logo
20 HAZİRAN 2026

Kaybedecek zaman yok

10.10.2002 00:00:00
İstanbul'da düzenlenen iktidara yürüyüş şöleninde konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hem seçmene, hem de projelerini aşıran partilere tarihi bir uyarıda bulunarak, "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, ama, yatsıya kadarki zaman da bize lazım" dedi

Bağımsız Türkiye Partisi, İstanbul Eresin Otelinde, bir iktidara yürüyüş şöleni düzenledi. Şölene, BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın yanısıra, Genel Başkan Yardımcıları Ali Gedik, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, İstanbul milletvekili adayları, il ve ilçe teşkilat mensupları ile seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

Beklenen lider kimliği3 Kasım'da iktidar havası içinde geçen şölene katılanlara hitabeden Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçimlerine, 4 Kasım'da iktidara hazırlanan bir parti liderinden öte, onlarca, yüzlerce yıl ötesini gören, Türk milletinin özlediği, beklediği tam bir devlet adamı kimliğiyle konuştu. Prof. Dr. Haydar Baş, genelde insan unsurunun, özelde Türk insanının karakteristik yapısıyla, tarihi misyonuyla, ülkemiz ve insanımız çevresindeki gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamalar ve tahlillerle, Türkiye'nin, 3 Kasım'da, hangi ellere teslim edilmesi gerektiğini, bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.

Başarının temel unsuru insandırÜlkemizin hukuki, iktisadi, siyasi, sosyal, ülkeler arası mevzularda çok meselesinin var olduğunu, ancak bütün bunların başında çok büyük bir meselenin, insan meselesinin geldiğini, insan modelimizi kaybettiğimizi, asıl mevzunun, kaybettiğimiz insanımızı, modeli bulmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Hangi sistem olursa olsun, onu ayakta tutan, başarı imkanı tanıyan, onu uygulayacak olan insandır. İnsanı, kendisi, toplumu, devlet ve milletinin yararına kazanmadıktan sonra ne kadar mükemmel sistem hayata geçirmeye çalışırsanız çalışın, başarı elde etmeniz hiç mümkün değildir" dedi. "Ben Türküm. Bu milletin evladıyım" dediği halde, kafasını ve gönlünü okyanus ötelerine bağlamış, mandacı bir zihniyetin elemanı veya esiri olmuşların bu milletin lehine politika üretmesinin hiç mümkün olmadığını söyleyen, "millet lehine politikalar üretebilmek, bu memleketi kalkındırabilmek için evvela bu milletin modeli olmanız lazımdır" tespitinde bulunan Prof. Dr. Haydar Baş, "Biz, hiç bir millete, hangi dal, hangi tarz, hangi sanat olursa olsun zerre nispetinde ihtiyacı olmayan dünyanın tek milletiyiz. Büyük milletiyiz. Biz ekonomik kalkınmamızdan evvel bu kimliği BTP iktidarında hayata geçireceğiz. Ve biz Türklüğümüzle övüneceğiz. Örfümüzle, adetlerimizle, geleneklerimizle övüneceğiz" şeklinde konuştu.

Dünün Abdulvahhab ve Hüseyin Bin Ali'leri bugün de devredeProf. Dr. Haydar Baş, ülkemizi çok yakından ilgilendiren ABD'nin Irak'a müdahale olayına da değindiği konuşmasında, bu müdahalenin ne manaya geldiğini, olması durumunda Türkiye'yi ne gibi hayati tehlikelerin beklediğini, Hicaz bölgesinde Osmanlıya oynanan oyun gerçeğini hatırlatarak ve bu oyunun Anadolu'da da devam ettiğine dikkat çekerek anlattı. Bizden görünüp, din adına, İslam adına fetva veren, konuşan, ibadet de eden ve fakat içi bizden olmayan adamların, Hicaz bölgesindeki kardeş milyonları kandırıp, asırlar boyu kendilerine hizmetkâr olan Osmanlıyı, arkadan vurdurduklarına işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, dün Hicaz bölgesinde kardeşlerimizi kandırarak Osmanlıyı arkadan vurmak isteyenlerin, şimdi de bu milleti, bu devleti arkadan vurmak istediklerine, dünün Hüseyin bin Ali'si, dünün Abdülvahhab'ının bugün de devam ettiğine dikkat çekti.

