logo
07 EKİM 2026

İşçiler Trabzon Limanı'na talip

09.09.2001 00:00:00
 
Trabzon (Yeni Mesaj) - Adeta bir kördüğüme dönen Trabzon Limanı'nın özelleştirilmesi konusuyla ilgili olarak, Sendika başkanı Zafer Zeytin ve Denizcilik Sendikası Başkanı Şenol Kul, gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundular.

Oyun aynı figüranlar farklı

Sendika başkanı Zeytin, özelleştirmeyle Trabzon Liman İşletmesinini işlerlik kazanmayacağını ve Trabzon ekonomisine katkıda bulunmayacağını belirterek, "Bu bir rant oyunudur, bu oyunun oyuncuları aynı ama, figüranı değişik, ulaşılması düşünülen amaç ise; Trabzon Limanına bedava sahip olmaktır" diye konuştu.

Vali Adil Yazar bize sahip çıktı

Zeytin, bazı müteşebbislerin ve bazı sivil toplum kuruluşlarının Trabzon Limanına ihaleyle, parayla sahip olamadıklarından böyle bir yola tevessül ettiklerini belirterek, "Sayın Yüksel Yalova'ya baskıda bulunarak, Trabzon Limanı'nın, İl Özel İdaresine devredilmesini istediler. Neden biliyor musunuz? Nasıl olsa biz limanı sayın validen alırız dediler ama; Sayın valinin devletçi, milliyetçi ve vatansever bir kişi olduğunu gözden kaçırdılar. Çünkü sayın valimiz de bizim gibi bu bölgenin insanı, herşeyden önce Karadenizli hemşehrimiz, hiçbir menfaat ve çıkarı düşünmeden koltuğundan olma pahasına da olsa bu limanı rantiyecilere bırakmayacağını adımızdan emin olduğumuz gibi biliyoruz. Limanın il özel idaresine verilmesi bizim açımızdan da memnuniyet vericidir. Çünkü liman ya özel idare tarafından işletilecek ya da ihale edilerek açık artırma ile kiraya verilecektir" diye konuştu.

Limanı bereber işletelim

Zeytin konuşmasına devamla şöyle dedi: "Burada sayın valiye çağrıda bulunuyoruz. Gelin limanı İl Özel İdaresi ile birlikte verimlilik esas alınarak beraber işletelim.

Eğer ihale edilecekse bu ihaleye çalışanlar olarak bizlerde katılacağız ve çok sürpriz bir fiyatla diğer müteşebbislerle nasıl yarışacağımızı kamuoyu daha iyi görecektir. Ve bize daha çok hak verecektir.

Basından takip ediyoruz liman ona verilsin buna verilsin onun hakkıdır, bunun hakkıdır diye. Kimin malını kime veriyorsunuz? Limanın asıl sahipleri olan bizleri bir kenara bırakarak nasıl bu düşünceleri açıklıyorsunuz. Limanı sahipsiz mi zannediyorsunuz. Liman verilecekse bize verilecek, çünkü onun asıl sahibi biziz. Ve bunlara ek olarak sayın vali çalışan personelin mağdur edilmeyeceğini söylüyor.

Mağdur edilmeme olayına açıklık getirmesini istiyoruz. Hangi şartlarda ne şekilde mağdur edilmeyecek çalışan işçi bunun açıklanmasını istiyor. Bizim mağduriyetimiz Trabzon'un mağduriyetidir." n İSTANBUL/YENİMESAJ

İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi

Türkiye genelinde son dönemde eğitim kurumlarında tırmanışa geçen şiddet olayları ve güvenlik zafiyetleri, velileri, öğretmenleri ve karar vericileri harekete geçirdi. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İçişleri Bakanlığı peş peşe sert tedbirleri devreye alırken, güvenlik ve eğitim uzmanları kalıcı huzur için "bütüncül bir güvenlik ekosistemi" kurulması gerektiğine dikkat çekiyor

07.10.2026 16:10:00
Eyüp Kabil
 
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
Türkiye'de eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte okullardaki güvenlik sorunları yeniden kamuoyunun en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerde ve dün Başakşehir'de yaşanan menfur silahlı saldırıların yanı sıra akran zorbalığının dijital mecralara kayması, "Güvenli okul nedir ve nasıl sağlanır?" sorusunu acil bir ihtiyaç olarak önümüze koydu.

