logo
05 EYLÜL 2026

Karadenizlinin fındığını Karadeniz yutuyor

Ordu'nun Ünye, Samsun'un Salıpazarı ve Terme ilçelerinde meydana gelen sel felaketinde yüksek kesimlerden gelen sel suları tonlarca fındığı denize döktü.

24.08.2019 00:00:00
 
Karadenizlinin fındığını Karadeniz yutuyor
Karadenizlinin fındığını Karadeniz yutuyor
Ordu'nun Ünye, Samsun'un Salıpazarı ve Terme ilçelerinde meydana gelen sel felaketinde yüksek kesimlerden gelen sel suları tonlarca fındığı denize döktü.
 
Son iki gündür aşırı yağışlar Ordu ve Samsun'u etkisi altına aldı. Samsun'un Terme ve Salıpazarı ilçeleri ile Ordu'nun Ünye ilçesi yüksek kesimlerden gelen sel sularının etkisiyle fındık bahçelerindeki harmanı da denize döktü.
 
Terme ve Ünye'nin sınırı olan Akçay mevkisi deresinden akan tonlarca fındık sahil şeridinde parça parça adacıklar oluşturdu. İlçenin yüksek yerlerinden de görülen denizin içindeki fındıklar ise 50 tona yakın olduğu söyleniyor.
 
Kendi fındığının da sele gittiğini söyleyen çiftçi Yusuf Çoban, "Yaklaşık bir haftadır yağan yağmurdan dolayı son iki gündür şiddetini arttırdı. Tabii, yağmurun etkisiyle beraber Akkuş Çaybaşı ve İkizce ile Samsun'un Salıpazarı ve Terme ilçesinde gelen sel suları benimde fındığım olmak üzere denize döktü. Selden dolayı bayağı zarar gören çiftçilerimiz var. Kaç tanedir bilemeyiz ancak zarar çok büyük olduğunu biliyoruz.
 
Yukarı kesimlerde fındıklar bir haftadır toplanamadığı için dibine inmiş. Aşırı sel ile birlikte ne kadar fındık varsa denize aktı. Benim kendi bahçemde de zararım var. Benim de fındığın bir bölümü sel sularıyla beraber denize boşaldı" dedi.

Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı


 
Kapadokya'da sıcak hava balonları rahim ağzı kanserine dikkati çekmek için havalandı.
 

05.09.2026 08:10:00
AA
 
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı

Kapadokya'da, rahim ağzı kanserinden korunma ve erken tanının önemine dikkati çekmek amacıyla sıcak hava balonlarıyla özel uçuş gerçekleştirildi. Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği ile Türk Servikal Patoloji ve Kolposkopi Derneği tarafından Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği'nin desteğiyle düzenlenen etkinlik kapsamında hekim ve akademisyenler Nevşehir'in Göreme beldesindeki balon kalkış alanında bir araya geldi. Görevlilerce tur için hazırlanan sıcak hava balonlarının sepetlerine, kanserle mücadelede aktif rol oynayan derneklerin pankartları yerleştirildi.

Erken tanı önemli

Avrupa Jinekolojik Kanser Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, gazetecilere, rahim ağzı kanserinin önlenebildiğine dikkati çekmek için etkinlik düzenlediklerini belirtti.
Jinekolojik kanserlerde erken tanı konusunda farkındalık oluşturmak istediklerini kaydeden Gültekin, şöyle konuştu: "Rahim ağzı kanseri dünyanın önlenebilir tek kanser türü ve bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü, aşılama, tarama ile ilgili mükemmel bir program yaptı. Biz de Kapadokya'ya geldik ve HPV'nin Avrupa Kongresi'ni burada yapıyoruz. Kapadokya balonlarla özdeşleşmiş bir yer. Burada bir farkındalık doğurarak diyoruz ki özellikle rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanserdir. Kapadokya'da balonlarla uçacağız. Havada HPV'nin önlenebilir bir kanser olduğunu hep beraber vurgulayacağız."

