HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 MAYIS 2022, PAZAR

İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu?

11.12.2021 00:00:00

Çok şükür bunu da gördük…

Bizi saldırganlıkla suçlayanlar, yazdıklarımızın aslı astarı olmadığını ifade edenler, bir zaman sonra haklı serzenişlerde bulunduğumuzu anlıyorlar.

Pişmanlık ve nedamet getirmek insanoğlunun yabancılık duyduğu ve uzak durduğu kavramlardır.  Bu nedenle kimse ne nadim olduğunu, ne de yaptığı veya söylediği bir sözden ötürü pişmanlık duyduğunu kabul etse de itiraf etme cesaretini göstermez. 

Geleceğe yönelik ince planların yapıldığı günümüz dünyasında izcilik gibi ata mirası, milli bir teşkilatın adım adım nasıl dini bir teşkilat olduğunu bunun mührünün de Diyanet İşleri Başkanlığı ile yapılan bir protokol ile tescil edildiğini görmüş olduk.

Oysa izcilik; kurucusu tarafından konulan kurallar ile ırk, dil, din, cins, renk ayrımı yapılmaksızın bütün insanları kucaklayacak; doğa içinde çocuk ve gençlerin bir takım eğitsel aktivitelerde bulunacakları üniformalı bir gençlik teşkilatı olarak kurulmuş, yaygınlaşmış dünya üzerinde 40 milyona yakın kayıtlı üyesi bulunan bir organizasyondur. 

Her ülke 8 ila 18 yaş arasındaki kız ve erkek çocuk ve gençlerin okullarda, derneklerde, mahallelerde kulüplerde organize olduğu, yapısı itibari ile iyi vatandaşlar yetiştirmeyi amaçladığı için milli; iyi insanlar yetiştirmeyi amaçladığı için milletlerarası bir teşkilat olarak tanımlanmıştır. 

Her izci vatanına hizmet etmekten zevk duyan, yurdunun her karış toprağını tanımayı, korumayı, geliştirmeyi, kendisini bedence sağlam ve ahlakça dürüst bireyler olarak yetiştirmeyi şiar edinir. On maddelik bir izci türesi, izci olurken içtiği bir izci andı, ortak bir izci selamı, tokalaşması ve yaş basamaklarına göre de parolası vardır. 

Giydiği izci kıyafeti kolaylıkla tanınmayı, becerilerini sergilediği arma işaretleri taşıdığı, izci fuları ise pek çok işe yarayan ortak bir dünya materyalidir.  Her ülkenin teşkilatı milli bir özellik taşır. 

* * *

İzcilik sadece dağ ve ormanlarda kamplar yapan, geçit törenlerinde süslü kıyafetleri ile boy gösteren bireyler değildir. Aksine genç deniz izcilerini yetiştirmek üzere denizlerde, hava İzcileri ise geleceğin havacılarını yetiştirmek üzere her yıl kamp ve kurslar açarlar. 

İzciliğin askerliğe, siyasete veya dini bir fraksiyona hizmet edici faaliyetleri olamaz. Bu tür etkinlikler izcilik hareketinde reddedilmiş, dünya teşkilatının bu tür eylemlerde olanları dışlamasına neden olmuş sebeplerdir. 

Dünya izci örgütü tarafsızlığını korumaya, her dine ve her ülkeye açık faaliyetler düzenlemeye, kız ve erkek izcileri bir arada eğitmeye çalışan laik bir yapıdır. Yönetim tarzı demokratiktir. Tek adam ve tek yönetici düzenine dayanmaz. Yönetim kurulları, Eğitim kurulları, Program komiteleri, il ve ilçe teşkilatları vardır. Organizasyonlar, kıtalarda oluşturulmuş bürolarca koordine edilir. 

* * *

Türkiye 1950 yılında her hangi bir bakanlık veya genel müdürlük adı ile değil, "Türkiye İzcileri" adı ile kayıt almış, bu çalışmalar 1968 yılında Bakanlar Kurulu kararı ve 1246 sayılı yasaya uygun olarak hazırlanmış, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş, "Türkiye İzcileri Yönetmeliği" ile organize olmuştur. 

Teşkilatın koruyucu başkanlığı Cumhurbaşkanlığı makamı olarak belirlenmiştir. Milli Eğitim bakanlığına kuruculuk görevi verilmiştir. Yönetmeliğe göre bağımsız bir Milli İzcilik Kurulu oluşturulmuştur. İllerde il izci kurulları, ilçelerde ilçe izci kurulları faaliyetleri belirleyecektir. 

Buraya kadar her şey güzel. Bu arada Türkiye de kurulan 25'e yakın izcilik kamp merkezi veya izcilik tesisi oluşmuştur. Buralarda binlerce çocuk ve genç kamp ve kurslara katılmışlar, yaz tatillerini değerlendirmişler, öğretmen ve izcilik gönüllüleri İzci oymaklarına lider olacakları kurslardan Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalar almışlardır. 

* * *

Daha sonra kurulan Gençlik ve Spor Bakanlığına görev devredilmiş, Milli Eğitim-Gençlik spor yetki kargaşası başlamış, sonunda Spor federasyonları arasına katılan Türkiye İzcilik Federasyonu ile yarışması olmayan ancak üye sayısı kabarık bir sporcu kadrosu oluşmuş Milli Eğitim Bakanlığının verdiği sertifika ve belgeler hükümsüz sayılmıştır. 

Sonra bir süre okullarda devam eden izcilik çalışmaları toptan kapatılarak tüm yetki federasyona verilmiş, okullardaki 150 bin izci ve 10 bine yakın izci lideri öğretmen, izci evleri, izci kampları, tesisler oyun dışı bırakılmıştır.  Çoğu harap olmuş, kimi bir takım kurum ve kuruluşlara devredilmiştir. Bundan rahatsız olan pek çok izci dernek ve federasyonlar kurarak bağımsız çalışma veya yurt dışındaki farklı bir teşkilata üye olmaya başlamışlardır. Parçalanma ve değerlerin farklılaştırılması süreci devam etmektedir. 

Bugün ise bu milli teşkilat, Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzaladığı bir protokol ile yapıyı elinde tutan kadro ile dini yapıya dönüştürmüştür. 

Bu ülkenin Atatürkçü bir teşkilatına daha darbe vurulmuştur. 

Gün yakındır ki, kendi teşkilatlarına bağlı olmayan tüm bağımsız izcilik dernek ve federasyonlarının kapatılması süreci başlatılacaktır.

Benden duyurması… 

Bekleyelim, görelim. Milli yerine cini izcilik nasıl oluyor bir de onu görelim.  

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

11.12.2020, 11.12.2019, 11.12.2018, 11.12.2017, 11.12.2016, 11.12.2015, 11.12.2014, 11.12.2013, 11.12.2012, 11.12.2011, 11.12.2010, 11.12.2009, 11.12.2008, 11.12.2007, 11.12.2006, 11.12.2005, 11.12.2004, 11.12.2003, 11.12.2002
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.