logo
12 EKİM 2026

İşte Müzakere çerçeve belgesi!

04.10.2005 00:00:00
 






Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yürütülecek müzakerelerde yol haritasını oluşturan Müzakere Çerçeve Belgesi, üç bölümden oluşuyor.İlk bölümde müzakerelerin kuralları, ikinci bölümde özü, üçüncü bölümde ise prosedürü yer alıyor.

Müzakerelerin kurallarıyla ilgili bölümde, Türkiye'den beklentilerle birlikte, müzakerelerin ilerlemesi ve askıya alınmasına ilişkin koşullara geniş biçimde yer veriliyor.        MÜZAKERELERİN KURALLARI

"Müzakerelerin, Türkiye'nin liyakatına dayanacağı ve hızının, Türkiye'nin üyelik gereklerini karşılama yönünde kaydettiği ilerlemelere bağlı olacağı" vurgulanan bu bölümde, "AB dönem başkanıülkenin ya da AB Komisyonu'nun, hangisi uygunsa, karar organı AB Konseyi'ni devamlı olarak bilgilendireceği" vurgulanıyor.Belgede, AB Konseyi'nin durumu düzenli olarak kontrol altında  tutabileceği hatırlatılıyor."AB'nin, kendi üstüne düşenler çerçevesinde, müzakerelerin sonucaulaştırılması için gerekli şartların karşılanıp karşılanmadığını uygunzaman içinde kararlaştıracağı" belirtilen belgede, bunun aşağıda yer alan ilgili maddede sıralanan şartların Türkiye tarafından yerine getirildiğini teyit eden bir AB Komisyonu raporu temelinde yapılacağı kaydediliyor. Müzakerelerin kurallarının belirlendiği bu bölümde, AB Konseyi'ninAralık 2004 zirve kararına atıfta bulunuluyor ve müzakerelerin AB Anlaşması'nın 49. maddesini temel aldığı ifade ediliyor. Bu bölümde özetle şu görüşlere yer veriliyor. * Müzakerelerin ortak hedefi katılımdır. Bu müzakereler ucu açık bir süreç olup, sonucu önceden garanti edilemez. Kopenhag kriterlerinin tam değerlendirmesi, AB'nin hazmetme kapasitesi de göz önüne alınarak, eğer Türkiye'nin tüm üyelik yükümlülüklerini tamamen üstlenecek konumda olmadığını ortaya koyarsa, Türkiye'nin mümkün olan en güçlü bağ ile Avrupa yapılarına bağlanması sağlanmalıdır."  * Genişleme, Birliğin ve üye devletlerinin katıldığı sürekli  entegrasyon sürecini güçlendirmelidir. Birliğin uyum ve etkinliğini korumak için her türlü çaba sarf edilmelidir. 1993 Kopenhag AB Konseyitoplantısının sonuçlarına uygun olarak, Birliğin bir yandan Avrupa entegrasyonunun momentumunu korurken öte yandan Türkiye'yi özümseme kapasitesi, hem Birliğin hem de Türkiye'nin genel menfaati açısından göz önüne alınması gereken önemli bir noktadır. Komisyon müzakereler sırasında bu kapasiteyi 2004 Ekim kararlarına uygun olarak izleyecektir."  * Müzakereler, Türkiye'nin 1993'te Kopenhag'da AB Konseyi'nce belirlenen siyasi kriterleri, özellikle de daha sonra AB Antlaşması madde 6(1)de kabul edilen ve Temel Haklar Şartında ilan edilen kriterleri yeterli ölçüde karşılamasına dayanarak açılmıştır. AB,  Türkiye'den reform sürecini sürdürmesini ve ilgili Avrupa içtihadı da dahil olmak üzere özgürlük, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı ilkeleriyle ilgili olarak daha fazla iyileşme sağlanması yönünde çabalamasını, özellikle işkence ve kötü muameleye karşı mücadelede sıfır tolerans politikasıyla ve ifade özgürlüğü, din özgürlüğü, kadın hakları, sendika haklarını içeren ILO standartları ve azınlık haklarıyla ilgili hükümlerin uygulanmasında mevzuatı ve uygulama tedbirlerini pekiştirmesini ve genişletmesini beklemektedir. Birlik ve Türkiye yoğun siyasi diyaloglarına devam edecektir. Bu alanlarda, özellikle temel özgürlükler ve insan haklarına tam saygı konularında kaydedilen ilerlemelerin geri dönülmezliğini ve tam ve etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak için, ilerlemeler Komisyon tarafından yakından izlenmeye devam edecek olup, Komisyon yıllık rapor ve 2004'teki raporu da göz önüne alarak, düzenli aralıklarla bu konudaki raporlarını Konseye sunmaya devam etmeye çağrılmaktadır."

