logo
08 AĞUSTOS 2026

İşgalcilerin, İstanbul’u işgali

1. Meclis’in açılması 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgalinden bir ay sonradır.

07.03.2026 00:05:00
Haber Merkezi
 
İşgalcilerin, İstanbul’u işgali
İşgalcilerin, İstanbul’u işgali
1. Meclis'in açılması 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgalinden bir ay sonradır.

Yani İstanbul Hükümeti'nin tamamen devreden çıkmasıyla, millet egemenliğini temsil eden Meclis dönemi başlar.

Mustafa Kemal, bir yandan vatanperver din adamları ile fetvalar yayınlayarak milletin Kuvva hareketine karşı çıkmasını engellemeye çalışırken, diğer yandan millet egemenliğine giden yolu hazırlamaktadır.







İstanbul'un işgalinden birkaç gün önce 12 Mart 1920 tarihinde Ankara'dan şu telgrafı çeker:

"İngiliz mümessili olarak Ankara'da bulunan (Vitol) dün buradan ağır eşyasını da alarak şömendöfere binip gitmiştir. Hükmetmek lazımdır ki, fevkalade hadiselerin arifesinde bulunuyoruz.

Daha ziyade İstanbul'da vukû ve tahakkukuna intizar olunabilecek bu hadiselerin tevlit edebileceği mühim ve vahim vaziyetler üzerine arkadaşların nazar-ı dikkatlerini celbe musaraat ederim.

Her ihtimale karşı bilhassa Anadolu'da bulunmaları faydalı olan arkadaşların gafil avlanmayarak sürat ve emniyetle Anadolu'ya geçmek için şimdiden tertibat almış olmaları lazımdır. Mustafa Kemal."







"Bu telgraf ertesi 13 Mart akşamı o vakit Sivas Mebusu olan Kara Vasıf Bey'in Şişli'de Osmanbey karşısındaki evinde Hüseyin Rauf, Bekir Sami, Kara Vasıf Bey'lerle ben olduğum halde okunarak vaziyet mütalaa ve müzakere olunmuştur." 

"16 Mart günü İstanbul işgal edilir. İstanbul limanını dolduran harp gemilerinin en büyükleri köprüye ve rıhtımlara yanaştırılarak en büyük topları İstanbul üzerine tehditkâr bir vaziyette çevrilmişti.

(…) İngilizler ve hatta bütün yabancılar Türk milletini öldürmeye müekkel olan bu hareketlerine Saray'da kuvvetli bir müzahir ve muavin bulmuşlardı.







Saray devlet ve millet aleyhine yapılan ve yapılacak her hareketi tasvip ediyor, hatta bu hususta aklınca ecnebilere yol bile gösteriyordu." 

İşgal günü, İngilizler meclisi basarak Kara Vasıf Bey'i ve Rauf Bey'i alıp götürmüşlerdi. Ortalık karışıktı.

Kansu, hatıratında o sabahı şöyle anlatır:

"… Bu sabah (16 Mart 1336) bizim askerlerimiz uykuda iken evvela Şehzadebaşı'ndaki muzika karakolunu İngiliz askeri birden bire basarak uykudan uyanan askerimizle vukua gelen müsademe neticesinde altı şehit ve on beş yaralı verdiğimiz ve zırhlılardan karaya asker çıkarıldığı, bazı devair ve köşelere müfrezeler ve en ziyade mürur ve ubura mahsus kalabalık mahallerde de damlar üzerine mitralyözler konulmakta olduğu ve İngilizlerin bir taraftan zırhlılarını rıhtıma yanaştırıp Beyoğlu ciheti ile Tophane'yi işgal ettikleri ve bir taraftan da Harbiye Nezareti'ni işgal ederek ve Nezaret telgrafhanesine girerek telgraf tellerini kestikleri ve biraz sonra da Beyoğlu telgrafhanesine de girerek müdür ve memurları kovdukları, orasının da işgal edilmiş olduğu anlaşıldı.

Neticenin ne olacağını kimse bilmiyordu. Vükela meseleden haberdar değildi; Saray sükûnet içinde idi. Belki Padişah'ın malumatı vardı. Zira Meclis'ten gidip de ahval hakkında malumat talep edenlere Düvel-i İtilafiye Kuvvetleri güya İstanbul'u seyre gelmişler gibi soğuk bir tarzda cevaplar vermişler.

Hayret! İstanbul işgal olunuyor fakat makamat-ı resmiye ve Saray'da hiç telaş yok. Pek tabii bir hal karşısında imişler gibi, hiçbir teşebbüs ve tedbir yok." 







İstanbul'un işgalinden sonra işgal güçleri bir işgal tebliği yayınlar:

"… Düvel-i İtilafiye'nin bu tebliğ-i resmisi, Mustafa Kemal Paşa'nın ikaz ve ihtariyle Anadolu'da bir iki merkezden başka hiçbir taraftan alınmamıştı. Alanlar ve cevap verenlerin de İzmit Mutasarrıfı Suat ve Konya Valisi Suphi Beyler olduğu Nutuk'ta zikredilmektedir.

(…) İstanbul'u muvakkaten işgal etmek idi.







İşbu karar, bugün mevki-i icraya vazedildiğinden, efkâr-ı umumiyeyi bera-yı tenvir nıkat-ı atiye tasrih olunur:

1- İşgal muvakkattır.

2- Düvel-i İtilafiye'nin niyeti, makam-ı saltanatın nüfuzunu kırmak değil, bilakis idare-i Osmaniye'de kalacak memalikte o nüfuzu takviye ve tahkim etmektir.







3- Düvel-i İtilafiye'nin niyeti, yine Türkleri Dersaadet'ten mahrum etmemektir.

4- Bu nazik zamanda, Müslim olsun, gayrimüslim olsun herkesin vazifesi, kendi işine gücüne bakmak, asayişin teminine hizmet etmek, Devlet-i Osmaniye'nin enkazından yeni bir Türkiye'nin ihdası için son bir ümidi cinnetleriyle mahvetmek isteyenlerin iğfalatına kapılmamak ve halen makarr-ı saltanat kalan İstanbul'dan ita olunacak evamire itaat etmektir. Balada zikrolunan teşvikata iştirak eden eşhasın bazıları…"  







Evet, işgal kuvvetlerinin gayesi, onlarla beraber hareket eden saltanatın gücünü muhafazadır ve son bir ümit olarak yeni bir Türkiye kurmak isteyenlerle beraber hareket edilmemelidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.