logo
30 HAZİRAN 2026

Kepekçi Manisa'da teşkilatla buluştu: "Temiz siyaset, temiz gelecek için çalışıyoruz"

BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Manisa'da Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na başkanlık etti. Yeni il başkanlığı binasını ziyaret eden Kepekçi, teşkilat çalışmaları hakkında bilgi aldı, yeni dönem hedeflerini belirledi. Toplantıda teşkilatlanma, üye çalışmaları ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin gelecek vizyonu ele alındı

30.06.2026 12:16:00
Hasan Gündoğdu
 
Kepekçi Manisa'da teşkilatla buluştu: "Temiz siyaset, temiz gelecek için çalışıyoruz"
Kepekçi Manisa'da teşkilatla buluştu: "Temiz siyaset, temiz gelecek için çalışıyoruz"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Manisa'da düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katıldı. Program kapsamında BTP Manisa İl Başkanı Kenan Gürsabancı ve teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Kepekçi'ye, BTP İzmir İl Başkanı Ömer Kalem de eşlik etti.

Program öncesinde BTP Manisa İl Başkanlığı'nın yeni hizmet binasını ziyaret eden Kepekçi, teşkilata hayırlı olsun dileklerini ileterek yeni binanın Manisa'daki teşkilatlanma çalışmalarına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.






Son bir ayın çalışmaları değerlendirildi

Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'nda son bir aylık teşkilat faaliyetleri kapsamlı şekilde ele alındı. İl Başkanı Kenan Gürsabancı tarafından gerçekleştirilen sunumda üye çalışmaları, saha faaliyetleri, vatandaş buluşmaları ve teşkilatlanma süreci hakkında detaylı bilgi verildi.

Gürsabancı, son dönemde yürütülen çalışmaların teşkilata önemli bir ivme kazandırdığını belirterek, önümüzdeki süreçte daha yoğun saha faaliyetleri gerçekleştireceklerini ifade etti.

Toplantıda teşkilat mensupları da söz alarak yürüttükleri çalışmalar, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yeni dönem yol haritası belirlendi

Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri de yeni dönem çalışma planı oldu.

Yapılan istişarelerde Manisa teşkilatının önümüzdeki süreçte özellikle teşkilatlanma çalışmalarına ağırlık vermesi kararlaştırıldı.

Bu kapsamda;
• Komşu buluşmalarının yaygınlaştırılması,
• Halk buluşmalarının artırılması,
• Düzenli stant çalışmaları yapılması,
• Esnaf ziyaretlerinin daha sistemli hale getirilmesi,
• Yeni üye çalışmalarının hızlandırılması,
konularında ortak çalışma takvimi oluşturuldu.

Kepekçi, teşkilat çalışmalarının belirli dönemlerde yoğunlaşıp sonra durmasının doğru olmadığını belirterek, siyasetin süreklilik isteyen bir faaliyet olduğunu ve vatandaşla kurulan bağın her gün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.






"BTP'de görev almak geleceği korumaktır"

Toplantıda teşkilat mensuplarına hitap eden Kepekçi, Bağımsız Türkiye Partisi'nde görev almanın yalnızca siyasi bir faaliyet olmadığını ifade etti.

"BTP'de faaliyet göstermek, aslında çocuklarımızın, torunlarımızın ve ülkemizin geleceğini güvence altına almak için mücadele etmektir." diyen Kepekçi, siyaseti kişisel makam ve mevki elde etmenin aracı olarak görmediklerini söyledi.

"Bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Biz, geleceğimiz için siyaset yapıyoruz. Evlatlarımızın daha güçlü, daha huzurlu ve daha müreffeh bir Türkiye'de yaşaması için mücadele ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"Geleceği Savunmak" seminerlerine dikkat çekti

Kepekçi konuşmasında, Bağımsız Türkiye Partisi tarafından Türkiye'nin birçok ilinde gerçekleştirilen "Geleceği Savunmak" seminerlerine de değindi.