MÜZAKERELERİN ASKIYA ALINMA KOŞULU * Birliğin temelini oluşturan özgürlük, demokrasi, insan haklarına ve temel özgürlüklere tam saygı ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin Türkiye'de ciddi ve ısrarlı bir şekilde ihlal edilmesi durumunda, Komisyon, kendi inisiyatifiyle veya üye devletlerin üçte birinin talebi üzerine, müzakerelerin askıya alınmasını önerebilir ve müzakerelerin tekrar başlaması için karşılanması gereken koşullara yönelik tekliflerde bulunabilir. Konsey, Türkiye'yi dinledikten sonra,müzakerelerin askıya alınıp alınmaması veya müzakerelerin yeniden başlaması için aranacak koşullarla ilgili bu tür bir öneriyi nitelikliçoğunluk esasına göre kararlaştıracaktır. Üye devletler, Hükümetlerarası Konferanstaki genel oybirliği şartından bağımsız olarak Hükümetlerarası Konferansta Konsey kararına uygun olarak hareket edeceklerdir. Avrupa Parlamentosu'na bilgi verilecektir."  MÜZAKERELERİN İLERLEMESİ  "Müzakerelerin ilerlemesinin, ekonomik ve sosyal bir birleşme çerçevesi kapsamında Türkiye'nin katılıma hazırlık aşamasında kaydettiği ilerleme ile 2. paragraftaki AB Komisyonu'nun raporuna göreyönlendirileceği" ifade edilen belgede, "Üyelik için aşağıdaki gerekleri belirleyen Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesi gerektiği" belirtiliyor:  . Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve azınlıklarasaygı ve azınlıkların korunmasını teminat altına alan kurumların istikrarı; . İşleyen bir pazar ekonomisinin varlığı ve Birlik içindeki rekabetçi baskıyla ve pazar güçleriyle başa çıkabilme kapasitesi; . Siyasi, ekonomik ve parasal birliğin amaçlarına uygunluk ve müktesebatın etkin bir şekilde uygulanması ve yürütülmesi için gerekliidari kapasite dahil olmak üzere, üyeliğin getirdiği yükümlülükleri üstlenebilme yetisi.  Bu bölümde ayrıca şu taleplere yer veriliyor: - "Türkiye'nin iyi komşuluk ilişkileri yönünde verdiği açık taahhüt ve henüz çözümlenmemiş olan tüm sınır ihtilaflarını, gerektiğinde Uluslararası Adalet Divanı'nın zorunlu yargılama yetkisi de dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler Şartına göre, ihtilafların sulh yoluyla halli ilkesine uygun olarak çözüme kavuşturmayı taahhüt etmesi;"  - "Kapsamlı bir çözüm için uygun ortamın yaratılmasına katkıda bulunmaya yönelik adımlar atılması ve Kıbrıs Cumhuriyeti (Rum kesimi) dahil tüm AB ülkeleriyle Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin normalleştirilmesinde ilerleme kaydedilmesinin yanı sıra BM nezdinde ve Birliğin üzerine inşa edildiği ilkeler doğrultusunda, Türkiye'nin Kıbrıs sorunu için kapsamlı bir çözüme ulaşma çabalarını devamlı olarak desteklemesi."  - "Türkiye'nin Ortaklık Anlaşmasında ve Ortaklık Anlaşmasını tüm yeni AB üye devletlerini içine alacak şekilde genişleten Ek Protokolünde yer alan yükümlülükleri, özellikle de AB-Türkiye gümrük birliğine ve düzenli aralıklarla revize edilen Katılım Ortaklığının uygulanmasına yönelik yükümlülükleri yerine getirmesi."  ÜYELİK ÖNCESİ SÜREÇ  "Türkiye'nin, üye devletler ve birlik tarafından kabul edilen tutum ve politikalarla, (bu örgütler ve düzenlemelerdeki AB ülkelerinin üyelikleri de içinde olmak üzere) uluslararası örgütler içindeki kendi pozisyonunu ve üçüncü ülkelere ilişkin politikalarını, katılıma kadar olan dönemde içinde uyarlaması gerektiği" belirtilen belgede, "Türkiye'nin, tüm diğer katılım müzakerelerinin sonuçlarını,katılımı zamanındaki haliyle kabul etmelidir" ifadesine yer veriliyor.  Lüksemburg'da yapılan yoğun müzakerelerden sonra, İngiltere, AB Konseyi ülkelerinin de onayı ile, bu maddenin Türkiye aleyhine yorumlanmamasını talep eden bir bölümün müktesebatın içine dahil edilmesini kabul etti. Bu bölüm, ileride Rum Kesimi'nin, NATO gibi uluslararası bir kuruluşa üye olma talebi halinde, Türkiye'nin veto koyma hakkını korumayı hedeflediği bildirildi. Müzakerelerin kurallarıyla ilgili bölümün sonunda ayrıca özetle şugörüşlere yer veriliyor: -"Katılım müzakerelerine paralel olarak, Birlik Türkiye ile yoğunbir siyasi diyaloga ve sivil toplum diyaloguna girecektir. Kapsamlı sivil toplum diyalogunun amacı, halkları bir araya getirmek yoluyla karşılıklı anlayışı arttırmak olacaktır."

