logo
24 HAZİRAN 2026

IRAK'TA BİLİNMESİ İSTENMEYEN GERÇEKLER-

02.01.2003 00:00:00
Denetçiler Casusluk Yapınca

Kamil BAYRAKTAR

ABD'nin bir gerekçesi de Irak'ın BM silah denetçilerine izin vermediği şeklinde ortaya sürüldü, durdu. Gerçekten Irak, BM silah denetçilerini ülkesinde istemiyor muydu? Ülkede 7 yıl görev yapan ve içinde W. Scot Ritter'in de bulunduğu silah denetçileri, 1998 yılında, başlangıç olmak üzere Irak'ı neden terk etmiş, bu terk ediş Irak topraklarının bombardıman üstüne bombardımana tutulmasına sebep olmuş, sonra da Bush'un savaş tamtamlarına çanak tutma özelliği taşımıştı. Bu olayın arka planını da açıklıyor Ritter ve çarpıcı, ilginç ve Irak olayında ne kadar da büyük bir oyun oynandığını gösteren şu sözleri sarfediyor:

"Esasında Irak silah denetçileriyle işbirliği yapmaya istekli olduğunu defalarca gösterdi. Denetimlerin kesilişini ve misyonun sonuçsuz ya da yarım kalışını (bununla Irak'ın silahtan tamamen arındığını kanıtlayamamasını kastediyorum) hafifleten koşullar var. Bu kararları uygulamaya çalışanlar -örneğin ABD- aslında, sadece kendilerine tanınan Irak içinde hareket etme iznini Güvenlik Konseyi'nin kararlarına aykırı bir biçimde kullanarak, sözgelimi casusluk yaparak karar hükümlerini ihlal ettiler."

Casusluk da yetmedi

Ritter'in söylediğine göre denetçiler casuslukla da yetinmemişlerdi. Savaş tamtamları çalanların gerekçelerini boşlukta sallandıracak gerçeklerin ortaya çıkmaması için "biyolojik silah" alanında olduğu gibi, gerekli araştırmayı yapmaktan kaçındıkları bile olmuştu. Çünkü, var olduğunu iddia edip de aradıklarının yoklar listesinde olduğunun ortaya çıkması işlerine gelmiyor, yüzeysel çalışmalar ise iddialarını ve savaş tamtamlarını çalmayı sürdürme imkanı veriyordu. Yani biyolojik silah arama işinde, Ritter'e sorular yönelterek Irak konusunda dünya kamuoyunun aydınlanmasına büyük katkı sağlayan gazeteci William R. Pitt'in, söylediği şekliyle "Bir şey bulamamak korkusuyla arama iznine cinayet silahını arama şıkkını koydurmaya yanaşmayan, sonra da silahı bulamayışlarını kanıt sayan polis dedektifleri gibi" bir örnek yaşanıyordu. Bu örneğin yaşanmaması durumunda işe gelmez, istenmeyen sonuçlar kaçınılmaz olup yine Pitt'in ifadesiyle, "Denetçilere izin verilmesi kesinlikle Iraklıların işine gelirdi, çünkü iddiaları kanıtlanamazsa yaptırımlardan kurtulmak için bir tez oluşturmaya devam edebilirlerdi." Konunun bu ilginç cephesi ile ilgili olarak Ritter'in verdiği bilgiler şöyle:

"Kontroller bazen istismar edildi. Bu istismarlarla ilgili olarak, UNSCOM'un Irak'taki çalışmalarının sonraki bölümünde Birleşmiş Milletler'in biyolojik silah denetimini yöneten Dick Spertzel örneği verilebilir. Spertzel Amerikan ordusunda biyolojik savaş subayı olarak görev yapmış ve ABD'nin biyolojik saldırı silahları üretiminde rol oynamıştı. Bu nedenle konu hakkında bir hayli bilgisi vardır. Kendisi Birleşmiş Milletler'in biyolojik silah örnekleri aramayacağını açıkladı. En berbat olaylardan biri Irak Devlet Başkanlığı saraylarıyla ilgilidir. O saraylara 1998'de, bir torba şekeri havaya kaldırıp, 'Bu şarbon mikrobu olsa Washington D.C'de yaşayanların tamamını öldürebilir' diyen Savunma Bakanı Cohen gibi yönetimde yer alan pek çok politikacının son derece sert bir söylem tutturduğu bir dönemde gittik. Pek çok kişi şarbonun Irak saraylarında imal edildiğini söylüyordu. Dünya bizi oralara sokmak için neredeyse savaşa tutuşacaktı. Saraylara girdik, nükleer ve kimyasal silah testi yaptık, hiçbir şey bulamadık. Ama biyologların herhangi bir test yapması engellendi. Iraklılar bunu Dick Spertzel'in yüzüne vurduklarında, kendisi orada biyolojik silah olabileceğini aklından bile geçirmediğini belirtti. Iraklıların, biyolojik silah iddialarının kanıtlanamamasından faydalanmalarını istememişti..."

