logo
19 ŞUBAT 2026


İsrail'in Refah kentine saldırısına birçok ülke ve kuruluş tepki gösterdi

İsrail hükümetinin Mısır sınırındaki Refah kentine kara saldırısı başlatacağına ilişkin ifadelerinin ardından birçok ülke ve uluslararası kuruluştan İsrail'e tepkiler geldi

12.02.2024 11:28:00 / Güncelleme: 12.02.2024 11:35:43
AA
İsrail'in Refah kentine saldırısına birçok ülke ve kuruluş tepki gösterdi
İsrail'in Refah kentine saldırısına birçok ülke ve kuruluş tepki gösterdi

AA muhabiri, İsrail'in Refah kentine saldırısına ilişkin dünyadan tepkileri derledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres New York'ta 8 Şubat'ta düzenlediği basın toplantısında, Gazze halkının oraya gitmek istediği için gitmediğini, mecbur bırakıldıklarını kaydederek, "Han Yunus ve Gazze'nin diğer taraflarında gördüğümüz korkunç trajedi, Refah'ta da olmadan insani ateşkes sağlanmalıdır." ifadesini kullandı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 8 Şubat'ta Gazze'nin güneyine doğru itilen yüz binlerce kişinin dar bir bölgeye sıkıştığını hatırlatarak, "(İsrail'in) hemen ya da yakın zamanda Refah bölgesinde askeri operasyonlara başlayacağı yönündeki planları görmedik. Filistinliler, Refah içinde ve çevresinde korunuyorlar. Orada yerlerinden edilmiş çok sayıda insan var. Şu anda (Refah'taki) bu insanlara yönelik askeri operasyonlar bir felaket olur ve bu bizim destekleyeceğimiz bir şey değil." ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel de Biden yönetiminin Refah'a yönelik bir askeri operasyonu desteklemediğini vurguladı.

Orta Doğu'dan da tepkiler geldi

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in, sivilleri tehcir ettikten sonra Refah'a saldırma planından büyük endişe duyulduğu ifade edildi.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da olası kara saldırısının, yüz binlerce kişinin son sığınağı olan Refah'ta insani bir felakete yol açacağı uyarısı yapıldı.

Filistin halkının tehcir edilmesinin ve Refah'a yönelik saldırı tehditlerinin kınandığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK), İsrail'in Refah'a girerek burada soykırım işlemesinin önüne geçmek için harekete geçme çağrısında bulunuldu.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da "İsrail işgal ordusunun, Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden saldırganlığına karşı güvenli bir sığınak olan ve çok sayıda yerlerinden edilen Filistinli kardeşin sığındığı Refah kentine askeri operasyon düzenlemesi tehlikesi konusunda uyarıda bulunuyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından, "İsrailli yetkililerin Refah kentine kara saldırısı düzenleme" söylemlerine ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nin güneyinde yer alan Refah kentine yönelik saldırıların son derece tehlikeli yansımaları olacağına dikkati çekildi.

Refah'ın İsrail'in acımasız saldırganlığı nedeniyle kaçmak zorunda kalan yüz binlerce sivil için son sığınak olduğu vurgulanan açıklamada, "Oraya sığınanların zorla sınır dışı edilmesini reddediyor ve güçlü bir şekilde kınıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Mısır'dan tepki

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail hükümetindeki üst düzey yetkililerin Gazze'nin güneyindeki Refah kentine askeri operasyon yapılacağı yönündeki açıklamalarının kesin bir şekilde reddedildiği kaydedildi.

Açıklamada, İsrail, kente yönelik muhtemel bir kara saldırısının vahim sonuçları olacağı konusunda uyarılarak, Gazze'deki son güvenli bölge olması hasebiyle 1,4 milyondan fazla kişinin sığındığı kentin hedef alınmasının engellenmesi için tüm bölgesel ve uluslararası çabaların birleştirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Refah kentinin hedef alınması, insani yardımların engellenmesi ve Filistin halkının göç ettirilmesinin, uluslararası insan hakları ve Birleşmiş Milletlerin (BM) ilgili kararlarının apaçık ihlali olduğu kaydedilen açıklamada, Mısır'ın, ateşkese varılması ve esir takası için tüm taraflarla temaslarını sürdüreceği belirtildi.

Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İsrail'i kibrinden vazgeçirmek ve saldırılarını durdurmaya zorlamak için uluslararası topluma, yapılan açıklamalar ve siyasi duruşların içeriğini doldurmak için somut önlemler alma çağrısında bulunuyoruz." ifadeleri kullanıldı.

İnsani ihtiyaçların Gazze Şeridi'nin her yerine ulaştırılması için sınır geçişlerinin açılması gerektiği aktarılan açıklamada, İsrail'in Refah'ı işgalinin tehlikeli sonuçlar doğuracağı vurgulandı.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in, Gazze'nin güneyindeki Refah'a olası kara saldırısı planından ve bunun insani yansımalarından derin endişe duyulduğuna işaret edildi.

Refah'a yönelik kara harekatının daha fazla masum sivilin ölümüne neden olacağı ve Gazze'nin içinde bulunduğu insani felaketi daha da kötüleştireceğine ilişkin uluslararası topluma yönelik uyarı niteliğindeki açıklamada, kardeş Filistin halkının tehcir edilmesinin ve uluslararası hukuka aykırı her türlü uygulamanın kesin bir şekilde kınandığı ifade edildi.

Avrupa'dan tepkiler

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, sosyal medya platformu X'ten yaptığı açıklamada, Gazze'nin güneyindeki Refah kentinde durumun inanılmaz olduğunu belirtti.

1,3 milyon insanın çok dar bir alanda çatışmalardan korunmaya çalıştığına dikkati çeken Baerbock, "İsrail ordusunun Refah'a saldırması, anons edilmiş bir insani felaket olur. Gazze'deki insanlar buhar olamazlar." ifadesini kullandı.

Danimarka Dışişleri Bakanlığının X hesabından yapılan açıklamada, Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkelerin, Gazze nüfusunun yarısından fazlasının sığındığı Refah'a yönelik muhtemel saldırılarına dair endişeleri paylaştığı kaydedilerek, "Önemli olan sivillerin korunmasıdır." ifadesine yer verildi.

Hollanda Dışişleri Bakanı Hanke Bruins Slot da X hesabından yaptığı açıklamada, Refah'taki durumun çok endişe verici olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Gazze'deki birçok sivil güneye kaçtı. Bu kadar yoğun nüfuslu bir alanda, büyük ölçekli askeri operasyonların çok sayıda sivil kaybına ve daha büyük bir insani faciaya yol açacağını görmemek zor. Bu meşrulaştırılamaz."

Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah şehrinin, bölge halkına insani yardım ulaştırılması için "hayati bir geçiş noktası" ve 1,3 milyondan fazla Filistinlinin sığındığı bir alan olduğu belirtildi.

Açıklamada, İsrail'in Refah'a yönelik geniş çaplı operasyonlarının mevcut insani felaketi yeni bir boyuta taşıyacağı kaydedilerek, bunun meşru olmayan bir durum yaratacağı ve çatışmaların durdurulması gerektiği ifade edildi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de X hesabından yaptığı açıklamada, "AB'ye üye birçok ülkenin, İsrail'in Refah'a yönelik saldırısının tarif edilemez bir insani felakete ve Mısır ile ciddi gerilimlere yol açacağı yönündeki uyarısını yineliyorum." ifadesini kullandı.

Borrell, daha önce de İsrail'in Gazze'nin güneyinde sivillerin sığındığı Refah kentine saldırmasının "feci sonuçlara yol açacağı" uyarısında bulunmuştu.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, X hesabından yaptığı açıklamada, "Gazze nüfusunun yarısının sığındığı Refah'a bir askeri saldırı ihtimalinden derin kaygı duyuyorum." ifadesini kullandı.

Cameron, çatışmalara insani ara vererek bölgeye yardımların girişini, esirlerin bölgeden çıkışını sağlamak ve sürdürülebilir kalıcı bir ateşkes için çalışmanın öncelik olduğunu da kaydetti.

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de X hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarını devam ettirmesi ve genişletmesinin Filistinli mültecilerin hayatı için ciddi bir tehdit oluşturacağını ve insani felaketi büyüteceğini kaydetti.