Resmî makamların attığı idari adımları, sahada uygulanan yeni yönetmelikleri ve uzmanların sunduğu somut çözüm önerilerini mercek altına aldık.


Bakanlıklardan ortak çizgi: X-ray, tek kapı ve yapay zekâ dönemi


Eğitim kurumlarında tırmanan risklere karşı İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda yepyeni bir güvenlik konseptine geçildi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından açıklanan "Güvenli Okul İklimi" tedbirleri kapsamında sahada köklü değişiklikler uygulanıyor.

Veliler artık okullara istedikleri an giriş yapamıyor. Geliştirilen Veli Randevu Sistemi üzerinden randevu almayan hiçbir dış şahıs ders saatlerinde okul binalarına kabul edilmiyor.

Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle, okul yönetimlerine risk durumlarında öğrencilerin kişilik haklarını zedelemeden sınıflarda, sıralarda ve dolaplarda arama yapma yetkisi verildi. Okul giriş-çıkışları tek bir kontrollü kapıdan sağlanırken, yüksek riskli okullara X-ray cihazları ve siber devriye destekleri entegre ediliyor.

Binlerce okulda doğrudan "Okul Kolluk Görevlisi" (Okul Polisi) ve "Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi" konumlandırılarak emniyetle anlık hatlar kuruldu.


Uzman gözüyle okul güvenliği


Okul güvenliği üzerine önemli araştırmalara imza atan Güvenlik Uzmanı ve CSG City Security Group Kurucusu Osman Öztürk, güvenli okul kavramının çocuğun evden çıktığı andan itibaren eve döndüğü ana kadarki tüm süreci kapsadığını vurguluyor.

Öztürk'e göre okulların fiziki önlemlerle donatılması şart, ancak tek başına yeterli değil. Uzmanın dikkat çektiği hayati noktalar şu şekilde:

1. Okulun "zorbalık ve risk haritası" çıkarılmalı

Araştırmalar akran zorbalığının ve fiziksel şiddetin en çok okul bahçesi, kör koridorlar ve teneffüs alanları gibi gözetimin zayıfladığı yerlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Okul yönetimlerinin büyük bütçeler harcamadan önce kendi binalarının risk haritasını çıkarması ve nöbetçi öğretmen ile kamera takibini bu sıcak noktalarda yoğunlaştırması gerekiyor.

2. Bilgi kopukluğu engellenmeli: Erken uyarı sistemi

Büyük şiddet olayları nadiren bir anda ortaya çıkar. Çocuklar çoğunlukla niyetlerini dijital ortamda, arkadaş sohbetlerinde ya da davranış değişiklikleriyle önceden açık ederler. Rehberlik servisleri, öğretmenler ve aileler arasındaki bilgi kopukluğunu önleyecek, yapay zekâ destekli bir erken uyarı sistemi çocuğun "damgalanmadan" sisteme kazandırılmasını sağlayabilir.

3. Dijital şiddet kapıda beklemiyor, sınıfın içinde!

Öğrenciler arasında şiddetin en az yüzde 37'si dijital ortamlarda hayat buluyor. Sosyal medya üzerinden gelen hakaret ve tehditler okul koridorlarında fiziki kavgaya dönüşüyor. Bu nedenle siber güvenlik eğitimleri ve çocuklara "dijital davranış kültürü" kazandırılması fiziki bariyerler kadar koruyucudur.