 AB ile Türkiye arasında tam üyelikmüzakerelerinde yol haritası görevi görecek Müzakere Çerçeve Belgesi'nin "müzakerelerin özü" başlıklı ikinci bölümünde, AB müktesebatına ilişkin sorumluluklar yer alıyor. AB'ye katılımın, birlik sisteminin ve birliğin "müktesebatı" olarak bilinen kurumsal çerçevenin getirdiği hak ve yükümlülüklerin kabulü anlamına geldiği vurgulanan bu bölümde, Türkiye'nin, bu müktesebatı katılım zamanındaki şekliyle uygulaması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, mevzuatın uyumlu hale getirilmesine ek olarak, katılımın aynı zamanda müktesebatın zamanında ve etkin bir şekilde uygulanması anlamına geldiği vurgulanıyor. Müktesebatın içerdiği bölümler kısaca şöyle özetleniyor. - AB Birliği'nin üzerine kurulduğu antlaşmaların içeriği, ilkelerive siyasi hedefleri;  - Antlaşmalar uyarınca benimsenen mevzuat ve kararlar ve Adalet Divanı'nın içtihadı;  - Kurumlar arası anlaşmalar, kararlar, beyanatlar, tavsiyeler, kılavuzlar gibi, yasal olarak bağlayıcı olan ya da olmayan, Birlik çerçevesinde benimsenmiş diğer belgeler;    - Ortak dışişleri ve güvenlik politikaları çerçevesindeki ortak eylemler, ortak tutumlar, bildirgeler, sonuçlar ve diğer belgeler;  - Adalet ve içişleri çerçevesinde kabul edilen ortak eylemler, ortak tutumlar, imzalanan sözleşmeler, tavsiyeler, beyanatlar ve diğerbelgeler;  - Birlik faaliyetlerine ilişkin olarak Topluluğun, Toplulukla birlikte üye devletlerin, birliğin ve kendi aralarında üye devletlerinakdettiği uluslararası anlaşmalar.  MÜKTESEBATIN ÇEVİRİSİ

