymaz ve onların arzularına gidemezsin…

Ey cahil!

Kalbin Hakk'ı nasıl görebilir ki, halk onu doldurmuş. Cami kapısını nasıl görebilirsin ki, evinde oturmaktasın. Evinden çıkarken yavrularını, ehlini bir yana atar, camiye doğru yol alırsan o caminin kapısını görürsün. Demek ki bir grubu arkaya atmadıktan sonra ikincisini görmek kabil olmuyor.







Halkla olduktan sonra Hakk'ı görmen mümkün olmaz. Dünyayı gördükten sonra ahireti bilmen nasip olmaz. Bir yanında dünya bağı, öbür yanında ahiret sevgisi olursa onların Yaratan'ını bulmayı nice umarsın. Her fani varlıktan tamamen sıyrılırsan, sır âlemin Rabb'inle karşılaşır. Bu dıştan anlaşılmaz, iç âlemin halleridir…

Halkı bırakmak; onların elinde hiçbir iyilik ve kötülük olmadığına ve olamayacağına inanmakla olur. Bütün kuvveti Allah'tan görüp, halkın elinde mevcut olan bir şey görmeden Allah'ın kudretini tasdik etmekle mümkün olur…

Halkı hakikaten kalbinden çıkar. Onları, kâh açılan, kâh kapanan bir kapı bil. Onları, meyvesi bazen var, bazen de yok olan ağaçlar gör.







Bu işlerin hepsini bir faile bağla ve bir müdebbirin tedbiri kabul et. Bu fail ve müdebbirin de Allah olduğuna inan ki, muvahhid olasın.

Allah'ın yardımı olmadan onların işi tamam olmayacağını iyi bil. Allah'ı unutarak onlara tapma. Bunların yaptığı, Allah'ın işinden ayrıdır deme. Hakk'ı inkâr etmiş olursun…
 
Bütün telaşınız halkla iyi geçinmeyi temin için. Dolayısıyla da Hak'la olan bağlarınızı koparmak… Bundan başka hiçbir çabanız yok…

Allah yolcuları, halktan korkmaz. Çünkü Allah, onları himayesine almıştır. Onları, Allah saklar ve idare eder. Her kötülükten esirger. Allah yolcuları da buna inanır…

Bilirler ki, yakında halkın eli tutamayacak, ayakları yürüyemeyecek ve dili de söz edemeyecek. Halkın aciz olduğuna ve yokluk içinde bulunduğuna inanmışlardır. Bilirler ki, halk öldüremez ve bir paye veremez. Bilirler ki, halkın elinde ne fayda ne de zarar vardır… 







İslam'da ruhbanlık yoktur

Salihlik kıyafetinde değil; kalbinde olsun! Avam ne giyiyorsa sen de, onu giyin ama onların yaptıklarından başkasını yap!

Ruhbanlık, yeme, içme ve evlilik konusunda olmaz. Allah (c.c.) Ruhbanlığa gelince, biz onlara böyle bir şey emretmedik. Ruhbanlığı, Allah'ın rızasını kazanmak adına kendileri icat ettiler" buyurmuştur.

Hz. Peygamber de (s.a.v.), "İslam'da ruhbanlık yoktur" buyurmuştur.

İhlas sahibi olan ehl-i tevhidin manastırı kalpleridir; nefis, heva-heves ve tabiatlarına karşı sert tutumlarıdır. Meyveleri halvetleridir. Müşahedeleri Rableriyle ünsiyet kurmak ve O'na yakarmaktır."  (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.