logo
17 EKİM 2026

Irak hükümetine Amerikan tayini

10.04.2005 00:00:00
 
Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, hükümetin kurulmasının ardından en önemli hedefinin ülkeye istikrar getirmek olacağını söyledi. Talabani yeni Irak anayasasının ağustos ayının ortalarına kadar hazırlanacağını da belirtti. Irak'ta hükümeti kurmakla görevlendirilen İbrahim El-Caferi çalışmalarına başlarken, Devlet Başkanı seçilen Celal Talabani direnişçilere af önerisinde bulundu.

Irak Devlet Başkanı olarak hedeflerini Reuters haber ajansına anlatan Talabani, hükümetin kurulmasının ardından önceliğinin en kısa zamanda yeni Irak anayasasını hazırlamak olacağın bildirdi.

Talabani, Irak'ı istikrara kavuşturmak ve direnişle mücadelenin de hedefleri arasında olduğunu kaydetti. Hiçbir zaman mevki peşinde olmadığını söyleyen Talabani "Ben hep demokratik ve federal bir Irak hayali kurdum. Bir gün Irak, bütün vatandaşlarının eşit şartlara sahip olduğu bir ülke olduğunda bir Kürt'ün de devlet başkanı olmasını umut ettim" dedi. Talabani, devrik Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'den söz ederken, herkesin yaptıklarının sorumluluğunu taşıması gerektiğini söyledi. Talabani, Saddam Hüseyin'e seslenerek, "Sana 2003'te Irak işgalinden önce yazdığım mektupta kendini ve halkını kurtarmak için istifa etmeni tavsiye etmiştim. Beni dinlememiş olman çok kötü" dedi.

Arap basınında yeralan haberlerde, ABD'lilerin ise savunma ve içişleri bakanlıklarına getirilecek isimlerin tespit etmek için devreye girdiği belirtildi. Haberi Sünni kaynaklara dayandıran Arap gazetelerine göre, ABD'liler bu bakanlıkları ılımlı isimlerin üstlenmesini istiyor. İçişleri ve savunma bakanlıklarını üstelenecek isimler, ABD'lilerle daha önce varılan anlaşma uyarınca bu iki kurumdaki yapılanmayı değiştiremeyecek ve herhangi bir değişiklik yapamayacak.

Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var


 
Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "Ayasofya'nın Arkeolojisi"ni anlattı. Diker, Roma'nın Ayasofya'nın altında devasa bir altyapı sistemi inşa ettiğini belirtti. 
 

17.10.2026 07:38:00
Haber Merkezi/AA
 
 Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var
 Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin içerisindeki kültür-sanat alanı BlackBox'a konuk oldu. Diker, İş Sanat tarafından düzenlenen Cengiz Özdemir yönetimindeki "İstanbul Sohbetleri" dizisi kapsamında "Ayasofya'nın Arkeolojisi" başlıklı konuşma yaptı.
Ayasofya'nın yüzyıllara uzanan tarihine arkeoloji penceresinden bakıldığı programda Diker, Ayasofya'nın geçirdiği dönüşümleri, yapının arkeolojik katmanlarını, mimari özelliklerini ve İstanbul'un tarihindeki yerini sunum eşliğinde katılımcılara anlattı.

Su şebekesinin merkezi

Diker, Roma'nın Ayasofya'nın altında devasa bir altyapı sistemi inşa ettiğini belirterek, yapının bir mabet olmanın ötesinde, korunaklı ve güvenli bir alan sunan, şehrin su şebekesinin dağıtımını sağlayan bir istasyon işlevi gördüğünü aktardı.
Yapıda revaklı avlu izlerini 17. yüzyıla kadar Avrupalı seyyahların betimlemelerinden takip ettiklerini söyleyen Diker, yine Ayasofya'da bugüne kadar izleri duran, fakat ayakta olmayan katmanlı yapı topluluğu hakkında bilgiler verdi.

