logo
13 HAZİRAN 2026

İŞKUR'dan 1 milyona yakın kişi iş istedi

22.02.2006 00:00:00
İş bulmak amacıyla İŞKUR'a umut bağlayanların sayısı 2005'te 881 bin 261'e çıktı. Bir işte çalıştığı halde daha iyi koşullarda iş arayanlarla birlikte, İŞKUR aracılığıyla iş arayanların sayısı 943 bin 61 oldu Türkiye İş Kurumu (İŞKUR),  2005 yılı istatistik bültenini açıkladı. Buna göre, agari ücret seviyesinde de olsa ücret aldığı bir işi olmadığı için İŞKUR'a başvurarak iş bulmak için bekleyen işsizlerin sayısı 2005 sonu itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8.5 oranında artarak 881 bin 261'e ulaştı. Kayıtlı işsiz sayısı 2004 yılında 811 bin 948 kişi olarka belirlenmişti. Herhangi bir işi olmadığı için başvuruda bulunanlara daha iyi koşullarda iş arayanlar, emeklilerden iş arayanlar ve belli bir iş yerinde çalışmak isteyenler de eklendiğinde İŞKUR'dan iş bulmasını bekleyenlerin (kayıtlı işgücü) sayısı 943 bin 61'e ulaştı. İş arayanlardan aktif kayıtlarda yer alanların tümünü ifade eden kayıtlı işgücü 2004 yılında ise 885 bin 24 kişi olarak belirlenmişti. İş isteyenlerin umudu tükendi2005 sonu itibariyle bir yıllık dönemde iş bulmak amacıyla ilk kez İŞKUR'a başvuranların sayısı da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 oranında geriledi. İŞKUR'a 2005 yılında 380 bin 272'si erkek, 136 bin 431'i de kadın olmak üzere 516 bin 703 kişi iş bulmak amacıyla başvurdu. 2004 yılında ise 486 bin 460'ı erkek, 159 bin 722'si de kadın olmak üzere toplam 646 bin 182 kişi iş başvurusunda bulunmuştu. İş başvurusunda bulunanların 440 bin 57'sini herhangi bir geliri olmayanlar, 76 bin 646'sını da özel durumuna uygun iş arayanlar oluşturdu. Bu dönemde başvuranların 41 bin 324'ünü daha iyi şartlarda iş arayanlar, 25 bin 859'unu özürlüler, 8 bin 817'sini hükümlüler, 552'sini emekliler. 94'ünü de terörden etkilenenler oluşturdu. Kamu işsize iş kapısı olmadıEkonomik parametrelerdeki iyileşmelere bağlı olarak İŞKUR'un kamu ve özel sektörden aldığı açık iş sayısında yüzde 3.78'lik bir artış yaşandı. Söz konusu dönemde 34 bin 655'i kamudan, 79 bin 172'si de özel sektörden olmak üzere toplam 113 bin 827 kişilik açık iş bildiriminde bulundu. Kamunun bildirdiği açık iş sayısının 2005 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29.1 oranında gerilediği belirlendi. 2004 yılında kamu kesimi 48 bin 904 kişilik açık iş bildiriminde bulunmuştu. Özel sektör tarafından bildirilen açık iş sayısında ise 2005 yılında bir önceki yıla göre yüzde 30.3'lük artış yaşandı. 2004 yılında özel sektör sektör 60 bin 774 kişilik açık iş bildiriminde bulunmuştu.  2005 yılında iş arayanlardan 307 bin 440'ı işverene gönderilirken, bunlardan 32 bin 753'ü kamu, 48 bin 932'si de özel sektörde olmak üzere toplam 81 bin 685'i işe yerleştirildi. Bunların 23 bin 317'sini özürlüler, 6 bin 694'ünü eski hükümlü, 86'sını da terörden etkilenenler oluşturdu. İşsizlikteki kronikleşme eğilimiİŞKUR'un istatistikleri, özellikle 2001 krizinden sonra bir sorun olarak daha ağır bir şekilde hissedilmeye başlanan işsizliğin giderek kronik bir hal aldığını da gösteriyor. Kayıtlı işsizlerin yüzde 54.25'ine denk gelen 478 bin 80'inin bir yıldan fazla süredir iş beklediği belirlendi. Kuruma başvuran işsizlerin yüzde 18.26'sına denk gelen 160 bin 879'u ise 8-12 aydır iş bulmayı bekliyor. 2005 sonu itibariyle İŞKUR'dan iş bekleyenlerin yüzde 4.19'u 30 gün ve daha az, yüzde 3.5'I ise 1-2 aydır iş bekliyor.