Bölgemiz cadı kazanına çevrilmek isteniyorBatının, Irak'a müdahale adı altında, yer altı kaynaklarını ele geçirmek ve etnik gurupları bölerek fitne çıkartmak istediğini, Kuzey Irak'ta 1991'den sonra fiilen kurulan Kürt devletinin hukuki alt yapısını hazırladığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bunun Türkiye için doğuracağı tehlikeli sonuçlarını şöyle haber verdi: "Kuzey Irak'taki etnik gurup, İran'da, Suriye'de, Türkiye'de de vardır. Yapılmak istenen şey o bölgeyi cadı kazanı haline getirmektir. Devlet adamı demek bu tehlikeyi görmek demektir. Bu bölge Fizik'teki bileşik kaplar gibidir. Birindeki hadisenin diğerine nakledilmemesi hiç ama hiç mümkün değildir. Olayı bu derece kendimize yakın hissetmez ve buna göre tedbir almaz isek vay benim ülkemin başına geleceklere!.. Bu iş sadece güneydoğumuzla da sınırlı kalmaz. İş, Karadeniz Pontus hareketine atlar, Laz hareketine atlar, Çerkez hareketine atlar. Ve Büyük Ermenistan hareketine atlar. Şu anda bütün bunların önüne geçmek mümkün iken, esefle müşahede ediyorum ki devlet olarak biz bu tedbirleri liyakatla almıyoruz. Olayları kendi akışı istikametinde serbest bırakıyoruz. Bu durum, ilmi kriterlere, sosyolojik gerçeklere göre, devletin ve milletin, bu toplumun sonunu getirebilir."

Bölge Bakanlıkları ihdas edilecekProf. Dr. Haydar Baş, geçmişe, bugüne ve geleceğe ışık tutan bu tarihî tespitlerinden sonra, bu milletin gerçek kimliğinin ortaya konulacağı, Irak dahil çevresinde ve dünyada aleyhimize gelişen tüm olaylara "dur" denileceği BTP iktidarında gerçekleştirilecek ve milletimizin topyekûn ızdırabını dindirecek, dünya lideri-kâinat devleti Türkiye'nin onurlu, başı dik insanları konumuna yükseltecek projelerinden bahsetti. Proje kapsamına muhtarları aldıklarını deklere ederek, "Çilekeş muhtarlarımıza 90 milyon TL maaş veriliyormuş. Muhtarların maaşını en az üç misli arttırıyoruz. İki dönem üst üste muhtarlık yapan arkadaşlarımızı da emekli edeceğiz" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Haydar Baş, bir başka yeni projeyi de şöyle açıkladı: "Üniter devletin yapısını bozmadan bir yapı değişikliğine de gideceğiz. Bütün belediyeler, her işlerinde Ankara ile yazışmaktan işlerinin aksadığından şikayetçi. 'Mahalli idarelere mahallinde yetkiler verilmesi lazım' denilip duruluyor. Şu ana kadar bu hususa üniter yapı içinde bir çözüm bulunamadı. Ben çözüm buldum. Ben, bu üniter yapıyı zerre kadar bozmadan ve de daha da güçlendirerek bölge bakanlıkları ihdas ediyorum. Türkiye üzerinde hesabı olanlar, 'Eyvah! Biz Türkiye'yi küçültelim, devleti küçültelim derken, bunlar, devleti bölgelere yaydılar. Ne yapacağız?' diyecekler. Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun Belediyesi, artık Ankara ile yazışmayacak. Bir bakanlık Trabzon'da, bir tane Ordu'da bulunacak. Kısmet olursa bunu bütün Türkiye'ye şamil hale getireceğiz. Federasyon anlayışını fiilen, resmiyette üniter devleti en güçlü şekilde hayata geçireceğiz. O zaman memleketimizin doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi, kendi bakanlıkları doğrultusunda merkeze, Ankara'ya bağlı olacak. Mahallinde bütün işler anında halledilecek. Ülkemizde problem haline gelen şuculuk buculuk da 24 saat içinde kaldırılacaktır."

