logo
08 AĞUSTOS 2026

İsrail'den yeni 'deepfake' video

Netanyahu'nun dün yayınlanan son videosu, sosyal medyada hızla yayılırken yapay zeka tartışmaları daha da alevlendi. Videoda kahve içen katil Netanyahu yapay zeka iddialarını yalanlıyor, ancak kafeye gidebiliyorken güvenlik zirvesine neden katılmadığı sorusu cevapsız kalıyor

16.03.2026 12:03:00
Eyüp Kabil
 
İsrail'den yeni 'deepfake' video
İsrail'den yeni 'deepfake' video
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun dün yayınlanan son videosu, sosyal medyada hızla yayılan ölüm söylentilerini ve yapay zeka iddialarını hedef aldı. Kafede çekilen videoda Netanyahu, ironik bir tonda "Ölümüne kahve içiyorum" diyerek söylentilere yanıt verirken, ellerini kameraya göstererek "parmak sayısını sayın" çağrısı yaptı. Bu hamle, önceki videodaki "altı parmak" iddialarını doğrudan çürütmeyi amaçlıyordu.

Tartışmalar, Netanyahu'nun 12 Mart'ta düzenlediği basın toplantısıyla başlamıştı. O görüntülerde, başbakanın sağ elinde altı parmak göründüğü iddia edilmiş, bu da videonun yapay zeka ile üretildiği spekülasyonlarını tetiklemişti. Sosyal medya kullanıcıları, parmak anomalisini optik illüzyon yerine derin sahte (deepfake) teknolojisinin bir hatası olarak yorumladı. Elon Musk'un X platformundaki sohbet botu Grok, benzer bir videoyu "yüzde 100 AI üretimi" olarak etiketleyerek tartışmayı büyütmüştü. İran devlet medyası ve sosyal ağlardaki İran yanlısı hesaplar, bu iddiaları Netanyahu'nun "ölmüş veya yaralanmış" olabileceği yönünde yayarak propaganda aracı haline getirdi.






Son videoda ise Netanyahu, yapay zeka unsurlarını doğrudan ele alarak savunmaya geçti. Videoda hiçbir görsel hata görünmüyor, başbakan doğal bir ortamda, Jerusalem yakınlarındaki Sataf kafede kahve sipariş ediyor ve personelle sohbet ediyor. Kafe sahipleri, ziyaretin gerçek olduğunu kanıtlamak için fotoğraflar paylaştı ve Reuters gibi ajanslar lokasyonu doğruladı. Ancak eleştirmenler, bu videonun da yapay zeka olabileceğini savunuyor. Dudak senkronizasyonu ve arka plan detaylarında tutarsızlıklar iddia ediliyor.

Ayrıca Netanyahu'nun hareket halinde olmasına rağmen kahvenin hiç dökülmemesi ve içtiği halde hiç eksilmemesi de yapay zeka iddialarını güçlendiriyor. Öte yandan bazı kullanıcılar görüntünün aslının 2024 yılına ait olduğunu belirtiyorlar. Buna ispat olarak da kasadaki tarihi gösteriyorlar. Yazar kasanın tarihi 2024'ü gösteriyor.

Bazıları, İsrail'in daha önce yapay zeka ile Farsça konuşan Netanyahu videoları ürettiğini hatırlatarak, hükümetin teknolojiyi propaganda için kullandığına dikkat çekiyor.

Uzmanlar, bu tartışmaların "İkinci İran Savaşı" sırasında bilgi kirliliğinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Yapay zeka teknolojisinin erişilebilirliği, gerçek ile sahteyi ayırt etmeyi zorlaştırırken, Netanyahu'nun videoları İsrail kamuoyunu sakinleştirmeyi ve uluslararası desteği pekiştirmeyi hedefliyor. Önceki videonun yarattığı şüpheler, son klipte doğrudan adreslense de, sosyal medyada tartışmalar devam ediyor. Bazıları, bu hamlenin söylentileri bastırmak yerine daha da artırdığını düşünüyor.






Detaylı bir analiz

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun son dönemdeki hareketleri, güvenlik endişeleriyle dolu bir dönemde çelişkilerle dolu bir tablo çiziyor. "İkinci İran Savaşı" olarak adlandırılan çatışmanın ortasında, Netanyahu'nun kritik bir güvenlik zirvesine katılmaması, önceki videonun telekonferans formatı ve kafeye yaptığı ziyaret, uluslararası gözlemciler tarafından sorgulanıyor.






Güvenlik zirvesinde neden yoktu?

