Perşembe günü başlayan ciddetli kar, önce İstanbul'u daha sonra Türkiye'yi teslim aldı. Yollar kapandı THY uçuşları iptal oldu. Deplasman yapan takımlar, büyük bir özveri içerisinde seyahat yaparak maçlarını oynadılar. Takımlar ve müsabakaları yönetecek hakemler için çok zor bir haftaydı.
Beşiktaş çok zor şartlar altında İstanbul'a gelen Denizlispor karşısında yenik duruma düşmesine rağmen hakem Mısır'ın yanlış değerlendirmesiyle verdiği penaltıyla önce beraberliği, Ahmet Hassan ve İlie ile de 3-1'lik skoru yakaladı. Kartalda Tayfur, Tümer, Giunti ve Zago yoktu ama Beşiktaş bu eksiklere aldırmadı. Özellikle maçın ikinci yarısında Beşiktaş oyunu Denizlispor'un sahasına yıktı. Pancu ve Sergen biraz daha becerikli olabilseler maçın skoru çok daha farklı olabilirdi.
Futbol oynamadan kazanan son haftaların çekirgesi Fenerbahçe bu kez Şükrü Saraçoğlu'nda sıçrayamadı. Baştan sona Diyarbakırspor'un her hattıyla büyük mücadele verdiği maçta Fenerbahçe tek puanı güçlükle kurtarabildi. Rakibine nefes aldırmayan presle Fenerbahçe'den daha iyi oynayan Diyarbakır şayet eline geçirdiği, %100'lük pozisyonları değerlendirebilseydi müsabakayı açık bir skorla kazanması içten bile değildi. Hakem Selçuk Dereli'yi ilk kez bu kadar iyi gördüm. Oyunu gereksiz yere kesmeyerek tribünlerin etkisi altında kalmadı. Kim ne derse desin ben Diyarbakırspor'un bu iyi futbolla Fenerbahçe'yi yenemeyişine beceriksizlik derim.
Sezon öncesi kendilerinden çok seyler beklenen ligin iki kötü takımı Gençlerbirliği ve Galatasaray Ankara'da 2-2'lik bir skorla birbirlerine üstünlük sağlayamadılar. İlk yarıda Gençler ikinci yarıda da Galatasaray birşeyler yapmaya çalıştı. Maçın hakemi Ali Aydın ne yaptığını bilmeyecek kadar kötü olunca haliyle futbolun kalitesi beklenenin çok altında kaldı. Bana kalırsa bu iki takımında UEFA'ya katılabilecek güçleri yok.
Akçaabatspor ile Trabzonspor kardeşce bir mücadele verip sahadan dostça bir netice ile ayrıldılar. Beraberlik Sebat'ın hedefiydi ancak kötününde kötüsü Trabzonspor'u bana kalırsa isteseydi yenerdi.
Cumartesi Adana'dan Elazığspor'un galibiyet haberi gelince ligin altı bir hayli hareketlendi. Bursa evinde iyi oynamadan Ankaragücü'nü bir sıfırla geçip puanını 17'ye yükseltti. Samsun, Malatya'yı Caner'in son dakika golüyle yenip gözünü bir anda ligin üst sıralarına geçiverdi. Son haftaların başarılı takımı Konya'yı Gaziantepspor hem de Konya'da 3-0'la geçerken UEFA hesaplarında ben de varım dedi.
Saha zeminlerinin çok kaygan oluşu hakemleri özellikle faul ve fena hareketlerde yanlış yorumlara götürdü. Yardımcı hakemler özellikle Beşiktaş-Denizli, Gençlerbirliği-Galatasaray, maçlarındaki hatalı bayraklarıyla maçların üzerine neredeyse tüy dikiyorlardı. Görünen o ki ligin dibi, ortası ve zirve mücadelesi son maça kadar süreceğe benziyor. Oynanan futbolda kalite yok ama ligin heyecan ve tansiyonu önümüzdeki haftalarda giderek artaçağa benziyor.
Beşiktaş çok zor şartlar altında İstanbul'a gelen Denizlispor karşısında yenik duruma düşmesine rağmen hakem Mısır'ın yanlış değerlendirmesiyle verdiği penaltıyla önce beraberliği, Ahmet Hassan ve İlie ile de 3-1'lik skoru yakaladı. Kartalda Tayfur, Tümer, Giunti ve Zago yoktu ama Beşiktaş bu eksiklere aldırmadı. Özellikle maçın ikinci yarısında Beşiktaş oyunu Denizlispor'un sahasına yıktı. Pancu ve Sergen biraz daha becerikli olabilseler maçın skoru çok daha farklı olabilirdi.