Belgede, "Türkiye'nin, katılımdan yeterli bir süre önce müktesebatın Türkçeye çevirisini ve katılımdan sonra AB kurumlarının çalışmalarını aksatmadan yerine getirmesini temin edecek yeterli sayıda yazılı ve sözlü çevirmeni eğitmesi gerektiğine" dikkat çekiliyor. "Sonuç olarak ortaya çıkan ve bir üye devlet olarak Türkiye'nin uymak zorunda olacağı haklar ve yükümlülükler, Türkiye ile topluluklararasındaki tüm mevcut ikili anlaşmaların ve Türkiye tarafından akdedilen, üyelik yükümlülükleriyle uyumlu olmayan tüm diğer uluslararası anlaşmaların sona ereceği anlamına gelmektedir" denilen belgede, "Ortaklık Anlaşmasının müktesebattan ayrılan hükümleri, katılım müzakerelerinde emsal olarak kabul edilemez" ifadesi kullanılıyor.  Türkiye'nin müktesebattan doğan hak ve yükümlülükleri kabul etmesinin, müktesebatta belli uyarlamaların yapılmasını gerektirebileceği belirtilen belgede, "Gerektiğinde müktesebatta belli uyarlamalara karar verilirken, üye devletlerin müktesebatı benimserken uyguladıkları ve o müktesebatın ayrılmaz parçası haline gelmiş olan ilkeler, kriterler ve parametrelerin esas alınacağı ve Türkiye'nin özel durumları göz önüne bulundurulacağı" belirtiliyor. "Birliğin, zaman ve kapsam açısından sınırlı olması ve müktesebatın uygulanmasına ilişkin olarak açıkça tanımlanmış aşamalarıiçeren bir plan eşliğinde olması koşuluyla, geçici tedbirler için Türkiye'den gelecek talepleri kabul edebileceğine" dikkati çekilen belgede, "iç pazarın genişletilmesiyle bağlantılı alanlar için, düzenleyici tedbirlerin hızlı bir şekilde uygulanması gerektiği ve geçiş dönemlerinin kısa ve az sayıda olması gerektiği, büyük mali giderler de dahil olmak üzere ciddi çaba gerektiren kapsamlı uyarlamaların gerekli olduğu yerlerde, uyumlaştırmaya yönelik sürekli,ayrıntılı ve bütçeli bir planın bir parçası olarak uygun geçiş düzenlemeleri öngörülebileceği" ifade ediliyor. "Her halükarda, geçiş düzenlemeleri Birliğin kural ya da politikalarında herhangi bir değişiklik yapılmasını içermemeli, bunların sağlıklı bir şekilde işleyişini bozmamalı ve rekabetin büyük ölçüde zarar görmesine neden olmamalıdır. Bu bağlamda, Birliğin ve Türkiye'nin menfaatleri göz önünde bulundurulmalıdır" şeklinde ifadelere yer verilen belgede, "Uzun geçiş dönemleri, derogasyonlar, özel düzenlemeler ya da kalıcı koruma hükümleri, bir başka deyişle koruma tedbirlerine bir temel oluşturmak üzere sürekli olarak emre amade olacak maddeler düşünülebilir. Komisyon bunları, uygun olan hallerde, kişilerin dolaşım özgürlükleri, yapısal politikalar ya da tarım gibi alanlarda getireceği tekliflere dahil edecektir. Bunun yanısıra, kişilerin dolaşım özgürlüğünün nihai olarak tesis edilmesine ilişkin karar alma süreci, üye devletlerin bireysel olarak azami düzeyde rol oynayabilmesine olanak vermelidir. Geçici düzenlemeler ya da koruma tedbirleri, rekabet üzerinde ya da iç pazarın işleyişi üzerinde yaratacakları etkiler göz önüne alınarak gözden geçirilmelidir" deniliyor.  "Müktesebatta yapılacak ayrıntılı teknik uyarlamaların, katılım müzakereleri sırasında belirlenmesinin gerekli olmadığı" belirtilen belgede, "Bunlar Türkiye ile işbirliği içerisinde hazırlanacak ve katılım tarihinde yürürlüğe girmek üzere Birlik kurumları tarafından zamanı geldiğinde benimsenecektir" ifadesi yer alıyor. "Türkiye'nin Birliğe katılımının mali yönleri kabili tatbik Mali Çerçevede göz önünde bulundurulması gerektiği" kaydedilen belgede, ''Bu nedenle, Türkiye'nin katılımı çok büyük mali sonuçlar doğurabileceğinden, müzakereler ancak sonuç olarak ortaya çıkacak olası mali reformlarla birlikte 2014'ten itibaren başlayacak olan döneme ilişkin Mali Çerçevenin oluşturulmasından sonra sonuca ulaştırılabilir" ifadesi yer alıyor. Belgede, "Türkiye, katılımdan itibaren derogasyona sahip bir üye devlet olarak ekonomik ve parasal birliğe katılacak ve gerekli koşulları karşılayıp karşılamadığına yönelik olarak yapılacak bir değerlendirme esasında Konseyin bu amaca yönelik vereceği kararın ardından ulusal para birimi olarak euro'yu benimseyecektir. Bu alandaki diğer müktesebat katılımdan itibaren tamamen geçerli olacaktır" deniliyor. Müzakerelerin özü ile ilgili bu bölümde kısaca şu görüşlere yer veriliyor: -"Özgürlük, adalet ve güvenlik alanıyla ilgili olarak, Avrupa Birliğine üyelik, Türkiye'nin katılımla birlikte Schengen müktesebatı da dahil olmak üzere, bu alandaki tüm müktesebatı tamamen kabul etmesianlamına gelmektedir. Ancak, bu müktesebatın bir kısmı Türkiye'de sadece, Türkiye'nin hazır olup olmadığına yönelik olarak yapılacak kabili tatbik Schengen değerlendirmesine dayalı olarak, iç sınırlarda kişiler üzerindeki kontrollerin kaldırılması konusunda alınacak bir Konsey kararından sonra uygulanacaktır."  -"AB, nükleer güvenliğin tüm yönleri de dahil olmak üzere, yüksekdüzeyde bir çevresel korumanın önemine işaret etmektedir."  -"Müktesebatı etkin bir şekilde uygulamak amacıyla, ya da duruma göre, müktesebatı katılımdan yeterli bir süre önce etkin bir şekilde uygulayabilmek amacıyla, Türkiye müktesebatın tüm alanlarında kurumlarını, yönetim kapasitesini ve idari ve yargı sistemlerini - hemulusal hem bölgesel düzeyde - Birlik standartlarına getirecektir.  Bunun yapılabilmesi için, genel düzeyde, verimli ve tarafsız bir sivil hizmet anlayışı üzerine kurulmuş, iyi işleyen ve istikrarlı bir kamu idaresine ve bağımsız ve etkin bir yargı sistemine ihtiyaç vardır."