FETÖ firarileri yine yok!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

13.06.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
FETÖ firarileri yine yok!
FETÖ firarileri yine yok!
İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L. ve N.İ. ile ulusal seviyede aranan 48 G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Yakalanan zanlıların, 58'inin Gürcistan, 12'sinin Almanya, 3'ünün Bulgaristan, 3'nün Yunanistan, 2'sinin Hollanda, 2'sinin KKTC, diğerlerinin ise Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Japonya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland ve Ukrayna'dan getirildikleri belirtildi.

FETÖ firarileri



FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları ve 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında, uluslararası düzeyde Interpol Kırmızı Bülteni ve İçişleri Bakanlığı'nın Terörden Arananlar Kırmızı Listesi ile aranan en kritik firari isimler şunlardır:

Adil Öksüz

Zekeriya Öz

Ekrem Dumanlı

Emre Uslu

Cevheri Güven

Hakan Şükür

Arif Erdem

Suat Yıldırım

Akın İpek

Mustafa Özcan

Harun Tokak

Şerif Ali Tekalan

Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Devlet arşivlerinde adına ilk defa 1839'dan itibaren rastlanan ve 2016'da İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma Teşkilatı, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla 187 yıldır gece gündüz görev yapıyor

13.06.2026 13:54:00
AA
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Jandarma Teşkilatının ilk nizamnamesi olan "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin (Askeri Kolluk Tüzüğü) 14 Haziran 1869'da yürürlüğe girmesiyle zabıtanın görev ve hizmetleri ile yetki ve sorumlulukları hukuki çerçeveye alındı. Yönerge kapsamında her ilde personeli piyade ve süvarilerden oluşan birer "zaptiye alayı" kuruldu.

Arşivlerde 1839'dan itibaren "jandarma" adına ve "jandarma tayin kararnamelerine" rastlandığı için Türk Jandarma Teşkilatının, ay ve gününün tespiti mümkün olmasa da 1839'da kurulduğu kabul edildi.

Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 ile "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran gününün birleştirilmesiyle Jandarma Teşkilatının kuruluş tarihi 14 Haziran 1839 olarak belirlendi.

Sadrazam Sait Paşa tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra modern zabıta teşkilatı kurulması amacıyla İngiltere ve Fransa'dan subaylar getirtildi ve teşkilatlanmada değişiklik yapılarak 20 Kasım 1879'da "seraskerlik" makamına bağlı "Umum Jandarma Merkeziyesi" kuruldu.

Jandarma Teşkilatı, 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra Rumeli'de gösterdiği başarılar dolayısıyla 1909'da yeniden düzenlenip "Harbiye Nezareti"ne bağlanarak "Umum Jandarma Kumandanlığı" adını aldı.

Hukuki statüsünü 1930'da kazandı

Jandarma birlikleri, 1914-1918'deki Birinci Dünya Savaşı ile 1919-1922'deki Kurtuluş Savaşı'nda bir yandan iç güvenlik görevlerini sürdürürken diğer yandan birçok cephede yurt savunmasına katıldı.

Cumhuriyet'in ilanından sonra devletin birçok kuruluşunda olduğu gibi Jandarma Teşkilatı da yeniden düzenlendi.

1918'de kapatılan Jandarma Astsubay Okulu İzmit'te yeniden açılırken, sabit jandarma bölge müfettişlikleri ve il jandarma alay komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılıp seyyar jandarma birlikleri de güçlendirildi.

Teşkilat, bugünkü hukuki statüsünü 10 Haziran 1930'da 1706 sayılı Jandarma Kanunu'nun çıkarılmasıyla kazandı.

"Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi" 1937'de yürürlüğe girerken, 1939'da jandarma teşkilatı, "Sabit Jandarma Birlikleri", "Seyyar Jandarma Birlikleri", "Jandarma Eğitim Birlikleri" ve "Okullar" olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlendi.