"65 bin profesyonel şart"


Meclis gündemine taşınan kanun teklifleri ve eğitim sendikalarının raporları, okullardaki güvenlik personelinin geçici çözümler yerine kalıcı kadrolarla sağlanması gerektiğini savunuyor. Siyasiler ve uzmanlar, Türkiye genelindeki okulların korunması için en az 65 bin profesyonel güvenlik görevlisinin istihdam edilmesini talep ediyor.

Bununla birlikte, sadece polisiye tedbirlerin şiddeti önleyemeyeceği ortak kanaat. Okullara yeterli sayıda psikolog ve sosyal hizmet uzmanı atanarak; yoksulluk, aile içi şiddet veya psikolojik buhran yaşayan öğrencilerin erkenden tespit edilip rehabilitasyon sürecine alınması, sorunu kökten çözecek en büyük adım olarak görülüyor.

Eğitim kurumlarımızın tamamen güvenli hale gelmesi, devletin kararlı regülasyonları, okul idarelerinin sıfır toleranslı uygulamaları ve ailelerin çocuklarının dijital/fiziksel dünyasını yakından takip etmesiyle mümkün olacak.

Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı

Mersin'de şehit annesini telefonla arayarak kendisini başkomiser olarak tanıtan şüpheli, "bilgileriniz terör örgütüne karıştı" yalanıyla 435 bin lirasını dolandırdı. Paranın gönderildiği hesabın İstanbul'da yaşayan Berkan Ö.'ye ait olduğunu belirleyen polis ekipleri, parayı altına çevirerek elden teslim eden şüphelilerin de aralarında bulunduğu 5 şüpheliyi yakaladı

07.10.2026 14:20:00
İHA
 
Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı
Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı
Olay, 30 Eylül Çarşamba günü Mersin'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şehit annesi S.V.'yi telefonla arayan şüpheli, kendisini başkomiser olarak tanıtarak bilgilerinin terör örgütüne karıştığını söyledi. Şüphelinin yönlendirmesiyle bir banka hesabına 435 bin lira gönderen S.V., daha sonra dolandırıldığını anlayarak polise başvurdu. Çalışma başlatan polis ekipleri, paranın gönderildiği banka hesabının Berkan Ö.'ye (40) ait olduğunu tespit etti. Hesap sahibinin İstanbul'da yaşadığının belirlenmesi üzerine Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğüyle koordineli çalışma başlattı.

Parayı altına çevirmiş

Berkan Ö., Gülbahar Mahallesi'ndeki bir sokakta yakalanarak gözaltına alındı. Berkan Ö. ifadesinde, hesabına gönderilen paraları bir kuyumcuda altına çevirdiğini, altınları buluştuğu başka bir şüpheliye teslim ettiğini ve bu kişiyle yeniden görüşeceğini söyledi. Bunun üzerine çalışma başlatan ekipler, buluşma günü altınları almak için Berkan Ö.'nün yanına gelen Abdulkadir Y.'yi (28) de yakaladı.

Güvenlik kameralarından iz sürüldü

Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, yakalanan 2 şüpheliyle buluşan 2 kişinin daha olduğunu belirledi. Yapılan çalışmalarda bu kişilerden birinin Mehmet Emin Y. (39) olduğu tespit edildi. Şüpheli, Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki evinde yakalandı. Mehmet Emin Y., olay günü yanında bulunan kişinin Bülent K. (34) olduğunu söyledi. Bunun üzerine Bülent K. de Bahçelievler Kocasinan Merkez Mahallesi'ndeki evinde gözaltına alındı.