Bugün ayakta duran yapı üçüncü kez inşa edilen Ayasofya

Diker, Ayasofya'nın çok derinlikli ve mimari bir kurgusu olduğuna işaret ederek, ilk yapılan Ayasofya'nın 5. yüzyılda bir yangından dolayı ortadan kalktığını, o yüzyılda yine ikinci bir Ayasofya'nın yapıldığını ve Nika ayaklanmasında yakılıp yıkıldığını, bugünkü yapının ise üçüncü Ayasofya olduğunu anlattı.

İlk Ayasofya'nın grovak (sert, koyu renkli kaya türü) kayası üzerine inşa edildiği bilgisini veren Diker, "İlk Ayasofya, şimdiki yapının yaklaşık 2 metre 30 santim altında kalıyor. Tabii önceden şimdiki gibi hafriyat kamyonları olamadığından şehir, bütün yıkıntılarıyla gömüle gömüle üst üste inşa ediliyor" dedi.
Yapıda 1935-1936 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsü ve ABD'den gelen ekibin kazı çalışmalarından bahseden Hasan Fırat Diker, "Biz de bugün Atatürk'ün 90 yıl önce başlattığı çalışmaları devam ettirmenin ve inşallah da bitirmenin mutluluğunu yaşıyoruz" ifadesini kullandı.



Ayasofya'nın altındaki tünellerden tonlarca moloz çıkarıldı

Diker, Ayasofya'daki 5. yüzyıla tarihlenen Roma Caddesi'nin üst kısmını ilk olarak Alman arkeolog Alfons Maria Schneider'ın ortaya çıkardığını ve belgelediğini, bilim kurulu olarak da bugün bu caddenin alt kısmında çalışma yürüttüklerini dile getirdi.
Ayasofya'nın yanında olan ve Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Fatih Medresesi'nin 1869'a kadar varlığını sürdürdüğünü söyleyen Diker, şunları kaydetti:
"1869'da yani Sultan 1. Abdülaziz döneminde dönemin belediye başkanı Server Paşa, Ayasofya'nın siluetini bozduğu gerekçesiyle bu medreseyi yıktırıyor. Hatta Server Paşa, yol genişletme bahanesiyle minarelerden birinin de yıktırılmasını öneriyor. Medrese yıkılıyor. Daha sonra 1873'te dönemin şeyhülislamı yeniden medresenin inşa edilmesini padişahtan rica ediyor. 1874'te yapı yeniden yapılıyor. Sonra kimsesizler yurdu olarak da bir dönem kullanılıyor. Yine böyle bir yurdun Ayasofya'nın bahçesinde ne işi var diye yeniden bina yıkılıyor. Son olarak 2014'te Ayasofya'nın son müze müdürü Hayrullah Cengiz'in yoğun girişimleriyle medresenin tekrar rekonstrüksiyonu gündeme geliyor. 2017'de yapımına başlanıyor. 2020'de bitmek üzereyken Ayasofya'nın camiye çevrilmesiyle, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesine veriliyor."

Diker, Ayasofya'daki altyapıların Alfons Maria Schneider'ın yanı sıra 1943'te Amerika Bizans Enstitüsü tarafından belgelendiğini, 2017'de iç ve dış tarafta kendilerinin tarama ve belgeleme çalışmaları yaptıklarını belirtti.

Tüneller karmaşık

Ayasofya altındaki tünellerin çok karmaşık ve adeta bir metro ağı gibi olduğuna dikkati çeken Diker, Romalıların bu devasa altyapı sistemiyle caddeye gelen yağmur suyunun tahliye edilerek denize dökülmesini 1600 yıl önce düşündüklerini söyledi. Prof. Dr. Diker, tünellerde halen çalışmaya devam ettiklerini ve bugüne kadar 2025 şubat ayından bu yana yaklaşık 3 bin ton çamur, moloz çıkardıkları bilgisini verdi.
Yapının altındaki ana arter Roma Caddesi'nin bir tarafının Sarayburnu'ndan başlayarak Küçük Ayasofya'ya kadar devam ettiğine işaret eden Diker, bu yolun bugüne kadar 170 metresini temizlediklerini ve bu çalışmaların bugüne kadar hiç yapılamadığını aktardı.

