logo
27 TEMMUZ 2026

Kaza ve kadere iman

Nefs, bütün varlığı ile kadere karşıdır. Allah’ın takdiri ile çekişme halindedir, hep kadere karşı çıkar itirazlarda bulunur

18.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Kaza ve kadere iman
Kaza ve kadere iman
"Nefs, bütün varlığı ile kadere karşıdır. Allah'ın takdiri ile çekişme halindedir, hep kadere karşı çıkar itirazlarda bulunur.

Gelin, Allah'a boyun eğelim. O'nun takdirine, O'nun fiiline boyun eğelim. Kadere rıza gösterelim, muvafakat edelim.

Zira kader, bize Allah'ın gönderdiği elçidir. Gönderenin hakkı için ona ikram edelim, boyun eğelim. Eğer kadere karşı böyle davranırsak, o beraberinde bizi Allah'a götürür.

Kadere kayıtsız-şartsız rıza gösterme noktasına geldiğin ve Allah'ın dostluğuna hak kazandığın zaman, O, sana kendi ilim deryasından içecek, lütuf sofrasından yiyecek verir. Kendisiyle yakınlık verir…

Nefsini kurtar. Onun tembelliğini gider. Şahsi ve kötü arzularını kır. İçinde ve dışında Allah'ın birliğinden gayrisi kalmasın, için tevhid nuru ile dolsun, dışın ibadetle bezensin. Emir ve yasak babında titiz ol.







Senin daimi âdetin bu minval üzere devam etsin. Anlayışın, davranışın ilahi emirlerle olsun. Yürüyüşün ve duruşun ona göre ayarlansın. Gecen, gündüzün böyle geçsin.

Darlığını ve genişliğini buna göre ayarla. Hastalığına bu yolda şifa ara; sağlığını bu yolda devam ettir.

İşte kader yoluna böyle gir. Burada kader seni kucaklar. Varlığın hiç bir tesiri olmaz. Kuvvetin bir iş göremez olur. Ortada yalnız kader hüküm sürer.

Kalem ne yazdı ise sana gelir. İlahi bilgi seni kuşatır. Emniyet ve muhafaza altında bulunursun. Hak seni her kötülükten esirger.

Allah bir kulunun duasına icabet edip isteğini ona verdiğinde, O'nun iradesi kesilmiş olmaz. Kalem kurumuş, ilim de onu bildirmiş değildir. Bu Allah'ın takdiri dışında olmuş da değildir.

Ancak kulun muradı, Celle ve Âlâ'nın muradına vaktinde muvafakat ederse; icabet hâsıl olur ve ehl-i ilmin buyurduğu gibi; daha önce kaderin belirlediği vakitte takdir olunduğu şekilde ihtiyati tahakkuk eder.

Azze ve Celle buyurdu: "O her an ayrı bir şe'n üzeredir." 







Yani kaderlerini, vakitlerine sevk eder. Sadece istiyor diye, bir kimseye dünyadayken istediği şeyi vermez. Aynı şekilde sırf dua ediyor diye; bir şeyi (belâ) def etmez.

"Allah sana bir zarar dokunduracaksa bunu kendisinden başka açan olmaz. Şayet, sana bir hayır murad etmiş ise, O'nun fazlını kimse geri çeviremez. Bu fazlını kullarından dilediğine ulaştırır." 

Zeyd b. Vehb yolu ile gelen rivayette, Abdullah b. Mes'ud, Resullullah Efendimizin (s.a.v.) kendisine şöyle buyurduğunu anlatmıştır:

"Her birinizin ana karnında yaratılışı şöyle olmaktadır:

a) Kırk günde (gecede) meni (sperma) halinde kalır.
b) Kırk gün sonra kan pıhtısı halini alır.
c) Kırk gün sonra, et parçası halini alır.

Bundan sonra, dört cümle ile ona bir melek gelir:

a) Nasıl yaratılacağı.
b) Rızkının tayini.
c) İşleyeceği ameli.
d) İyi veya kötü kişilerden olacağı.

Bir kimse, cehennem ehli işini işlemeye başlar; cehennem ile arasın- da bir kulaçlık mesafe kalır. Amma, hakkında yazılan yazı ona yetişir.
Bu kere cennet ehli amelini işler ve cennete girer. Bir başka kimse, cennet ehli amelleri işlemeye devam eder. O kadar ki, cennetle arasında bir kulaç mesafe kalır. Bu kere, yazılan yazı gelir; cehennem ehli amelini işler; cehenneme girer."







