logo
24 HAZİRAN 2026

İnsanlığa umut buluşmaları -1-

Ekonomide gelecek yüzyıl, bilginin korunduğu, bilginin işlendiği ve yönetildiği, emeğin de yapay zekâ ve robotlarla yer değiştirdiği çağ olacaktır.

27.02.2026 00:15:00
Haber Merkezi
İnsanlığa umut buluşmaları -1-
İnsanlığa umut buluşmaları -1-
Ekonomide gelecek yüzyıl, bilginin korunduğu, bilginin işlendiği ve yönetildiği, emeğin de yapay zekâ ve robotlarla yer değiştirdiği çağ olacaktır.

Milli Ekonomi Modeli'nin Sosyal devlet projeleri ve paraya getirdiği tanım, gelecek yüzyılı şekillendirecek ve teknolojinin getireceği işsizlik problemini de çözecek kudreti içinde barındırmaktadır.







Bu noktada Endüstri 4.0 sistemindeki üretim, makinelerin hizmet sundukları ve ürünlerle gerçek zamanlı bilgi paylaştıkları, başka bir ifadeyle ürün ile imalat makinelerinin birbirleriyle haberleştiği gerçeği yeni çağın habercisidir. Bu yeni yüzyılda insanlığı bekleyen en önemli ve kahredici sorun işsizlik olacaktır.

Eksik istihdamı sistemin kaçınılmaz ve doğal bir netice olarak gören Kapitalizmin teknolojik gelişmelerin neticesinde katlanarak artacak işsizlik sorununa bir çözüm önerisi yoktur.

Milli Ekonomi Modeli'nde devlete, sosyal devletin yükümlülüklerine yüklenen misyona ve önerilen projelere bakıldığında işsizlik sorununun nasıl çözüleceğinin kodlarını bulabilirsiniz.

Onun için MEM üretim odaklı değil tüketim odaklı bir sistemdir. Üretim odaklı sistemler bireyin tüketim kabiliyetini, hane halklarının gelir düzeyini sisteme kurban etmişlerdir.



Bireyin kimseye muhtaç olmayacak düzeyde onurlu bir yaşam kabiliyeti, "gizli bir el tarafından tarif edilemeyen bir şekilde karşılanacağı" yanılgısıyla elinden alınmış ve kaderine terk edilmiştir.   

Ekonomi sahasında verdiğim Dar Bölge Yaygın Kalkınma Modeli, Milli Ekonomi Modeli ve bu modelin sosyal açılımı olarak Sosyal Devlet Milli Devlet eserleri birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları gibidir.

2005 yılında Milli Ekonomi Modeli iki değerli dostum Prof. Dr. Dünyamalı Veliyev ve Prof. Dr. Rovşen Guliyev tarafından 2005 yılında Azerice'ye çevrilerek Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Fakültesi yayınları arasında çıkmıştır.  Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin hizmetine sunulmuştur. Eser Azerice, Rusça, Almanca, İngilizce ve Farsça dillerine çevrilmiştir.




Eser bugüne kadar, 9 uluslar arası kongreyle dünyanın seçkin iktisat alimleri tarafından tartışılmıştır. Öyle ki 2006 Bakü Kongresi'nde Prof. Dr. Valerie Lebedev tarafından, 'Prof. Dr. Haydar Baş'ın kitabının satır araları metnin kendisinden daha geniştir' denilerek kitabın satır araları bile tartışılmıştır.

Bugüne kadar Milli Ekonomi Modeli Kongrelerine katılmış değerli ilim adamlarından bazılarının çarpıcı tespitlerini paylaşacak olursak:

2006 Bakü Kongresi'nde Prof. Dr. V. Lisichkin, "Bu dünyayı altüst edecek bir manifestodur."



Prof. Dr. Goulnar Baltanova ,"Bu sıradan bir ekonomik teori değil belki de geleceğin ekonomi felsefesinin parlak bir açıklamasıdır." Prof. Dr. Victor Volkonski, "Bu eser sadece Türkiye için değil, tüm iktisat bilimi için ve bütün ülkeler için çok büyük önem taşımaktadır."

Prof. Dr. Rovshan Guliev, "Bu eser baş aşağı giden ekonomiyi tekrar ayakları üzerine dikmiştir."

Prof. Dr. Xosrov Kerimov, 'Bütün dünya bu eserin sahibinin tanıyacak ve modelini uygulamak zorunda kalacaktır."

Prof. Dr. Yuri Gavrilets, "İnsan ihtiyaçları sınırlı, kaynaklar sınırsızdır cümlesi Haydar Baş'ın baş konseptidir. Sosyal adalet mefhumunu köşe başına oturtması çok önemlidir, bu da ancak ve ancak devletin yardımıyla, piyasanın sosyal adalet dengesine oturması ile mümkündür."



Prof. Dr. Knopflacher, "MEM'deki temel fikirleri baz alacak olursak, bu model benim tanıdığım en mükemmel ve aynı zamanda milli paralar için iyi bir zemin oluşturan, doğa kanunlarına, ,insan ve toplumun barışına dönük bir modeldir."

Prof. Dr. F.R. Grabau, "Alternatifi olmayan model veya tek alternatif model."
Prof. Dr. Irina Hundt, "Sadece ideal değil, reel, uygulanabilir bir model."

Prof. Dr. Ahad Rahmanzade, "Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya konan çözüm önerileri, işsizlik, sürekli büyüme ve adaletli bir gelir dağılımının önündeki engelleri ortadan kaldıracak niteliktedir."

İlk defa Uluslar arası Bağımsız Ekonomi Modeli Derneği'nin kurulmasını öneren Prof. Dr. Sabden Orazalı, "Her sene konferanslarda güncel sorunlara dair uluslar arası raporlar hazırlansın, birliğin onayına sunulan bu raporlar bütün ülkelerin devlet başkanları, hükümetleri ve parlamentolarına tavsiye edilsin."



Bu öneriler doğrultusunda her biri iki gün süren kongrelerin sonuç bildirgeleri, kongrelerde tebliğ sunan çok değerli akademisyen ilim adamları tarafından geldikleri ülkelerin hükümet ve devlet başkanlarına taşınmıştır.

26-27 Kasım 2005 tarihlerinde İstanbul'da yapılan ve iki gün süren "I. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi" ne dünyanın değişik 15 ülkesinden 50'yi aşkın bilim adamı katılmış ve tez dünya kamuoyuna takdim edilmiştir. Kongre, sonuç bildirgesinin okunmasıyla tamamlanmıştır.

Kongreye katılan bilim adamları tarafından, ortak bir görüş olarak Eserin (Milli Ekonomi Modeli) mevcut hiçbir ekonomik görüşün alternatifi olmadığı, insana, paraya, kaynaklara, devlete, sosyal devlete, senyoraja, mikro ve makro analize, üretime, tüketime getirdiği orijinal yaklaşım ve çözümleriyle bir tez olduğu gerçeğini ortaya koyduğu ifade edilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.