Hekim ve akademisyenlerin binişinin ardından gökyüzüne yükselen balonlar yaklaşık bir saat boyunca peribacalarıyla kaplı vadiler üzerinde uçtu.

İnsan bedeninde en hızlı çöküş hangi yaşlarda yaşanıyor?


 
İnsan bedeninde yaşlanma tek bir yaşta başlamıyor. Farklı sistemler farklı oranlarda hasar biriktirip dirençlerini kaybettiği için aşamalar halinde hızlanıyor. İşte önemli dönüm noktaları ve neden önemli oldukları...

05.09.2026 07:59:00 / Güncelleme: 05.09.2026 08:20:10
Murat Çorbacı
 
  İnsan bedeninde en hızlı çöküş hangi yaşlarda yaşanıyor?
  İnsan bedeninde en hızlı çöküş hangi yaşlarda yaşanıyor?

20'li yaşların sonlarından 30'lu yaşların ortalarına kadar: metabolik ve hücresel onarımda azalma yavaş yavaş başlıyor.
Kas kütlesi (sarkopeni) 20'li yaşların sonlarında zirveye ulaşıyor, ardından direnç antrenmanı yapılmadığı takdirde 30 yaşından sonra yılda yaklaşık yüzde 1-3 oranında azalıyor.
Bazal metabolizma hızı ve bazı anabolik hormon seviyeleri (büyüme hormonu, erkeklerde testosteron) kademeli olarak düşmeye başlıyor.
DNA onarım verimliliği ve mitokondriyal fonksiyon erken azalmalar gösteriyor.


40'lı yaşlar

Klinik olarak anlamlı fonksiyonel değişiklikler belirgin hale geliyor.
VO2max (oksijen kullanma) ve aerobik kapasite daha belirgin bir şekilde azalıyor. Yaklaşık 40 yaşından itibaren on yılda yaklaşık yüzde 5-10 kayıp yaşanıyor. Koşu yaparak düşüş azaltılabiliyor.
Kemik mineral yoğunluğu kaybı, menopoza yaklaşan kadınlarda hızlanıyor, erkeklerde ise daha yavaş bir azalma görülüyor.
Kronik hastalık görülme sıklığı (hipertansiyon, tip 2 diyabet, trigliserid gibi kan yağları) artıyor ve yaşlanmanın fizyolojik etkileri daha görünür hale geliyor.

50'li yaşların ortalarından 65'e kadar

Çok yönlü gerileme ve hastalık yükü artıyor.
Menopoz (ortalama yaş 51), birçok kadın için kemik yapısında, kardiyovasküler riskte, yağ dağılımında ve bilişsel işlevlerde hızlı değişimleri tetikliyor.
Kırılganlık, hareket kısıtlılığı ve eşlik eden hastalıkların birikimi, nüfusun giderek artan bir kesimi için yaygın hale geliyor.
Hücresel yaşlanma, sistemik inflamasyon (yangı) ve bozulmuş bağışıklık fonksiyonu daha belirgin hale geliyor.

65 yaş

İnsan bedeninde değişimin en hızlı olduğu dönem olarak adlandırılıyor. Alzheimer ve kardiyovasküler hastalık riski 65 yaşından sonra hızlanıyor.


75 yaş ve üzeri

Fonksiyonel gerileme ve ölüm oranı birçok kişi için hızla artıyor.
Homeostatik rezerv düşüyor. Küçük stres faktörleri (enfeksiyonlar, küçük yaralanmalar) daha büyük ve daha uzun süreli gerilemelere neden oluyor.
Engellilik, bağımlılık ve çoklu hastalık çok daha sık görülüyorr.

Neden tek bir 'hızlanma' yaşı yok?