Hasan Fırat Diker, Ayasofya'nın en katmanlı bölümünün kuzeydoğu cephesi olduğunun altını çizerek, burada 1946'da ilk olarak Muzaffer Ramazanoğlu tarafından yer altı mezarı olarak yan yana 4 odadan oluşan hipojenin (toprak altında ya da kaya içine oyularak inşa edilmiş antik yeraltı mezarı veya mezar odası) bulunduğunu kaydetti.
Bu bölgede hipojenin hem üst hem de alt kısmını temizlediklerini belirten Diker, "Hipojenin bir buçuk metre daha altına indik. Çamur doluydu. Bu kısım Ayasofya'dan daha eski bir yer" dedi.
Diker, Ayasofya'da altyapıda geniş alanların ziyarete açılabilmesi için de çok titiz bir çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, bir teşhir projesi hazırlayacaklarını sözlerine ekledi.

Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’

Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu gündemde

16.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün damadı Esat Palazoğlu gündemde. Mal varlığı dondurulan, banka hesapları bloke edilen ve soruşturmada şüpheli sıfatının sürdüğü bildirilen Palazoğlu, fona para yatırdığını kabul ederken kendisinin de mağdur olduğunu savunuyor. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'ın sorularına verdiği yanıtlar, dinî hassasiyet söylemiyle yüksek kazanç arayışı arasındaki çelişkiyi yeniden tartışmaya açıyor.

Palazoğlu, Pusula'nın PCS adlı kapalı fonuna mayıs ayında yatırım yaptığını, haziran, temmuz ve ağustos aylarında hesabında sırasıyla yüzde 30, yüzde 20 ve yüzde 10 artış gördüğünü anlattı. Üç ayda ana parasının yaklaşık dörtte üçü kadar kazanç oluştuğunu aktaran Saymaz'ın, "Neden böyle bir kazanç yolunu seçtiğini" sorması üzerine Palazoğlu şu yanıtı verdi:

"Dini anlamda çok uygundur diye iddia etmiyorum. Yanlışsa yanlışımız var, eyvallah. Ama hepimiz bunları yapıyoruz. Herkesin girdiği fonlar da bu kazancı verdi. Nefsimize yenildik diyebiliriz. Tabii böyle olsun istemezdik."

"ALLAHTAN PARAMIZ BATMIŞ" DİYOR

Palazoğlu, şirketinin giderleri için 31 Temmuz'da fondan bir miktar para çektiğini, ağustos sonunda yeniden para çekmek istediğinde ise kendisine "Şu an sıkışıklık var, bir iki hafta bekleyebilir misiniz?" denildiğini söyledi. 16 Eylül itibarıyla ana parasının dörtte üçünü kaybettiğini öne süren Palazoğlu, fondan zamanında çıkmadığını ve içeriden bilgi alarak parasını kurtarmadığını savundu.

Saymaz'ın, temmuz ayında para çekmesinin şüpheli görülmesine neden olup olmadığını sorması üzerine Palazoğlu, sebebini bilmediğini belirtti. Ardından şu ifadeleri kullandı:

"Ben mağdur tarafım. Kazandığımız bir bedel yok, niye şüpheliyim, bilmiyorum, öyle bir durumdayız ki, Allahtan paramız batmış diyoruz. Para alsaydım içeride olurdum muhtemelen."

Palazoğlu ayrıca, "Bu parayı 5-10 Eylül'de çeksem ne olacaktı? 'Esat kaçtı, sen bu bilgiyi kimden aldın' diyeceklerdi" diyerek kendisini savundu. Fonun patronu Serdar Turhan'ı tanıdığını, ağabeyi Ahmet'in Turhan'la bir şirkette ortak olduğunu da söyledi. Ancak ağabeyinin faaliyetlerinden dolayı kendisine haksız suçlama yöneltildiğini savundu.

