logo
01 HAZİRAN 2026

"Kalmam, Göztepe'ye bağlı"

Göztepe'nin kalecisi Beto, İzmir ekibi ile sezon sonunda bitecek sözleşmesi konusunda şu ana kadar yönetimden bir teklif almadığını söyledi

28.01.2020 12:50:00
"Kalmam, Göztepe'ye bağlı"
"Kalmam, Göztepe'ye bağlı"
Göztepe'nin Portekizli kalecisi Beto, yaptığı açıklamada, "Bu sene burada kontratımın son senesi, ne olacağını bilmiyoruz. Yönetimimiz ve kulübümüze de bağlı. Bunların sonrasında tabii ki belli olacaktır." dedi.

Şu ana kadar yönetimle sözleşmesi konusunda bir görüşmesi olmadığını belirten 37 yaşındaki file bekçisi, "Göztepe yönetiminden bir teklif bekliyor musun?" sorusuna ise "Biz profesyonel futbolcularız ve profesyonel futbolcular dinlemeyi bilmeli. Kendilerine gelecek teklifleri, önerileri, dinlemeyi ve beklemeyi bilmeliler. Şu anda Göztepe ile kontratım devam ediyor ve burası benim gönlümdeki bir yer. Ama ben bugüne kadar 10 kulüpte çalıştım, 10 kulüpte de kapılar bana açıktır. Hiçbir kulüple, hiç kimse ile kapılarımı kapatmadım, hep iyi irtibatlarım oldu. Bu konuda da bekleyip, dinleyip, görüp, ona göre hareket edeceğim." ifadelerini kullandı.

Deneyimli kaleci, kendisini iyi hissettiğini ve futbolu bırakmakla ilgili bir düşüncesi olmadığının altını çizerek, "Bir yaş hedefim yok. Şu an kendimi iyi hissediyorum. Vücut, kafa, motivasyon olarak tam anlamıyla kendimi en üst seviyede hissediyorum. Ne zaman aklım, motivasyonum, vücudum el vermez o zaman 'Beto evet bırakmanın zamanı geldi' derim. Şu an için kendimi gayet iyi hissediyorum. 7 yaşımdan beri bu işi yapıyorum. 30 yıl oldu. 30 yıl boyunca da gayet keyifli, tam olarak motive ve hazır bir şekilde geçti." şeklinde konuştu.

Futbolu nerede bırakıp bırakmayacağı konusunda henüz net bir karar veremediğinin de altını çizen Beto, "Bu konuda çok bölünmüş durumdayım. Çünkü hayatımda yer eden çok özel kulüpler var. Göztepe, Sevilla ve Sporting Lizbon gibi... Açıkçası nerede bitireceğimi ben de bilmiyorum. Burada bitirmek tabii ki isterim. Burası bana destek olan, kariyerimde önemli bir yeri olan, kendimi iyi ve mutlu hissettiğim bir yer. Onun haricinde gönlümde tabii ki ülkem de var. Ailemin yanında olup, ailemin yanında futbolu noktalamak da olabilir. Futbol her zaman sürprizlere açık bir spor. Gerçekten benim gönlümde yer eden kulüpler var bunlardan bir tanesi de Göztepe." değerlendirmesinde bulundu.

"Göztepe Avrupa'ya gitmeyi hak eden bir kulüp"

Bu sezon lige iyi başlayamadıklarını ancak daha sonra toparlandıklarını aktaran Göztepe kalecisi, takımın hedefleriyle ilgili olarak şöyle konuştu: "Yeni hocamızın gelmesiyle bir şeyler değişti, gelişim sürecine girdik. İlk yarı için minimum hedefimiz olan 23 puana ulaşmayı başardık. Şu ana kadar toplamış olduğumuz puanlar hiçbir şekilde bizi rehavete sürüklemeyecek. Yeni hedefler için mücadelemizi ortaya koyacağız. Avrupa kupalarına gitmeyi tabii ki çok isteriz ama baştan böyle bir hedef koyup da üzerimizde bunun baskısını hissetmek belki bizi zorlayabilir. Her maçta toplayabildiğimiz maksimum puanları toplamak için sahada olacağız. Sonrasında bakacağız, Avrupa'ya gidebiliyor muyuz? Olmuyorsa, sezonu güzel bitirmek için çabalayacağız. Avrupa'ya gitmeyi çok isterim. Göztepe Avrupa'ya gitmeyi hak eden bir kulüp. Yeni stadımızla beraber bunu daha fazla hissediyoruz. Göztepe, geçmişi ve büyük taraftarıyla iyi şeyleri hak eden bir kulüp. Avrupa'ya gitmek bu taraftara da bu şehre de çok yakışacak bir şey. Umarım Avrupa'ya gideceğiz."