Yaşlanma heterojendir: genetik, yaşam tarzı (egzersiz, beslenme, sigara, alkol), sosyoekonomik durum ve maruziyetler (kirlilik, enfeksiyonlar) zamanlamayı değiştirir.
Farklı dokular farklı oranlarda yaşlanır: beyin, kalp, kas, bağışıklık sistemi ve kemikler her biri farklı yörüngeler izler.
Biyolojik yaş ve kronolojik yaş: biyobelirteçler (epigenetik saatler, telomer ölçümleri, proteomik/metabolomik profiller) genellikle takvim yıllarına göre daha hızlı veya daha yavaş yaşlanmayı gösterir.

Pratik çıkarımlar

Önleme ömür boyu sürer:
20-30'lu yaşlarda başlayan çabalar (direnç antrenmanı, yeterli protein, uyku, sigara içmeme, sağlıklı kilo, kan basıncı ve glikoz kontrolü) daha sonraki hızlanmayı geciktirir.
Orta yaş (40-60 yaş), gelecekteki kırılganlığı ve kronik hastalık yükünü azaltmak için en etkili dönemdir. Tarama ve risk faktörü kontrolü orta yaşta yoğunlaştırılmalıdır. Hedefli müdahaleler (menopoz döneminde kemik sağlığı, 40 yaşından sonra kardiyovasküler risk yönetimi) büyük faydalar sağlar.

Kötü ağız hijyeni baş-boyun kanseri riskini yükseltiyor


 
 
Baş-boyun kanserlerinin gelişiminde yaşam tarzı alışkanlıklarının yanı sıra ağız ve diş sağlığı da önem taşıyor. Kötü ağız hijyeni, kronik tahriş ve bakımsız dişler riski artırırken; tütün kullanımı ve HPV (papillom virüsü) enfeksiyonu da öne çıkan etkenler arasında yer alıyor. 
 

05.09.2026 07:32:00
Murat Çorbacı
 
Kötü ağız hijyeni baş-boyun kanseri riskini yükseltiyor
Kötü ağız hijyeni baş-boyun kanseri riskini yükseltiyor

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 900-950 bin kişide baş-boyun kanserlerine rastlandığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Emre Üstündağ, "Bu kanserlerden korunmak için tütün ürünlerinden uzak durmak, ağız bakımına özen göstermek ve düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemek şart" dedi.
Baş-boyun kanserlerinin büyük bölümünün ağız, boğaz ve gırtlak gibi bölgelerin iç yüzeyini kaplayan hücrelerden kaynaklandığını açıklayan Prof. Dr. Emre Üstündağ, "Kullanılan sigara miktarı ve kullanım süresi arttıkça tehlike de artıyor. Özellikle papillom virüsü HPV-16 tipi, bademcik ve dil kökünü kapsayan orofarenks kanserleriyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle uzun süre sigara kullananların, HPV enfeksiyonu taşıyanların, daha önce baş-boyun kanseri geçirenlerin ve 40 yaş üzerindeki bireylerin daha dikkatli olması gerekiyor. Hastalık çoğunlukla 50 yaş üzerinde görülse de HPV ile ilişkili kanserlere daha genç yaşlarda da rastlanabiliyor" şeklinde konuştu.

Korunmada tütün kullanımı ve ağız sağlığına dikkat

Baş-boyun kanserlerine karşı alınabilecek en önemli önlemlerden birinin tütün ürünlerinden uzak durmak olduğunun altını çizen Üstündağ, "Sigara, pipo, puro ve dumansız tütün ürünleri özellikle ağız boşluğu, gırtlak ve yutak kanserleriyle güçlü bir ilişkiye sahip. Kullanım süresi ve miktarı arttıkça risk yükselirken, sigaranın bırakılması bu olasılığın zaman içinde belirgin şekilde azalmasını sağlıyor. Ağız hijyeni ve diş sağlığı da korunmada önem taşıyor. Kötü ağız hijyeni, kronik tahriş ve bakımsız dişler bazı ağız kanserleriyle ilişkilendirildiği için düzenli diş hekimi kontrolleri, iyi ağız bakımı ve uygun protez kullanımı koruyucu önlemler arasında yer alıyor" dedi.