Milletimize ve BTP projelerini aşıranlara tarihi uyarıProjelerin çalınmasına burada da değinen, Prof. Dr. Haydar Baş, hem milletimize hem de bu partilere yönelik olarak şu tarihî uyarıda bulundu: "Halkımızın çok güzel bir sözü vardır: 'Taşıma su ile değirmen dönmez.' 'Yalancının mumu yatsıya kadar yanar', ama, yatsıya kadarki zaman da bize lazım. Onun için insanımızı ayıktırmamız, onları kandırmalarının önüne geçmemiz lazım. Bizim dışımızdaki bütün partilerin kaynağı hep aynıdır. Kaynağı gayri millidir. Kaynağı milli olan tek parti BTP'dir. Bizim projelerimiz bize has, bize aittir. Onun için bizim projelerimiz, hiç mümkün değil ki, IMF'yi kabul eden bir partiler tarafından çözülebilsin. Memura vereceği 100 milyonu pazarlık konusu haline getiren parti benim koyduğum projeleri nasıl çözebilir? İnsanımız hakikaten çok iyi düşünsün. 100 milyona kaynak arayıp da bulamayan partiler, trilyonluk, katrilyonluk projelere nasıl kaynak bulacaklar? Biz, seçimden 15 gün evvel, kaynakları insanımıza açacağız. Göreceksiniz, 70 milyonluk bir Türkiye değil, 700 milyonluk bir Türkiye, dünyanın hiç bir ülkesine muhtaç olmadan kendini nasıl bakabilecektir. Anahtar elimizin içinde, ama, kapıyı açmak için anahtar arıyoruz. Bütün partiler bekliyor ki Haydar Hoca anahtarı göstersin. Ama işin garip tarafı, benim elimdeki anahtar, bu milletin kapısının anahtarı. Yani benim anahtarımla milletin kapıları açılır. Bu anahtar IMF'nin kapısını açmaz. Tavsiyem odur ki, bu kaynaklara yaklaşmasınlar. Milletimiz de onlara kanarak vakit kaybetmesinler."

Medya 4 Kasım'da uyanacakBağımsız Türkiye Partisi'nin Eresin Oteli'ndeki iktidara yürüyüş şöleninde, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Ali Gedik yaptığı konuşmada, "BTP iktidarı ile Türkiye'nin rengi bir başka olacak. Türk milletinin eli bir başka tutacak, kalbi bir başka atacak" derken, İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Fuat Şengül, Prof. Dr. Haydar Baş'ın başbakanlığında olacakları anlattı. Kapatılmış fabrikaların tekrar açılacağını, ekonomiye can geleceğini, öğrencinin okuma derdi kalmayacağını söyleyen Şengül, kış mevsiminin yaklaşmasına atıfta bulunarak vatandaşların % 50 daha ucuza ısınacaklarını belirtti. İstanbul 1. Bölge milletvekili adayı emekli hakim Sait Çuhadar ise, laiklik ile Atatürk ilke ve inkılaplarının tam anlamını, Türk milletine bir nimet olarak gördüğü Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrendiğini belirterek, "Prof. Dr. Haydar Baş, milletimizin gönlünde taht kurdu. Ama medya bunu gizliyor. Medya, bu gizli tuttuğu şeyi 4 Kasım'da öğrenecek" dedi. İstanbul 1. Bölge milletvekili adayı Türk Sanat Müziği sanatçısı Galip Sokullu da söylediği eserlerle şölene katılanları coşturdu. "Öyle bir sevgili buldum ki seni unutacağım" şarkısını okuduktan sonra, "Türkiye de Haydar Baş'ı buldu. Diğerlerini unutacak" diyen Sokullu, "Çile bülbülüm çile"yi söyledikten sonra da, "Bu çileler 4 Kasım sabahı bitecek inşallah" değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal devletin temeli hazırProf. Dr. Haydar Baş'ın Eresin Oteldeki şölende yaptığı konuşmada insanımızın dikkatine sunulması gereken bazı anekdotlara imza attı. Projelerinin hepsinin ayağının yere bastığının nişanesi mahiyetindeki bu anekdotlardan bazılarını şöyle sıralamak mümkün:

* İnsan işçisi annelere müjde!- "Benim anam beni yetiştiriyor, bu kadar büyük hizmeti görüyor, işçi olamıyor. İşçi olmak için illâ tahta ile teneke ile mi uğraşacak? İnsanla uğraşan niçin işçi olmayacak? Asıl işçilik insan işçiliğidir. İnsanı yetiştirmek kadar zor bir hadise yoktur. O bakımdan bizim inancımızda, 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' Ayakları altında cennet olan bir varlığa bu millet, emeklilik imkanı tanımayacak da ne yapacak? İşte biz bunu yapacağız."