"Süper Lig çok iyi kalecilere sahip olan bir lig"

Türkiye'de çok iyi kaleciler olduğunu dile getiren Beto, şu sözleri kullandı: "Hepsi takımlarına puan ya da puanlar kazandırmak için savaşıyor. Bir kaleci takımına sezon boyunca 13-15 arasında puan kazandırıyorsa zaten çok büyük bir başarıya imza atmış olur. Ama kaleciler arasında birebir mücadele gibi bir şey söz konusu değil. Hepsi kendi takımı için oynuyor, mücadele takımlar arasında var. Benim, Muslera, Mert ya da ligdeki diğer kaleciler ile birebir bir mücadelem yok. Ne mutlu ki bana burada geçirdiğim iki yılda Türkiye'nin en iyi, önde gelen kalecileri arasında gösteriliyorum. Bu çok mutluluk verici bir şey. Bizi başarılı kılan şey takımımızın başarısı. Bu yüzden de asıl mücadele takımlar arasında, biz sadece takımlarımıza destek olmaya çalışıyoruz. Kaleciler açısından bakarsak, Süper Lig çok iyi kalecilere sahip olan bir lig."

"Kimse kusura bakmasın ama gönlüm Sporting'den yana"

UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda Medipol Başakşehir ile eşleşen eski takımı Sporting Lizbon'u daha avantajlı gördüğünü belirten Beto, şu ifadeleri kullandı: "Kimse kusura bakmasın ama gönlüm Sporting'den yana. Çok güzel, zorlu bir maç olacağını düşünüyorum. Çünkü iki taraf da çok iyi pas yapan, çok kaliteli ve başarılı oyunculara sahip. Oyun disiplini ve taktiksel anlamdaki durum sonucu belirleyecek. Bu anlamda da Sporting'in biraz daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Transferi gündemde olan Bruno Fernandes belki Sporting için büyük bir kayıp olacak, bunu tam olarak bilemiyoruz. Bir futbolsever olarak, dışarıdan bakıldığında 'yüzde yüz şu kazanır' diyemiyoruz. Yüzde 50-50 ortada olacak ve çok keyifli maçlar olacağını düşünüyorum."

"Türk Milli Takımı çok ciddi bir gelişim ve yenilenme içerisinde"

Deneyimli file bekçisi, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Portekiz'in Fransa ve Almanya ile aynı grupta yer alması hakkında ise "Grubumuz, futbol otoriteleri tarafından 'Ölüm grubu' olarak adlandırılıyor. Çünkü çok zorlu bir grup ama bu grupta Portekiz de öne çıkan ve grubu zorlaştıran ülkelerden bir tanesi. Zaten son Avrupa şampiyonasını kazanmış ülke olarak bütün dünya milli takımları tarafından saygı duyulan ve çekinilen bir ekibiz. Son 3 yılda Portekiz milli takımında çok ciddi gelişmeler var. Geçmişte Portekiz'in dünya ve Avrupa çapında şampiyonalarda başarıları yoktu ama son yıllarda bu başarılara da imza atıyoruz. Bu yüzden de şampiyonanın önemli takımlarından biri olarak sahada olacağız. Hepimiz bunun için heyecanlanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Beto, "Portekiz'in, EURO 2020'de ilerleyen turlarda Türkiye ile eşleşmesini ister misin?" sorusuna ise, "Tabii ki neden olmasın. Özellikle şu anlamda isterim ki, Türk Milli Takımı çok ciddi bir gelişim ve yenilenme içerisinde. En son Fransa ile beraber olduğu grupta çok iyi işler yaptılar. Bu anlamda dünya çapında kendini gösterebilecek, iyi işler yapabilecek bir durumdalar. Bu yüzden de Portekiz'le karşı karşıya gelmelerini isterdim." yanıtını verdi.

