logo
10 AĞUSTOS 2026

Isparta'da 1950'lerden kalan gül yağı fabrikası binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor

Isparta'nın Güneykent beldesinde bulunan ve 1950'li yıllarda kurulan tarihi gül yağı fabrikası, korunan özgün yapısıyla gül turizminin önemli duraklarından biri haline geldi. Gülün işlenme sürecinin sergilendiği tesisi sezon boyunca haftada 5 ila 6 bin kişi ziyaret ediyor

04.06.2026 12:44:00
İHA
 
Isparta'da 1950'lerden kalan gül yağı fabrikası binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor
Isparta'da 1950'lerden kalan gül yağı fabrikası binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor
Dünya gül yağı üretiminin merkezi konumundaki Isparta'da, yaklaşık 75 yıllık geçmişe sahip tarihi gül yağı fabrikası ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Güneykent beldesinde bulunan ve 1950'li yıllarda inşa edilen tesis, yıllar içerisinde korunarak günümüze ulaştı. Geçmişte gül yağı üretiminde kullanılan tarihi fabrika, bugün ziyaretçilere bölgenin gülcülük kültürünü ve gülün işlenme aşamalarını tanıtan bir merkez olarak hizmet veriyor.






Fabrikada yer alan tarihi ekipmanlar ve üretim alanları, ziyaretçilere geçmiş dönemlerdeki üretim süreçlerini yakından görme fırsatı sunuyor. Gül sezonunun başlamasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen tesis, bölgeye gelen ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Tarihi fabrikanın yanı sıra tesiste gülden üretilen çeşitli ürünlerin tanıtıldığı alanlar ve ziyaretçilerin vakit geçirebileceği sosyal bölümler de bulunuyor. Özellikle hafta sonlarında yoğunluk yaşanan tesise günlük çok sayıda tur otobüsü gelirken, sezon boyunca haftalık ziyaretçi sayısının 5 ila 6 bin kişiye ulaştığı belirtiliyor. Gül Festivali ve hasat döneminin etkisiyle önümüzdeki günlerde ziyaretçi yoğunluğunun daha da artması bekleniyor. Yaklaşık üç çeyrek asırlık geçmişiyle ayakta kalan tarihi gül yağı fabrikası, Isparta'nın gül mirasını gelecek nesillere aktaran önemli kültürel değerler arasında gösteriliyor.








Tarihi Fabrika gülün yolculuğunu ziyaretçilere anlatıyor

Gülbirlik Genel Müdürü İbrahim Işıdan, Güneykent'te bulunan tarihi gül yağı fabrikasının ziyaretçilere açık olduğunu belirterek, "Şu anda an itibariyle de 1950'lerde yapılmış olan gül yağı fabrikamızın içindeyiz. Bu fabrikamızı biz o tarihten beri büyüklerimiz korudu. Biz de aynı şekilde koruduk ve aslında uygun olarak tekrar dizayn ettik. Ziyaretçilerimizi bir tarihi gezinti içinde burada misafir ediyoruz" dedi. Mayıs ayının ortasıyla birlikte gül hasadının başladığını ifade eden Işıdan, "Mayıs ayının ortasıyla beraber güllerin açmasıyla beraber çiftçilerimiz, 40 civarındaki alım merkezlerinden güllerini topluyorlar ve bize getiriyorlar. Başta Kılıç, İslamköy ve Güneykent fabrikalarımız olmak üzere ürünlere çeviriyoruz" diye konuştu.








Gülün hikâyesi bu tesiste yaşatılıyor

Işıdan, tesislerde ziyaretçilere gülün tarihi yolculuğunun anlatıldığını belirterek, "Tamamen gül odaklı olarak çalıştığımız için de gülün tarihi süreç içinde hangi aşamalardan geçtiğinin, nasıl işlendiğini, nasıl gül yağına dönüştüğünü anlatıyoruz. Son halimizde de kozmetik üretimimiz de var uzun yıllardır biliyorsunuz. Katma değerli ürün sağlamak adına bu şekilde de kozmetik ürünlerimizle alakalı bir mağazamız da var. Orayı da ziyaret ediyorlar ve gülden üretmiş olduğumuz ürünlerden de deneme fırsatını buluyor misafirlerimiz" ifadelerini kullandı.








Gül Turizmi için yoğun mesai harcanıyor

Güneykent'te kurulan sosyal tesislerle ziyaretçilerin ağırladığını dile getiren Işıdan, "Bir de tesis konumlandırdık buraya, Güneykent'te. Sadece bizim için değil, Güneykent'e gelen bütün misafirlerimiz tesislerimizde de ihtiyaçlarını bir kahvesini, güllü kahvesini, çayını içerek bir dinlenme fırsatı buluyorlar. Bunları da gül turizmi adı altında gerçekleştirmek için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" dedi. Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle verimin düşük olduğunu hatırlatan Işıdan, "Geçen sene bildiğiniz üzere bir zirai dondan dolayı çok verimli bir gül hasadı gerçekleşmemişti ama bu sene hatta Kurban Bayramı'yla beraber de yağışlar devam etti. Daha yeni yeni ısınıyor. Ova tarafında açan güllerin çok daha fazlası olmasıyla beraber de bayramla beraber, Gül Festivali'nin programlanmasıyla da beraber çok yoğun bir misafir kitlesi de bekliyoruz" şeklinde konuştu.








Hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor

Hafta sonlarında yoğun ziyaretçi ağırladıklarını kaydeden Işıdan, "Hafta sonları özellikle cumartesi, pazar da günlük 15-20 otobüs kadar bir ziyaretçimizi de gün içinde ağırlamaya çalışıyoruz. Elimizden gelen çabayı da gösteriyoruz. Isparta'mızı, gülümüzü en güzel şekilde anlatmak için bir çabayı, gayreti içerisindeyiz" dedi.