Palazoğlu'nun anlatımı, soruşturmadaki konumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösteriyor. Bir kişinin fonda zarar ettiğini söylemesi, tek başına suç işlediğini kanıtlamadığı gibi şüpheli sıfatı da suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kısa sürede olağan dışı kazançlar oluştuğu belirtilen bir yatırımda hangi koşullarda karar verildiği ve para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği de soruşturmanın yanıtlaması gereken sorular arasında.

CÜBBELİ NE DEMİŞTİ? "ÇOK BÜYÜK KUL HAKLARI YENDİ"

Cübbeli Ahmet, ekim ayındaki sohbetinde fon soruşturmasına değinerek "Şu fon vurgunlarında çok büyük bir kul hakları geçti, yendi" dedi. Borsada spekülasyonla hisse fiyatlarının yükseltildiğini savundu; "Bir defa burada yalan var. En büyük haram nedir? Yalan" ifadelerini kullandı. Ayrıca muhafazakâr çevrelerden de bu işlere karışanlar bulunduğunu belirterek, "Hacı hoca var mı? Var. Namazlı abdestli var mı? Var" diye konuştu.

Öte yandan Cübbeli, aynı konuşmasında "Burada bir kuruşumuz yok, biz bir şey kaptırmadık" dedi. Damadının fonda yatırım yaptığının ve mağdur olduğunu ileri sürdüğünün gündeme gelmesiyle birlikte, kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Dinî çevrelerde yüksek kazanç arayışı ve finansal riskler konusunda yıllardır yapılan uyarılar, bu çevrelerin kendi yakınları için de aynı ölçüde geçerli miydi?

FADIL AKGÜNDÜZ VE CAPRICE GOLD HAFIZASI



Cübbeli Ahmet'in geçmişte Fadıl Akgündüz'ün Caprice Gold projesiyle ilgili tutumu da yeniden hatırlanıyor. Projeden devre mülk alan çok sayıda kişinin mağduriyet iddiaları ve açılan davalar kamuoyunda tartışılırken Cübbeli, 2016'da yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere şu sözlerle yanıt vermişti:

"Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim, sadece fetva soranlara caiz dedim. Ben dünya işinden anlamam. Sen bunları duymayıp enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de birkaç dairem gitti."

Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi

84 yılın yağış rekorunun kırıldığı İstanbul'da yaklaşık 30 saat süren aralıksız sağanak felakete yol açtı. Ayazağa'da bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla can kaybı 4'e yükselirken, kayıp 3 kişiyi arama ve kent genelinde hasar tespit çalışmaları aralıksız sürüyor

16.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
İstanbul'da 14 Ekim'de başlayan ve kenti etkisi altına alan şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel felaketinde acı bilanço ağırlaşıyor. Kent genelinde yaklaşık 30 saat boyunca aralıksız süren tarihi yağışlar neticesinde meydana gelen sel felaketinde can kaybı sayısı 4'e yükseldi.


Acı haber Ayazağa'dan geldi


Selin en çok etkilediği noktalardan biri olan Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi Kemerburgaz Caddesi'ndeki bir köprü altında erkek cesedi bulunduğu ihbarı üzerine ekipler hızla harekete geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından, hayatını kaybeden kişinin iki gündür kayıp olarak aranan 66 yaşındaki Turgut Dursun olduğu teşhis edildi.

Kağıthane Deresi'nin taşmasıyla sular altında kalan bölgeden çıkarılan Dursun'un cansız bedeni, ambulansla Sarıyer Seyrantepe'deki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.


3 kayıp vatandaş için zamana karşı yarış


İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen arama-kurtarma faaliyetlerinde bilanço güncellendi. Daha önce 4 olarak bildirilen kayıp sayısının, Turgut Dursun'un bulunmasıyla birlikte 3'e düştüğü açıklandı.

