İslam'ın temel vasıflarını Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın şaheserinden aktarmaya devam edeceğiz.
Bu bölümde İslam'ın Allah'ın emirle din olarak insanlara sunulmuş olduğunu "İslam dindir" başlığı altında izaha çalışacağız:
Din, sözlükte: Adet, taat, ceza ve mükafat, sulta, hal ve tavır, itaat, hesap verme, sîret ve hüküm gibi birçok manalara gelmektedir."
Istılahta ise din: Allah tarafından vazedilmiş bir kanun, bir hükümler ve prensipler manzumesi olup, akıl sahiplerini kendi iradeleriyle hayra, kurtuluşa ve hidayete sevk eden ilahi bir düzenleme demektir.
"İslam dindir" demek, pek çok hakikati ifade eder. İslam ne bir nazariye ne bir felsefi doktrini ne bir beşeri telakki ve sistem, ne de bir ideolojidir. İslam, insanları Allah'a çağıran ve taşıyan ilahi bir yoldur, bir kurtuluş caddesidir. İslam'ın esası, Allah 'a kulluktur. Bu da ancak iman ve ibadetin bütünleşmesiyle gerçekleşir. İslam 'da Allah'a gidişte, kulluk ve ibadet asıldır. Bu tespit dinin gaye ve hedefini anlama bakımından çok önemlidir.
İslam'ın bir diğer temel esası "İslam'ın kaynağı vahiydir" başlığı altında izah edilecektir:
Vahiy kelimesi sözlükte: Gizli konuşmak, ilham etmek, emretmek, ima ve işaret etmek, fısıldamak, seslenmek gibi birçok manaya gelir.
Istılahı olarak ise Vahiy: Allah Teâlâ'nın emir ve yasaklarını Peygamberlerine; rüya, ilham, kitap ve melek gibi vasıtalarla bildirmesidir. Bu tanımdan anlaşılmaktadır ki; dinin kaynağı vahiydir, akıl değildir.
Bununla birlikte akıl gerçek hüviyetini İslam'da bulmuştur. İslam, akla büyük önem vermiş, onu fazilet ve terakkinin temeli, hakikati bu imanın vasıflarından biri ve mükellefiyetin sebebi saymıştır. Ancak aklın 'selîm' vasfın a kavuşup, akl-ı selim olması, vahyi kaynak kabul edip onun ışığını almasıyla mümkündür. İslam, akl-ı selime büyük önem vermekle beraber, rehbersiz mücerret akılcılığı da reddetmiştir.
Bilindiği üzere İslam'da bilginin vasıtaları; sadık haber, akl-ı selim ve hiss-i selim (beş duyu) olmak üzere üçtür. Sadık haber, vahyi esas alır; aklın ve beş duyunun önderi ve rehberidir.
Bu yönüyle sadık haber hidayette kalmanın gereği ve teminatıdır.
Dinin kaynağının vahiy olması, onu vazedenin Allah oluğunu ifade eder. İslam'ı vaz eden Allah'tır. Resûl-i Ekrem (sav) ise Cenâb-ı Hakk'ın emir ve talimatıyla İslam'ı tebliğ etmiştir:
"Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir" (Hicr/94)
"Ey Resûlüm, doğrusu sen, her sevdiğine hidayet veremezsin! Fakat Allah, dilediği kimseye hidayet verir ve hidayete kavuşacak olanları, O daha iyi bilir. (Kasas/56)
"O (Kutlu Elçi Hz. Muhammed), arzusuna göre konuşmaz. O'nun (bildirdikleri) kendisine vahyolunandan başkası değildir." (Necm/3-4)
(Prof. Dr. Haydar Baş, Din Tahripçilerine Kur'an-ı Kerim'in Cevabı, sayfa 5-6)
(Devam edecek…)
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026























