Portekiz altyapılarının farkı

Deneyimli file bekçisi, "Sporting'in altyapı okulu Sporting Akademi'nin scout şefi Aurelio Da Silva Pereira ile yaptığımız röportajda Sporting Akademi'nin tam bir futbolcu fabrikası olduğundan bahsetmişti. Sporting'de yetişmiş bir isim olarak bu akademiyi özel kılan unsurlar neler?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Pereira, Sporting'in scouting ekibinde en fazla isim yapmış ve en deneyimli ismi. Cristiano Ronaldo, Quaresma ve benim gibi birçok önemli futbolcu kendisi tarafından keşfedilmiştir. Bakarsanız sadece Sporting değil, Benfica, Porto ve Braga'da da çok çok iyi futbolcu yetiştiren altyapılara sahipler. Bunun en önemli sebebi, futbolculara doğru eğitimlerin verilmesi. Çok büyük bir ülke değiliz, 11 milyon nüfusumuz var ve burada 3-5 milyon çocuktan bahsedebiliriz. Bu çocuklar arasında çok yetenekli olanları var ama önemli olan sadece yetenek değil. Portekiz'deki futbol okullarında çocuklara iyi ve doğru futbolcu olmak öğretiliyor. Gerek mental, gerekse fiziksel olarak her anlamda tam bir profesyonel olmaları yönünde eğitiliyorlar. Bu yüzden de iyi oyuncular çıkıyor. Sadece yetenek değil, bu yeteneği diğer faktörlerle birleştirip, iyi profesyonel ve iyi futbolcular ortaya çıkarmaya çalışıyorlar."

"Ronaldo gördüğüm en profesyonel oyuncu"

Beto, Portekiz Milli Takımı'ndan takım arkadaşı Ronaldo ile oynamaktan dolayı gurur duyduğunu söyleyerek, Portekizli yıldız ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Çok özel bir insan. Çok uzun yıllardır beraber çalıştığımız, bütün gelişimine şahit olduğum biri. Birçok altın top ödülünü kazandı ama hiçbir zaman bırakmadı. Bu anlamda onun adına hem çok mutlu oluyorum hem de büyük gurur duyuyorum. Kazanabileceği her şeyi kazanıp, en üst seviyeye gelip hala bunun için çalışan bir insan olmak çok zor. Çok iyi bir profesyonel, Ronaldo gördüğüm en profesyonel oyuncu. Kendi hayatına dikkat eden, motivasyonuna, oyununa, gelişimine, çalışmalarına son derece dikkat eden bir insan. Hep en iyi olmak istedi, en iyi olmak için çalıştı, en iyi oldu, en iyi olmaya devam ediyor ve en iyi kalmak için de her zaman çabalıyor. Bu anlamda kendisi ile gurur duyuyorum. Çocukluk çağında kendinden 3-4 yaş büyük oyuncularla oynuyordu. O yaşlarda 3-4 yaş, ciddi fark ettiren bir şey ama o başarıyordu. Her zaman savaşıyordu. Omuz omuza temaslarda, vücut gücü olarak her zaman rakiplerine üstün gelmeye çalışıyordu. Sürekli fitnesse giriyordu, ağırlık çalışıyordu, daha güçlü olup fiziksel mücadelelerde üstün gelebilmek için çabalıyordu. Bu gücü de zamanla sağladı."

Beto, "Ronaldo 71 santimetre yükseğe sıçradı ve 2.56 metrelik bir yüksekliğe çıkarak kafa ile golünü attı. Bu tüm dünyayı şaşkınlığa uğrattı. Ronaldo ile yaşadığınız ve seni şaşırtan bir anınız var mı?" sorusuna ise, "Hayır, onun yaptığı hiçbir şeye şaşırmıyorum." yanıtını verdi.

Beto, son olarak kazandığı 4 UEFA Kupası ile gurur duyduğunu da sözlerine ekleyerek, "Çok gurur verici bir şey. Çok güzel bir geçmiş ve kariyer anlamında çok güzel durum. 4 UEFA Kupası kaldırmış başka bir kaleci yok. Oyunculardan Jose Antonio Reyes vardı, o da kısa bir zaman önce vefat etti. İyi bir takım arkadaşımdı, maalesef ki onu kaybettik. Falcao'nun kaç tane var bilmiyorum. Tabii belki 4 Şampiyonlar Ligi kupası daha mutluluk verici olabilirdi. Ama 4 UEFA Kupasını almış olan bir kariyere sahip olmak da çok mutluluk ve gurur verici bir şey." şeklinde konuştu.