Sel sularına kapılarak gözden kaybolan diğer 3 vatandaşı arama çalışmaları, dere yatakları, köprü altları ve su baskınının yoğun yaşandığı kritik noktalarda AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin katılımıyla havadan ve karadan titizlikle sürdürülüyor.


Hasar tespiti sürüyor


84 yılın rekorunun kırıldığı sağanak yağışların ardından İstanbul genelinde yaralar sarılmaya çalışılıyor. İstanbul Valiliği ve belediye ekiplerinin koordinasyonunda kent genelinde yaklaşık 46 bin personel arama, kurtarma, tahliye, temizlik ve hasar tespit çalışmalarında görev alıyor.

Başta en ağır hasarı alan Sarıyer Ayazağa Mahallesi olmak üzere, sular altında kalan yüzlerce ev, iş yeri ve araçta maddi hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor. Bir yandan su tahliye işlemleri tamamlanan binalarda çamur ve balçık temizliği yapılırken, diğer yandan zarar gören vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi adına kayıtlar tutuluyor.

Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze törenine katıldı

16.10.2026 17:10:00
AA
 
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin toprağa verildi.

Gültekin için Büyük Çamlıca Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi.

Gültekin'in ailesi cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, cuma namazını kıldıktan sonra avluya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan da merhumun ailesine başsağlığı diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, tezkiye konuşması yaptı ve cenaze namazını kıldırdı.



Gültekin'in çocuklarıyla birlikte saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, ebediyete uğurlayacakları Gültekin'le ilgili Arpaguş'ın gerekli tezkiyeleri yaptığını belirterek, "Rabbim inşallah ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında haşru cem eylesin. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi.

Erdoğan, Gültekin'in çok kısa sürede Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendiğini aktararak, "Ankara'da bir görevi ifa için yola çıkmışken de ne yazık ki bir trafik kazasında ebedi aleme kendisini uğurladık, uğurluyoruz. Öncelikle tüm kardeşlerime sabırlar temenni ediyorum. Rabbim yar, yardımcımız olsun, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun inşallah." diye konuştu.

Gültekin'e hakkını helal ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yavruları da yanımızda, Rabbim onlara da inşallah sabrı cemil lütfeylesin. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ama bileceğiz ki hepimizin de sonu bu. Durmak yok, yola gideceğiz. Bu yol hepimiz için mukadder. Tüm ailesine, tüm kardeşlerimize sabırlar diliyorum. Bu yolculuk hepimiz için mukadder, bu mukadder olan yolculuğa hepimiz de her an hazır olalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah, makamı cennet olsun. Sevgili habibin sancağı altında da bizleri haşru cem eylesin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Gültekin'in tabutuna omuz verdi.

Gültekin'in naaşı, defnedilmek üzere Nakkaştepe Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze merasimine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel, bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, çalışanları, vatandaşlar ve Gültekin'in yakınları katıldı.

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

16.10.2026 13:06:00
AA
 
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla sosyal medya platformlarında karşılaşılan siber zorbalık ve internet üzerinden işlenen suçlar, özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli riskler oluşturuyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalığa maruz kalan kişilerin hakaret veya tehditle karşılık vermelerinin kendileri açısından da hukuki sorumluluk doğurabileceğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yapabildiğini ve bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini aktaran Ünsal, "Siber zorbalığa maruz kalan çocuk ve gençler bazen karşılık olarak hakaret veya tehdit içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu tür tepkiler de suçu doğuruyor." dedi.

Ünsal, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemesi, ilgili hesabı sosyal medya platformu üzerinden şikayet ederek engellemesi gerektiğini vurguladı.

Hakaret, tehdit veya şantaj gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulmasının önemine işaret eden Ünsal, internet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde hangi davranışların suç oluşturduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

İnternet ortamındaki eylemler de suç oluşturabiliyor
İnternet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirten Ünsal, hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal, yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini söyledi.