Albares, "Askeri operasyonların Refah'a kadar genişletilmesi, bölgedeki 1 milyondan fazla Filistinli mültecinin hayatını ciddi şekilde tehdit edecek ve insani felaketi artıracaktır. Ateşkes, rehinelerin serbest bırakılması, uluslararası insancıl hukuka saygı ve yardımın girişini talep ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

BM İsrail'in Refah saldırısına tepki vermeyi sürdürdü

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Gazze'nin güneyinde yer alan Refah kenti sakinlerinin sayısının 1,4 milyona ulaştığını ve çoğunluğunun cadde ve sokaklarda kurulan derme çatma çadırlarda ve sığınaklarda kaldığını belirtti.

İsrail'in savunmasız insanların yaşadığı Refah kentine yönelik muhtemel askeri saldırısının, tam bir felaket olacağı uyarısında bulunan Lazzarini, "Artık yaşananları tarif edecek kelime bulamıyorum." ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray'dan uyarı açıklaması

Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yla görüşmesinde, sivilleri korumaya yönelik "inandırıcı" bir plan yapılmadan Gazze'nin Refah kentine saldırı düzenlenmemesi gerektiğini iletti.

Açıklamada, Biden'ın, Netanyahu'ya "Refah'ta 1 milyondan fazla insanın güvenliğini sağlamak için inandırıcı ve uygulanabilir bir plan olmadan askeri operasyona başlamaması gerektiği" görüşünü yinelediği ifade edildi.

ABD Başkanı Biden'ın "masum Filistinli sivillere yönelik insani yardımın verimini ve tutarlılığını artırmak için acil ve spesifik adımlar atılması çağrısında bulunduğu" kaydedilen açıklamada, Biden'ın ayrıca "Hamas'ın yenilgiye uğratıldığını görme ve İsrail ile halkının uzun vadeli güvenliğini sağlama yönündeki ortak hedefi" yeniden teyit ettiği aktarıldı.

İsrail'den Refah kentine saldırı sinyalleri

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 1 Şubat'ta Gazze Şeridi'nin Han Yunus bölgesindeki İsrail birliklerini ziyaretinde yaptığı açıklamada, kara saldırılarını, Mısır sınırındaki Refah kentine taşıyacaklarını söylemişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 4 Şubat'taki açıklamasında, Refah kentine kara saldırısı başlatacaklarının işaretini vermişti.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın 6 Şubat'ta siyasi kaynaklara dayandırdığı haberde, Refah kentinde operasyonlara başlamadan önce kentin tahliye edileceği belirtilmişti.

İsrail Başbakanlık Ofisinden 9 Şubat'ta yapılan açıklamada, Netanyahu'nun, ordu ve güvenlik teşkilatına, Gazze Şeridi'nin güneyine saldırı düzenlenmesi ve buraya sığınmış 1,5 milyon Filistinlinin yerinden edilmesi için gerekli planın hazırlanması talimatını verdiği kaydedilmişti.

Refah saldırıları

Filistin resmi ajansı WAFA, Refah'taki hastane yetkililerine dayandırdığı haberinde, İsrail'in kente düzenlediği saldırılarda 100'den fazla kişinin öldürüldüğünü ve hastanelere yüzlerce yaralı getirildiğini belirtmişti.

Filistin Kızılayı da İsrail saldırılarının Refah kent merkezinde yoğunlaştığını ve saldırılarda sivillerin evlerinin de hedef alındığını duyurmuştu.

Yerel kaynaklar, İsrail ordusunun savaş uçakları, yoğun topçu atışı ve savaş gemileriyle denizden açtığı ateşle eş zamanlı olarak yaklaşık 40 hava saldırısı düzenlediğini, özellikle yerinden edilen Filistinlilerin barındığı çok sayıda evi ve camiyi hedef aldığını kaydetmişti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu

2028’e doğru Türkiye siyasetinde kritik gelişmeler yaşanıyor

19.02.2026 15:07:00
Ahmet Turan Yiğit
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devam etme planları ve Bilal Erdoğan'ın sahaya sürülmesi sürecini Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ analiz etti.