- "Biz profesyonel futbolcularız ve profesyonel futbolcular dinlemeyi bilmeli. Kendilerine gelecek teklifleri, önerileri, dinlemeyi ve beklemeyi bilmeliler"

- "Kimsenin bana 'Beto artık bırakmanın zamanı geldi' demesine müsaade etmem"

- "Bir kaleci, takımına sezonda 13-15 arasında puan kazandırıyorsa zaten çok büyük bir başarıya imza atmış olur"

- "(Medipol Başakşehir eşleşmesi) Kimse kusura bakmasın ama gönlüm Sporting'den yana"

- "Portekiz'deki futbol okullarında çocuklara iyi ve doğru futbolcu olmak öğretiliyor. Gerek mental, gerekse fiziksel olarak her anlamda tam bir profesyonel olmaları yönünde eğitiliyorlar"

- "4 UEFA Kupası kaldırmış başka bir kaleci yok. Falcao'nun kaç tane var bilmiyorum"

Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu zehir zemberek açıklamalar yaptı. bir yıldır uğradığı haksızlıkları ve organize saldırıları tek tek not ettiğini belirten Hacıosmanoğlu, isim vermeden eski kulübü Trabzonspor'un Başkanı Ertuğrul Doğan ve mevcut yönetimini de adeta topa tuttu. Bordo-mavili kulübün saha içi başarısızlıklarını ve mali eksikliklerini örtbas etmek için kendisinin hedef tahtasına oturtulduğunu vurguladı

31.05.2026 21:47:00
Haber Merkezi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu uzun süre konuşulacak, sitem ve öfke dolu açıklamalara imza attı. Eski kulübü Trabzonspor'un mevcut yönetimiyle uzun süredir perde arkasında yaşanan gerilim, Hacıosmanoğlu'nun patlamasıyla gün yüzüne çıktı.






Gündeme bomba gibi düşen açıklamalarında organize bir sosyal medya operasyonuna maruz kaldığını belirten TFF Başkanı, şu ifadelerle adeta meydan okudu:
 
"ALLAH'A HAVALE EDİYORUM" SÖZLERİ
 
- Yaklaşık bir senedir, not alıyorum... Allah'a havale ediyorum! Kişisel herkese verecek cevabım var ama bir senedir kimseye kişisel cevap vermiyorum! Başarı yakalamak için insanları insanların önüne atabilirsiniz. Paralı troller tutabilirsiniz. Bu kainatın bir efendisi var, her şeyi görüyor!







İBRA SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU
 
Hacıosmanoğlu'nun konuşmasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, Trabzonspor yönetiminin saha içi ve dışındaki eksikliklerini örtmek için kendisini hedef göstermesi üzerine oldu.
 
Bordo-mavili kulübün mali ibra süreçleri ve sportif sonuçlar üzerinden faturayı geçmişe kesme çabasına tepki gösteren Hacıosmanoğlu, "İşlemediğimiz suçtan, kendi eksikliklerinizden bizi toplum önüne atıyorsunuz!" sözleriyle mevcut yönetimin taraftar algısını yönetmeye çalıştığını iddia etti.







KORKAKLIK TEPKİSİ VERDİ
 
Hacıosmanoğlu, arkasından dönen oyunları "korkaklık" olarak nitelendirerek sözlerini çok daha ağır bir tonda sürdürdü. Sosyal medyadaki paralı hesaplar üzerinden ailesinin hedef alındığını belirten TFF Başkanı, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
 
- O yapılanların binde birini, benim yüzüme karşı yapacak adam daha anasından doğmadı. Trollerle ölmüş anneme küfür ettiriyorsunuz! Yaradan her şeyi görüyor!

Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme

Galatasaray’da resmi görev dağılımının açıklanmaması kulisleri yangın yerine çevirdi. Yönetim içindeki gizli taht savaşı ve 'Fenerbahçe' bağlantılı büyük operasyon deşifre oldu! Başkan yardımcılığı koltuğu için Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki liderlik krizi istifa restlerine kadar uzanırken; Dursun Özbek, en kritik hamlesini ezeli rakibin eski başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın sahibi olduğu Acıbadem Grubu’nun tepe yöneticisi Sedat Artukoğlu ile yapmaya hazırlanıyor.

31.05.2026 21:44:00
Haber Merkezi
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Galatasaray'da Başkan Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde, daha ilk günden 'görev tanımı' ve 'yetki alanı' krizlerinin patlak verdiği iddiası UltrAslan tarafından gündeme getirildi. Seçimin üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması camiada çatlak seslerin yükselmesine neden oldu.






İKİ İDDİALI İSİM ÖNE ÇIKTI

Konuşulan bazı iddialara göre, görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa resti çekmeye hazırlanıyor. Yeni yönetimde özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik ve güç dengesi" yarışı olduğu konuşuluyor. Galatasaray'da şu an en kritik koltuk olan Başkan Yardımcılığı için ise iki isim ön plana çıkmış durumda: Sedat Artukoğlu ve Abdullah Kavukcu.






METİN ÖZTÜRK BIRAKABİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan iddialara göre Özbek eğer tercihini Kavukcu'dan yana kullanırsa önceki yönetimin asbaşkanı Metin Öztürk'ün bunu bir yetki aşımı olarak görerek istifa edeceği ileri sürülüyor.

Daha yolun en başında böylesine büyük bir yönetim krizinin patlak vermesini istemeyen Özbek'in ise dengeyi korumak adına ibreyi Artukoğlu'na çevirdiği iddia ediliyor.






ARTUKOĞLU, AYDINLAR'IN CEO'SU

Öte yandan yönetim listesindeki Sedat Artukoğlu ismiyle ilgili çok konuşulacak bir Fenerbahçe detayı da var. Eğer Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkanlığı için adaylığını koysaydı, Özbek'in Artukoğlu'nu listeye kesinlikle almayacağı konuşuluyordu.

Bunun sebebi ise Sedat Artukoğlu'nun, Mehmet Ali Aydınlar'ın sahibi olduğu Acıbadem Sağlık Grubu'nda İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapması.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.

Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul

Bir dönem Galatasaray forması da giyen Carlos Vinícius, ülkesi Brezilya'da Globo Esporte’ye futbol dünyasının bilinmeyen bir yanı hakkında samimi açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı günlerine ve Türkiye’deki dini inanç özgürlüğüne parantez açan 31 yaşındaki santrfor, "Müslüman topraklarda, Galatasaray'da oynadım ve hiçbir sorun yaşamadım" diyerek ezber bozdu

31.05.2026 15:58:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul
Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul
Bir dönem Galatasaray forması da giyen Carlos Vinícius, ülkesi Brezilya'da Globo Esporte'ye çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Futbol dünyasında dini inanç ve karakter duruşuna dair samimi itiraflarda bulunan golcü oyuncu, sarı-kırmızılı günlerine ve Türkiye'deki deneyimlerine de ayrı bir parantez açtı.






İYİ ÖRNEK OLMAKTAN BAHSETTİ
 
Futbol dünyasında dini inançlarını yaşayış biçimi nedeniyle hiç dışlanıp dışlanmadığı sorusuna net bir yanıt veren Vinícius, saygı görmenin anahtarının "iyi örnek olmaktan" geçtiğini vurguladı. Brezilyalı santrfor şu ifadeleri kullandı:
 
- Eğer sürekli konuşup, kendi dininizi insanların boğazından aşağı zorla itmeye çalışırsanız, işte o zaman bir şeyler yanlış gidiyor demektir.
 
- Beni bugüne kadar hiç kimse dışlamadı. Ben bir Hristiyanım ve Müslüman topraklarda da bulundum; mesela Türkiye'de, Galatasaray'da oynadım.
 
- Orada da hiçbir sorun yaşamadım. Çünkü o ortamı güzelleştiren ve inşa eden şey, sizin sergilediğiniz duruş ve yaşayışınızdır.