Futbol oynamadan kazanan son haftaların çekirgesi Fenerbahçe bu kez Şükrü Saraçoğlu'nda sıçrayamadı. Baştan sona Diyarbakırspor'un her hattıyla büyük mücadele verdiği maçta Fenerbahçe tek puanı güçlükle kurtarabildi. Rakibine nefes aldırmayan presle Fenerbahçe'den daha iyi oynayan Diyarbakır şayet eline geçirdiği, %100'lük pozisyonları değerlendirebilseydi müsabakayı açık bir skorla kazanması içten bile değildi. Hakem Selçuk Dereli'yi ilk kez bu kadar iyi gördüm. Oyunu gereksiz yere kesmeyerek tribünlerin etkisi altında kalmadı. Kim ne derse desin ben Diyarbakırspor'un bu iyi futbolla Fenerbahçe'yi yenemeyişine beceriksizlik derim.
Sezon öncesi kendilerinden çok seyler beklenen ligin iki kötü takımı Gençlerbirliği ve Galatasaray Ankara'da 2-2'lik bir skorla birbirlerine üstünlük sağlayamadılar. İlk yarıda Gençler ikinci yarıda da Galatasaray birşeyler yapmaya çalıştı. Maçın hakemi Ali Aydın ne yaptığını bilmeyecek kadar kötü olunca haliyle futbolun kalitesi beklenenin çok altında kaldı. Bana kalırsa bu iki takımında UEFA'ya katılabilecek güçleri yok.
Akçaabatspor ile Trabzonspor kardeşce bir mücadele verip sahadan dostça bir netice ile ayrıldılar. Beraberlik Sebat'ın hedefiydi ancak kötününde kötüsü Trabzonspor'u bana kalırsa isteseydi yenerdi.
Cumartesi Adana'dan Elazığspor'un galibiyet haberi gelince ligin altı bir hayli hareketlendi. Bursa evinde iyi oynamadan Ankaragücü'nü bir sıfırla geçip puanını 17'ye yükseltti. Samsun, Malatya'yı Caner'in son dakika golüyle yenip gözünü bir anda ligin üst sıralarına geçiverdi. Son haftaların başarılı takımı Konya'yı Gaziantepspor hem de Konya'da 3-0'la geçerken UEFA hesaplarında ben de varım dedi.
Saha zeminlerinin çok kaygan oluşu hakemleri özellikle faul ve fena hareketlerde yanlış yorumlara götürdü. Yardımcı hakemler özellikle Beşiktaş-Denizli, Gençlerbirliği-Galatasaray, maçlarındaki hatalı bayraklarıyla maçların üzerine neredeyse tüy dikiyorlardı. Görünen o ki ligin dibi, ortası ve zirve mücadelesi son maça kadar süreceğe benziyor. Oynanan futbolda kalite yok ama ligin heyecan ve tansiyonu önümüzdeki haftalarda giderek artaçağa benziyor.
İhsan Türe / diğer yazıları
- Futbolumuz / 28.12.2004
- Fırsat teptik! / 15.10.2004
- Kazakistan'ı bırak Danimarka'ya bak / 12.10.2004
- Futbolumuzda kayıp yıllar / 09.10.2004
- Kartali Parçaladilar / 05.10.2004
- Yalan Rüzgârı / 28.09.2004
- Yukarıdakiler ve aşağıdakiler / 24.09.2004
- Kartal'ın gözyaşları / 31.08.2004
- Kaçan Balık!.. / 27.08.2004
- Süper Lig'in havası ısınıyor / 17.08.2004
- Fırsat teptik! / 15.10.2004
- Kazakistan'ı bırak Danimarka'ya bak / 12.10.2004
- Futbolumuzda kayıp yıllar / 09.10.2004
- Kartali Parçaladilar / 05.10.2004
- Yalan Rüzgârı / 28.09.2004
- Yukarıdakiler ve aşağıdakiler / 24.09.2004
- Kartal'ın gözyaşları / 31.08.2004
- Kaçan Balık!.. / 27.08.2004
- Süper Lig'in havası ısınıyor / 17.08.2004


























