Bu seminerlerin yalnızca siyasi toplantılar olmadığını belirten Kepekçi, toplumun milli değerlerine, aile yapısına ve ekonomik geleceğine sahip çıkmayı amaçlayan önemli bir bilinçlendirme çalışması olduğunu ifade etti.

Toplumun her geçen gün ahlaki ve kültürel değerlerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını dile getiren Kepekçi, gençlerin ve ailelerin karşı karşıya bulunduğu sorunların ancak güçlü bir toplumsal bilinçle aşılabileceğini söyledi.






"Temiz siyaset, temiz gelecek"

Konuşmasının devamında günümüz siyaset anlayışını da değerlendiren Kepekçi, toplumun siyasete olan güveninin her geçen gün azaldığını belirtti.

"Toplumsal değerlerin aşındığı, siyasetin yıprandığı ve güven duygusunun zedelendiği bir dönemde Bağımsız Türkiye Partisi olarak 'Temiz Siyaset, Temiz Gelecek' anlayışıyla hareket ediyoruz." diyen Kepekçi, siyasetin yeniden ahlak, dürüstlük ve millet hizmeti eksenine oturtulması gerektiğini ifade etti.

Siyasetin kutuplaştıran değil birleştiren, ayrıştıran değil kucaklaştıran bir anlayışla yapılmasının Türkiye'nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

"Milli Ekonomi Modeli bütün ekonomik sorunların çözümüdür"

Konuşmasında ekonomiye de geniş yer ayıran Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konulan Milli Ekonomi Modeli'nin, yalnızca teorik bir çalışma değil, dünyanın farklı ülkelerinde akademik çevreler tarafından incelenmiş kapsamlı bir kalkınma modeli olduğunu ifade etti.

Bugün Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu yüksek enflasyon, işsizlik, gelir dağılımındaki bozulma, üretimde yaşanan daralma ve alım gücündeki gerilemenin çözümünün Milli Ekonomi Modeli'nde bulunduğunu belirten Kepekçi, modelin üretimi önceleyen, vatandaşın alım gücünü artıran ve sosyal devleti güçlendiren politikalarıyla Türkiye'nin yeniden ekonomik bağımsızlığını kazanabileceğini söyledi.

Kepekçi, "Üreten bir Türkiye, güçlü bir sosyal devlet ve adil gelir dağılımı ancak Milli Ekonomi Modeli ile mümkündür." ifadelerini kullandı.

Teşkilata teşekkür etti

Programın sonunda Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Manisa İl Başkanı Kenan Gürsabancı başta olmak üzere tüm teşkilat mensuplarına son dönemde gerçekleştirdikleri üye çalışmaları ve saha faaliyetleri dolayısıyla teşekkür etti.

Manisa teşkilatının ortaya koyduğu gayretin örnek teşkil ettiğini belirten Kepekçi, önümüzdeki dönemde belirlenen hedeflerin disiplinli çalışmalarla daha da ileri taşınacağına inandığını ifade etti.

Genişletilmiş İl Divan Toplantısı, karşılıklı görüş alışverişi, yeni dönem hedeflerinin netleştirilmesi ve toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Hukuk sustuğunda sokak konuşur

Bir toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en temel çimento, şüphesiz ki hukuk sistemine duyulan güvendir

28.06.2026 10:29:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Hukuk sustuğunda sokak konuşur
Hukuk sustuğunda sokak konuşur
Bir toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en temel çimento, şüphesiz ki hukuk sistemine duyulan güvendir.

Ancak son dönemde kamuoyunun adalet sistemine olan inancında ciddi bir kırılma yaşandığını görüyoruz. Bireylerin hukukun kendilerini koruduğuna, suçluyu cezalandırdığına ve mağdurun hakkını teslim ettiğine dair inancı zayıfladığında, toplumlar çok tehlikeli bir eşiğe sürükleniyor: Kendi adaletini arama ve ihkak-ı hak eğilimi.