GALATASARAY'IN KAPILARI AÇIK
 
Gittiği her kulüpte karakteriyle iz bıraktığını belirten 31 yaşındaki futbolcu, Galatasaray dahil eski takımlarında kapıların kendisine her zaman açık olduğunu söyledi:
 
- Bugüne kadar gittiğim, formasını giydiğim her kulübe yarın elini kolunu sallayarak geri dönebilirim. Kapılar bana hep açıktır; çünkü biz her zaman ilkelerimizle, karakterimizle hareket ettik.
 
- Eskiden futbol dünyasında dine karşı belli bir mesafe veya dışlama olduğu söylenirdi ama bugün artık bu konuları çok daha rahat ve huzurlu yaşıyoruz.







Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar

Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip

31.05.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip. Gazetemiz son 1 haftaya girilirken Fenerbahçe'deki seçim öncesi son durumu ve hangi adaya neden oy verilmesi gerektiğini masaya yatırıyor.

Fenerbahçe camiası tam 1 hafta sonra yeni başkanını seçecek... başkan adayları efsane başkan Aziz Yıldırım ve son dönemin dikkat çeken ismi Hakan Safi arasındaki yarış iyice kızıştı. Seçim turlarında vitesi artıran iki adayın meydanlarda, TV ekranlarında ve taraftar buluşmalarında öne çıkan söylemlerini sizler için derledik.






NEDEN AZİZ YILDIRIM'A OY VERMELİ?

Kulübü 1998-2018 yılları arasında tam 20 yıl kesintisiz yöneten Aziz Yıldırım, bu seçim sürecinde de en çok "deneyim" ve "düzeni değiştirme" vurgusuyla ön plana çıkıyor.

- Aziz Yıldırım, kulübün en zorlu dönemlerinde, özellikle de 3 Temmuz sürecinde gösterdiği dik duruşla camianın hafızasında sarsılmaz bir yere sahip. Kongre üyeleri, onun kriz yönetimindeki ustalığına ve futbol dünyasındaki ağırlığına güveniyor.








- Yıldırım seçim konuşmalarında mevcut futbol düzenine ve TFF yapısına meydan okuyarak, "Ben bu düzeni bozamazsam kimse bozamaz!" çıkışıyla taraftara kaybettiği saha dışı gücü geri getirmeyi vadediyor.

- Rakibi Hakan Safi'nin yönetimsel tecrübesini eleştiren Yıldırım, kulübün deneme-yanılma yöntemleriyle zaman kaybedecek lüksü olmadığını savunuyor. Kısa vadede şampiyonluk getirecek, ayakları yere basan bir futbol aklı vadediyor.

- Stadın modernizasyonundan tesislere kadar kulübe çağ atlatan gayrimenkul ve altyapı projelerinin geçmişteki mimarı olması, kongre üyelerinde "yine yapar" algısını güçlü tutuyor.






NEDEN HAKAN SAFİ'YE OY VERMELİ?

Ali Koç yönetiminde 15 ay görev alarak kulübün mevcut sorunlarını içeriden gözlemleyen ve iş dünyasındaki dinamik kimliğiyle tanınan Hakan Safi, camiaya yeni bir enerji getirmek istiyor.

- Safi, transfer politikasını net bir dille özetliyor: "İyi futbolcu iyi parayla alınıyor. Atanla tutanın iyi olacağı bir kadro kuracağız." Forvete dünya çapında bir yıldız, kaleye ise Ederson kalitesinde bir isim getirmek için Carlo Ancelotti de dahil olmak üzere dev isimlerle şimdiden görüştüğünü belirtiyor.






- Son 5-6 yıldır Türkiye'yi tanımayan yabancı hocalar yüzünden sezona geride başlandığını söyleyen Safi, lig dinamiklerini çok iyi bilen yerli ve yabancı teknik adam alternatifleriyle temas halinde olduğunu vurguluyor.

- Kulübün kendi büyüklüğünü kullanamadığını savunan Safi, "Fenerbahçe GYO" projesini hayata geçirerek 1 milyon metrekare alan alacaklarını ve gelirleri 1 milyar Euro seviyesine çıkararak Fenerium'u halka açacaklarını vadediyor.