Belirtiler iki–üç haftadan uzun sürüyorsa dikkat

Baş-boyun kanserlerinin farklı bölgelerde çeşitli belirtilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Üstündağ, "Ağız içinde iyileşmeyen yara, beyaz veya kırmızı plaklar, dilde ya da ağız tabanında sertlik ve kitle, yutma güçlüğü, ağrılı yutkunma, boğazda takılma hissi ve uzun süren ses kısıklığı erken belirtiler arasında yer alabilir. Boyunda ağrısız, giderek büyüyen veya antibiyotik tedavisine rağmen geçmeyen bir kitle, tek taraflı burun tıkanıklığı, tekrarlayan burun kanaması, yüzde uyuşma ya da şişlik de göz ardı edilmemeli. Erişkinlerde kulak muayenesinde herhangi bir sorun görülmediği hâlde devam eden, nedeni açıklanamayan tek taraflı kulak ağrısı da önemsenmeli. Bu belirtilerden herhangi biri iki–üç haftadan uzun sürüyorsa bir KBB uzmanına başvurulmalı" dedi.

Görüntüleme yöntemleri tedaviye yön veriyor

Baş-boyun kanserlerinde erken ve doğru tanının, en uygun tedavinin planlanması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekleyen Üstündağ, "Bilgisayarlı tomografi tümörün boyutunu, çevre dokulara yayılımını ve kemik tutulumunu; manyetik rezonans ise dil, ağız tabanı, nazofarenks ve kafa tabanı gibi yumuşak dokuları ayrıntılı biçimde gösteriyor. PET-BT gizli lenf nodu ve uzak metastazların araştırılmasında, ultrasonografi ise lenf bezlerinin değerlendirilmesi ve biyopsiye rehberlik edilmesinde kullanılıyor. Kesin tanı için şüpheli dokudan örnek alınması gerekiyor. Lezyonun bulunduğu bölgeye göre endoskopik, ince iğne aspirasyon veya daha büyük doku örneği alınmasını sağlayan 'tru-cut' biyopsi uygulanabiliyor. Henüz her merkezde rutin olarak kullanılmasa da özellikle patoloji ve görüntüleme alanlarında hızla gelişen yapay zekâ sayesinde dijital ortama aktarılan doku örnekleri daha ayrıntılı değerlendirilebiliyor. Bu teknolojinin gelecekte tümörün özelliklerinin ve saldırganlık potansiyelinin belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor" bilgilerini verdi.

KPSS maratonu yarın başlıyor


 
 
Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.

05.09.2026 07:21:00
AA
 
KPSS maratonu yarın başlıyor
KPSS maratonu yarın başlıyor

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.
Sınav, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve 81 ilde toplam 145 sınav merkezinde düzenlenecek. Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek. Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek.

Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, Pazar günü açık tutulacak.

KPSS Alan Bilgisi Sınavları ise 12-13 Eylül'de üç oturum şeklinde yapılacak. KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında

Kahramanmaraş'ta 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin yaralandığı okul saldırısına ilişkin, ölen saldırganın babası tutuklu sanık Uğur Mersinli ile annesi tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı

05.09.2026 07:03:00
AA
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında
Kahramanmaraş'taki okul saldırısı davasında anne-baba hakim karşısında

Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dün görülmeye başlanan ve gece yarısını geçen duruşmada, sanıklar, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşmada taraf avukatları, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri AK Parti milletvekilleri İrfan Karatutlu ve İsa Mesih Şahin ile İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar hazır bulundu.

Duruşmaya aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarının yer aldığı tişörtleri giyerek katıldı.

Dün sanık savunmalarıyla başlayan ve müşteki beyanları ile avukat ifadeleriyle devam eden duruşmada psikologlar tanık olarak dinlendi.

