Yıldız: 1-Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri. 2-Bir meslekte üstün başarı göstermiş kimse.
Yılmaz: Bir işin güçlüklerinden gözü korkmayan, engellerden yılmayan, ürkmeyen, vazgeçmeyen, sebatlı, azimli.
Yonca: Suluca yerlerde kendiliğinden biten veya ekilerek yetiştirilen bir bitki.
Yunus: 1-Güvercin. 2-Bir Peygamber. 3-Kur'an'da 10. sûresini adı. 4-Kuzey yarıkürede 10 kadar küçük yıldızdan meydana gelen küçük takımyıldız.
Yusuf: 1-İlave edilecek, eklenecek. 2-(Yusuf Peygamberden dolayı) Yakışıklı ve güzel.
Yücel: 1-Bilginle, hizmetinle, gayretinle yüksel, hayranlık ve saygı uyandır anlamında.
Yüksel: Yüksek ol, yücel; terfi et, makamın ve derecen yükselsin; manen değerin artsın.
Yümni, Yümniye: Uğur, kut, mut ile ilgili, bereket ve bahtiyarlığa ait.
Zahidullah: Allah'ın sofusu, Allah'ın sofu kulu.
Zahit, Zahid, Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyruklarını yerine getiren.
Zâkir, Zâkire: 1-Zikreden, zikir, vird ve tesbihle meşgul olan. 2-Tekkede ilahî okuyan kimse.
Zarafettin: Dinin zarafeti.
Zarif, Zarife: İnce, nazik şey.
Zehra: Yüzü çok parlak olan.
Zekâi: Zekaya mensup olan.
Zekeriya: Allah'ın hatırladığı (Zahar, Zahari, Zaharya, Zaharula da aynı değişik söylenişleridir).
Zeki, Zekiye: 1-Zeyrek, zihni keskin; çabuk ve kolay anlayan, kavrayan (temiz ve sade demek olan ile karşılaştırılmamalıdır.) 2-Bir çiçek: Nergis.
Zerrin: 1-Altın, altından, yaldızlı. 2-Altın gibi sarı. 3-Bir çeşit bitki: Nergis.
Zeynel: Ziynet, süs, bezek.
Zeynelâbidin: Âbidlerin, ibadet edenlerin ziyneti, süsü.
Zeynep, Zeyneb: 1-Tombul. 2-Süs, güzel.
Yılmaz: Bir işin güçlüklerinden gözü korkmayan, engellerden yılmayan, ürkmeyen, vazgeçmeyen, sebatlı, azimli.
Yonca: Suluca yerlerde kendiliğinden biten veya ekilerek yetiştirilen bir bitki.
Yunus: 1-Güvercin. 2-Bir Peygamber. 3-Kur'an'da 10. sûresini adı. 4-Kuzey yarıkürede 10 kadar küçük yıldızdan meydana gelen küçük takımyıldız.
Yusuf: 1-İlave edilecek, eklenecek. 2-(Yusuf Peygamberden dolayı) Yakışıklı ve güzel.
Yücel: 1-Bilginle, hizmetinle, gayretinle yüksel, hayranlık ve saygı uyandır anlamında.
Yüksel: Yüksek ol, yücel; terfi et, makamın ve derecen yükselsin; manen değerin artsın.
Yümni, Yümniye: Uğur, kut, mut ile ilgili, bereket ve bahtiyarlığa ait.
Zahidullah: Allah'ın sofusu, Allah'ın sofu kulu.
Zahit, Zahid, Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyruklarını yerine getiren.
Zâkir, Zâkire: 1-Zikreden, zikir, vird ve tesbihle meşgul olan. 2-Tekkede ilahî okuyan kimse.
Zarafettin: Dinin zarafeti.
Zarif, Zarife: İnce, nazik şey.
Zehra: Yüzü çok parlak olan.
Zekâi: Zekaya mensup olan.
Zekeriya: Allah'ın hatırladığı (Zahar, Zahari, Zaharya, Zaharula da aynı değişik söylenişleridir).
Zeki, Zekiye: 1-Zeyrek, zihni keskin; çabuk ve kolay anlayan, kavrayan (temiz ve sade demek olan ile karşılaştırılmamalıdır.) 2-Bir çiçek: Nergis.
Zerrin: 1-Altın, altından, yaldızlı. 2-Altın gibi sarı. 3-Bir çeşit bitki: Nergis.
Zeynel: Ziynet, süs, bezek.
Zeynelâbidin: Âbidlerin, ibadet edenlerin ziyneti, süsü.
Zeynep, Zeyneb: 1-Tombul. 2-Süs, güzel.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






























































