"Dick Spertzel'in o zamandan beri elimizde bilgi olmamasından şikayet edip bir yandan da Irak'ın biyolojik silah potansiyelini bir kara delik olarak nitelemesi ironiktir. Saçma. Iraklılar kendisinden tekrar, tekrar, gelişkin algılama cihazları getirip biyolojik silahların olup olmadığını test etmesini istediler. Spertzel ise, Irak'ın bu silahlara sahip olmadığı yolundaki iddiasını destekleyen tali kanıtlar bulunmasına yarayacak araştırmalar yapmayacağını söyledi sürekli olarak."

"Richard Butler'in (Denetçilein başkanı) Dick Spertzel'e bu şekilde hareket etme izni vermesini ne aklım alıyor ne ahlaken kabul edebiliyorum. Sabah toplantılarında araştırma tarzı yüzünden Dick Spertzel'le kaç kez ağız dalaşına girmişizdir neredeyse. Hayatımda profesyonellikten bu kadar uzak bir araştırma görmediğimi tekrar tekrar söyledim. Ama biyolojik silahlar alanında o görevliydi. Benim işim ise gizlenen bir şeyler olup olmadığını öğrenmekti. Ve biyolojik silahların gizlendiğine dair hiçbir kanıt bulamadım."

Yıl 1998; CIA adına istihbarat ve geri çekilen denetçiler

ABD, 1990'daki Körfez Harekâtının ardından, bu harekâtta Irak'a yağdırdığı bombalar yetmiyormuş gibi çeşitli bahanelerle bu ülkeye bomba yağdırmaya devam etti. 1998'den itibaren bu bahanelerin arasına BM denetçilerinin Irak'tan geri çekilişi, Iraklı makamlar tarafından kendilerine izin verilmemesi olayı da eklendi. En son olarak Kasım 2002'de giden ve Güvenlik Konseyi kararıyla 9 Aralık 2002'ye kadar tüm bilgilerin elinin altına verilmesi istenen denetçi olayında da kendini gösterdi ABD ve bu kez işi bombalamadan daha da ileri götürerek hazırlığını yaptığı savaşın nedeni sayacağını açıkladı. Irak, önerileni yaptı. Denetçileri kabul etti. Belirtilen tarihe kadar tüm dosyaları teslim etti. Fakat bu ABD'nin işine gelmemiş olacak ki, bu dosyalardaki bilgilerin eksik olduğunu ileri sürerek savaş tamtamları çalmaya devam etmeyi tercih etti. Etmeye de devam ediyor.

"Irak'ta yürütülen faaliyetler BM kurallarıyla çelişmediği sürece -kitle imha silahlarını aramak- sorun çıkmaz. Bu görevin dışına çıkıp istihbarat toplamaya yarayacak incelemelere izin verdiğiniz anda, denetleme misyonunun bütün güvenilirliğini yok edersiniz" tespitinde bulunan Ritter'in anlattığına göre, CIA'nin bu denetlemelerin arkasında, sırf Saddam hakkında bilgi toplama amaçlı pek çok program yürütmesine izin verilmiş. 1998 yılında istifa etmesinin sebeplerinden biri, bu yöntemin yanlışlığına dikkat çekip terk edilmesi gerektiğini söylemesine rağmen bu isteğini kabul ettirememesi olmuş. Ritter'in istifa ettiği 1998 yılı içinde UNSCOM denetçileri de geri çekildi. Ritter, BM denetçilerinin 1998'de neden geri çekildiğini şöyle kelimelere döküyor:

"O yılın Ağustos ayında, müzakere için Bağdat'a bir heyet gitti. Iraklıların, böyle ayak sürümelerden ve kasıtlı provokasyonlardan sabrı taşmıştı artık. Denetçilerin, Irak'ın ulusal egemenliği, güvenliği ve onuruyla doğrudan ilgili alanlara tamamen uygunsuz bir şekilde girdiklerini düşünüyorlardı. Bu konuların açıklığa kavuşmasını istiyorlardı. Richard Butler elinde çok saldırgan bir programla geldi, Iraklılar artık onu muhatap almayacaklarını açıkladılar. Butler'in artık Güvenlik Konseyi politikasının adil ve objektif bir uygulayıcısı değil, ABD'nin yardakçısı olduğunu düşünüyorlardı. Butler görevden çekildi, ama Iraklılar bundan böyle UNSCOM'u da muhatap almayacaklarını söylediler. Bunun üzerine Richard Butler, Ekim ayında tüm denetçileri geri çekti."