Emniyet Müdürlüğünde görevli psikolog D.Ö, görev tanımının teşkilat mensupları ile eş ve çocuklarına psikolojik destek vermek olduğunu ifade ederek, Uğur Mersinli'nin çocuğunun sınavı için görüşmelere düzenli geldiğini ancak aralık ayından itibaren görüşmeleri sonlandırdığını ekledi.

Olaydan 1 hafta önce Mersinli ile karşılaştıklarını ve Aras'ı sorduğunu ifade eden D.Ö, "Psikiyatra gidiyoruz mutluyuz' dedi ve otizm teşhisi konulduğunu belirtti, ayrıldık." dedi.

Psikolojik danışman H.G. de 7 Mart'ta anne, baba ve çocukla görüştüğünü aktararak, şöyle devam etti:

"Rutin sorular yönelttim, çocukla yaptığım özel görüşmede teknoloji kullanımının fazla olduğunu ve canlı oyun arkadaşı olduğunu söyledi. Aileyi bu konudan bilgilendirdim, ikinci görüşmede ise halkla ilişkilerinin zayıflığı anlatıp okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü çalışmaya çok gönüllü gelmedi, ailesiyle görüştüm. Kimlik yönelimiyle ilgili bir sorun olduğunu tespit edip anneyi davet ederek bu durumu da ilettim. Annesi, konuyu bildiğini söyledi. Ben de psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını söyledim. Daha önce psikiyatra gittiklerini belirttiler, ben de oraya tekrar götürebileceklerini söyledim."

Psikolojik danışman F.B. ise özel klinikte psikolojik danışmanlık yaptığını belirterek, ailenin kendisine çocuğunun sınav sorunlarından bahsettiğini belirterek, "Sonra aile bize 'kayıt alacak mısınız'' diye sorunca biz de bu konuda aileye bilgilendirme yaptık. Hesap öderken 'Fatura kesilecek, onun için kimlik bilgilerinizi almamız gerekiyor' dedim. Sonra aile 'fatura kesmeyin' dedi, biz de böylelikle kayıt oluşmadan işlem yaptık." ifadelerini kullandı.

"Ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı"

Psikolog Y.G. de İsa Aras Mersinli'nin arkadaş edinemediği için kendisine başvurduklarını belirterek, "Aras'a arkadaşlarınla neden sorun yaşıyorsun dediğimde arkadaşlarının ve kendi yaşıtlarının cahil olduğunu söyledi. Ben Aras'a ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı, konuşamadı. Ben bir kez görüşmüştüm ve bir daha da görüşme olmadı." ifadelerini kullandı.

Kendini boğmaya çalışmış, kalemle kendine zarar vermiş

Olayın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu'nun rehberlik öğretmeni E.İ. de Aras'ı 5. sınıftan beri tanıdığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"7. sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. 8. sınıfta da okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti. Bu durumu aileye bildirdim, sorunlarını anlattım. Teknolojiden uzak durması gerektiğini bildirdim. Aile, bana emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini ilettiler. Aras, bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu."

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli doktor N.E.S. ise tetkik istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Hemşire hanım EKG çekilirken kollarında çizikler olduğunu fark ettik, konuştuğumda dün gece yaptığını, bazı zamanlar canı sıkıldığını ve kalem-kalemtraşla böyle zarar verdiğini söyledi. Daha sonra adli vaka açılması yönünde talimat verip çocuk psikiyatra sevk ettim. Ardından çocuk psikiyatristi geldi, onun beyanları ve benim gözlemlerimle adli vaka dosyasını tamamladım. Veli gelmeden taburcu etmeyeceğimi söyledim ve velisi gelince taburcu ettim. Babası geldiğinde başmüfettiş olduğunu söyledi, ben de hekim olduğumu söylediğimde 'canın sağ olsun' dedi."

Duruşma savcısı, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararında baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin devamına, anne Peyman Pınar Mersinli'nin tahliyesine karar vererek, duruşmayı 4 Aralık'a erteledi.