Dijital ortamda gerçekleştirilen eylemlerin hukuki sonuçlarına dikkati çeken Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti kullanırken bilinçli hareket etmelerinin, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçların hukuki açıdan hiçbir farkının olmadığını vurguladı.

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül'ün de gözaltına alındığı, Emir Sarıgül için ise gözaltı kararı olduğu öğrenildi

16.10.2026 11:13:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla aklandığı iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda gazeteci Murat Ağırel, Aylin Kotil, Ömer Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Cavidan Tanrah Artuner gözaltına alındı. Emir Sarıgül hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar ayrı değerlendirmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıca yürütülen soruşturmanın, Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli iki müştekinin başvuruları üzerine başlatıldığı belirtildi. Müştekilerin, 80 milyon Euro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiğini ve 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ileri sürdükleri kaydedildi. Ayrıca 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddiası da soruşturma dosyasında yer aldı.

Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdükleri belirtildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunları kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli müştekilerin, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği iddiasında bulunmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.

Müştekiler tarafından; 80 milyon Euro tutarında bir sözleşme düzenlendiği, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiği, 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği ve 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.

Müştekilerin ayrıca, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki beyanları ile sundukları ses ve görüntü kayıtları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek şüpheliler Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar, ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir.

Soruşturma işlemleri devam etmektedir."

Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı yılın 9 ayında 33 binin üzerinde başvuruyu değerlendirirken, 249 milyon liradan fazla idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 10:52:00
Anadolu Ajansı
 
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada Kurulun, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla inceleme ve denetimlerini aralıksız sürdürdüğü belirtildi.

Kurulun, 8 Ekim'de yapılan toplantıda 161 dosyayı karara bağladığı, mevzuata aykırı bulunan 136 dosyada durdurma cezası ile toplam 17 milyon 176 bin 744 lira idari para cezası verildiği ifade edildi.

Yılın ocak-eylül döneminde ise 33 binin üzerinde başvurunun değerlendirildiği, tüketicileri aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle kesilen toplam idari para cezasının 249 milyon lirayı aştığı bilgisi verildi.

Gerçeğe aykırı indirimli satışlar için yaptırım

Gelişen ticari hayat ve internet kullanımındaki artış doğrultusunda, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde önemli düzenlemeler yapıldığı ve bu değişikliklerin 1 Ağustos'ta yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, hedefli reklamcılık, yapay zekayla oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları ve indirimli satışlar başta olmak üzere pek çok alanda yeni kuralların getirildiği vurgulandı.

Kurulun ekim ayı toplantısında öne çıkan başlıklardan birinin indirimli satış reklamları olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler verildi:

"Yapılan incelemelerde, kampanyalarda yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatlerinde bulunulduğu, üzeri çizili fiyat olarak indirim başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınmadığı ve kolay erişilebilir sadakat kartı programlarına ilişkin reklamlarda indirimli satış mevzuatındaki yükümlülüklerin yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen söz konusu reklamlar hakkında idari yaptırımlar uygulanmıştır."

Sosyal medya etkileyicilerine sıkı denetim

Yönetmelik kapsamında sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin kuralların açıkça belirlendiğine işaret edilen açıklamada, menfaat, indirim veya hediye karşılığı yapılan paylaşımlarda, reklam veya tanıtım ifadesinin açıkça yer alması gerektiği belirtildi.

Bu doğrultuda Kurul'un 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımları resen incelemeye aldığı, reklam ibaresi kullanma zorunluluğunun ve belirlenen diğer kriterlerin yerine getirilmediğinin saptandığı ve söz konusu paylaşımlar konusunda durdurma cezası verildiği kaydedildi.

Kuyumculuk sektöründe sahte indirim vaatlerine durdurma

Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamların da mercek altına alındığının altı çizilen açıklamada, değerlendirmeler neticesinde mevzuat hükümlerini ihlal ettiği tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası kararı alındığı ifade edildi.