* Milletine hadim sosyal devlet - "Bizim devletimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu sosyal bir devlettir. Sosyalist bir devlet değildir. Milletinin sırtından geçinen değil, milletine hizmet eden, hadim olan devlettir. Allah nasip ederse biz bunu hayata geçireceğiz."

* Avrupa artık tükendi- "Avrupa bitmiştir. İnsanı itibariyle de bitmiştir, kaynakları itibariyle de bitmiştir. Avrupa'da, yerin altını boşalttılar. Şimdi, onların gözleri, kabul etseniz de etmeseniz de bizim dünyamızdadır. Şu veya bu bahane ile gelip oturmak, sömürmek istedikleri bizim coğrafyamızdır. Biz bunlara hukuki bazda en güzel tarzda taş koyacağız."

* Tembelliğe pirim yok- "Türkiye'de işsizlik maaşı yok. BTP iktidarı döneminde, bir zaman sonra bunu vereceğiz. Önce de verebiliriz. Ancak milletimizi tembelliğe alıştırdılar. Bunu verirsek kimse çalışmaz. Şimdi önce çalışacağız. Kazanacağız. Ondan sonra işsizlik maaşını alma durumunu hak edeceğiz."

* Kimsesiz yaşlılara hürriyet-"Kimsesiz yaşlılarımız geçimini temin için kapı kapı dolaşıyor. Bu durum, bizim ar damarımızı çatlatması lazım. Oysa biz, artıklarımızla bile sadece bir milleti değil bir kıtayı bakacak imkanlara sahibiz. Soframızın artıklarıyla bir kıtayı bakacak imkanlara sahipken yaşlılarımızı kapı kapı dolaştırmak bize yakışmaz. Kısmet olursa onları 4 Kasım'dan sonra hürriyetlerine kavuşturacağız."

* Kaynağın adresi- "Haydar Hoca bol keseden atıyor zannetmeyin. Çok imkanlar var. Biz, bu milletin bir elinden alıp dağıtıyoruz. Başka bir şey yaptığımız yok. Bugüne kadar adaletsizlikle sadece bir kesim insan, % 1-2 oranında insan, ağa-paşa geçiniyor, diğerleri açlıkla, sefaletle karşı karşıya bulunuyordu. Biz, işte buna son vereceğiz."

* Şehit ailelerine reva görülen- "Şehit ailelerinin hayatlarının garanti altına alınmaları devletin başta gelen vazifelerinden biri olacak. Aksi takdirde biz milleti hudut boylarında koruyacak askeri de bulamayız. Çünkü onları çok darılttık. Onların evlatlarını şehit edenleri biz affettik. Yarın onlar siyaset sahnesine çıkar da, onların gözünün içine baka baka 'sizin oyunuzu istiyoruz' derse, acaba bunun hesabını kim verecek?"

* Apo konusunda bir parantez- "Yabancı vakıflara toprak edinme hakkını dolaylı yoldan temin ettiler. 5 bin insanımızı şehit eden insanı affettiler. Şimdi de siyaset sahnesine sürecekler. Bir tane arkadaşımızı dikkat ederseniz çok istismar ediyorlar. 'Şu hakkını aldılar' diye acındırıyorlar. Ben korkuyorum ki onun üzerinden Öcalan'ı da siyaset sahnesine sürecekler. Bunu parantez içerisine alın. O bakımdan çok dikkatli ve de düşünceli olmalıyız."

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Erdoğan metro açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'na ilişkin, "Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz" dedi

19.06.2026 19:20:00
AA
Erdoğan metro açılışında konuştu
Erdoğan metro açılışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, açılışını yaptıkları hattın Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkeye, millete, hat üzerindeki yerleşim yerlerine ve tüm İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.

Hattın İstanbul'a kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK'ı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sultan Fatih'in şehrine yine Sultan Fatih'in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük Sultan? 'Hüner bir şehir bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir.' İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul'umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz. Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz."

