logo
08 AĞUSTOS 2026

İnsanlığa umut buluşmaları -1-

Ekonomide gelecek yüzyıl, bilginin korunduğu, bilginin işlendiği ve yönetildiği, emeğin de yapay zekâ ve robotlarla yer değiştirdiği çağ olacaktır.

27.02.2026 00:15:00
Haber Merkezi
 
İnsanlığa umut buluşmaları -1-
İnsanlığa umut buluşmaları -1-
Ekonomide gelecek yüzyıl, bilginin korunduğu, bilginin işlendiği ve yönetildiği, emeğin de yapay zekâ ve robotlarla yer değiştirdiği çağ olacaktır.

Milli Ekonomi Modeli'nin Sosyal devlet projeleri ve paraya getirdiği tanım, gelecek yüzyılı şekillendirecek ve teknolojinin getireceği işsizlik problemini de çözecek kudreti içinde barındırmaktadır.







Bu noktada Endüstri 4.0 sistemindeki üretim, makinelerin hizmet sundukları ve ürünlerle gerçek zamanlı bilgi paylaştıkları, başka bir ifadeyle ürün ile imalat makinelerinin birbirleriyle haberleştiği gerçeği yeni çağın habercisidir. Bu yeni yüzyılda insanlığı bekleyen en önemli ve kahredici sorun işsizlik olacaktır.

Eksik istihdamı sistemin kaçınılmaz ve doğal bir netice olarak gören Kapitalizmin teknolojik gelişmelerin neticesinde katlanarak artacak işsizlik sorununa bir çözüm önerisi yoktur.

Milli Ekonomi Modeli'nde devlete, sosyal devletin yükümlülüklerine yüklenen misyona ve önerilen projelere bakıldığında işsizlik sorununun nasıl çözüleceğinin kodlarını bulabilirsiniz.

Onun için MEM üretim odaklı değil tüketim odaklı bir sistemdir. Üretim odaklı sistemler bireyin tüketim kabiliyetini, hane halklarının gelir düzeyini sisteme kurban etmişlerdir.



Bireyin kimseye muhtaç olmayacak düzeyde onurlu bir yaşam kabiliyeti, "gizli bir el tarafından tarif edilemeyen bir şekilde karşılanacağı" yanılgısıyla elinden alınmış ve kaderine terk edilmiştir.   

Ekonomi sahasında verdiğim Dar Bölge Yaygın Kalkınma Modeli, Milli Ekonomi Modeli ve bu modelin sosyal açılımı olarak Sosyal Devlet Milli Devlet eserleri birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları gibidir.

2005 yılında Milli Ekonomi Modeli iki değerli dostum Prof. Dr. Dünyamalı Veliyev ve Prof. Dr. Rovşen Guliyev tarafından 2005 yılında Azerice'ye çevrilerek Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Fakültesi yayınları arasında çıkmıştır.  Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin hizmetine sunulmuştur. Eser Azerice, Rusça, Almanca, İngilizce ve Farsça dillerine çevrilmiştir.




Eser bugüne kadar, 9 uluslar arası kongreyle dünyanın seçkin iktisat alimleri tarafından tartışılmıştır. Öyle ki 2006 Bakü Kongresi'nde Prof. Dr. Valerie Lebedev tarafından, 'Prof. Dr. Haydar Baş'ın kitabının satır araları metnin kendisinden daha geniştir' denilerek kitabın satır araları bile tartışılmıştır.

Bugüne kadar Milli Ekonomi Modeli Kongrelerine katılmış değerli ilim adamlarından bazılarının çarpıcı tespitlerini paylaşacak olursak:

2006 Bakü Kongresi'nde Prof. Dr. V. Lisichkin, "Bu dünyayı altüst edecek bir manifestodur."



Prof. Dr. Goulnar Baltanova ,"Bu sıradan bir ekonomik teori değil belki de geleceğin ekonomi felsefesinin parlak bir açıklamasıdır." Prof. Dr. Victor Volkonski, "Bu eser sadece Türkiye için değil, tüm iktisat bilimi için ve bütün ülkeler için çok büyük önem taşımaktadır."

Prof. Dr. Rovshan Guliev, "Bu eser baş aşağı giden ekonomiyi tekrar ayakları üzerine dikmiştir."

Prof. Dr. Xosrov Kerimov, 'Bütün dünya bu eserin sahibinin tanıyacak ve modelini uygulamak zorunda kalacaktır."

Prof. Dr. Yuri Gavrilets, "İnsan ihtiyaçları sınırlı, kaynaklar sınırsızdır cümlesi Haydar Baş'ın baş konseptidir. Sosyal adalet mefhumunu köşe başına oturtması çok önemlidir, bu da ancak ve ancak devletin yardımıyla, piyasanın sosyal adalet dengesine oturması ile mümkündür."



Prof. Dr. Knopflacher, "MEM'deki temel fikirleri baz alacak olursak, bu model benim tanıdığım en mükemmel ve aynı zamanda milli paralar için iyi bir zemin oluşturan, doğa kanunlarına, ,insan ve toplumun barışına dönük bir modeldir."

Prof. Dr. F.R. Grabau, "Alternatifi olmayan model veya tek alternatif model."
Prof. Dr. Irina Hundt, "Sadece ideal değil, reel, uygulanabilir bir model."

Prof. Dr. Ahad Rahmanzade, "Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya konan çözüm önerileri, işsizlik, sürekli büyüme ve adaletli bir gelir dağılımının önündeki engelleri ortadan kaldıracak niteliktedir."

İlk defa Uluslar arası Bağımsız Ekonomi Modeli Derneği'nin kurulmasını öneren Prof. Dr. Sabden Orazalı, "Her sene konferanslarda güncel sorunlara dair uluslar arası raporlar hazırlansın, birliğin onayına sunulan bu raporlar bütün ülkelerin devlet başkanları, hükümetleri ve parlamentolarına tavsiye edilsin."



Bu öneriler doğrultusunda her biri iki gün süren kongrelerin sonuç bildirgeleri, kongrelerde tebliğ sunan çok değerli akademisyen ilim adamları tarafından geldikleri ülkelerin hükümet ve devlet başkanlarına taşınmıştır.

26-27 Kasım 2005 tarihlerinde İstanbul'da yapılan ve iki gün süren "I. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi" ne dünyanın değişik 15 ülkesinden 50'yi aşkın bilim adamı katılmış ve tez dünya kamuoyuna takdim edilmiştir. Kongre, sonuç bildirgesinin okunmasıyla tamamlanmıştır.

Kongreye katılan bilim adamları tarafından, ortak bir görüş olarak Eserin (Milli Ekonomi Modeli) mevcut hiçbir ekonomik görüşün alternatifi olmadığı, insana, paraya, kaynaklara, devlete, sosyal devlete, senyoraja, mikro ve makro analize, üretime, tüketime getirdiği orijinal yaklaşım ve çözümleriyle bir tez olduğu gerçeğini ortaya koyduğu ifade edilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.