Altınlar elden ele dolaştı

Bülent K., polise verdiği ilk ifadesinde güvenlik kamerası görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu söyledi. Altınları teslim aldıktan sonra Konyalı Camii'nin şadırvanında tanımadığı bir kişiye verdiğini belirten Bülent K.'nin ifadesi doğrultusunda ekipler çalışmalarını derinleştirdi. Bülent K. emniyetteki ifadesinde, önceden tanıdığı Berat K.'nin kendisini aradığını ve altınları Mecidiyeköy'de yönlendireceği 2 kişiye vermesini istediğini söyledi. Bunun üzerine güvenlik kamerası görüntülerini yeniden inceleyen ekipler, altınları teslim alan kişilerin Muhammed C. ve Faruk A. olduğunu tespit etti. Çalışmalar sonucunda bir otelde bulunduğu belirlenen Faruk A. da yakalandı.

5 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Berkan Ö., Abdulkadir Y., Mehmet Emin Y., Bülent K. ve Faruk A. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan 5 şüpheli, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklandı. Öte yandan şüphelilerin paraları kuyumcuda altına çevirdiği ve birbirleriyle buluştuğu anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Şüphelilerden Berkan Ö.'nün 1, Abdulkadir Y. ve Bülent K.'nin ise emniyete 3'er sabıka kaydının bulunduğu öğrenildi.İHA

Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rozeti takılan Tugay, "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir." dedi

07.10.2026 12:57:00
Haber Merkezi
 
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı.

AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine "İzmir bugün bir başka, çok coşkulu." diyerek başladı.

"Bugün aramıza katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin diyorum" diyerek Tugay'ın AK Parti'ye katıldığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" dedi.

Konuşmasının ardından Erdoğan, sahneye çıkan Tugay'a rozetini taktı.

Bu adımla birlikte kentin yönetimi, tarihinde ilk kez AK Parti'ye geçmiş oldu.

Tugay: AK Parti kimsesizlerin kimsesidir

Cemil Tugay da rozetinin takılmasının ardından kürsüye çıkıp açıklamalarda bulundu.

"İzmir'de mütevazi bir ailenin çocuğuyum." diyerek sözlerine başlayan Tugay, "Bir büyüğümüz dedi ki milletimize en büyük hediye siyasettir dedi. En iyi siyasetin hizmet olduğunu anladım." dedi.

7,5 yıldır belediye başkanı olduğunu vurgulayan Tugay, "Görev sürem boyunca hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu." dedi.

Tugay, AK Parti'nin kimsesizlerin kimsesi olduğunu da dile getirdi.

"Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında; 'Biz hakkı yenmiş mazlumların hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.' Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti'nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleridir." diyerek konuşmasına devam eden Tugay şu ifadeleri kullandı:

"Tam burada şunu söylemek isterim; her İzmirli bilir ki, Cumhuriyet'e samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır. Ben huzurlarınızdayım bugün... İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye için, kutuplaşmadan kurtulmuş bir millet için aranıza geldim. Gönüller yapmaya geldim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz."

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

07.10.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu.

Ajanslara yansıyan bilgilere göre Ballı, Çekmeköy'de bir aracın içinde tabancayla başından vurulmuş şekilde ölü bulundu.

Yapılan ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine geldi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ajanslara göre Başsavcılık açıklamasında Ballı'nın Sırapınar mahallesinde saat 15.40 sıralarında boş arazide bir araç içerisinde ölü olarak bulunduğunu teyit etti.

Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ballı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde ifade vermişti.

İfadesine başvurulan Ali Emre Ballı hakkındaki mal varlığı tedbir kararı kısa bir süre önce kaldırılmıştı.

Ballı, Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevi yanında Adil Varlık Yönetim A.Ş'nin yönetim kurulu başkanıydı.

Ali Emre Ballı aynı zamanda Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yönetim kurulunda da bulunuyordu.

Ballı kimdir?
TBF'nin internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre Ballı, 1980 yılında Mersin'de doğdu.

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

Teknoloji alanında özel sektörde çalışan Ali Emre Ballı, 2001 yılında girişimci olarak kendi şirketlerini kurdu.

