HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 TEMMUZ 2022, SALI

Atatürk’ü anlamak

09.11.2019 00:00:00
Bağımsızlık ve hürriyet sevdalısı bir Mustafa Kemal var karşımızda. Büyük bir istiklal mücadelesinin lideri...

"Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin hürriyet ve istiklaline sahip olmasıyla kaimdir" diyor Mustafa Kemal 1921 senesinde.

Memleket fakir, devlet gelirlerini azaltmıştır. İhtiyaçları karşılamak için hükümetin yapabileceği son şeyler servetlere ve miraslara el koymak, devlet hizmetlerini satmak, paranın ayarını bozmaktır.

Böyle bir dünyaya gözlerini açan Mustafa Kemal harp okulu yıllarında ulusal bir irade ile yeni bir yönetimin şart olduğundan bahsederek; "Bu bedbaht memlekete karşı mühim vazifemiz vardır. Onu kurtarmak biricik hedefimizdir" diyerek askeri liderliğinin de ilk adımlarını atmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk, askeri kökenli olup hayatı boyunca birçok savaşta bizzat bulunmuş ve komutanlık etmiştir. Bu savaşları şu şekilde sıralayabiliriz:

31 Mart Vakası 13 Nisan 1909
Arnavutluk İsyanı 15 Ocak 1911
Trablusgarp Savaşı 29 Eylül 1911
İkinci Balkan Savaşı 1912- 1913
Çanakkale Savaşı 18 Mart 1915
Doğu (Kafkas) Cephesi 1916-1917
Suriye-Filistin Cephesi 1917-1918
Kurtuluş Savaşı 1919 - 1923
Sakarya Savaşı 20 Ekim 1921
Büyük Taarruz 4 Mart 1922

Katıldığı her savaşı kazanan Mustafa Kemal, İkinci Balkan Savaşı sırasında Trakya'da gösterdiği başarısından dolayı Sofya Ateşeliği'ne atanmıştır.

Osmanlı Devleti'nin, Birinci Balkan Savaşı ile Gelibolu ve Trakya'da kaybettiği toprakların bir kısmını İkinci Balkan Savaşı ile geri kazanmasında Mustafa Kemal'in askeri başarısı yine etkili olmuştur.

Çanakkale Savaşı'nın, Mustafa Kemal üzerinde başka bir etkisi vardır.  Onu, savaş diye değil de zafer diye adlandırmak daha doğru olabilir. Çünkü Çanakkale savaşında yaşanan olağanüstü haller, tüm güçlüklere karşı kazanılan zafer dikkate alındığında; Ehl-i Beyt soyundan gelen bir liderin iman gücüyle verdiği mücadele fark edilir.

Yarbay M. Kemal bu savaşta 3. kolordu komutanı Mehmed Esad Paşa'nın emrinde savaşmıştır. Çanakkale Savaşındaki zekâ ve taktiği ile savaşın gidişatını değiştirmiş ve albaylığa terfi etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk'e, Doğu (Kafkas) Cephesi olarak da bilinen Diyarbakır, Muş ve Bitlis cephelerinde göstermiş olduğu başarısından dolayı Tuğgenerallik Rütbesi verilmiştir. Bu cephede gösterilen başarı sonrası Rus birlikleri geri çekilmiştir.

Suriye-Filistin cephesinde ise Mustafa Kemal Atatürk, hem İngilizlere hem de Arap silahlı çetelerine karşı savaşmıştır. Sonunda İngilizleri durdurmayı başarmış ve 31 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi sonrası Yıldırım Ordular Komutanlığı'na atanmıştır.

Gelelim Kurtuluş Savaşına. Atatürk'ün dinsiz, olduğunu söyleyenlere en güzel cevap Kurtuluş Savaşı'dır aslında.

Zira Batı'nın emperyalist işgaline karşı başlatılan bu savaş; büyük bir yokluk içinde, silahsız, cephanesiz ama tam bir iman gücüyle başlamış ve aynı ruhla kazanılmıştır.

Asker Mustafa Kemal, Kurtuluş savaşı başlarken kendinin ve milletin sırtını dayadığı asıl gücü şöyle anlatmıştır; Türk Milleti, Allah'ın inayetine güvenerek hayatını kurtarmaya, yaşamak hakkına malik olduğunu dünyaya göstermeye azmettiği gün, bütün vesaitten mahrum, yalnız iman aşkı ve istiklal kuvvetine malik idi."

Sakarya Savaşı'nda ise Mustafa Kemal Atatürk, Yunanlara karşı savaşılan bu cepheye 18 Temmuz 1921 tarihinde bizzat gelerek gözlemlemiştir.

Ordunun yeniden güçlendirilebilmesi için Sakarya'ya kadar çekilmesini söyleyen Atatürk, Yunan ordularına karşı bir şans elde etmiştir. Bu cephede savaşırken Başkomutan unvanı alan Atatürk, 12 Ağustos 1921 günü bu unvanı ile ordunun başına geçmiştir.

Atatürk'ü gerçek anlamda tanımadan cumhuriyeti hakkıyla idrak etmeden asla Müslüman bir Türk kimliği oluşamaz. İşte dün Atatürk'ün attığı temeli, bugün Prof. Dr. Baş, projeleriyle, çözümleriyle, eserleriyle ve örnek programlarıyla taçlandırmaktadır.

Geldiğimiz noktada, gerçek Atatürk'ü tanımanın ve en büyük miras olan cumhuriyetin kıymetini bilmenin adıdır Prof. Dr. Haydar Baş

 
Fatma Zehra Ceylan / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

09.11.2018, 09.11.2017, 09.11.2016, 09.11.2015, 09.11.2014, 09.11.2013, 09.11.2012, 09.11.2011, 09.11.2010, 09.11.2009, 09.11.2008, 09.11.2007, 09.11.2006, 09.11.2005, 09.11.2004, 09.11.2003, 09.11.2002, 09.11.2001, 09.11.2000


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.