Toplamda 16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni iki ayrı koldan hayata geçirdiklerini anlatan Erdoğan, projenin 37,5 kilometrelik kısmını Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik kısmını ise Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrin hizmetine verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe'den Halkalı'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattın Gayrettepe'den Arnavutköy'e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçen yıllarda devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde, İstanbul Havalimanı'nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kağıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dahil ettik. Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından birinin tamamlanmış olduğunu söyledi.

Hattın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesiminin, İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

"Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu. Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Milyonlarca vatandaşımız, İstanbul'un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkanına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."

Yapımı süren metro hatlarıyla İstanbul'daki raylı sistem uzunluğu 191 kilometreye çıkacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azalttıklarına işaret ederek, "Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz. Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kağıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Aşkınan çalışan yorulmaz." diyen Erdoğan, bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarını aralıksız devam ettirdiklerini belirterek, "4,5 km uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camisi-Bosna Bulvarı Metro Hattı'nın inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak." ifadelerini kullandı.

"İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul'un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını, işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları, para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul'un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? 'İstanbul beklemez.' diyoruz. 'İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz.' diyoruz. Merhum şair Orhan Seyfi Orhon'un, 'Sihrinle füsununla gururunla nazınla/Altın Haliç'in, Marmara'n, aşık Boğaz'ınla/Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık/Türk'ün güzel İstanbul'u mesut uyu artık.' dediği İstanbul'un gevşekliğe, umursamazlığa, boş vermişliğe asla tahammülü olmaz."

İstanbul'u sevmenin aşkla hizmet etmeyi, bu şehre kıymet vermenin taş üstüne taş koymayı, bu şehri önemsemenin sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirdiğini ifade eden Erdoğan, "Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul'a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul'u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul'un, trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul'u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz." dedi.

İstanbul'a olan tutkularının, İstanbullulara olan hizmet aşklarının nişanesi olan metro hattının hayırlı uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları tebrik etti.

"Diğer illeri de ihmal etmedik"

Erdoğan, İstanbul için çalışırken diğer illeri de ihmal etmediklerini, pazartesi günü Ankara'ya stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdıklarını söyledi.

Uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren, 1933 senesinde yapılan Ankara Havalimanı'nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdıklarını belirten Erdoğan, "Devlet konukeviyle, 2 bin 450 metreden 3 bin metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara, gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Pendik'te Türk donanmasının ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacaklarını, 7-8 Temmuz'da ise aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye'de ağırlamaya hazırlandıklarını hatırlatarak, "Öncesinde 28-29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin marka değerinin artacağını, bölgesinin cazibe merkezi olduğunun görüleceğini ve küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğunun tescil edileceğini vurgulayan Erdoğan, "Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 senesinin Türkiye'sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler, bırakın dünyayı ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok." ifadelerini kullandı.

Muhalefet aktörlerinin yıllarca kendilerini acımasızca eleştirdiğini kaydeden Erdoğan, "Lafa her başladıklarında 'Bizim Libya'da, Suriye'de, Somali'de ne işimiz var?' diyerek bizi suçladılar. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Orta Doğu bataklığı dışında, sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar." diye konuştu.

"Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat, çareyi Amerika'dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Daha düne kadar yurt dışına Türkiye'yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor. İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür."

Dış politikanın şov alanı değil, tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanı olduğunu belirten Erdoğan, "Biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine, hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken, biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken, biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken, biz zorlu müzakere masalarında Türkiye'nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum. Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle, sizin çapınız buna yetmez. En iyisi siz, bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz. Hani derler ya, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz."

Kendilerinin muhalefetin bitmez tükenmez kavgalarına ayıracak vakti olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan'dan A Milli Futbol Takımı'na ve YKS'ye girecek öğrencilere başarı dileği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek tüm gençlere de Allah'tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ettiğini belirterek, "Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın, sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yarın sabah 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında A Milli Futbol Takımı'nın Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Erdoğan, "Bizim Çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Milli takıma destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın bugün hizmete açtıkları Halkalı-Arnavutköy bölümünün hayırlı olmasını dileyerek, hattın İstanbul'un hizmetine sunulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı

MİT, terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu tutuklandı

19.06.2026 18:08:00
İhlas Haber Ajansı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu Ahmet Kazancı, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, DEAŞ terör örgütünün "Horasan Vilayeti" medya yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, farklı kod adları kullanan Ahmet Kazancı yakalandı. Ahmet Kazancı geçtiğimiz çarşamba günü Konya'ya getirildi. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan zanlı, bugün adliyeye sevk edildi. Ahmet Kazancı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu

CHP Ankara Milletvekili Beker, CHP genel başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.
 