- Mevcut stadın yıkılmadan, sadece çatısı çelik yapılarla yükseltilerek kapasitenin 64 bin 500'e çıkarılacağını belirten Safi, 3D simülasyonların hazır olduğunu ve stat büyüdüğünde Fenerbahçe'nin kaderinin değişeceğini söylüyor.

- Anadolu'dan 5 pilot takım almayı ve Avrupa'dan bir kulüp satın alarak burada genç yetenekleri parlatıp büyük bir futbol ekosistemi kurmayı hedefliyor.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.

Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu

30.05.2026 22:14:00
Haber Merkezi
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskás Aréna'da oynanan, normal süresi ve uzatmaları 1-1 eşitlikle tamamlanan mücadelede gülen taraf, seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kuran Fransız temsilcisi oldu. PSG bu zaferle birlikte Devler Ligi'nde üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.



Alman hakem Daniel Siebert'in yönettiği maça çok hızlı başlayan Premier Lig şampiyonu Arsenal, henüz 6. dakikada Kai Havertz'in dar açıdan attığı şık golle 1-0 öne geçti ve ilk yarı bu skorla kapandı.

İkinci yarıda vites artıran PSG, aradığı golü 65. dakikada kazandığı penaltıda Ousmane Dembélé ile bularak durumu 1-1'e getirdi. Maçın normal süresinde ve 30 dakikalık uzatma bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, Avrupa'nın en büyüğünü belirlemek için seri penaltı atışlarına geçildi.



Büyük bir psikolojik savaşa sahne olan seri penaltı atışlarında hata yapmayan, kalesinde Matvey Safonov ile devleşen Paris Saint-Germain, penaltıları 5-4 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Geçtiğimiz sezon finalde Inter'i yenerek tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Fransız ekibi, üst üste ikinci zaferiyle unvanını korumayı başardı ve Avrupa futbolundaki dominasyonunu perçinledi.

Futbolun efsanesi tarih yazmaya hazır!

30.05.2026 10:37:00
Haber Merkezi
Futbolun efsanesi tarih yazmaya hazır!
Futbolun efsanesi tarih yazmaya hazır!
Lionel Messi, kariyerinde 6. kez Dünya Kupası sahnesine çıkmaya hazırlanarak futbol tarihini yeniden yazıyor.

Arjantin Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Lionel Scaloni, 11 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasında ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklığında düzenlenecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası'nın 26 kişilik resmi kadrosunu açıkladı.

Kadroda kendine yer bulan 38 yaşındaki efsane kaptan Lionel Messi, bu dev turnuvada 6. kez boy gösteren tarihteki ilk futbolculardan biri olacak.

Tarihi Rekor Eşikte



İlk kez 2006 yılında Dünya Kupası'nda sahne alan yıldız oyuncu, 20 yıl aradan sonra bir kez daha Arjantin'in en büyük kozu olacak. Turnuva tarihinin en çok maça çıkan (26 maç) ve en fazla süre alan (2315 dakika) oyuncusu unvanını elinde bulunduran Messi, bu katılımıyla kırılması güç bir rekoru daha hanesine yazdıracak.

Son Şampiyonun Grubu Belli Oldu

Son Dünya Kupası şampiyonu unvanıyla turnuvaya gelecek olan Arjantin, J Grubu'nda yer alıyor. Tangocular'ın gruptaki rakipleri Cezayir, Avusturya ve Ürdün olarak sıralandı. Dünya futbolunun gözü, bir kez daha kupayı kaldırmak isteyen Messi ve son şampiyon Arjantin'in üzerinde olacak.

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o

Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

30.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 30.05.2026 10:32:21
AA
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

Mısır'ın emektar file bekçisi, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan karşısında forma giydiğinde 45 yaşından 161 gün almıştı.

El-Hadary, böylece 43 yaş 3 gün ile en yaşlı futbolcu ünvanını elinde bulunduran Kolombiyalı kaleci Faryd Mondragon'u geride bırakmayı başardı.

Kamerunlu Roger Milla, 1994 Dünya Kupası'nda 42 yaş 39 günlükken Rusya'ya karşı görev yaptı.

Kuzey İrlandalı Pat Jennings, 1986 Dünya Kupası'nda 41 yaşında Brezilya karşısına çıktı, İngiliz Peter Shilton da 1990 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında 40 yaş 292 günlükken forma giydi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.