Özdağ, "Şimdi Bilal Erdoğan ismini ilk defa dile getiren benim efendim. 3 yıl önce dile getirdim ve dedim ki Süleyman Soylu'ya seslendim. Soylu heves etme. Ahmet Davutoğlu tasfiye edildi. Kendisine rakip gördü.
Sizi de tasfiye edecekler. Parti içerisinde damatlar falan da olmayacak. Kim olacak? Sadece evlat olacak. Bu
evlat da Bilal Bey. Bilal Bey gelecek buraya. Şimdi Sayın Erdoğan bu seçimi kazansın. Kazanırsa 2028'i 2027 Kasım ve 2018 martında oğlunu genel başkan genel başkan yapacak. Kendisi cumhurbaşkanlığına devam edecek. Sonra da 2028'den sonra 5 yıl sonra da kendisi bırakacak bu işi" dedi.

Selçuk Özdağ'ın konuşmasını izleyin:

Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa hayal kırıklığına uğrarlar Semih Turan'dan çok konuşulacak çıkış

Hangi partiler ittifak yapacak? Sosyolog Semih Turan açıkladı. "Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa çok büyük bir hayalkırıklığına uğrarlar" ifadelerini kullanan Semih Turan, olası ittifak seçeneklerini masaya yatırdı.
 

19.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa hayal kırıklığına uğrarlar Semih Turan'dan çok konuşulacak çıkış
Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa hayal kırıklığına uğrarlar Semih Turan'dan çok konuşulacak çıkış
Hangi partiler ittifak yapacak? Sosyolog Semih Turan açıkladı. "Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa çok büyük bir hayalkırıklığına uğrarlar" ifadelerini kullanan Semih Turan, olası ittifak seçeneklerini masaya yatırdı.
Turan, "Benim tahminim Sayın Mansur Yavaş'ı Sayın İmamoğlu'na yaptıkları gibi minderden alamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü kör gözüne parmak misali bunu da yaparlarsa, Sayın Mansur Yavaş, Sayın İmamoğlu gibi minder dışına alınırsa oraya kimi aday yaparsanız yapın, belki de %60'la kazanacağına %70'le kazanacak" dedi.

Sosyolog Semih Turan'ın konuşmasını izleyin:

Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Emlakjet, kullanıcı davranışları, güncel piyasa dinamikleri ve anket sonuçlarına dayanan Ocak 2026 gayrimenkul raporunu paylaştı. Ocak ayında ilk el konut satışlarında da ikinci el satışlarda da bir düşüş yaşandı

 

19.02.2026 12:52:00 / Güncelleme: 19.02.2026 12:59:23
AA
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle birlikte ele alınan rapor, yatırımcıların kısa vadeli planlarını ve altın fiyatlarındaki hareketliliğin gayrimenkul tercihlerine yansımalarını ortaya koyuyor.

Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satışları, ocakta bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 düşüşle 34 bin 69 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ikinci el konut satışları ise geçen yılın ocak ayına göre yüzde 5,9 azalarak 77 bin 411 olarak kaydedildi.

Toplam konut satışları içerisinde ilk el konutların payı yüzde 30,6, ikinci el konutların payı ise yüzde 69,4 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları, ocakta önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,8 azalarak 1306 olarak kaydedilirken, aynı ayda, yabancılara yapılan konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ocakta uyruklara göre konut satışlarında ilk sırada 219 ile Rusya Federasyonu yer alırken, onu 118 ile İran ve 77 ile Ukrayna vatandaşlarına yapılan satışlar izledi.

Yatırım planlarında temkinli ilerleyiş dikkat çekiyor

Emlakjet tarafından gerçekleştirilen ve 43 binden fazla kullanıcının katılımıyla tamamlanan anket çalışması, bireysel yatırımcıların kısa vadeli yatırım planlarını, yatırım araçlarına yönelik tercihlerini ve gayrimenkul yatırımına bakışlarını detaylarıyla ortaya koyuyor.

Anket sonuçları, katılımcıların önemli bir bölümünün aktif ya da potansiyel yatırım planları yaptığını ancak karar sürecinde temkinli ve fırsat odaklı bir yaklaşım benimsendiğini gösteriyor.

Anket kapsamında katılımcılara yöneltilen "Önümüzdeki 3 ay içinde yatırım planınız var mı'" sorusuna verilen yanıtlar, yatırımcıların bir kısmının aktif adımlar atmaya hazır olduğunu, önemli bir kesimin ise süreci izleyerek kararını zamana yaydığını ortaya koyuyor.