19.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in avukatı, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına dönen Kemal Kılıdaroğlu hakkında Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Beker, başvuruyu Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik sarf ettiği sözler sebebiyle yaptı.

24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi önünde Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler ile mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'i destekleyenler arasında arbede yaşanmıştı. Aynı saatlerde genel merkezin girişine iki adet parti otobüsü çekilmişti.

27 Mayıs'ta konuya dair konuşan Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in otobüsünün orada ne işi var, bir akıl var ya akıl. Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP'yi yaralamak için mi? Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.

Başvuruda, "Şüpheli, beyanlarıyla müvekkilimin bir grup militan ile parti genel merkezine geldiği, bu kişilere taş atma ve şiddet eylemi gerçekleştirme talimatı verdiği veya azmettirdiği yönünde açıkça gerçek dışı, hiçbir somut delile dayanmayan bir vakıa isnat etmiştir" denildi. Dilekçede öte yandan Beker'in, 24 Mayıs günü iki danışmanı eşliğinde ve "seçilmiş genel başkanına destek vermek amacıyla" CHP Genel Merkezi'ne gittiği vurgulandı.

CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi

19.06.2026 11:30:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:31:00
Haber Merkezi
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 47 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, şüpheliler hakkında "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 2863 sayılı yasaya muhalefet, görevi kötüye kullanma suçlarından soruşturma başlatıldığı" belirtildi.

"40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığı, 4 ilde 90 adreste eş zamanlı arama ve gözaltı işlemi gerçekleştirildiği, bu aşamada 41 şüphelinin gözaltına alındığı" kaydedildi.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet, sit alanlarında izinsiz kazı yapma veya koruma altındaki tescilli yapılara izinsiz müdahale (inşaat, yıkım) gibi eylemleri kapsıyor.

Son bir haftada CHP'nin İstanbul Beylikdüzü ve Silivri belediyeleri ile İzmir Seferihisar, Mersin Silifke gibi belediyelerine yönelik soruşturmalarda pek çok kişi gözaltına alındı.

Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı

Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı

19.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:29:03
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Özel sektör öğretmenleri uzun süredir taban maaş hakkı, iş güvencesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi için çeşitli eylemler düzenliyor.

Sendika, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması için yasal düzenleme çağrısı yapıyordu.

Sendika 16 Haziran'da açlık grevini "Bize verilen sözler tutulana kadar, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözleri veren başta Yusuf Tekin, Ayşen Gürcan olmak üzere bürokratlar bizimle aynı masaya oturana kadar aç kalacağız" diyerek duyurmuştu.

Açıklamada mülakat mağduru öğretmenlerinin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebinin bu mücadelenin parçası olduğu belirtilmişti.

Sendikanın sosyal medya hesabından da "Yoksulluğu, güvencesiliği iliklerimize kadar yaşıyoruz biz! Sizin öğretmenlere reva gördüğünüz iki lokma yemeği reddediyoruz! Sözler tutulana, eğitim komisyonu toplanana, o masa kurulana kadar açlık grevindeyiz!" denilmişti.

Açlık grevi devam ederken 18 Haziran'da hastaneye kaldırılan iki öğretmene gerekli sağlık müdahalelerinin yapıldığı duyuruldu.
Ardından açlık grevinin 5. gününde de devam ettiği belirtildi.

Sendika, "Bu hayat elbette insanca koşullarda yaşanmalı. Yaşamak için önce direnmek gerek!" şeklinde bir paylaşım yaparken Milli Eğitim Komisyonu toplanması çağrısında bulundu.

Sendikanın çağrısıyla öğretmenler, sektördeki güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve atama sorunlarına dikkat çekmek için 14 Haziran'da Ankara'da bir araya geldi.

