logo
08 AĞUSTOS 2026

Kamu yararı nedir?

Hukuk sisteminden şehir planlamasına, ekonomiden sosyal politikalara kadar devletin attığı her adımın temelinde yer alan "Kamu Yararı" kavramı, modern toplumların en kritik denge mekanizmasıdır

09.05.2026 00:38:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Kamu yararı nedir?
Kamu yararı nedir?
Hukuk sisteminden şehir planlamasına, ekonomiden sosyal politikalara kadar devletin attığı her adımın temelinde yer alan "Kamu Yararı" kavramı, modern toplumların en kritik denge mekanizmasıdır.

En basit tanımıyla kamu yararı; toplumun genelinin refahını, huzurunu, güvenliğini ve gelişimini hedefleyen, bireysel çıkarların üzerinde tutulan kolektif menfaatler bütünüdür.

Bir yol yapımı için bir arazinin kamulaştırılmasından, salgın hastalık dönemlerinde uygulanan kısıtlamalara kadar pek çok karar bu ilke doğrultusunda alınır. Ancak bu kavram, doğası gereği beraberinde büyük bir tartışmayı da getirir: Bireyin hakkı mı, toplumun çıkarı mı?







Kamu Yararının Temel Dayanakları

Kamu yararı kararı alınırken kurumlar genellikle şu üç temel unsuru gözetir:

Ortak İhtiyaç: Kararın toplumun büyük bir kesiminin temel bir ihtiyacını (eğitim, sağlık, ulaşım gibi) karşılaması.







Nesnellik: Alınan kararın kişiye veya bir gruba özel değil, genel ve tarafsız bir amaca hizmet etmesi.

Hizmet Gerekliliği: Kamu hizmetinin aksamaması veya daha verimli yürütülmesi için o kararın kaçınılmaz olması.







Büyük Tartışma: Kimin Yararı Daha Öncelikli?

Hukuk felsefesi ve anayasal düzlemde en zorlu soru budur. İdeal bir hukuk devletinde "öncelik" kavramı mutlak bir üstünlükten ziyade bir "denge" üzerine kuruludur.

1. Toplumun Yararı

Bazı durumlarda toplumun genel sağlığı veya güvenliği söz konusu olduğunda, toplumsal çıkar öncelik kazanır. Örneğin, bir bölgeye baraj yapılması binlerce insanın enerji ihtiyacını karşılayacaksa, az sayıda kişinin arazisinin bedeli ödenerek kamulaştırılması kamu yararı gereğidir. Burada "çoğunluğun iyiliği" ilkesi ağır basar.







2. Bireyin Yararı

Bireysel haklar, kamu yararı bahanesiyle tamamen yok edilemez. Modern hukukta "Ölçülülük İlkesi" devreye girer. Kamu yararı için bir adım atılırken, bireyin hakkına en az zarar verecek yöntem seçilmelidir.

Eğer toplumun çıkarı sağlanırken bireyin temel hakları (yaşam hakkı, mülkiyet hakkı gibi) orantısız şekilde ihlal ediliyorsa, orada kamu yararından değil, bir hak ihlalinden söz edilir.







Çatışma Noktası: Adalet Nerede Saklı?

Günümüzde kamu yararı kavramı, bazen siyasi veya ekonomik projelerin kılıfı olarak kullanıldığı gerekçesiyle eleştirilmektedir. Uzmanlar, gerçek bir kamu yararından söz etmek için şu kriterlerin sağlanması gerektiğini vurguluyor:







Şeffaflık: Kamu yararı kararının neden alındığı halka açıkça anlatılmalıdır.

Yargı Denetimi: Her kamu yararı kararı, bağımsız mahkemelerce denetlenebilir olmalıdır.

Tazmin: Bireyin yararı kamu lehine feda ediliyorsa, bu kayıp mutlaka adil bir şekilde telafi edilmelidir.







Sonuç olarak; kamu yararı, birinin diğerini ezdiği bir hiyerarşi değil; bireyin haklarını koruyarak toplumun bütününü ileriye taşıma sanatıdır. Adalet, bu iki hassas kantarın dengede kaldığı noktada tecelli eder.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.