6815 sayılı Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun'un 1956'da yürürlüğe girmesiyle bu tarihe kadar dönemin Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlı Gümrük Umum Kumandanlığınca yürütülen sınır, kıyı ve kara sularının emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığına verildi.

İlk Jandarma Bölge Komutanlığı Ankara'da kuruldu

Jandarma sınır birlikleri, 1957'de tugaylar haline dönüştürülürken ayrıca jandarma eğitim tugayları kuruldu. Teşkilata 1961'de jandarma bölge komutanlıkları ile 1963'te Foça Jandarma Komando Okulu kazandırıldı. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı ise 1961'de Ankara'da hizmet vermeye başladı.

Teşkilatın gökyüzündeki gözü olan ilk Jandarma Havacılık Birliği, Diyarbakır'da 1968'de Helikopter Bölük Komutanlığı adıyla faaliyete geçti. Jandarmanın yürüttüğü kıyı ve kara suları ile kara sınırlarının korunması görevleri zaman içinde devredildi.

Jandarmanın teşkilat, görev ve yetkilerinin belirlendiği 2803 sayılı Kanun, 1983'te yürürlüğe girdi.

Jandarma Genel Komutanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016'da çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığına bağlandı. 

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek


 
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Karara göre yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesi girebilecek. Gri pasaportlular ise vize almaya devam edecek. Anlaşmanın 5. maddesine göre uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. 

13.06.2026 11:07:00 / Güncelleme: 13.06.2026 11:27:29
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek
 Yeşil pasaportlular Suudi Arabistan'a vizesiz girebilecek

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma"nın onaylanması hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, söz konusu pasaport sahipleri her 180 günlük süre içinde 90 günü aşmayan bir süre için diğer tarafın ülkesine girmek, ülkesinden transit geçmek, ülkesinden çıkmak ve ülkesinde geçici olarak kalmak için vizeden muaf tutulacak.



Anlaşmanın 5. maddesi uyarınca uygulama hac ve umre ziyaretlerini kapsamıyor. Hac ve umre için 'özel olarak verilen vize' almak gerekiyor. 

Dışişleri Bakanlığı ne diyor?

Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları kısmında henüz düzenlemeye gidilmedi. Burada Suudi Arabistan başlığı altında şunlar yazıyor: "Umuma mahsus ve resmi pasaport hamili vatandaşlarımız vizeye tabi olup, turistik amaçlı e-vizelerini 'https://visa.visitsaudi.com' internet adresinden, Suudi Arabistan'a varışlarında havalimanlarında bulunan e-vize kabinlerinden veya anılan ülkenin Türkiye'de mukim temsilciliklerinden "365 günde 90 gün" kalış süreli "tek girişli" veya "çok girişli" olarak alabileceklerdir. Bahsekonu e-vizeler Hac ziyaretlerini kapsamamaktadır (menfi). Hac döneminde, e-vizeyle yalnızca kutsal bölgeler haricindeki şehirlere turistik ziyaret mümkün olabilecektir. 2025 yılı Hac dönemi hazırlıkları doğrultusunda, Hac vizesi hamili olmayan kişilerin 29 Nisan-10 Haziran 2025 tarihleri arasında Mekke'ye giremeyecekleri ve Mekke'de konaklayamayacakları, Hac ibadeti yapmak isteyenlerin Hac vizesi almaları gerektiği Suudi Arabistan makamlarınca bildirilmiştir."

Görüldüğü gibi Dışişleri Bakanlığı'na henüz 2026 yılı gelmemiş!

Siber tehdide eş zamanlı müdahale

Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti

13.06.2026 08:31:00
İhlas Haber Ajansı
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti. MİT'in koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) ortak çalışmaları neticesinde İstanbul ve Kocaeli'de gerçekleştirilen operasyonlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.