"Bunun üzerine ABD, Irak'ı bombalama hazırlıklarına girişti. Bombardıman uçakları Irak semalarında dolaşmaya başladı. Ardından BM Genel Sekreterliği Iraklıları denetçileri tekrar ve koşulsuz kabul etmeye ikna etti, bombardıman uçakları geri çağrıldı. Ancak Pentagon ve Beyaz Saray BM tarafından yönlendirildikleri hissine kapıldılar, böylece her ne olursa olsun bombalama kararı alındı. Bombalama operasyonu denetleme misyonuyla çakışmalıydı: Denetlemeler bombalamayı başlatmak için tetik olarak kullanılacaktı."

"Sonuçta denetçiler Irak'a gönderildi. Görevleri oldukça hassas alanlarda incelemeler yapmaktı. Silahsızlanmayla filan ilgisi olmayıp Iraklıları provoke etmeye yönelik şeyler."

"...Irak 'Hassas Bölge Denetlemeleri' protokolü diye bir teklif öne sürmüştü. Iraklılar, gayet anlaşılır bir şekilde, yüzlerce istihbarat görevlisinin buralarda dolaşmalarını istemediklerini söylemişlerdi. Rolf Ekeus

(BM Denetçilerinin Başkanı) Haziran 1996'da Irak'a gitmiş, 'Hassas Bölge Denetleme Usulleri' başlıklı bir sözleşme hazırlamıştı. Bu sözleşmeye göre denetçiler Iraklıların hassas kabul ettikleri bir bölgeye geldiklerinde, Irak dört kişiden oluşan bir ekibi derhal içeriye alacak, bu ekip de o bölgenin kitle imha silahlarıyla bir ilgisi olup olmadığını ya da gerçekten hassas olup olmadığını belirleyecekti. Söz konusu mıntıkanın hassas olduğuna karar verilmesi durumunda, denetime derhal son verilecekti."

"Hassas Bölge Denetleme Usulleri, Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiş ve yürürlükteki kuralların bir parçası haline gelmişti..."

"O Aralık ayında denetçiler Irak'a giderken Hassas Bölge Denetleme Usulleri'ni işlemez hale getirme emrini almışlardı. Bu emir Güvenlik Konseyi'nin bilgisi dışında yerine getirildi. O dönem denetçilerin eşgüdüm içinde çalıştıkları tek ülke ABD'ydi."

"Denetçiler, Irak'a, Bağdat'ın göbeğindeki Baas Partisi merkezine gittiler. Iraklılar buranın hassas bir bölge olduğunu, usuller uyarınca ancak dört kişilik bir ekibin içeri girebileceğini söylediler. Denetçiler, tek yönlü olarak Hassa Bölge Denetleme Usulleri'nin geçersiz olduğunu ilan edip tüm ekibin içeri gireceğini söylediler. Iraklılar uzlaşmacı davranıp içeri altı kişi kabul edeceklerini söylediler. Sonuçta içeri kabul edilen grup hiçbir şey bulamadı. Buna rağmen ekip başkanı daha büyük bir ekibin içeri alınmasını talep etti. Iraklılarsa, içeri bir ekibin daha alınabileceğini ama yine Hassas Bölge Denetleme Usulleri'ne uyulması gerektiğini söylediler. Denetçiler, denetlemeyi o noktada kesip durumu Richard Butler'a bildirdiler. Butler da bu olayı Güvenlik Konseyi hükümlerinin kesin ihlali olarak rapor etti."

"Denetçi ekipleri, Güvenlik Konseyi'nin diğer üyelerine verilmiş bir taahhüdü doğrudan ihlal ederek görevden çekildiler; bu denetçilerin Güvenlik Konseyi'nin bilgisi ve izni olmadan geri çekilmemeleri gerekiyordu. Zira denetçiler Konsey'e bağlıdır. Bu son olaydan iki gün sonra, Richard Butler'ın Güvenlik Konseyi'ne verdiği rapor gerekçe gösterilerek ABD bombardımanı başladı. Elbette raporda Iraklıların denetçilerin görevlerini yapmalarına izin vermedikleri yazıyordu."

Yarın: Körfez'de kıyamet senaryosu

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.