logo
09 AĞUSTOS 2026

Kastamonu'da iki köy arasında kalan kanyon keşfedilmeyi bekliyor

Kastamonu'nun Araç ilçesinde iki köy arasında yer alan ve tarihi kalıntılarıyla görsel şölen sunan kanyonun koruma altına alınarak, tabiat parkı ilan edilmesi için çalışma başlatıldı

01.06.2026 12:47:00
İHA
 
Kastamonu'da iki köy arasında kalan kanyon keşfedilmeyi bekliyor
Kastamonu'da iki köy arasında kalan kanyon keşfedilmeyi bekliyor
Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ortaklığında yürütülen proje ile Kastamonu'nun kanyonlarının milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ya da sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmasının amaçlanıyor. Bu çerçevede Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal öncülüğünde Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri Araç ilçesindeki Saltuklu ve Oycalı köyleri arasındaki Cibiş (Saltuklu) Kanyonunda incelemede bulundu, kanyonun tabiat anıtı olarak ilan edilmesi için çalışmalarda bulundu.






Yaklaşık 3 yıl önce Saltuklu kanyonunda geniş kapsamlı yürütülen çalışma ve uzman ekiplerce kanyonun geçilmesi sonrasında tarihi yaşam kalıntıları da tespit edildi. Bölge halkı tarafından 'saklı cennet' ve 'Cibiş Kanyonu' olarak da adlandırılan Saltuklu Kanyonunun gizli kalmış güzelliklerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan incelemelerde Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal tarafından kanyon bölgesinde rota çalışması da yapıldı.

Haberal, tarihi yaşam kalıntılarının olduğu bölgenin turizme kazandırılması ve koruma altına alınması için yaklaşık 3 yıl önce çalışma başlattıklarını hatırlatarak, Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisaslaşma çalışmaları yürüten Kastamonu Üniversitesinin bu alanda çalışmalarına başladığını ve Saltuklu Kanyonunun turizme kazandırılması noktasında girişimlerde bulunduklarını kaydetti.








"Kanyonu, tabiat parkı ya da tabiat anıtı olarak ilan ettirip turizme kazandırmak istiyoruz"

Saltuklu Kanyonunun Araç ilçesine bağlı Oycalı ile Saltuklu köyleri arasında kaldığını söyleyen Haberal, "Saltuklu Kanyonundan 3 yıl önce geçiş yapmıştık. Burada 3 kilometrelik bir kanyon güzergahı var. Başından sonuna kadar biz, kanyon içerisini gezdik uzman kanyonu bilen arkadaşlarımızla birlikte. Kanyonu bizler turizme kazandırmak istiyoruz. Çünkü kanyonun etrafında muhteşem bir coğrafya var. Burasını biz, korunan alan ilan etmek istiyoruz. Bu kapsamda bölgenin tabiat parkı ya da tabiat anıtı olarak ilan edilmesi için Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü'ndeki arkadaşlarımızla birlikte incelemede bulunuyoruz. Kanyonun Tabiat Parkı veya Tabiat Anıtı ilan ettirip burayı turizme kazandırma gayemiz var" dedi.








"Kanyonun etrafında tarihi kalıntılar ile Selçuklu ve Osmanlı mezarları bulunuyor"

Saltuklu Kanyonunun Valla Kanyonu, Horma Kanyonu ya da Çataklı Kanyonunun geçilebilmesi için amatör kanyonculara yönelik eğitim alanının da olabileceğini söyleyen Haberal, "Saltuklu kanyonu Valla, Horma ve Çataklı kanyonunun alt yapısını oluşturabilecek, adeta bir antrenman yapılabilecek bir kanyon. Öncelikli olarak kanyonu sporlarını seven insanların, kanyon geçişi yapan insanların gelip burada antrenman yapmaları, ondan sonra büyük kanyonlara geçmeleri gerekir" diye konuştu.






Kanyonun etrafında tarihi kalıntıların bulunduğunu söyleyen Haberal, "Kanyonun içerisinde inanılmaz göletler var, şelaleler var ve tabiat harikası görseller var. İçerisinde bir de kale kalıntısı, sur kalıntısı var. Buranın da karşımızda kanyonun Oycalı tarafına bakan kesimin de Selçuklu ve Osmanlı mezarları da bulunuyor. O dönemden buraya gelen tarihi kaynaklarımızın da, kültürel kaynaklarımızın da halen devam ettiğini görmekteyiz. Kanyonun başlangıcında, giriş noktasında 5 tane değirmen gördük. Bu değirmenler eskiden suyla çalışıyordu. Sonradan faal olarak bir tanesi kalmış. Ayrıca kanyonun çıkışında çok güzel bir alanlar var. Adeta mesire alanı olabilecek yerler mevcut. Eğer tabiat parkı alanı olursa zaten Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü çok güzel sosyal donatılar yapıyor" şeklinde konuştu.








"İki köyü birbirine bağlayan kanyon üzerinde cam teras ya da bir köprü talep etmekteyiz"

Oycalı ve Saltuklu köylerinin arasında kalan Cibiş Kanyonunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Araç'ın Saltuklu Köyü Muhtarı Cevat Tüzün ise "Bizler de bu arkadaşlarımıza bilgiler veriyoruz. Kanyonumuzun iki tarafı taşlı, bir tarafı Oycalı köyüne ait, diğer tarafı Saltuklu köyüne aittir. Bu iki köyü birbirine bağlayan kanyon üzerinde cam teras ya da bir köprü talep etmekteyiz. Bu konuda bizlere yardımcı olmanızı arz ederiz. Oycalı ile Saltuklu köyleri arkasında tahta köprü vardı. Fakat tahta köprü yıkıldı. Şu anda oraya bir köprü talebinde bulunmaktayız ulaşım sağlanması için. Eskiden İğdir pazarından alınan hayvanlar, Eflani'ye getirildi. Bu güzergah kullanılırdı. İki köyün arasında bir ticari ulaşım olurdu. Şimdi hepsinden mahrum kaldık. Tarihi değirmenlerimiz var. Önceden elektrikli değirmenler yoktu. Su ile çalışan değirmenlerimiz vardı. 20-30 köy buraya gelip orada buğdaylarını merkeple veya atla öğütüp giderlerdi. Yemlerini, unlarını orada yaparlardı. Şimdi o değirmenler de afetten dolayı, çayın fazla kabarmasından dolayı yolların çalışmamasından dolayı onlar da iptal oldu. Şu anda halen çalışma yerleri açık duruyor değirmenlerin ama çalıştırılmıyor" ifadelerini kullandı.






Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.