Katılımcıların yüzde 17'si "Evet, aktif yatırım yapacağım" yanıtını verirken, yüzde 22'si "Araştırma aşamasındayım" seçeneğini tercih ediyor. Kararsız olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken, "Şimdilik yatırım düşünmüyorum" diyenlerin oranı yüzde 38 seviyesinde seyrediyor.

"Önümüzdeki dönemde yatırım ağırlığınızı nereye vermeyi düşünüyorsunuz'" sorusuna katılımcıların yüzde 61'i yatırımda önceliğini gayrimenkule vermeyi planladığını belirtirken, yüzde 18'i altın, yüzde 8'i döviz ve yüzde 6'sı mevduat/fon seçeneklerini tercih ediyor.

Dengeli portföy oluşturmayı planlayanların oranı ise yüzde 7 seviyesinde kalıyor. Bu dağılım ise piyasa koşullarında yatırımcıların değerini uzun vadede koruyabilen, reel karşılığı olan ve görece daha öngörülebilir getiriler sunan varlıklara yönelme eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.

Altın fiyatlarındaki yükseliş gayrimenkul ilgisini artırıyor

Ankette yer alan "Altın fiyatlarındaki yükseliş, gayrimenkule bakışınızı etkiledi mi'" sorusu, yatırımcı davranışlarında dikkati çekici bir kırılmaya işaret ediyor.

Katılımcıların yüzde 49'u altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgisini artırdığını belirtirken, yüzde 25'i yatırım tercihlerinin değişmediğini ifade ediyor. Altında kalmayı tercih edenlerin oranı yüzde 8 olurken, yüzde 18'lik bir kesim süreci kararsız biçimde takip ediyor.

Artan fiyat dalgalanmaları, gayrimenkulü daha istikrarlı, somut ve uzun vadeli bir yatırım alternatifi olarak öne çıkarırken, riskin dağıtılması ihtiyacı, bu varlık sınıfının güvenli bir denge unsuru olarak konumlanmasını güçlendiriyor.

Katılımcılara yöneltilen "Sizi gayrimenkul yatırımına en çok ne yönlendirir'" sorusuna ise katılımcıların yüzde 47'si fiyat avantajı ve pazarlık fırsatlarını ilk sıraya koyarken, yüzde 16'sı doğru lokasyon ve doğru proje kriterini önceliklendiriyor.

Uygun kredi koşulları yüzde 14, yüksek kira getirisi yüzde 13 tercih edilirken, güvenilir platform ve şeffaf süreç vurgusu yüzde 10 seviyesinde kalıyor.

Kısa vadede gayrimenkul satın alma ihtimali yüksek

"Önümüzdeki 6 ay içinde gayrimenkul satın alma ihtimaliniz nedir'" sorusuna verilen yanıtlar ise talep tarafında güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 53'ü satın alma ihtimalini "yüksek" olarak değerlendirirken, yüzde 23'ü "orta" seviyede görüyor. Satın alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 11 olurken, yüzde 13'lük bir kesim yalnızca araştırma aşamasında olduğunu ifade ediyor.

Anket sonuçları yatırımcıların önemli bir bölümünün gündeminde gayrimenkulün güçlü bir şekilde yer aldığını ortaya koyuyor.

Kısa vadede aktif yatırım yapmayı planlayan bir kitle bulunurken, araştırma ve kararsızlık aşamasındaki kullanıcıların oranı da dikkati çekiyor. Gayrimenkulün yatırım ağırlığında açık ara öne çıkması, özellikle satılık daire gibi somut ve likiditesi yüksek ürünlere yönelik güvenli varlık arayışının sürdüğünü gösteriyor.

Altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgiyi artırması, yatırımcıların portföy tercihlerinde denge arayışını güçlendirdiğini ortaya koyarken, fiyat avantajı, doğru lokasyon ve şeffaf süreç beklentisi, satın alma kararlarının temel dinamikleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca 6 ay için yüksek satın alma ihtimali beyan eden kullanıcı oranı da gayrimenkul tarafında canlı bir talep potansiyeline işaret ediyor.