Digital Katılım Bankası, finansman şirketi, elektronik para ve ödeme şirketi, teknoloji, alacak yönetimi ve varlık yönetimi şirketlerinde ortaklıkları bulunan Ali Emre Ballı, aynı zamanda Varlık Yönetim Şirketleri Sektör Başkanlığı ve Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevlerini sürdürüyordu.

Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınırken, 3 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

07.10.2026 12:04:00
Haber Merkezi
 
Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, 12 şüpheliye yönelik operasyon 7 Ekim saat 06.30'da İzmir'de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Soruşturmanın, 5 Ekim'de Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan incelemelerle genişletildiği belirtildi.

Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olay sırasında suçüstü yaptığı, yapılan araştırmada ise evrakların imha edilmesi yönündeki talimatın Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiğinin değerlendirildiği kaydedildi.

Başsavcılık, Sağlamer hakkında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden bir soruşturma bulunduğunu açıkladı.

Benzer nitelikteki soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda şüphelilerin söz konusu suçlara iştirak ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı ve delillerin kaybolma ihtimali bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon kararı alındığı bildirildi.

8 KİŞİ GÖZALTINDA
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheliler şöyle sıralandı:

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer
ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın
ÇEŞTUR Büro Memuru Aziz Metin
Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir
Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Okan Aktaş
Çeşme Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl
İşletme sahibi Yücel Güngör
Pansiyon sahibi Metin Akpınar
Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin'in ise başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu belirtildi.

Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit ve emlakçı Şahin Özer'in yerlerinin tespit edildiği, bu kişilerin gözaltına alınarak İzmir'e getirilmelerine yönelik işlemlerin sürdüğü aktarıldı.

BELEDİYEDEKİ İŞLEMLER DE İNCELENİYOR
Soruşturma kapsamında şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleriyle bağlantılı olarak rüşvet ve irtikap suçlarını örgütlü şekilde işledikleri yönündeki iddiaları araştırılıyor.

Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konulduğu bildirildi. Çeşme Belediyesi bünyesindeki ilgili birimlerde arama ve el koyma işlemlerinin de sürdüğü belirtildi.

Mersin'de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 77 gözaltı

Mersin'de gerçekleştirilen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda 77 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

07.10.2026 11:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 77 gözaltı
Mersin'de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 77 gözaltı
Mersin'de gerçekleştirilen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda 77 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube ve amirliklerince Mersin, Tarsus, Silifke, Erdemli ve Anamur Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda uyuşturucu madde ticareti yapmak, bulundurmak kullanmak suçlarına yönelik çalışma yapıldı.



Çalışmada merkezde 33, ilçelerden Anamur'da 12, Tarsus'ta 60, Erdemli'de 10 ve Silifke'de 6 şahıs olmak üzere toplam 121 kişi belirlendi. Şüphelilerin yakalanması için 174 ekip 2 insansız hava aracı ve 630 polisin katılımıyla şafak vakti eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 77 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramada çeşitli miktarlarda sentetik ecza, esrar, bonzai, metamfetamin, uyuşturucu hap, ruhsatsız 4'ü tabanca 8 silah, 121 adet mermi ile 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüpheliler emniyete götürülürken, diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmalarına ilişkin, "TMSF'de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş" dedi

06.10.2026 16:20:00
AA
 
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "fon soruşturması"nın nasıl başladığı ve ne aşamada olduğuna ilişkin soru üzerine Gürlek, gelen ihbarlar, şikayetler bulunduğunu, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) konuyla ilgili soruşturma izni verdiğini, bu olmadan resen soruşturma yürütülmesinin imkanının bulunmadığını ifade etti.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde 2025 Şubat'ta bazı fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark ettiklerini ve yazı yazdıklarını, 2026 Ağustos'ta ise vatandaşlardan şikayetler geldiğini anlattı.

Meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak gerektiğine işaret eden Gürlek, haksız, anormal bir şekilde, "balon hisse" diye tabir edilen hisselerden kısa sürede gir çık yapılarak elde edilen bir kazancın olduğuna dikkati çekti.