MİT, gece boyunca süren şüpheli SMS'ler üzerine harekete geçti. MİT, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin SMS'lerin 7 Haziran gecesi başladığını ve sabahın ilk saatlerine kadar devam ettiğini tespit etti. Vatandaşlara ulaşan mesajlarda, kredi kartları üzerinden yüksek tutarlı işlem girişimlerine yönelik bilgilendirmelerin ve tek kullanımlık şifrelerin yer aldığı belirlendi. Olayın organize bir siber faaliyet niteliği taşıdığının değerlendirilmesi üzerine MİT düğmeye bastı. MİT'in koordinasyonunda ilgili güvenlik birimleri kısa süre içerisinde harekete geçerek olayın teknik, istihbari, mali ve operasyonel boyutlarını kapsayan çok yönlü süreç işletildi.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale



Finansal güvenliği hedef alan siber faaliyetin geniş kitleleri etkileyebilecek nitelikte olduğunun değerlendirilmesi üzerine ilgili kurumlar arasında eş zamanlı koordinasyon sağlandı. SGB tarafından yürütülen teknik incelemeler ve MASAK tarafından gerçekleştirilen mali analizler neticesinde, çok sayıda kredi kartı numarasının otomatik yazılımlarla test edildi. Kart numaralarının geçerliliğinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen denemeler sonucunda kart sahiplerine otomatik SMS gönderildiği tespit edildi. MİT tarafından yürütülen istihbari çalışmalarda, söz konusu faaliyetlerde kullanılan dijital altyapılar ve faaliyet yöntemleri ortaya çıkarıldı. Elde edilen teknik ve istihbari bulgular doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve kullandıkları altyapılar tespit edilerek operasyon süreci başlatıldı.

İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. MİT koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde kimlikleri tespit edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde, kredi kartı bilgilerinin toplu şekilde test edilmesinde kullanıldığı değerlendirilen yazılımlar ile faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin dijital iz ve kayıtlara ulaşıldı. Ayrıca çok sayıda kredi kartına ilişkin test kayıtlarının sistematik şekilde sınıflandırıldığı veri setleri tespit edildi.

SGB tarafından, olayda kullanıldığı değerlendirilen IP adresleri, sunucu kayıtları ve dijital izler incelenerek faaliyetlerde kullanılan teknik altyapının önemli bölümü ortaya çıkarıldı. İncelemeler sonucunda şüphelilerin kullandığı sistemler ile dijital bağlantılar deşifre edildi.

Olay kapsamında herhangi bir maddi kayıp yaşanmadığı ancak kullanılan yöntemin organize siber suç faaliyetlerinde yaygın olarak tercih edilen yöntemlerden biri olduğu belirtildi.

Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza


 
Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.

13.06.2026 01:46:00
HABER MERKEZİ/AA
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza

Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda konuya ilişkin bilgi verildi.

Paylaşımda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı yollarla Nemrut Dağı bölgesi kırsalında çekirge toplayan 3 yabancı uyruklunun, 26 poşet içinde 135 çekirgeyle yakalandığı belirtilerek şunlar ifade edildi: "Biyokaçakçılık faaliyeti yürüten şahıslar hakkında toplam 2 milyon 97 bin liralık idari para cezası uygulanmış, yasal süreç başlatılmıştır.

Ekosistemimizin dengesini bozacak ve doğal mirasımızı tehlikeye atacak her türlü eylemin karşısında durmaya, koruma ve kontrol faaliyetlerimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz."

Milliyetleri açıklanmadı

Söz konusu yabancıların milliyeti açıklanmadı, cezanın tahsil edilip edilmediğine dair bilgi verilmedi.

Çekirgelerin özellikleri

Adıyaman'ın Kahta ilçesi sınırlarında 2 bin 150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı'nda 20 santimetre uzunluğunda etçil çekirgeler yaşıyor. Uzmanlar, böcek türleri ve tarımsal açıdan zararlı haşerelerle beslenen 'saga ephippigera' türü çekirgenin çiftçi dostu olduğunu ve korunması gerektiğini belirtiyor.

Gaziantep 4.6 ile sallandı

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

13.06.2026 00:26:00
Haber Merkezi
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, yer sarsıntısı yerin 7.01 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

Deprem, Gaziantep merkezinin yanı sıra çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Sarsıntının ardından bölgedeki ekipler hızla saha tarama çalışmalarına başladı.

İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı ya da binalarda yıkım bildirilmedi.

Sarsıntı sebebiyle Nurdağı ve çevre bölgelerdeki vatandaşlar kısa süreli panik yaşayarak evlerinden sokaklara çıktı. Resmi makamlar ve bölgedeki ekipler gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.