Samsun'da otobüs yan yattı: 7 kişi yaralandı

Ankara'dan Gürcistan'a gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsünün Samsun'da devrilmesi sonucu 7 kişi yaralandı

19.02.2026 03:04:00 / Güncelleme: 19.02.2026 07:10:39
İHA
Samsun'da otobüs yan yattı: 7 kişi yaralandı
Samsun'da otobüs yan yattı: 7 kişi yaralandı
Kaza, İlkadım ilçesi Toybelen mevkisi Samsun-Ankara Karayolu'nda saat 23.45 sıralarında meydana geldi. Ankara'dan Gürcistan'ın Tiflis kentine gitmek üzere hareket eden Mustafa İpek idaresindeki MT-009-RO Gürcistan plakalı Metro Turizm'e ait yolcu otobüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjü aşarak karşı şeride geçti ve devrildi.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi.



Kazada otobüs şöförü Mustafa İpek, yedek şoför Ziya Çeri ile yolcular Gökhan Akkaya, Sabriye Arslan, Ayşe Pursah, Zeki Arslan ile Gürcistan uyruklu Nino Loria yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla Samsun Şehir Hastanesi, Gazi Devlet Hastanesi ile özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı

Ünlü sanatçı Metin Akpınar'ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu'nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı. Mahkeme, Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Kararı değerlendiren Nebioğlu, "Yıllardır yaşadığım o üzüntü ve çocukluk yaralarıma sahip çıkma arzusundan ötürü bu kararı verdik ve verdiğimiz karar doğrultusunda da adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" dedi

18.02.2026 14:22:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:28:39
İHA
Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Yeşilçam oyuncusu Metin Akpınar'ın 1980'li yıllarda Suphiye Orancı ile evlilik dışı ilişkisinden doğan ikiz kızlarından biri olan Duygu Nebioğlu'nun Metin Akpınar hakkında açtığı tazminat davasından karar çıktı. Mahkeme, Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Davanın itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.



Karar sonrası duygularını dile getiren Duygu Nebioğlu, "Yıllardır yaşadığım o üzüntü ve çocukluk yaralarıma sahip çıkma arzusundan ötürü bu kararı verdik ve verdiğimiz karar doğrultusunda da adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum. Emsal bir karar alındı" dedi.



Daha önce babalık davası açtıklarını ve bunu kazandıklarını belirten Avukat Ahmet Furkan Uludağ ise mahkeme kararına ilişkin şunları söyledi:

"En azından Duygu'nun bu yıkımına bir nebze su serpecek tazminat talepli bir dava açtık. Davamızda birçok tanık dinlendi. Mahkemece emsal nitelikte bir karar verildi. Duygu'ya talebimiz doğrultusunca 6 milyon TL gibi manevi tazminata hükmedildi. İnşallah kendisi lehine hükmedilen bu tazminat, Duygu'nun bu zamana kadar çektiği acılara bir nebze su serpmiş olur."

Daha önce Uğur Dündar da Duygu Nebioğlu'nun açtığı tazminat davasında tanık olarak dinlenmişti.

Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü

Kocaeli'nin Gölcük ve Başiskele ilçelerinde sabah saatlerinde etkili olan lodos nedeniyle dalgalar metrelerce yüksekliğe ulaştı. Deniz taşınca bazı yollar göle döndü

18.02.2026 14:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:20:46
İHA
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'de sabah saatlerinde etkili olan lodos hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgarın etkisiyle dalgalar yükselirken, deniz taşarak kıyı kesimlerinde su baskınlarına neden oldu.



Gölcük ilçesi Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi deniz suyuyla kaplandı. Başiskele ilçesi sahil kesiminde de yollar göle döndü. Yolların su altında kalması nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. İlçe belediyesi ekipleri çalışma gerçekleştirdi.



"Venedik'e döndük"

Esnaf İbrahim Hoşbaşak, "Venedik'e döndük. Lodosta her sene bu hale geliyor. Rıhtımın yükseltilmesini istiyoruz. Elektrik yok, depomu su bastı içiresinde malzemelerim var. Esnafımız çizmelerle dolaşıyor. Marketi su bastı her türlü zararımız var. Bazı işi bilmeyen arkadaşlarımız var deniz suyunun içerisinde geziyor" ifadelerini kullandı.


Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.

Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha

Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı. Firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor

18.02.2026 09:23:00
İhlas Haber Ajansı
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
İstanbul Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Hırsızlık suçuyla irtibatlı olduğu değerlendirilen firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.