Konuyla ilgili SPK'ye soruşturma izni için yazı yazıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"Bizim dikkatimizi çekmişti, arkadaşlarımız da soruşturma izni için SPK'ye yazı yazdı, hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu, fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Ben şunu ifade etmek istiyorum; Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor.

Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyoruz. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler, toplantılar yaptık. En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Günlük rutin işlemler, bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında, kurulların takdirinde. Gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılarımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var."


"Mal kaçırmasının önlenmesi için tedbirler alındı"


Bakan Gürlek, "soruşturmanın derinliğine" ilişkin soru üzerine, "17 Eylül itibarıyla SPK tarafından fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an, biz Başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar." yanıtını verdi.

Mal kaçırmanın çok yoğun yapılabildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın başlamasında 2 gün sonra tutuklu olan bir kişinin eşinin yurt dışına 40 milyon liralık havale talimatı verdiğini, bunun önlendiğini ifade etti.

Konuyla ilgili Devlet Denetleme Kurulunun da devreye girdiğini anımsatan Gürlek, kurumların ihmalinin olup olmadığı konusunun da incelendiğini, bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacağını söyledi.

Kapalı ya da açık fonlarda alınan tüyolarla, kısa sürede girdi çıktı yapılarak fahiş miktarda kazanılan paraların olduğuna dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Biz, şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz, SPK ve İstanbul Borsası aynı zamanda merkezi kayıt kuruluşu var. Oradan gelen bütün listeler uyarınca İstanbul Başsavcılığı, manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu, mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari. Yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var. Bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde."


"5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş"


Adalet Bakanı Gürlek, Türk piyasasının, fonların ve İstanbul Borsasının göz bebekleri olduğunun altını çizerek, "Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. İyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım." dedi.

Başsavcılık olarak süreci takip ettiklerini belirten Gürlek, Başsavcılığın, SPK tarafından gönderilen listeler, Borsa İstanbul ve Merkez Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabildiğini söyledi.

"Para iadesine" ilişkin yöneltilen soru üzerine Gürlek, SPK'nin iyi niyetli yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan paralarının iadesi konusunda karar aldığını anımsattı.

Başsavcılığın konuyla ilgili tespitlerine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Kısa sürede manipülatif hareketlerle, inanılmaz, mesela 2 ayda girilmiş çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kar çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var. Listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı. Mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nin kararları uyarınca şahsi mallara da el koyduk. Portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımıza görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş."

Bakan Gürlek, söz konusu mal varlıklarının hukuk çerçevesinde TMSF'ye devredildiğini, TMSF'nin de iadenin ardından savcılığa gerekli yazıyı yazacağını ifade etti.


"Halen de şu an araştırdığımız konular var"


Konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kanunu'nun bulunduğunu belirten Gürlek, "Zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi ama bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak." dedi.

Bakan Gürlek, konuyla ilgili ellerinde listelerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net. Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız kazançları da TMSF büyümesinde kurulan fona devredeceğiz. Daha sonradan da SPK'nin ve işte kurulan kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, bir kısım para transferleri yapmışlar, biz bunların getirilmesi için de İsviçre'ye gönderilen paranın getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Halen de şu an araştırdığımız konular var."


"Üzerimize ne düşüyorsa yapacağız"


Gürlek, vatandaşların hakkının korunacağını vurgulayarak, "Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum. Hukuk çerçevesinde, kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız." dedi.

Konunun, devletin takibinde olduğunu dile getiren Gürlek, "Biz de hukuk çerçevesinde bunların sonuna kadar takipçisi olacağız." ifadelerini kullandı.