Bu yıl 13 bin tonluk gül rekoltesi bekleniyor

Turizm hareketliliğinin geçen yıla yakın seviyelerde olduğunu ifade eden Işıdan, "Bu seneki işin açıkçası geçen seneyle beraber hemen hemen aynı diyebilirim. Yaklaşık olarak bir hafta sonları özellikle 30-40 otobüs, işte bin - bin 500 civarında tur otobüsleri. Hafta içinde de bireysel misafirlerimiz oluyor. Ama şu anda gözlemlediğimiz kadarıyla da biraz ekonomik şartlardan dolayı da bazen de çok böyle bir artış da olmayacağı düşüncesindeyiz. An itibariyle programlanmış misafir sayımız haftalık yaklaşık 5 ila 6 bin civarı arasındadır diyebilirim" ifadelerini kullandı.

Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması

Modern toplumların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı sosyolojik tehditlerden biri olan kutuplaşma, toplumsal dokuyu günden güne zedeliyor

10.08.2026 00:55:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması
Ortak değerlerin kaybı ve ötekileştirme mekanizması
Modern toplumların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı sosyolojik tehditlerden biri olan kutuplaşma, toplumsal dokuyu günden güne zedeliyor.

Bireylerin ve grupların kendilerini keskin sınırlar üzerinden tanımlamasıyla derinleşen "Biz ve Onlar" ayrımı, ortak paydalarda buluşmayı zorlaştırırken, toplumsal diyaloğun yerini katı bir ötekileştirmeye bırakıyor.

Farklı fikirlerin zenginlik olarak görülmesi gereken platformlarda dahi uzlaşı zeminlerinin hızla kaybolması, sosyal barışı ve birliktelik duygusunu ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu zihinsel ayrışma, bireylerin birbirlerine karşı duyduğu güveni zedelerken, ortak bir gelecek vizyonu etrafında kenetlenmeyi de imkansız hale getiriyor.







Dijital Yankı Odaları ve Algı Yönetimi

Kutuplaşma dinamikleri incelendiğinde, bu durumun sadece siyasi veya fikri ayrışmalarla sınırlı kalmadığı, günlük yaşamın her alanına sirayet ettiği görülüyor.

İletişim kanallarının ve özellikle dijital mecraların yankı odalarına dönüşmesi, bireylerin yalnızca kendi görüşlerini pekiştiren içeriklere maruz kalmasına yol açıyor. Algoritmaların tüketicilere sürekli benzer fikirleri sunması, farklı seslerin duyulmasını engelliyor.

Bu durum, karşı tarafın argümanlarını anlamak yerine onları doğrudan bir tehdit veya öteki olarak algılama eğilimini güçlendiriyor. Zamanla derinleşen bu zihinsel yarılma, bireyler arasındaki empati bağlarını kopartarak toplumsal hoşgörüyü ortadan kaldırıyor.







Gündelik Hayata Yansıyan Keskin Hatlar

Ayrışma hissi yalnızca teorik tartışmalarda kalmayıp, mahallelerden iş yerlerine, sosyal ilişkilerden aile içi diyaloglara kadar sızıyor. Bireyler, karşı gruptakilerin bilgi düzeyini, niyetini ve hatta ahlaki değerlerini sorgulamaya başladıkça, rasyonel zemin tümüyle ortadan kalkıyor.







Toplumun farklı kesimleri arasında paylaşılan kamusal alanlar giderek daralırken, insanlar kendilerini güvende hissettikleri homojen grupların içine çekiliyor.

Bu durum, farklı kültürlerin ve fikirlerin birbirini besleme potansiyelini yok ederek toplumu durağan ve tepkisel bir yapıya büründürüyor.







Onarım Süreci ve Onarıcı İletişim Dili

Sosyologlar ve toplumbilimciler, kutuplaşma ile mücadelede en kritik adımın kapsayıcı bir dil geliştirmek ve ortak değerler etrafında buluşabilme becerisini yeniden kazanmak olduğunu vurguluyor.







Sağlıklı bir kamuoyunun oluşabilmesi, farklı kitlelerin birbirini dinleme ve anlama iradesi göstermesine bağlı. Toplumsal yarılmanın önüne geçebilmek için eğitimden medyaya kadar pek çok alanda yapıcı söylemlerin benimsenmesi gerekiyor.

Bireylerin kriz anlarında dahi ortak akla başvurabilmesi, "Biz" tanımının ötekileştirmeden, tüm toplum unsurlarını kapsayacak şekilde genişletilmesiyle mümkün kılınabilir.

Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü

İstanbul Güngören'de 5 katlı binanın birinci katındaki balkon, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Bina tedbir amacıyla boşaltılırken ekipler tarafından mühürlendi. Bina çevresi bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı

09.08.2026 02:40:00
İHA
 
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Olay, saat 22.30 sıralarında İstanbul Güngören Akıncılar Mahallesi Üstün Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sokak üzerindeki 5 katlı binanın birinci katındaki balkonda bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı.






Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken bina tedbir amacıyla boşaltılarak mühürlendi. Binanın çevresi ekipler tarafından bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı.








Konu ile ilgili konuşan Tayfun Kurt, "Bildiğim kadarıyla apartmanın balkonu çökmüş. Ama neden kaynaklandığı hakkında bilgimiz yok. Geldiğimizde o esnada binada hala oturanlar vardı. Sonrasında zaten ilgili ekiplere haber verildi. Polis, etrafı kapattı. Oturanları çıkarttı. Şimdi de önlem alıyor" dedi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.