Açıklamada, Bakanlığın tüketicilerin haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve piyasalarda adil rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla denetim ve yaptırım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.

Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı

İstanbul’u vuran rekor yağış dalgası komşu illeri de es geçmedi. Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak’ta metrekareye düşen yağış miktarı 120 kilogramı bulurken, valilikler peş peşe eğitime ara verme kararı aldı. Altyapıların tıkandığı bölgelerde nehirler taştı, cadde ve sokaklar göle döndü

15.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan peş peşe uyarıların ardından, Türkiye'nin kuzeybatısı son yılların en ağır hava muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.

İstanbul'da rekor seviyelere ulaşan yağışlar, megakentin sınırlarını aşarak tüm Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz şeridini etkisi altına aldı. Başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak olmak üzere birçok ilde su baskınları, taşkınlar ve ulaşımda büyük aksamalar meydana geldi.


Komşu illerde hayat durma noktasına geldi


Şiddetli sağanağın günlük yaşamı ve ulaşım altyapılarını felç etmesi üzerine Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak valilikleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime 1 gün ara verildiğini açıkladı.

Tatil kararlarının yanı sıra, bu illerdeki kamu kurumlarında çalışan hamile, engelli, kronik rahatsızlığı bulunan personel ile küçük çocuğu olan kadın çalışanlara idari izin verildi. Yoğun yağışın yolları akarsuya dönüştürdüğü Kocaeli ve Sakarya gibi kentlerde, motosiklet, scooter ve benzeri iki tekerlekli araçların trafiğe çıkışı ikinci bir emre kadar tamamen yasaklandı.


Nehirler taştı, alt geçitler tıkandı


Yetkililerden alınan son verilere göre Marmara'nın doğusu ve Karadeniz kıyılarında yağış miktarı yer yer metrekareye 120 kilograma ulaştı.

Sakarya ve Düzce'de düşük kotlu bölgelerde bulunan yüzlerce evi ve iş yerini su bastı. Altyapıların yetersiz kaldığı noktalarda vatandaşlar kendi imkanlarıyla mazgalları açmaya çalışırken, belediye ve AFAD ekipleri botlar ve iş makineleriyle tahliye operasyonları yürüttü. Köy yollarında meydana gelen küçük çaplı toprak kaymaları nedeniyle ulaşım hatlarında uzun araç kuyrukları oluştu.

Kocaeli ve Yalova'da ana arterler sular altında kalırken, sanayi sitelerindeki dükkanlarda maddi hasar meydana geldi. Deniz Otobüsleri (İDO) olumsuz hava şartları ve fırtına nedeniyle Marmara genelindeki birçok iç ve dış hat seferini iptal etmek zorunda kaldı.

Zonguldak'ta şiddetli rüzgarla birleşen sağanak, kıyı şeridinde dalga boyunun yükselmesine ve deniz suyunun iç kesimlere ilerlemesine yol açtı.


Yurtlar boşaltıldı, evler sel sularında sürüklendi


Sakarya Valiliği tarafından yapılan son resmi açıklamaya göre, kent genelindeki afet noktalarından 112 Acil Çağrı Merkezi'ne tam 420 ihbar ulaştı. Meteoroloji istasyonlarından alınan verilere göre, kentin bazı bölgelerinde son 24 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 254,8 milimetreyi bularak ekstrem seviyelere ulaştı.


700 öğrenci yurtta mahsur kaldı


Karasu ilçesinde yaşanan taşkınlar nedeniyle bölgedeki Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) kız öğrenci yurdunun alt katlarını su bastı. Yurdun çevresinin tamamen göle dönmesi üzerine çok sayıda öğrenci binada mahsur kaldı.

AFAD, itfaiye ve belediye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla başlatılan tahliye operasyonunda, botlar ve iş makineleri kullanılarak mahsur kalan 89 kişi başta olmak üzere öğrenciler güvenli bölgelere nakledildi.