Abdurrahman Sülemi, Hazreti Ali'nin (r.a.) şöyle dediğini anlattı:

"Bir ara Resulullah (s.a.v.) Efendimizin yanında idik. Kendisi, başı yere eğik halde bulunuyordu. Bir ara başını kaldırdı ve böyle buyurdu: "Hemen herkesin, cennette veya cehennemde olan yeri bellidir."

Bunun üzerine, sahabe şöyle dedi: "Ya Resulallah, bu duruma güvenmeyelim mi?"  

Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Amel işlemeye bakınız; herkes, yaratıldığı işin yolunu bulur."

Mukadderatta olan şeyler başa gelmeye başladığı zaman, Aziz ve Celil olan Allah'a itirazlarda bulunmak; dinin ölmesi, tevhidin ölmesi, tevekkül ve ihlasın ölmesi demektir.

İnanan bir kalp; kader karşısında "niçin?" "neden?" "nasıl?" gibi şeyler bilmez; Allah'ın takdirine karşı itirazlarda bulunan böyle soruları asla sormaz.

Bilakis o mukadderatta olan şeyler vuku buldukça, sadece şöyle der: "Evet, Allah'ın takdiri vuku bulmuştur. 







Tövbe edin ve tövbenizde samimi olup, sebat gösterin; yararınıza veya zararınıza, zillette izzette, zenginlikte fakirlikte, hastalıkta sağlıkta, özetle hoşunuza giden veya gitmeyen her konuda kadere boyun eğin.

Ey cemaat! Siz uymayı bilin ki, başkaları da size uysun; siz hizmet etmeyi bilin ki, başkaları da size hizmet etsin. Siz kader ve kazaya boyun eğin ki, başkaları da size boyun eğsin.

"Ne ekersen onu biçersin", "Siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz", "Amelleriniz sizin işçilerinizdir" sözleri kulaklarınıza çalınmadı mı?

Allah (c.c.) kullarına haksızlık yapıp da az günaha çok ceza verecek değildir…







Kim hizmet ederse hizmet görür

Kader geldiği zaman kendini karaya veya denize taşımasına, dağa veya tepeye götürmesine, acı veya tatlı yedirmesine rıza gösterir.

Yücelik ve alçaklıkta, zenginlikte ve fakirlikte, sağlıkta ve hastalıkta da rıza gösterir.

Kaderle birlikte yürür. Kader onun yorulduğunu anlayınca sırtından iner ve onu kendi sırtına alır. Artık kadere binen odur.

Kader ona hizmet eder, alçalır. Çünkü artık o, Allah'a yakın ve O'nun katında değerlidir. Bütün bunlar nefsine, hevasına, tabiat ve alışkanlıklarına, şeytanına ve kötü arkadaşlara uymadığı içindir.







Ey Allah'ın hükmüne itiraz eden, yazık sana! Saçma sapan işlerle uğraşma. Yazgıyı geri çevirebilecek hiçbir güç yoktur. Kendini kaderin ellerine bırak ki rahat edesin. Şu geceyi ve şu gündüzü geri çevirebilir misin?

Gecenin vakti gelince sen istesen de gelir, istemesen de. Gündüz de böyle. Her ikisi de sana rağmen gelir. İşte Allah'ın kaza ve kaderi böyledir; ama lehine ama aleyhine…

İstemediğin bir şeyin gecesi gelince teslim ol ve istediğin şeyin gündüzünü bırak. Allah'ın kaza ve kaderinden hiçbir şeye karşı çıkma ki; helak olursun, imanın gider, kalbin bulanır ve sırrın ölür.

Kazaya rıza göstermez, sıkıntıya sabretmez ve nimete şükretmezsen Rabb'in yok demektir senin. Kendine başka Rab ara; ama nafile başka Rab de yok ki!" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Adli kontrolle serbest kalan ünlü yönetmen Ezel Akay: "Mahkeme sonunda her şeyi öğreneceksiniz"

Bursa'nın İnegöl ilçesinde evine düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanarak, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ünlü yönetmen Ezel Akay, sosyal medya hesabından ilk kez açıklama yaptı