Müzakere prosedürü

Müzakere Çerçeve Belgesi'nin üçüncü bölümünde, "müzakere prosedürü"ne yer veriliyor. AB Komisyonu'nun, Türkiye'nin belli alanlarda müzakerelerin başlatılabilmesi için ne derece hazırlıklı olduğunu değerlendireceği ifade edilen bu bölümde, "AB Komisyonu'nun, yine müzakereler sırasında gündeme gelmesi en muhtemel olan sorunların emarelerini önceden elde etmek için, tarama olarak adlandırılan resmi bir süreç çerçevesinde müktesebatı inceleyeceği" hatırlatılıyor. "Tarama amaçları çerçevesinde ve tarama sonrasında gerçekleştirilecek müzakereler için, müktesebatın her biri belli bir politika alanını kapsayan bir dizi başlığa ayrılacağı" vurgulanan belgede, "bu başlıkların bir listesinin ekte sunulduğu" belirtiliyor. "Müzakerelerin belli bir başlığı hakkında Türkiye ya da AB tarafından ifade edilecek görüşler hiçbir şekilde başka başlıklarla ilgili olarak takınılacak tutumu etkilemeyeceği" kaydedilen metinde,''Ayrıca, müzakereler sırasında, kısmi olanlar da dahil olmak üzere, belli başlıklar üzerinde varılan mutabakat, tüm bölümler üzerinde tam bir mutabakata varılana dek nihayete ermiş sayılamayacağı" ifade ediliyor. "Türkiye'nin katılıma yönelik kaydettiği ilerlemeler hakkında AB Komisyonu tarafından hazırlanan düzenli raporların ve özellikle de tarama sırasında AB Komisyonu'nun elde ettiği bilgileri esas alarak, AB Konseyi'nin, AB Komisyonu'nun teklifi üzerine oybirliğiyle hareket ederek, bir başlığın geçici olarak kapatılması ve uygun olduğu yerlerde, başlığın açılması için karşılaştırma ölçütleri tespit edeceği" vurgulanan belgede daha sonra şunlar kaydediliyor: "Birlik bu karşılaştırma ölçütlerini Türkiye'ye bildirecektir. İlgili başlığa bağlı olarak, özellikle işleyen bir pazar ekonomisinin varlığına, mevzuatın müktesebatla uyumuna, ve yeterli bir idari ve adli kapasitenin olduğunu ortaya koymak için müktesebatın temel unsurlarının uygulanmasında tatmin edici bir seyir izlendiğine ilişkinnet karşılaştırma ölçütleri bulunacaktır. İlgili yerlerde, karşılaştırma ölçütleri aynı zamanda Ortaklık Anlaşmasının altındaki taahhütlerin, özellikle de AB-Türkiye gümrük birliğiyle ilgili olan taahhütlerin ve müktesebat çerçevesindeki şartları yansıtan taahhütlerin yerine getirilmesini de içerecektir.  Müzakerelerin geniş bir süreyi kapsadığı hallerde ya da yeni müktesebat gibi yeni öğelerin dahil edilmesi amacıyla bir başlığa dahasonraki bir tarihte geri dönüldüğü hallerde, var olan karşılaştırma ölçütleri güncellenebilir."  Belgede şu görüşlere yer veriliyor: -"Türkiye'den müktesebatla ilgili olarak tavrını belirtmesi ve ölçütleri karşılama konusunda kaydettiği ilerlemeleri rapor etmesi istenecektir. Müktesebatın uygun idari ve adli yapılar vasıtasıyla etkin ve verimli bir şekilde uygulanması da dahil olmak üzere, Türkiyetarafından doğru bir şekilde iç hukuka aktarılması ve uygulanması, müzakerelerin hızını belirleyecektir. Bu amaçla Komisyon, Komisyon tarafından ya da Komisyon adına uzmanlar tarafından yapılacak yerinde incelemeler de dahil olmak üzere, elindeki tüm araçlardan yararlanarakTürkiye'nin tüm alanlarda kaydettiği ilerlemeyi yakından izleyecektir.Komisyon, AB Ortak Pozisyonları taslağını sunarken Türkiye'nin belli bir alanda kat ettiği ilerleme hakkında Konseyi bilgilendirecektir. Konsey, söz konusu başlık hakkındaki müzakerelerle ilgili olarak atacağı ileriye dönük adımları kararlaştırırken bu değerlendirmeyi gözönünde bulunduracaktır. AB'nin her bir başlıkla ilgili müzakereler için isteyebileceği ve Türkiye tarafından Konferansa temin edilecek olan bilgilere ek olarak, Türkiye'den belli bir başlıkla ilgili müzakerelerin geçici kapanışından sonra bile müktesebatla uyum ve müktesebatın uygulanması konularında kat edilen ilerlemeler hakkında düzenli aralıklarla ayrıntılı, yazılı bilgi vermesi istenecektir. Müzakeresi geçici olarak kapatılan bölümlerin söz konusu olduğu hallerde, özellikle Türkiye'nin taahhütlerini ya da önemli karşılaştırma ölçütlerini yerine getiremediği yerlerde Komisyon müzakerelerin tekrar açılmasını önerebilir."