Saldırıda ölenlerin yakınları ise tahliye kararına tepki gösterdi.

Karara itiraz edilecek

Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin avukatı Özcan Kara, kararın ardından adliye binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkemenin tarafsızlığını ve adil yargılama hakkını ihlal ettiğini iddia ederek, anne Mersinli'nin tahliyesine tepki gösterdi.

Zaman kaybetmeden karara itiraz edileceğini aktaran Kara, tahliye kararını destekleyen heyet üyeleri hakkında da reddi hakim talebinde bulunacaklarını aktardı.

Kara, anne Mersinli'nin ihmaller zincirine sebep olduğunu iddia ederek, mahkeme kararını "hukuk skandalı" olarak nitelendirdi.

Saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil de bir daha Türkiye'de böyle bir acının yaşanmaması için mücadele verdiklerini belirterek, gelinen noktada hukukun sarsıldığını savundu.

10-11 yaşındaki çocuklarını toprağa veren aileler olarak konuya el atılmasını isteyen Yeşil, tek isteklerinin hak ve hukukun yerini bulması olduğunu kaydetti.

Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Şişik de yaklaşık 15 saattir davanın sürdüğünü, bu süre zarfında da tüm tanıkların annenin ihmallerini anlattığını dile getirerek, "Bu kadar ihmali olan kadın, 'Benim iki kızım var, onlar evde yalnızlar' sözüyle mi serbest bırakıldı. Evladının birini terörist yetiştirmiş, biz evlatlarımızı toprağa verdik. Cani yetiştirmiş biri, dışarıdaki kızlarına mı destek olacak." diye karara tepki gösterdi.

İddianameden

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 43 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Uğur Mersinli'nin 10 kişiye yönelik "olası kastla öldürme", 15 kişiye yönelik farklı niteliklerde "olası kastla yaralama" ile "6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından, tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması isteniyor.

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulunda 15 Nisan'da öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. 

Oya Lale Arslan tutuklandı

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından gözaltına alınan Oya Lale Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

05.09.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Oya Lale Arslan tutuklandı
Oya Lale Arslan tutuklandı
Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından gözaltına alınan Oya Lale Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle Oya Lale Arslan hakkında TCK 217/A kapsamında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'terör örgütü propagandası yapma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı doğrultusunda şüpheli gözaltına alınmış, ikametinde yapılan aramada dijital materyallere el konulmuştur.

Mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilen şüpheli Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiş olup, hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Soruşturma işlemleri titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Oya Lale Arslan'ın savcılık ifadesi 

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından soruşturma yürütülen gazeteci Oya Lale Arslan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Sosyal medya ve YouTube platformunda yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle gazeteci Oya Lale Arslan, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Arslan savcılık ifaresinde, "Ben daha öncesinde gazetecilik yapmaktaydım. Ancak şu anda basın kartım bulunmamaktadır. Gazetecilik ve yayıncılık faaliyetlerime Youtube üzerinden devam etmekteyim. Lale Özan Arslan isimli Youtube ve X hesapları bana aittir. Bu hesapların içeriklerini kendim hazırlıyorum ve yayınlıyorum. Yayın başlıklarını da kendim hazırlıyorum. Yayın esnasında konukların ileri sürdüğü iddialar spontane gerçekleşiyor. Biz sadece konu başlıklarını daha önceden belirliyoruz. Konularla ilgili herhangi bir yerden bilgi temin etmiyoruz" dedi.

Yayınların kamu düzeni, iç dış güvenlik konusunda tehlike oluşturmayacağını düşündüğü yayınları paylaştıklarını ifade eden Arslan, "Genellikle gündemde olan konuları yorumluyoruz. Bu yorumların çoğu da konuklar tarafından gerçekleştirilmekte ben ise moderatörlük yapmaktayım. 'iktidarın seçim için kaos planı' adlı 3 Nisan 2023 tarihinde yayınlanan yayınla ilgili olarak kastetmiş olduğumuz oyların durumları ile ilgili vatandaşlardan gelen endişeleri paylaşmaktır.