25.07.2026 23:58:00
İHA
 
Adli kontrolle serbest kalan ünlü yönetmen Ezel Akay: "Mahkeme sonunda her şeyi öğreneceksiniz"
Adli kontrolle serbest kalan ünlü yönetmen Ezel Akay: "Mahkeme sonunda her şeyi öğreneceksiniz"
Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan yönetmen Ezel Akay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada basına yansıyan haberlerde söz konusu adreslerden "Ezel Akay'ın evi" olarak bahsedilmesine tepki göstererek, "Dostlar, bir ifade verdim çıktım. Yayılan haberlere çok hayret ettim. Lütfen medyada gördüğünüz her habere inanmayınız, maalesef devir böyle. Hayatında hiçbir suça bulaşmamış biri olarak süren yargılamanın sonucunu beklemenizi tavsiye ederim. Sözü edilen evler kiminmiş, olay neden büyümüş, hepsini mahkeme sonunda öğreneceksiniz!" dedi.








Ezel Akay ile müzisyen kardeşi Eren Kazım Akay, 23 Temmuz'da jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Arama yapılan adreste 22 kök kenevir bitkisi, bin 144 gram kubar esrar, iklimlendirme sistemi ve çeşitli malzemelerin bulunduğu ileri sürülmüştü.









İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ezel Akay adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kardeşi Eren Kazım Akay tutuklanmıştı.








Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor

Fethiye Göcek'te dün öğlen çıkan ve yaklaşık 24 saattir devam eden orman yangınını söndürmek için ekiplerin canla başla mücadelesi devam ediyor. Karadan arazözler ve söndürme işçilerinin yanı sıra gönüllü vatandaşlar ve kurumların mücadele verdiği yangında hava araçları da adeta zamanla yarışarak sortilerini sürdürdü. Hava araçlarının mücadelesi ve yanan alanlar dronla görüntülendi

23.07.2026 12:32:00 / Güncelleme: 23.07.2026 12:36:30
İHA
 
Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor
Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor
Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde öğle saatlerinde çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaşan orman yangınına havadan ve karadan yoğun müdahale gerçekleştiriliyor. Yerleşim yerlerini de tehdit eden yangının enerjisi ekiplerin çalışmaları sonucunda büyük oranda düşürülürken, şu ana kadar ekseriya ormanlık alan olmak üzere yaklaşık 3 bin 200 dönüm civarında alanın yandığı öğrenildi.






"5 uçak 14 helikopter, 126 araç ve 417 personel mücadele veriyor"

Yangının başlamasının ardından İl Afet ve Acil Müdahale Planı kapsamında Kriz Koordinasyon Merkezi'nin yönetimi toplanarak planlı bir şekilde söndürme çalışmaları başlatıldı. Olumsuz hava şartları ve arazinin sarp olması nedeniyle hava araçları yangını söndürmek için zamanla yarışıyor. Orman Bölge Müdürlüğü başta olmak üzere AFAD, Jandarma, Emniyet, Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri, MUSKİ ve diğer kurumlarla koordineli şekilde müdahalelerini sürdürüyor.








5 uçak 14 helikopter, 126 araç ve iş makinesi 53 arazöz, 16 su tankeri, 5 ilk müdahale aracı, 18 iş makinesi, 6 TOMA ile söndürme çalışmalarının devam ettiği yangının boyutu gün ağarınca ortaya çıktı.




















Antalya'da termometreler 44 dereceyi gördü

Antalya'da termometreler 44 dereceyi gösterdi. Deniz suyu sıcaklığının 30 dereceye ulaştığı kentte vatandaşlar serinlemek için Konyaaltı Sahili'ne akın etti

22.07.2026 15:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
Antalya'da termometreler 44 dereceyi gördü
Antalya'da termometreler 44 dereceyi gördü
Meteoroloji'nin günler öncesinden yaptığı yüksek sıcaklık uyarılarının ardından Antalya'da termometreler 44 dereceyi gösterdi. Deniz suyu sıcaklığının 30 dereceye ulaştığı kentte yerli ve yabancı turistler ile vatandaşlar serinlemek için Konyaaltı Sahili'ne akın etti.






Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Antalya şehir merkezinde hava sıcaklığı 41 derece olarak ölçülürken, termometreler 44 dereceyi gösterdi. Deniz suyu sıcaklığı 30 dereceye ulaşırken, nem oranı ise yüzde 18 olarak kaydedildi.