Peki, bir toplum nasıl olur da kurumsal adaletten umudunu kesip kendi adaletini uygulama noktasına gelir? Gelin, bu tehlikeli dönüşümün anatomisine birlikte bakalım.







Adım Adım Güven Kaybı: Kurumsal Çöküşten Sosyal Kaosa

Adalet sistemine güvenin kaybolması bir gecede gerçekleşmez. Bu, bir dizi sistemik tıkanıklığın ve çaresizlik hissinin üst üste binmesiyle oluşan kronik bir süreçtir:

1. Cezasızlık Algısı ve Geciken Kararlar: "Geç gelen adalet, adalet değildir" sözünün somutlaştığı aşamadır bu. Yıllar süren davalar, infaz yasalarındaki boşluklar veya denetimli serbestlik sınırlarının esnekliği nedeniyle suçluların sokakta rahatça gezmesi, kamuoyunda "Suç işleyen cezasız kalıyor" algısını kökleştirir.

2. Hukuki Yalnızlık ve Çaresizlik Hissi: Mağdurun, devletin koruyucu zırhından mahrum kaldığını hissettiği andır. Birey, maruz kaldığı haksızlık veya şiddet karşısında yasal mekanizmaların işlevsiz kaldığını gördüğünde, kurumsal yapılardan psikolojik olarak kopar ve derin bir çaresizlik hissine kapılır.







3. Sosyal Medya Adaleti ve Dijital Mahkemeler: Geleneksel mahkemelerden umudunu kesen kitleler, davaları sosyal medya platformlarına taşır. Hashtag'ler vasıtasıyla "dijital mahkemeler" kurulur, sanıklar daha hakim karşısına çıkmadan toplum vicdanında mahkum edilir. Sosyal medyanın baskısıyla açılan soruşturmalar veya değişen kararlar, adalet sisteminin bağımsızlığına indirilen en büyük darbelerden biri olur.

4. Bireysel Adalet ve İhkak-ı Hak: Sürecin en karanlık noktasıdır. Devletin şiddet kullanma tekelini ve yargı yetkisini kaybettiği algısı yerleştiğinde, bireyler veya gruplar kendi adaletlerini kendileri sağlamaya kalkışır. Sokak kavgalarının infaza dönüşmesi, linç girişimleri, mafyatik yapılardan medet umma ve bireysel silahlanma bu aşamada tırmanışa geçer.







Orman Kanununa Dönüş Riski

Sosyologlar ve hukukçular, adalete inancın kaybolduğu bir toplumun "hukuk devleti" vasfını yitirerek hızlıca bir "orman kanunu" ortamına gerileyeceği konusunda hemfikir. Hukuk sisteminin işlevini yitirmesi, suç oranlarını artırmakla kalmaz; aynı zamanda ticari hayatı, yatırımları ve en önemlisi toplumsal barışı da felç eder. Kimsenin yarınından emin olmadığı bir iklimde, en temel insani güven duygusu yok olur.







Meselenin Özü: Adalet, yalnızca suçlunun cezalandırılması değil, toplumun vicdanen tatmin edilmesidir. Vicdanların kurumsal yollarla teskin edilmediği her boşluk, bireysel öfke, intikam duygusu ve kontrolsüz şiddet tarafından doldurulmaya mahkumdur.






Bu tehlikeli gidişatın durdurulmasının tek yolu; yargı bağımsızlığının koşulsuz şartsız güvence altına alınması, infaz sisteminin caydırıcı hale getirilmesi ve hukukun "güçlünün kalkanı" değil, "haklının kılıcı" olduğunun topluma yeniden uygulamalarla kanıtlanmasıdır.

Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk


Kamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla, Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı.