"Devlet kurumlarının bu konuda bir koordinasyon mekanizması inşa edip etmediğinin" sorulduğu Gürlek, şunları kaydetti:

"Elbette. Sürecin en başından beri sürekli olarak Maliye Bakanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımız da zaten süreci en başından beri takip ediyor. Sürekli istişare halindeyiz. Şu an fon kurulu kuruldu. Biz de katılıyoruz. Yani devletin tüm kurumları istişare halinde. Ben buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; müsterih olsunlar. Yani burada devam eden soruşmalar sebebiyle bizim piyasamız, İstanbul Borsamız, yatırımcılarımız kesinlikle etkilenmez bu süreçten dolayı. Bunlar devam eden süreçler ama bir yandan da Maliye Bakanlığımızın almış olduğu önlemler var. SPK'nin, bağımsız kurumlarımızın almış olduğu önlemler var. Devletin tüm kurumları en başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işbirliği ve koordinasyon içerisinde yürütüyor. Ben, vatandaşlarımızdan kesinlikle Türk ekonomisine, Türk sermayesine, piyasalarına güvenmesini istiyorum. Bu konuda süreç devam ediyor. Biz, sadece adli sürece bakıyoruz ama günlük borsanın rutin işlemleri vesaire onlar bağımsız kurullar tarafından devam eden bir süreç."

Okul saldırısından acı haber geldi

İstanbul Başakşehir'deki bir ortaokula eski okul üniformasını giyerek giren 15 yaşındaki lise öğrencisinin bıçaklı saldırısında kahreden haber geldi. Ağır yaralanan ortaokul öğrencisi Eslem Sare Bulut hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından İçişleri ve Millî Eğitim Bakanlıkları geniş çaplı soruşturma başlatarak müfettiş görevlendirdi

06.10.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Okul saldırısından acı haber geldi
Okul saldırısından acı haber geldi
İstanbul'un Başakşehir ilçesi Kayaşehir Mahallesi'nde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu, bu sabah saat 08.35 sıralarında korkunç bir şiddet olayına sahne oldu. Farklı bir ilçedeki lisede 10. sınıf öğrencisi olan 15 yaşındaki F.M. isimli kız öğrenci, eski okuluna ait üniformayı giyerek bina içerisine sızdı. Yanında getirdiği bıçakla koridordaki öğrencilere hedef gözetmeksizin saldıran şüpheli, okulda dehşet saçtı.

Saldırıda ilk belirlemelere göre tamamı kız öğrencilerden oluşan 8 çocuk yaralandı. Okul yönetiminin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve acil sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.


Acı haberi Bakan Yusuf Tekin duyurdu


Hastanede tedavi altına alınan öğrencilerden durumu kritik olan Eslem Sare Bulut, doktorların gösterdiği tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Eğitim camiasını yasa boğan acı haberi Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İçişleri Bakanlığı peş peşe yaptıkları açıklamalarla doğruladı. Yapılan açıklamalarda, hayatını kaybeden küçük Eslem'e Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen bakanlık yetkilileri, hastanede tedavisi süren diğer 7 öğrencinin durumunun yakından takip edildiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaralılardan ikisinin tedavisinin orta-ağır seviyede devam ettiği öğrenildi.


Saldırgan yakalandı, okulda eğitime ara verildi


Dehşet anlarının ardından kaçmaya çalışan 15 yaşındaki saldırgan F.M., okulun kadın güvenlik görevlisi ve emniyet güçlerinin müdahalesiyle kısa sürede silahıyla birlikte yakalanarak gözaltına alındı.

Olayın ardından okul önüne akın eden veliler büyük panik ve korku yaşarken, yetersiz güvenlik önlemleri gerekçesiyle duruma tepki gösterdi. Yaşanan trajedinin ardından Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda eğitime 2 gün süreyle ara verildiği açıklandı. Ayrıca, İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından olayla ilgili geçici yayın yasağı getirildi.


Çifte müfettiş görevlendirildi, güvenlik önlemleri masada


Yaşanan feci olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla İçişleri Bakanlığı, bir Mülkiye Başmüfettişi ile bir Polis Başmüfettişi görevlendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Olayın öncesi ve meydana geliş sürecine ilişkin bütün hususlar hassasiyetle değerlendirilmektedir" denildi.

