İş dünyasından Batı’ya sert çıkış
Türk iş dünyasının en önemli isimlerinden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi'nde yaptığı konuşmayla dikkat çekti
Haber Merkezi





Koç, Gazze'deki savaş üzerinden ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği'ne yönelik şimdiye kadarki en sert açıklamalarından birini yaptı.
Elazığ'daki zirvede konuşan Koç, ABD'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan kurallara dayalı uluslararası düzeni "keyfi" biçimde yıprattığını söyledi.
Gazze'de yaşananları ise yalnızca bölgesel bir çatışma olarak değil, uluslararası hukukun ve bu hukuku koruması gereken kurumların içine düştüğü büyük bir kriz olarak değerlendirdi.
Koç'un sözleri özellikle Batı ülkelerine yönelik eleştirileriyle öne çıktı:

"ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği'nin İsrail'i koşulsuz olarak desteklemesi, Batı'nın yüz karası olan bu korkunç soykırımı mümkün kıldı. Maalesef artık Avrupa'nın en ufak bir ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır ve bunun hepimizi etkileyen çok vahim neticeleri olacaktır."
"ABD'NİN MÜDAHALESİ SAVAŞI BÜYÜTEBİLİR"
Koç, İsrail ile İran arasındaki gerilime de değindi. ABD'nin çatışmaya müdahil olmasının bölgesel savaşın kapsamını genişletebileceği uyarısında bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin aksamasının ise yalnızca bölgeyi değil, küresel piyasaları da ciddi biçimde etkileyebileceğini belirtti. Koç'a göre jeopolitik gerilimler artık küresel ekonominin geleceğini belirleyen temel risklerden biri haline gelmiş durumda.
SADECE GAZZE DEĞİL: ABD-ÇİN REKABETİ VE AVRUPA'NIN GELECEĞİ

Koç konuşmasında ABD-Çin teknoloji rekabeti, Avrupa'nın rekabetçilik sorunu, iklim değişikliği ve küresel ekonomide artan jeopolitik risklere de dikkat çekti.
TÜRKONFED'in zirvesinin ana teması da "Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık" olarak belirlenmişti.
Koç'un mesajlarının dikkat çekici tarafı, Türkiye'nin önde gelen büyük sermaye gruplarından birinin yöneticisinin Batı'nın Gazze politikasını doğrudan "ahlaki inandırıcılık" üzerinden sorgulaması oldu.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE DE ELEŞTİRİ
Ömer Koç, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde ise enflasyonun hâlâ çok yüksek seviyede bulunduğunu söyledi.
Finansman maliyetlerinin sanayi ve reel sektör açısından ciddi bir dezavantaj oluşturduğunu belirten Koç, fiyat istikrarının kalıcı olarak sağlanmasının ve finansman maliyetlerinin yatırımları destekleyecek seviyelere gelmesinin Türkiye'nin rekabet gücü açısından hayati olduğunu ifade etti.
Koç ayrıca üretimin yanında teknoloji geliştiren, tasarım yapan ve fikrî mülkiyete sahip bir ekonomik yapı oluşturulması gerektiğini vurguladı.
"HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ" VURGUSU
Koç'un konuşmasındaki bir başka dikkat çekici başlık ise demokrasi ve hukuk oldu.
Kalıcı istikrarın ön koşulunun "kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyen demokrasi ve hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu bir düzen" olduğunu belirtti.
Bilim, eğitim ve nitelikli insan gücüne yatırım yapılmasının stratejik önemine dikkat çeken Koç, Türkiye'nin çağdaş, demokratik ve laik Cumhuriyet değerlerine bağlı şekilde daha iyisini başarma hedefini sürdürmesi gerektiğini söyledi.
İŞ DÜNYASINDA DİKKAT ÇEKEN MESAJ
Ömer Koç'un açıklamaları, özellikle ABD ve Avrupa'nın İsrail politikasına yönelik sert ifadeleri nedeniyle iş dünyası açısından dikkat çekti.
Gazze konusunda "ahlaki inandırıcılık" tartışmasını doğrudan Batı'nın politikaları üzerinden yapan Koç, aynı konuşmada küresel ekonomik düzenin kırılganlığına, savaş riskine, Hürmüz Boğazı'na, ABD-Çin rekabetine ve Avrupa'nın ekonomik sorunlarına dikkat çekti.
Bu nedenle Elazığ'daki zirvede verilen mesaj yalnızca Gazze'ye yönelik bir eleştiri olarak değil, Batı merkezli uluslararası düzenin siyasi ve ekonomik sonuçlarının sorgulandığı kapsamlı bir değerlendirme olarak öne çıktı.












































































