Kadın demek anne demek,
Kadın demek emek demek,
Kadın demek yaşam demek,
Kadın demek toplum demek, güç demek...
Her sene 8 Mart'ı Dünya Kadınlar Günü olarak anıyor ve kutluyoruz. Kadınların değerli olduğunu 1 gün de olsa hatırlıyoruz. Lakin o hatıralar çok da uzun sürmüyor. Hemen akabinde akşama bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. Kadına şiddetin 1 gün bile ara verilmediği ülkemizde 8 Mart'ı da anmak tuhaf kaçabiliyor.
2025 yılında Türkiye'de en az 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü ve 297 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Bazı kaynaklara göre de bu sayının 391 olabileceği öne sürüldü.
2026 yılının ilk ayında ise 22 kadın öldürülürken 14 kadın şüpheli ölüm şeklinde kayıtlara geçti. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da 17 yaşındaki lise öğrencisi tarafından haince katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik acı kayıplarımızdan biri oldu.
Peki gençler, ülke nereye gidiyor? Sonumuz ne olacak?
Sokakta yürürken, otobüse binerken, okula giderken hiçbir can güvenliğimizin olmayışı biz kadınları oldukça tedirgin ediyor. Suç işleyen ceza almadıkça hiçbir kadın güvende değil. Oysa ki biz böyle bir nesil değildik.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk en çok kadına değer veren liderken, onun askerleri olarak bu korkuyla yaşamak hiç doğru değil. "Bir toplum cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurun sonucudur" diyen Mustafa Kemal Atatürk ülkemizin şuanki durumunu ileri görüşlülükle çok önceden tespit etmiştir.
Kadına seçme ve seçilme hakkıyla toplumdaki yerini sağlamlaştıran, eğitim hakkıyla cahillikten kurtaran, yaşama haklarını en öne koyan ve "Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar" diyerek kadınlara inanç ve güvencesini sonuna kadar destekleyen bir lider vardı önümüzde. Şimdi ise kapıdan çıkmaya korkmayı geçtik, evdeki eşlerimizin korkusuyla hayatlarımız zindan oluyor.
Bizler kahraman Türk kadını olarak yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layığız.
Günümüzde ise bu bilinçte olan tek bir lider var. Sayın Hüseyin Baş günümüz koşullarında "Kadın medeniyettir. Kadın bizim varlık sebebimizdir. Bu kadınlarımızın ise tek bir isteği vardı. Öldürülmemek. Bu kadınlar bu ülkede sadece yaşamak istedi. Otobüse binip evine giderken biri kafasını kesmesin istedi" diyerek tüm sorunlarımızı dile getiriyor. Biz kadınlara sahip çıkan bir lider var. Ve biz artık okumak istiyoruz. Biz çalışmak istiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Kadınlar gününü hakkıyla kutlamak istiyoruz. Günümüz kutlu olsun.
- Dörtyol'un kurtuluşu, örnek bir kahramanlık destanıdır / 06.01.2026
- Yine bir seçim zamanı / 04.03.2024
- Depremde yaşadıklarımız / 07.02.2024
- Atatürk’ü anlamak / 09.11.2019


























