TBMM önünde ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanıp Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenlere polis müdahale etti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, aynı gün 41 kişinin gözaltına alındığını ve ardından herkesin serbest bırakıldığını açıkladı.

Gözaltılar sonrasında sendikanın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, "Güvenpark'ta polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan arkadaşlarımız ve bize verilen sözlerin tutulduğunu görene kadar vazgeçmiyoruz!" denildi.

Sendika, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.

Sendika, eylem öncesinde yaptığı açıklamada, "Öğretmenler, insanca çalışma ve yaşam koşulları talebini bir kez daha güçlü biçimde dile getirecek. Çünkü eğitim emekçilerinin karşı karşıya bırakıldığı güvencesizlik, düşük ücretler ve hak kayıpları artık ertelenebilecek meseleler değildir" ifadelerine yer verilmişti.

Sorunlar için çözüm üretmek yerine yetkililerin "beklemek, oyalamak ve sorumluluğu ertelemek" yönünde tercih yaptığı ifade edilen açıklamada, "Öğretmenler haklı taleplerinden vazgeçmeyecek" denildi.

12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

19.06.2026 11:15:00
AA
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.

Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedef ve faaliyetlere yönelik düzenlemelere gidilecek.

Teklifle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.

Yargıda, bilişim teknolojilerinin sağladığı faydalardan daha fazla yararlanılması amacıyla e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilecek, ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile yapılacak.

Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle ise haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşmak müstakil suç olarak düzenlenecek ve hapis cezası verilecek. Yeni suç ihdası dolayısıyla hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlar ve bu hesapları dolandırıcılıkta kullanılanlar "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç kapsamında cezalandırılacak.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğine yönelik düzenleme yapılacak.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, hukuki boşlukların doldurulması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılacak.

Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı

Kayseri'de dev uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 261 kişiden 211'i tutuklandı

19.06.2026 11:13:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı
Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı
Kayseri'de dev uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 261 kişiden 211'i tutuklandı.

Kayseri'de geçtiğimiz gün sabah saatlerinde 2 bin 500 polisin katılımıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu düzenlendi. 1 helikopter ve 4 dronla 282 hedef şahsı yakalamak için 263 adrese operasyon düzenlendi.

Operasyonda 14'ü kadın 261 kişi gözaltına alındı. Aramalarda 8 bin 618 sentetik ecza, çeşitli uyuşturucu ve uyarıcı madde, 2 ruhsatsız tabanca ve 4 av tüfeği ele geçirildi.

İşlemleri sonrası adliyeye sevk edilen şüphelilerden 211'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken 50 kişi ise adli kontrol kararı verildi.

Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor

Kayseri’de aracına yanlış akaryakıt doldurulan sürücünün hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Tüketici Hakem Heyeti motor hasarı, çekici ve ikame araç masrafları dahil olmak üzere toplam 64 bin 172 liralık faturayı akaryakıt istasyonuna kesti

18.06.2026 20:50:00
Haber Merkezi
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Akaryakıt istasyonlarında zaman zaman yaşanan ve araçlarda geri dönülemez motor hasarlarına yol açan "yanlış yakıt" mağduriyetlerine ilişkin ezber bozan bir karar çıktı.

Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yaşanan olay, aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin doldurulan Ü.A. isimli sürücünün Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla yargıya taşındı. Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren davada heyet, istasyonun kusurlu olduğuna ve sürücünün tüm zararını karşılaması gerektiğine hükmetti.

Motor sesi değişince fark etti

Edinilen bilgilere göre sürücü Ü.A., istasyondan yakıt aldıktan kısa bir süre sonra yolda seyir halindeyken aracından garip sesler geldiğini fark etti. Aracını hemen sağa çeken ve çekici yardımıyla yetkili servise götüren sürücü, acı gerçekle karşılaştı: Dizel aracına benzin doldurulmuştu.

Yetkili servisin motor aksamında büyük hasar tespit etmesi üzerine mağdur sürücü, istasyon yetkilileriyle uzlaşamayınca hakkını aramak için Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti'nin kapısını çaldı. Dosyayı inceleyen ve bilirkişi raporlarını değerlendiren heyet, istasyonun tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğunu tescilledi.