Ayrıca İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile koordineli şekilde benzer hadiselerin bir daha tekerrür etmemesi adına Türkiye genelindeki tüm okullarda ve okul çevrelerinde uygulanan güvenlik tedbirlerinin tamamen gözden geçirileceğini ve ilave önlemler için çalışmaların hızlandırıldığını duyurdu. Olayla ilgili adli ve idari tahkikat çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!


 
Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

06.10.2026 10:52:00
Murat Çorbacı
 
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!

Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve obezitesi olan kişilerde daha ağır seyredebildiğini vurguluyor.

Bazı basit ama etkili önlemlerle influenzadan korunmanın mümkün olabildiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Koyunseven, 7 etkili önlemi anlattı.
1. Grip aşınızı olun! Özellikle komplikasyon riski yüksek kişilerde aşılama hastalığın ağır seyretme ve ciddi sonuçlara yol açma riskini azaltmada önem taşır.
2. Sağlıklı ve dengeli beslenin!
3. Uyku düzeninize dikkat edin!
4. El hijyenine çok özen gösterin!
5. Hasta kişilerle temastan uzak durun!
6. Ortamı sık sık havalandırın.
7. Maske takın.


Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, "İnfluenza tedavisinde antiviral ilaçlar, hastalık süresinin kısaltılmasına ve özellikle risk grubundaki kişilerde komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Tedaviden en yüksek yararın sağlanabilmesi için antiviral ilaçlara, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saat içinde başlanması önemlidir. Bununla birlikte ağır seyreden veya hastaneye yatış gerektiren durumlarda, 48 saat geçmiş olsa dahi hekim değerlendirmesiyle antiviral tedavi gündeme gelebilir" dedi.

Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak


 
Türk sinemasının "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy'un cenazesi 7 Ekim'de İstanbul'da toprağa verilecek.

06.10.2026 10:48:00
AA
 
Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak
Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak

Türk sinemasının "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy'un kızı Aşkım Arsoy'un sosyal medya hesabından verdiği bilgiye göre 90 yaşında vefat eden Göksel Arsoy için 7 Ekim'de Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde öğle vakti cenaze namazı kılınacak. Ardından sanatçının cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilecek.
Kayseri'de 15 Mart 1936'da dünyaya gelen Göksel Arsoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenim gördüğü sırada Yeşilköy Havalimanı'nda çalıştı.

Samanyolu filmiyle ünlendi

Yapımcı Fuat Rutkay ve yönetmen Sırrı Gültekin'in dikkatini çekmesinin ardından 1957'de "Kara Günlerim" filmiyle sinemaya adım atan Arsoy, "Kelepçe" ve "Samanyolu" filmleriyle kısa sürede Yeşilçam'ın önde gelen oyuncuları arasına girdi.
Özellikle 1959 yapımı "Samanyolu" filminde Belgin Doruk ile başrolü paylaşması, sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu. Usta sanatçı, Belgin Doruk ile 15 filmde birlikte rol aldı. İkili, dönemin en sevilen sinema çiftlerinden biri haline geldi.

Göksel Arsoy'un sinema kariyerinde oyunculuğun yanı sıra yapımcılık da önemli yer tuttu. Kendi film şirketini kurarak 12 yapım üreten Arsoy, çocukluk yıllarından itibaren büyük ilgi duyduğu havacılığı sinemaya taşıdı. Unutulmaz oyuncu, Türk sinemasının ilk havacılık filmlerinden biri olarak nitelendirdiği 1963 yapımı "Şafak Bekçileri"nde hem yapımcılığı üstlendi hem başrol oynadı.
Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra yapımcı kimliği, müzik çalışmaları ve sinemaya kazandırdığı farklı türdeki projelerle de Yeşilçam'da kendine özgü bir yer edindi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.