Evler temelinden koparak akıntıya kapıldı


Akyazı ilçesine bağlı Kepekli köyünde ise adeta can pazarı yaşandı. Aşırı yağış nedeniyle debisi kontrolsüz şekilde artan Kanlıçay Deresi taştı. Taşkın sularının dere kenarındaki toprak zemini aşındırması sonucu, biri prefabrik diğeri ahşap olan iki köy evi temelinden sökülerek sel sularına kapıldı.

Evlerin yıkılacağını ve kayacağını son anda fark eden aileler, yapılar suya gömülmeden saniyeler önce kendilerini dışarı atarak mutlak bir faciadan kurtuldu. Ahşap evin sel sularında bir tekne gibi sürüklendiği anlar ise çevre sakinlerinin cep telefonu kameralarına yansıdı.


Bakanlıktan kritik uyarı: Risk devam ediyor


İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen afet çalışmalarına dair açıklamalarda bulunan yetkililer, yurt genelinde 55 binin üzerinde personelin ve binlerce aracın felaket bölgelerine sevk edildiğini bildirdi. Yağışların önümüzdeki saatlerde de Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz'de etkisini sürdüreceğini hatırlatan Meteoroloji, sarı ve turuncu kodlu uyarıların geçerli olduğu illerde vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım ve çatı uçması gibi tehlikelere karşı kesinlikle zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını önemle tavsiye ediyor.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü

Anadolu Otoyolu'nun Düzce kesiminde meydana gelen trafik kazasında Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı

15.10.2026 18:10:00
AA
 
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin, Düzce'de trafik kazasında hayatını kaybetti. 

Otoyolun Ankara istikametinde seyreden Gültekin'in içinde bulunduğu 34 VR 2034 plakalı otomobil, Kaynaşlı Sarıçökek mevkisinde aynı yönde seyreden 16 ARZ 453 plakalı otomobille çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Gültekin ile 4 kişi, sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Özel bir hastanede tedavi altına alınan Gültekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, gazetecilere, kaza anından bu yana bütün tıbbi müdahalelerin yapıldığını belirterek, "Ama maalesef kurtaramadık. Başımız sağ olsun" dedi.

Gültekin'in vücudunda kazaya bağlı herhangi bir yaralanma ve darbe gözükmediğini bildiren Şengüloğlu, "Olayın şokuyla kalp krizi geçirdiği değerlendiriliyor. İlerleyen süreçte netleşecek ama olay esnasında oradan geçen kazayı gören iki doktor duruyor ve ilk müdahaleyi yapıyorlar. Ardından da ambulansa gelip müdahaleye devam ediyor. Hastanede de devam etti müdahaleler. Yaklaşık 1,5 saat süre müdahale edildi ama maalesef kurtaramadık" ifadelerini kullandı.  


Yarın son yolculuğuna uğurlanacak


Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Üsküdar Belediyesinin X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Dündar Ziya Gültekin'i, geçirdiği trafik kazası sonucu kaybetmenin derin teessürünü yaşıyoruz. Gece gündüz demeden, ilk günkü azim ve adanmışlıkla Üsküdar'ımız ve komşularımız için durmaksızın çalışan kıymetli Başkan Vekilimizi her zaman gayreti, samimiyeti ve şehrimize kattığı değerlerle hatırlayacağız."

Merhum Başkan Vekili Gültekin için bu akşam saat 21.00'de belediye binasındaki Mavi Salon'da Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirileceği aktarılan paylaşımda, "Merhumun cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacaktır. Merhum Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere yakınlarına, mesai arkadaşlarımıza ve tüm Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı dileriz. Mekanı cennet, makamı ali olsun" ifadeleri kullanıldı.


BTP liderinden taziye mesajı


Bu arada BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da Gültekin için sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı. Baş mesajında, "Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine katılmak üzere Ankara'ya giderken Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim." ifadelerini kullandı.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.