Sadece tamir masrafı değil, çekici ve ikame araç da listede

Tüketici Hakem Heyeti, akaryakıt istasyonunun sadece mekanik hasarı değil, sürücünün süreç boyunca uğradığı tüm dolaylı zararları da kuruşu kuruşuna ödemesine karar verdi. Karara göre istasyon, sürücüye toplam 64 bin 172 TL ödeyecek.

Mahkeme kayıtlarına geçen tazminat kalemlerinin kırılımı ise şu şekilde oluştu:

• 57.965 TL: Yanlış yakıt nedeniyle motorda oluşan net hasar bedeli

• 3.287 TL: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca sürücünün kiraladığı ikame araç ücreti

• 1.920 TL: Yolda kalan aracın servise taşınması için ödenen çekici masrafı

• 1.000 TL: Depoya yanlış basılan ve kullanılamaz hale gelen hatalı yakıtın iade bedeli

Uzmanlar uyarıyor: "Fişinizi mutlaka kontrol edin"

Hukukçular ve tüketici dernekleri, bu kararın benzer mağduriyetleri yaşayan tüm sürücüler için çok güçlü bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, pompadan ayrılmadan önce yakıt fişindeki plaka ve yakıt türünün (benzin/motorin) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yanlış dolum fark edildiği anda ise aracın kontağının asla çevrilmemesi ve durumun hemen tutanak altına alınması hayati önem taşıyor.

Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha

Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen "nitelikli cinsel saldırı" soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Sincan Cezaevi'nde bulunan Özcan, bu son kararla birlikte toplamda 3 ayrı suçlamadan tutuklanmış oldu

18.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkındaki hukuki süreç derinleşiyor. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özcan hakkında, bugün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından "nitelikli cinsel saldırı" iddiasıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Bu gelişmeyle birlikte Özcan hakkındaki toplam tutuklama kararı sayısı 3'e yükseldi.

Şantaj davası yeni soruşturmayı beraberinde getirdi

Yeni tutuklama kararına gerekçe olan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir "şantaj" davasında müşteki sıfatıyla yer alan Ö.Ç. isimli kadının ifadeleri, savcılığı harekete geçirdi.

Müşteki Ö.Ç.; eski erkek arkadaşı M.E.A.'nın yanı sıra Tanju Özcan, Özel Kalem Müdürü Ö.N.Y. ve şoför S.Ç. hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan "nitelikli cinsel saldırı" soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Tanju Özcan ve şoförü S.Ç., nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

263 yıl hapis istemiyle yargılanacak

Tanju Özcan'ın cezaevine girmesine neden olan ana süreç, 28 Şubat 2026'da düzenlenen büyük bir operasyonla başlamıştı. Bolu Belediyesi'ne yönelik "icbar suretiyle irtikap" (baskı yoluyla rüşvet/yolsuzluk) suçlamasıyla gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta tutuklanmış ve 3 Mart'ta da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, aralarında Tanju Özcan'ın da bulunduğu sanıklar hakkında "irtikap" suçundan 263 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bugün verilen kararla birlikte Özcan; yolsuzluk, şantaj ve cinsel saldırı dosyalarının merkezinde yer alarak 3 ayrı suçlamadan tutuklu duruma düştü.

Siyasi arenada da deprem: CHP'den istifa etmişti

Hukuki sürecin yanı sıra siyasi tarafta da hareketli günler yaşanıyor. Haziran ayının ortalarında CHP'nin butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından "kesin ihraç" istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Tanju Özcan, ihraç kararını beklemeden hamle yapmıştı. Özcan, 12 Haziran 2026'da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla "siyasi cunta işgali bitinceye kadar" CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Özcan suçlamaları reddetti: "İtibar suikastı"

Hakkındaki tüm iddiaları cezaevinden yaptığı açıklamalarla reddeden Tanju Özcan, yaşananların kendisine yönelik sistemli bir "itibar suikastı ve algı operasyonu" olduğunu savunuyor. Banka hesaplarında hiçbir şüpheli para hareketinin bulunmadığını ileri süren Özcan, öğrencilere burs sağladığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği için hedef tahtasına oturtulduğunu iddia ediyor.

Soruşturmaya ilişkin yeni ekoseptler ve adliye koridorlarından gelecek ek bilgiler ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.