Sıcaktan bunalanlar sahillere koştu

Yüksek sıcaklığı fırsata çeviren yerli ve yabancı turistler ile kent sakinleri, serinlemek için Konyaaltı Sahili'nde yoğunluk oluşturdu. Bazıları Akdeniz'in serin sularına girerek sıcak havadan korunmaya çalışırken, bazıları da şemsiye gölgelerinde vakit geçirdi. Sahilde bulunan bazı vatandaşlar ise falezlerden denize atlayarak serinlemeyi tercih etti. Öğle saatlerinde sahildeki hareketlilik dikkat çekerken, uzmanlar özellikle güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini hatırlattı.







"Sıcak olsa da Antalya buna değer"

Hatay'ın İskenderun ilçesinden tatil için Antalya'ya gelen Fatma Çürük, sıcak havaya rağmen kentin güzelliğine dikkat çekerek, "Antalya çok güzel. Sıcak olsa da buna değer. Biz de Hatay'dan geliyoruz, orası da çok sıcak. Bugün biraz yürüyelim dedik ama sıcak gerçekten etkiledi" dedi. Eşi Adem Çürük ise, "Antalya vazgeçilmezimiz. İki gündür sıcaklık oldukça yüksek ama her şeye rağmen görülmeye değer bir şehir" ifadelerini kullandı.







Konyaaltı Belediyesi'nden sıcak hava tedbiri

Yoğun sıcaklık uyarılarının yapıldığı günde Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan da sosyal medya hesabından aldığı tedbiri paylaştı. Kotan, aşırı sıcaklar nedeniyle sahada görev yapan belediye çalışanlarının 11.00 ile 15.00 saatleri arasında dinlendirileceğini duyurdu.

Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada ailenin avukatı Kemal Yavuz, soruşturmanın en önemli bölümünü hava hareketlerine ilişkin teknik verilerin oluşturduğunu söyledi. Yavuz, olay günü bölgede bulunan 3 askeri jetin, helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu bu iddiaları doğrulayabilecek radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin ise imha edildiğine ilişkin tutanaklara ulaştıklarını belirtti

21.07.2026 11:05:00 / Güncelleme: 21.07.2026 11:22:13
İHA
 
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmeye devam ediyor. Yazıcıoğlu davasına ilişkin ailenin avukatı Kemal Yavuz, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulundu.

Dosyanın yıllar içerisinde önemli ölçüde genişlediğini belirten Av. Yavuz, "Dosyada daha önce 179 klasör vardı. Bugün geldiğimiz noktada bu sayı 190'ın üzerine çıktı. Dosyanın içerisinde bizim açımızdan en önemli iki konu hava hareketleri ve karbonmonoksit meselesidir. Karbonmonoksitin nasıl oluştuğu ve bunun helikopterin düşmesine ya da düşürülmesine etkisinin ne olduğuna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ancak şu anda bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu hava hareketleridir. Baştan beri en önemli delil olarak bunu gördük" dedi.






"Veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor"

Hava hareketlerine ilişkin yıllardır çalışma yürüttüklerini ifade eden Yavuz, Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yapılan keşifte ulaşılan verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.

Yavuz, "Bölgede 3 askeri jetin olduğu, bunlardan 2'sinin Çukurca tarafından birleşerek kol uçuşuyla olay mahalline geldiği, yaklaşık 24 bin fitten alçaldıkları, bunlardan birinin daha da aşağı kayarak helikopterin üzerinden yaklaşık 560 knot hızla geçtiği, ardından yeniden yükselerek yaklaşık 590 knot gibi çok yüksek bir hızla helikopter enkazının bulunduğu bölgenin üzerinden geçtiği anlaşılıyor. Bu verileri 14 Mart 2014 tarihinde Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yaptığımız keşifte elde ettik. Elde ettiğimiz teknik veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Bu keşiflerin yargı açısından tartışmasız delile dönüşebilmesi için askeri radar kayıtları ile savaş uçaklarının kendi radar ve görüntü kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Bunun netleşebilmesi radar kayıtlarıyla mümkündür. Hem kara radarları hem de askeri jetlerin kendi radar ve görüntü kayıtları incelendiğinde etki mesafesine girilip girilmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır" diye konuştu.








"Radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin imha edildiğine ilişkin tutanak gördük"

Soruşturma kapsamında 2025 yılında Diyarbakır'daki bir ana jet üssünde yapılan keşifte dikkat çekici bir kanıtlara ulaştıklarını ifade eden Yavuz, "Önce radar kayıtlarıyla ilgili farklı açıklamalar yapıldı. Daha sonra 2025 yılında Diyarbakır'da yaptığımız keşifte, olay saatlerine isabet eden radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine ilişkin tutanakları gördük. Bu kayıtların gerçekten imha edilip edilmediğini bilemeyiz ancak elimizde imha tutanağı var. Bu nedenle bu delillerin bizden gizlendiğini, dosyaya gönderilmek istenmediğini açıkça gördük. Burada delil karartma şüphesi bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Pilotların kimlikleri belli ama ifadeleri alınmadı"

Yavuz, "Dosyada uçakların kimlikleri de pilotları da belli. Ancak bugüne kadar yalnızca 2 pilotun ifadesi alındı. Diğer pilotların ifadeleri dahi alınmadı. Oysa bu kişilerin olayın aydınlatılması bakımından dinlenmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.

Av. Yavuz, dosyada bütün bu verilerin önemli ölçüde oluşmuş olduğunu belirterek, "Örneğin Ali Armağan, biz başından beri söyledik, bu şahıs Sivas'tan gelirken de takip etmiş. Bu şahıs FETÖ'nün içerisinde etkin biri. Özellikle Adil Öksüz'le doğrudan 152 kez telefon teması var. 'Bu şahıs bu operasyonu yönlendirmiş, yönetmiştir' diye başından beri iddiamız vardı. Ve bu şahsın gözaltına alınmış olması, şu an tutuklanmış olması. Bu şahsın verdiği ifadelerin mahiyetinin dosyada gizlilik olduğu için bilmemekle birlikte şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, her ne kadar bunlar olayları inkarı seçmişler ise de şu an olayların daha netleştiği veriler itibariyle bunların askeri jetlerin oluşturdukları türbülansta helikopteri kasten, bile isteye düşürdükleri net olarak bize göre anlaşılmış durumda" dedi.








"16 yıldır aynı şeyi söylüyoruz"

Yavuz, yıllardır dile getirdikleri iddiaların bugün elde edilen yeni verilerle desteklendiğini savunarak, "16 yıldır biz bunu söylüyoruz. Bu da bugün daha da netleşmiş oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici bir haber. 'Bu dosyada deliller varken bu hususlar neden gelişmiyor' diyecek olursanız, evet etkin bir irade gerekiyordu. Bu etkin iradeyi Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyayı Ankara'ya aldırmak suretiyle böyle bir irade bildirdi. Ve biz şundan memnunuz ki bu dosyaya bir devlet denetleme kurumu samimiyetle bakmıştı, suikast olabilir şüphesiyle bakmıştı. Bir de şimdi dosyayı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki yetkili savcı arkadaşların bakış açılarının bu yönde olduğunu sevinerek müşahede ediyoruz. Ama burada üzerinde durulması gereken şey sonrasında bir örgütlü yapı var. Bu örgütlü yapının talebiyle, programıyla bunların gerçekleştirdikleri, olayın öncesi hazırlıklar, olay yaşanması, olaydan sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle biz bu yapının nedenli olay üzerinde hakimiyet kurduğunu çok net olarak görüyoruz. Çünkü İsmail konuşmaya başladıktan sonra bunlar delil karartma, delilleri yok etmek, canlı kimseye ulaşılmasını önlemek için arama kurtarmaya dönüştürdüler" diye konuştu.








"Bu eylemi FETÖ'nün gerçekleştirdiğini düşünüyoruz"

Ortaya çıkan isimler ve delillerin belirli bir yapılanmaya işaret ettiğini savunan Yavuz, "Bu yapı içerisinde ortaya çıkan kişilere baktığımızda bunların FETÖ bağlantılı isimler olduğu görülüyor. O dönem Hava Kuvvetleri içerisinde en etkin yapılanmanın FETÖ olduğu dikkate alındığında bu eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında örgüt mensubu olmayan bazı kişilerin de bu olayda kullanıldığını değerlendiriyoruz. FETÖ'nün çalışma sistemi bunu mümkün kılan bir yapıydı. Bu yapının içerisinde aktif olarak yer almayan kişilerin de bu olayda kullandığını net olarak kullanıldığını biliyoruz. Şuanda üzerinde operasyon yapılan 29 kişi bunlardan tutuklanan 19 kişi var. Bunlarla sınırlı değil bu iş başka unsurlar da var ve daha etkin faillerde var. Bu faillerin üzerine gidilmesi gerekiyor. Biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda gördüğümüz irade bunların tamamını gerçekleştirecek iradedir" şeklinde konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.