logo
08 AĞUSTOS 2026

İstanbul'da hız sınırı değişti

İETT ve Özel Halk Otobüsleri'nde azami hız sınırı 70 km/s'ye indirildi. Amaç trafik kazalarını azaltmak ve güvenli ulaşım sağlamak. Uygulama başladı, sefer süreleri uzayabilir, tartışmalar alevlendi

23.02.2026 11:58:00
Eyüp Kabil
 
İstanbul'da hız sınırı değişti
İstanbul'da hız sınırı değişti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), trafik kazalarını azaltmak ve güvenli ulaşımı sağlamak amacıyla İETT ve Özel Halk Otobüsleri'nde azami hız sınırını 70 kilometre/saat olarak belirledi. Uygulama, bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu karar, otoyol hatları dahil olmak üzere tüm güzergahlarda geçerli olacak ve araçların hız verileri dijital sistemlerle anlık olarak izlenecek.

Yetkililer, bu değişikliğin trafik güvenliğini artıracağını savunurken, bazı sürücü ve yolcular gecikmelerden endişe duyuyor.






Kararın nedenleri

İBB Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından alınan karar, son yıllarda artan trafik kazalarına karşı önlem olarak geliştirildi. Özellikle toplu taşıma araçlarının yüksek hız nedeniyle karıştığı kazalar, can ve mal kaybına yol açıyordu.

İstatistiklere göre, İstanbul'da otobüs kaynaklı kazaların büyük kısmı hız ihlallerinden kaynaklanıyor. Bu kapsamda, güvenli ulaşım hedefiyle hız sınırı 70 km/s'ye düşürüldü.
Karar, İBB'nin "Güvenli Toplu Ulaşım" kampanyasının bir parçası olarak duyuruldu ve trafik uzmanları tarafından desteklendi. Uzmanlar, bu sınırın Avrupa standartlarına yakın olduğunu belirterek, kazaları yüzde 20-30 oranında azaltabileceğini öngörüyor.






Uygulama detayları

Yeni düzenleme, İETT'ye bağlı yaklaşık 3 bin otobüs ve Özel Halk Otobüsleri'ni kapsıyor. Otoyol, şehir içi ve çevre yolları dahil hiçbir güzergahta 70 km/s üstüne çıkılamayacak.
Sistem güncellemesiyle araçlara entegre edilen GPS ve hız takip cihazları, verileri İBB'nin merkezine anlık olarak iletecek. Hız ihlali tespit edildiğinde sürücülere uyarı gönderilecek ve tekrarında cezai işlem uygulanacak.

İBB, bu teknolojinin halihazırdaki araç takip sistemini güçlendirdiğini açıkladı. Uygulama, bugünden itibaren devreye girdi ve ilk gün itibarıyla otobüs seferlerinde gözle görülür yavaşlama rapor edildi.






Toplum ve sektörden tepkiler

Karar, sosyal medyada ve sektör temsilcileri arasında tartışma yarattı. Bazı yolcular, sefer sürelerinin uzayabileceğini belirterek eleştirdi. Özel Halk Otobüsleri Odası, kararın kazaları azaltacağını kabul etmekle birlikte, sürücülerin gelir kaybı yaşayabileceğini vurguladı.

Öte yandan, trafik dernekleri ve çevre örgütleri değişikliği olumlu karşıladı, emisyon azalması ve yaya güvenliğinin artacağını savundu. İBB, tepkileri dikkate alarak ilk hafta gözlem yapacak ve gerekirse ayarlamalarda bulunacak.






Karşılaştırmalar

İstanbul'da hız sınırları daha önce de güncellenmişti. Örneğin, 2025 Kasım'ında 84 güzergahta genel hız limitleri değiştirilmişti. D100 Karayolu'nda bazı kesimlerde 80 km/s'den 90 km/s'ye çıkılmıştı. Ancak bu yeni karar, sadece toplu taşıma araçlarını hedefliyor ve genel hız sınırlarından bağımsız.

Ülke genelinde otobüsler için yasal sınırlar yerleşim içinde 50 km/s, otoyollarda 100 km/s olsa da, İstanbul'un yoğun trafiği nedeniyle yerel düzenleme getirildi.






Gelecek beklentileri

Uzmanlara göre, bu uygulama trafik akışını yavaşlatsa da uzun vadede kazaları azaltacak ve toplu taşımayı daha güvenli hale getirecek. İBB, benzer düzenlemeleri metrobüs ve diğer araçlara genişletmeyi planlıyor. İlk veriler, önümüzdeki aylarda değerlendirilecek. Vatandaşlar, İBB'nin mobil uygulaması üzerinden hız ihlallerini bildirebilecek. Bu karar, İstanbul'un sürdürülebilir ulaşım hedeflerine katkı sağlayabilir.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.