Müzakere başlıkları

Avrupa Birliği'nin Türkiye ile yapacağı tam üyelik müzakereleri 35 bölümden oluşuyor:  1-Malların serbest dolaşımı.  2-İş gücünün serbest dolaşımı  3-Yerleşme hakkı ve hizmet sağlama özgürlüğü  4-Sermayenin serbest dolaşımı  5-Kamu ihaleleri   6-Şirketler hukuku  7-Fikri haklar hukuku  8-Rekabet politikası 10-Bilgi toplumu ve medya 11-Tarım ve kırsal kesim kalkınması 12-Gıda güvenliği, hayvan ve bitki sağlığı politikası  13-Balıkçılık  14-Ulaştırma politikası 15-Enerji 16-Vergilendirme 17-Ekonomi ve para politikası 18-İstatistik 19-Sosyal politika ve istihdam  20-Şirketler ve sanayi politikası 21-Avrupa üzerinden giden ulaştırma ağları 22-Bölgesel politika 23-Hukuki ve temel haklar 24-Adalet, özgürlük ve güvenlik  25-Bilim ve araştırma 26-Eğitim ve kültür 27-Çevre 28-Tüketim ve sağlık koruması 29-Gümrük birliği 30-Dış ilişkiler 31-Dış güvenlik ve savunma 32-Mali kontrol 33-Mali ve bütçe koşulları 34-Kurumlar 35-Diğer konular

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü

İstanbul Beylikdüzü'ndeki bir tır garajı, kimliği belirsiz 3 şahıs tarafından kundaklandı. Olayda 4 araç küle dönerken şahısların araçlara yanıcı madde dökerek ateşe verdiği anlar kameraya yansıdı

12.10.2026 13:43:00 / Güncelleme: 12.10.2026 13:45:44
İHA
 
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Olay, sabah saatlerinde Beylikdüzü Marmara Mahallesi'ndeki bir tır garajında yaşandı. Çok sayıda tırın alev alev yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi.

Gökyüzüne yükselen dumanlar çevre ilçelerden de görülürken, adrese gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında 4 tır kullanılamaz hale geldi.

Olayın ardından inceleme başlatan polis ekipleri yangının kundaklama dolayısıyla çıktığını tespit etti.



Tır garajına araçla gelen 3 şahsın, yanlarında getirdikleri yanıcı maddeyi araçlara dökerek ateşe verdiği öğrenildi.

Olayın ardından araçla kaçan şahısları ise yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı.

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

12.10.2026 10:36:00 / Güncelleme: 12.10.2026 10:41:19
İhlas Haber Ajansı
 
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı. Gençlik ve Spor Başkanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı.

Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi

11.10.2026 17:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi.
Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız"
Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin' Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var."

"Tarım toprakları heba edilmeyecek"
Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu.
Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.İHA

Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti

Manisa'nın Akhisar ilçesi İstanbul Orhangazi-İzmir otoyolunda tır ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi öldü 27 kişi de yaralandı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kazada yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri hastanede ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı

11.10.2026 17:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Kaza İstanbul - Orhangazi - İzmir otoyolunun İzmir istikameti Manisa'nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 16 AED 124 plakalı My World Tur otobüsü ile 78 YD 559 plakalı tır çarpıştı. Kazanın etkisiyle yolcu otobüsü yan devrilirken tır ise yoldan çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile ambulans ve otoyol jandarma trafik ekipleri sevk edildi. Kazada 11 kişi hayatını kaybederken 27 kişi de yaralandı. Yaralılar ise çevredeki hastanelere kaldırılırdı.

Vali Özkan yaralıları ziyaret etti

Öte yandan Vali Özkan, kazanın ardından Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıları ziyaret ederek durumları ve tedavi süreçleri hakkında bilgi aldı.

MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Kahramanmaraş'ta MHP'li milletvekili ve il başkanının bulunduğu konvoyda meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı

11.10.2026 17:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Afşin-Göksun kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç ile MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Mansur Metehan'ın ilçedeki ziyaretleri dolayısıyla yola çıkan konvoyda trafik kazası meydana geldi. Kazada ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi yaralandı.

Kazada yaralananlar arasında Milletvekili Zuhal Karakoç ve şoförünün de bulunduğu öğrenildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.