Bilgi kaynakları da vatandaşlardan gelen şikayetlerden oluşmaktadır. Kaos planı iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum kastettiğimiz bu değildir. '15 Temmuz sonrası soyadı değiştirilen bürokratlar gizleniyor mu' başlıklı yayını aradan uzun zaman geçmesi sebebi ile şu an hatırlayamamaktayım. 'Büyük tehlike! cemaat tarikat TSK çocukları' başlıklı yayından kastetmiş olduğum çocukların istismarıdır, TSK dan kastım ise FETÖ gibi yapıların askeriye içerisinde yapılandığına ilişkin duyumlardır, Ancak buna ilişkin herhangi bir bilgi sahibi değilim. Bu iddiamı destekleyen somut bilgi ve belgem bulunmamaktadır" ifadelerine yer verdi.

"Zaman gazetesinin neden evimde olduğunu dair bilgim bulunmamaktadır"

FETÖ/PDY'yi bir terör örgütü olarak bildiğini aktaran Arslan, "Eylemlerini asla kabul etmiyorum. Herhangi bir yayınında FETÖ/PDY mensuplarını mağdur olarak nitelendirmedim. Yayınlarımda devlet kurumları ve kamu görevlileri hakkında 'Operasyon, kumpas, kaos, gizli plan' gibi ibareler kullanmamın nedeni daha çok dikkat çekecek yayınlar olmasını istememden kaynaklanmaktadır. Evimden ele geçirilen Zaman gazetesinin neden evimde olduğunu dair bilgim bulunmamaktadır" dedi.
Herhangi bir suç işleme kastı bulunmadığını ifade eden Arslan, suçlamaları kabul etmedi.

Yayın bitti, polis geldi

Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı

04.09.2026 14:22:00
Haber Merkezi
 
Yayın bitti, polis geldi
Yayın bitti, polis geldi
Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Deneyimli televizyon habercisi ve programcı Arslan hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlamaları yöneltildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla düzenlenen operasyonda gazetecinin evinde arama yapıldı ve kişisel bilgisayarı ile telefonu dahil olmak üzere çok sayıda dijital materyaline incelenmek üzere el konuldu.

Gözaltının perde arkası

Soruşturmanın zamanlaması, kamuoyunda ve basın camiasında geniş çaplı bir "basın özgürlüğü" tartışmasını beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri ve meslektaşları, operasyonun basın üzerinde bir susturma çabası olup olmadığını sorguluyor.

Gazeteci Murat Ağırel'in X platformunda paylaştığı bilgilere göre, Oya Lale Arslan gözaltına alınmadan sadece bir gün önce kendi YouTube kanalında gazeteci Erk Acarer'i konuk etmişti. Bu yayının hemen ardından, iktidara yakın sosyal medya hesapları ve figürler tarafından Arslan'ın hedef gösterildiği ve hakkında tutuklama çağrıları yapıldığı belirtildi.

Muhalif basın organları ile sosyal medyadaki medya hakları savunucuları, Türk Ceza Kanunu'na eklenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (dezenformasyon yasası) maddesinin ve "terör propagandası" suçlamalarının eleştirel gazetecileri susturmak ve bağımsız YouTube yayıncılığına gözdağı vermek için bir araç olarak kullanıldığını ileri sürüyor.

Resmi makamların gerekçesi

Buna karşılık yargı ve güvenlik kaynakları, işlemin yasal çerçevede yürütülen somut bir ceza soruşturması olduğunu savunuyor.

Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, adli sürecin tamamen Arslan'ın dijital platformlardaki paylaşımlarında "halkı galeyana getirebilecek asılsız dezenformasyonlar üretilmesi" ve "terör örgütlerinin söylemlerinin yayılması" şüphelerine dayandığını ifade ediyor.