15 Mart'ta düzenlenen üst düzey bakanlar ve güvenlik kabinesi toplantısı, savaşın başlangıcından bu yana Netanyahu'nun katılmadığı ilk oturum oldu. Roya News gibi kaynaklara göre, toplantı İran'ın liderliğine yönelik hedefli saldırılar ve misilleme füze saldırıları gibi kritik konuları ele alıyordu. Netanyahu'nun yokluğu, İsrail içinde yoğun spekülasyonlara yol açtı. Sağlık sorunları mı, güvenlik tehditleri mi yoksa stratejik bir hamle mi soruları soruldu.

Resmi açıklamalarda yokluk için net bir gerekçe belirtilmedi. Ancak savaş bağlamında, İran'ın Netanyahu'nun ofisini hedef aldığı iddiaları ve genel güvenlik kısıtlamaları (kamu toplanmalarının yasaklanması, sığınaklara yakın kalma zorunluluğu) olası nedenler arasında. Sosyal medyada, bazı kullanıcılar Netanyahu'nun "tedavi için Almanya'da" veya "saklanıyor" olabileceğini iddia etti. YouTube'da yayınlanan haberler, bu yokluğun "tarihi bir ilk" olduğunu vurgulayarak, başbakanın savaş yönetimindeki rolünü sorguladı. Eleştirmenler, bu durumun İsrail'in karar alma sürecinde bir boşluk yarattığını ve hükümetin istikrarsızlığını gösterdiğini savunuyor.






Güvenlik mi, gizlilik mi?

12 Mart'taki basın açıklaması, Netanyahu'nun savaş sonrası ilk resmi açıklamasıydı. Ancak canlı bir etkinlik yerine telekonferans yoluyla yapıldı. Videoda Netanyahu, İran ve Hizbullah'a karşı zaferleri övdü. Neden telekonferans? Resmi kaynaklar doğrudan belirtmese de, savaş hali nedeniyle güvenlik önlemleri ana etken görünüyor. İran'ın füze saldırıları sırasında Tel Aviv dahil birçok bölge tehdit altında fiziksel bir toplantı riskli olabilirdi deniliyor.

Ancak bu format, yapay zeka tartışmalarını tetikledi. Videoda Netanyahu'nun elinde "altı parmak" göründüğü iddiası, optik bir illüzyon olarak reddedildi ama yapay zeka tarayıcıları gibi araçlar benzer içerikleri deepfake olarak tanımladı.






Güvenlik endişesi varsa, kafe ziyareti neden?

En çarpıcı çelişki burada! Eğer güvenlik tehditleri bu kadar yüksekse (okulların kapalı olması, toplanma yasakları), Netanyahu neden 15 Mart'ta Jerusalem yakınlarındaki bir kafeye gidip video çekiyor? Klipte başbakan, rahat bir şekilde kahve sipariş ediyor, personel ile sohbet ediyor ve ellerini gösteriyor.

Bu ziyaret, ölüm söylentilerini bastırmak için yapılmış bir PR hamlesi olarak görülüyor. Ancak çelişkiler bariz. Güvenlik zirvesine katılmamak için "tehdit" gerekçesi varsa, neden halka açık bir kafeye gidiliyor? İran'ın "Netanyahu'yu öldürme" tehdidi ortadayken, bu hareket riskli. Eleştirmenler, zirve yokluğunun gerçek bir güvenlik sorunu değil, belki siyasi veya sağlık meselesi olduğunu savunuyor. Sosyal medyada, "Zirveye gitmez ama kafeye gider" yorumları yaygın.






İsrail tarafının çelişkileri

Bu olaylar, İsrail yönetiminin savaş iletişimindeki tutarsızlıklarını öne çıkarıyor. Yapay zeka tartışmaları, telekonferanslar ve seçici kamu görünümleri, şeffaflık eksikliği algısını güçlendiriyor. İran medyası bu çelişkileri propaganda için kullanıyor; örneğin Netanyahu'nun "ölmüş" olduğu iddiaları, İsrail içindeki panik potansiyelini artırıyor.

Uluslararası gözlemciler, bu durumun İsrail'in müttefiklerini özellikle ABD'yi zorladığını belirtiyor. Trump-Netanyahu zirveleri gibi diplomatik çabalar devam etse de, kamuoyunda güven erozyonu var. Netanyahu'nun hamleleri, iç politikayı dengelemeyi hedeflese de, dünya kamuoyunu ikna etmiyor çünkü çelişkiler somut: Güvenlik için zirveyi kaçır, ama PR için kafeye git.

Sonuç olarak, bu olaylar savaşın bilgi cephesini yansıtıyor. Netanyahu'nun videoları ve hareketleri, İsrail'in gücünü vurgulamayı amaçlıyor ama tartışmaları bitirmiyor.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.