27.06.2026 13:48:00
AA
 
 Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk
 Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk

Kamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla, Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı. Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları üyeleri, konsolosluk önünde toplandı. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan grup, konsolosluk önüne üzerinde "Çamerya katliamını unutmadık, unutturmayacağız" yazılı siyah çelenk bıraktı.







Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Sekreteri İsmail Kocaköse, yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın 1944-1945 döneminde Çamerya Arnavutlarına yönelik yaşanan olaylarla ilgili sorumluluğuyla yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Kocaköse, kendini medeniyetin beşiği olarak tanımlayan Yunanistan'ın geçmişiyle yüzleşemediğini belirterek, "Bu dönemde 2 bin 900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürülmüş, 745 kadına tecavüz edilmiş, 68 köyde 5 bin 800 ev yakılmış, göçe zorlanan binlerce insan da yollarda hayatını kaybetmiştir" ifadelerini kullandı.






Yunanistan'da "Türk" kelimesi yasak

Yunanistan'ın bugün de Batı Trakya Türklerinin Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim, inanç ve örgütlenme haklarını ihlal etmeyi sürdürdüğünü dile getiren Kocaköse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 27 Mart 2008 tarihli kararına rağmen, adında "Türk" kelimesi bulunan derneklerin haklarının yıllardır fiilen tanınmadığını aktardı.
Kocaköse, "Türkiye aleyhine yürütülen nefret söylemleri ve seçim dönemlerinde komşuluk ilişkilerini zedeleyen politikalar iki halk arasındaki tarihi dostluğa zarar vermektedir. Türk ve Yunan halkları düşman değildir. Yunan siyasetçilerini insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne uygun davranmaya davet ediyoruz. Yaptığınız katliamları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.

Türkiye'nin en şanslı öğrencisi


 
Konya'da bir öğretmeni bulunan okulun tek öğrencisi karne heyecanı yaşadı. Birebir özel ders almak belki şans olarak değerlendirilebilir ancak bu yaşlarda arkadaşsız kalmak büyük şanssızlık!

27.06.2026 12:05:00 / Güncelleme: 27.06.2026 12:12:05
AA
 
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi

Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Gökçeyurt Mahallesi'nde, tek öğretmenli ilkokulun tek öğrencisi İlayda Kozlu karne sevinci yaşadı. 2025-2026 eğitim öğretim yılını başarıyla tamamlayan Şehit Mustafa Kozlu İlkokulu 3. sınıf öğrencisi İlayda Kozlu, karnesini okulun tek öğretmeni Muhammed Bağ'dan aldı.
Kozlu, karnesini aldığı sırada büyük sevinç yaşadı.







Azimli bir öğrenci

Okulun öğretmeni Muhammed Bağ, "bir öğretmen bir öğrenci" olarak yeni eğitim öğretim yılına başlamanın farklı bir deneyim olduğunu söyledi.







İlayda'nın sevecenliği ve derslere olan ilgisinin okula her gün istekle gelmesine neden olduğunu belirten Bağ, şunları kaydetti:
"İlayda'ya öğretmenlik süreci, benim için de bir öğrenme süreci oldu. İkinci dönemi dolu dolu geçirdik. Hem ben hem İlayda çok farklı deneyimler kazandık. Sosyal medya sayesinde tüm Türkiye İlayda'nın arkadaşı oldu. Kendisi de bunun farkında. Bu da İlayda'ya çok büyük bir özgüven aşıladı. Derslerinde gösterdiği azim ve kararlılık ile başarı zaten kaçınılmazdı. Neredeyse hiç devamsızlık yapmadı. Derslerinde de başarılı bir öğrenciydi. Hatta bugün 'okul devam etsin, tatil olmasın' dedi. Karnesini alırken büyük sevinç yaşadı. İkimiz için de ömür boyu unutulmayacak bir sene oldu. Hayatı boyunca iletişimde kalacağımızı düşünüyorum. Yolu, bahtı hep açık olsun. Hayat ona hep güzellik getirsin."

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
 
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.