El konulan dijital materyallerin incelenmesinin ardından Arslan'ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanıp adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.

Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi

04.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
 Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberleri, Türkiye’de STK’lara duyulan güveni sarstı. Katılımcıların yüzde 85,6’sı bu gelişmelerin STK’lara duyduğu güveni azalttığını söyledi.
Türkiye'de STK'lara yönelik güven, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin ardından sarsıldı. Aksoy Araştırma'nın gerçekleştirdiği "STK'lara Güven" araştırmasına göre katılımcıların yüzde 85,6'sı bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni azalttığını söyledi. Her iki kişiden birinin bağışlarını azaltmayı ya da tamamen bırakmayı düşündüğü araştırmada belirtildi.

Marketing Türkiye adına Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen "STK'lara Güven" araştırması, Türkiye'de STK'lara yönelik güvenin hangi dinamikler üzerinden şekillendiğini, bağış davranışının ne ölçüde karşılık bulduğunu ve son dönemdeki tartışmaların bu güven üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmanın saha çalışması, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturma haberlerinin kamuoyunda yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirildi ve araştırma sonucunda Ahbap Derneği, 1,7 güven ortalamasıyla son sırada yer aldı.

STK'lara duyulan güven azaldı
Araştırmaya katılanların, yüzde 64,8'i bu gelişmelerin STK'lara duyduğu güveni "çok azalttığını", yüzde 20,8'i ise "biraz azalttığını" söylüyor. Yüzde 14,4'lük kesim ise güveninin etkilenmediğini belirtiyor. Böylece araştırma, toplamda yüzde 85,6'lık bir kesimin güveninin azaldığını ortaya koydu.

Bağış davranışını olumsuz etkiledi
Katılımcıların yüzde 26,5'i bundan sonra daha az bağış yapacağını, yüzde 22,5'i ise STK'lara bağış yapmayacağını belirtirken, yüzde 27,8'i henüz karar vermediğini ifade etti. Bu tablo, katılımcıların yüzde 49'unun bağışlarını azaltma ya da tamamen sonlandırma eğiliminde olduğunu gösterirken, yüzde 27,8'lik kararsız kesim de gelecekteki bağış davranışlarının güven ortamına bağlı olarak şekillenebileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

04.09.2026 12:32:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
Kişisel bilgileri hukuka aykırı yollarla ele geçirerek oluşturulan 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerini kullandığı tespit edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sistemi kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır" açıklamasında bulundu

Borcunuz yasal takibe düştü diyen avukatların izi sürüldü
Adalet Bakanı Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır! Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır."

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi. İmamoğlu, “Her milimi yayınlansın, millet izlesin” dedi

04.09.2026 12:17:00
Haber Merkezi
 
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin X hesabından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri paylaşıldı. İmamoğlu, davanın canlı yayınlanmasını istediğini belirterek geçmiş duruşmaların da kamuoyuna açılmasını talep etti.

İmamoğlu, "Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum" diyerek, davanın başladığı ilk günden bugüne kadar yapılan duruşmaların da yayımlanması çağrısında bulundu.

Duruşmaların SEGBİS sistemi üzerinden kayıt altına alındığına dikkat çeken İmamoğlu, teknolojik imkanların bulunduğunu belirterek, "Her milimi yayınlansın, millet izlesin" dedi.

İmamoğlu, kamuoyundan saklayacağı bir sözü olmadığını savunarak vatandaşların davayı doğrudan izlemesi gerektiğini söyledi. "Millet dinlesin, millet görsün. Millet kendi kararını versin" ifadelerini kullanan İmamoğlu, kendisine yönelik iddialara karşı hesabını kamuoyu önünde vermeye hazır olduğunu belirtti.

İmamoğlu'nun açıklamasından öne çıkan bölüm şöyle:

"Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Her milimi yayınlansın, millet izlesin."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.