logo
03 MAYIS 2026

Kıbrıs'ta Gelinen Nokta

23.03.2007 00:00:00
KKTC'nin başına gelenler ve yakın zamanda gelecekler, AB sürecinde Türkiye'nin başına geleceklerin pilot bir çalışmasıdır.Bu manada, Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in "Kıbrıs'ı veren Anadolu'yu da verir" uyarısı hamasetle söylenmiş bir ifade değil, bir gerçektir.Bu açıdan da bakıldığında Kıbrıs'taki gelişmeleri yakından takip etmek geleceğimiz açısından çok önemlidir. AB'nin herhangi bir adım atması -ki bugüne kadar adım atıp atmadıkları malum- Kıbrıs meselesine kilitlenmiş durumda.Onlara göre Kıbrıs meselesi, Türkiye'nin Güney Rum Kesimi'ni Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında adanın tek hakim gücü olarak tanımaması, KKTC'yi ilga etmemesi, Türk askerini buradan çekmemesi olarak özetlenebilir.Peki, Türkiye'nin bu talepleri karşılaması milli menfaatleri açısından mümkün mü? Kesinlikle hayır.AKP Hükümeti, AB hayali uğruna Kıbrıs konusunda hangi tavizi vermek isterse istesin, Türk milleti ve askeri buna asla müsaade etmeyecektir.Bu sebeple, Kıbrıs üzerinde hesabı olanlar ve bu hesaba dahil olanlar, saman altından su yürütme taktiğini uygulamaktadırlar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifadesiyle "Kıbrıs yavru vatan değil, vatandır".Bugün Sayın Baş'ın ifade ettiği bu gerçek üzerinde bir Kıbrıs politikası geliştirilmesi gerekirken, uluslararası haklarımızı kullanarak, tamamen hukuki bir müdahale ile, üstelik binlerce şehit vererek elde ettiğimiz KKTC'yi bir serap uğruna feda etmek sizce büyük bir enayilik ya da büyük bir ihanet olmaz mı?Kıbrıs konusunda AB'nin ve Güney Rum Kesimi'nin istekleri karşılanmadan AB herhangi bir adım atmayacak. Peki, istenilen bu tavizler verilse durum nasıl olur?AB göstermelik bir iki adım atacak, ama arkasından adım atmaması için bahane olacak başka tavizler isteyecek. Örneğin, Ege, Güneydoğu, sözde Ermeni soykırım, Pontus soykırımı ve daha niceleri.İlerleme raporlarında, zirvelerde talep ettikleri bütün maddeleri AB süreci için olmazsa olmaz olarak ısrar edip uygulamamızı isteyecekler.Bu ne biçim dış siyaset.Sana milli menfaatler açısından hiçbir fayda getirmeyecek adımları neden atıyorsun?AB sürecindeki problemleri gören, AB için her türlü tavizi vermeye hazır olan iktidarımıza direnen Rauf Denktaş devre dışı bırakılıp, yerine Talat iktidarı getirildi.Çünkü Denktaş taviz taleplerine muhalefet edince, AKP iktidarı Kıbrıs konusunda taviz veren tek taraf olarak ortaya çıkıyordu. Bu da Türk milletinin gözünden düşmekti.Talat iktidarı geldiğinden bu yana tavizleri veren konumda oldu. Hatta taviz verme konusunda AKP iktidarından daha öne çıktı. Şu ana kadar nelerin altına imza atıldığını bilemiyoruz.Böylece topun ucuna KKTC siyaseti konulmuş oldu.Ama şunu asla unutmamalıyız ki, bugün Cumhurbaşkanı Talat ve de CTP iktidarı hangi tavizleri veriyorsa bu tavizlerden, onları iktidara taşıyan AKP iktidarı da aynen hatta fazlasıyla sorumludur. Çünkü AKP'nin desteği olmasaydı Rauf Denktaş gibi kendisini ispatlamış olan bir ismin ekarte olması mümkün olmayacaktı.Şimdi KKTC halkı, oyuna getirildiğinin farkında ve bin pişman, ama iş işten geçmiş vaziyette. Başlarında, KKTC konusunda tavrı belli olan ve Rum Kesiminin en güçlü partilerinden olan AKEL'in gençleriyle "Türk askeri dışarı" pankartları taşıyan bir iktidar var.Başlarında, kutlamalarda İstiklal Marşı'nı devre dışı bırakan ve o topraklar için canını feda etmiş şehitlerimize saygı duymaktan imtina eden bir iktidar var.Türkiye'nin iktidarında bulunan siyasiler AB uğruna Kıbrıs'ı feda etmeye hazır, KKTC'nin siyasileri de hazır. İşte Güney Rum Kesimi'nin son zamanlarda yaptığı çıkışlardaki cesaretini burada aramak lazım.Türkiye'de de, KKTC'de de adeta tükürseler bile "ya Rabbi şükür" diyebilecek bir siyaset var, adam da fırsat bu fırsat, senin hayalini kurduğun AB'yi de arkasına alarak yapacağını yapıyor.Hatta bütün dünyanın bildiği, öldürerek küvete koydukları Türk çocuklarının katliam suçunu utanmadan bizim askerimize attılar. Hem de kendi milletvekilleri Türkleri katlettikleri itirafları yaparken, kendi basın mensupları Türk köylerindeki katliamların ve toplu mezarların belgesellerini hazırlarken?Ne bekliyorsun? Sen kendi boynuna ipi dolarsan, düşmanının gelip de seni kurtaracağını mı zannediyorsun? Tabii ki, o ipi çekmekten memnuniyet duyacaktır.Bütün bu gerçekler AB'nin bizler için çözüm değil, bilakis yok oluş olduğunu ispatlamaktadır.Akıllı olana bir misal bile yeterken, hala AB'de ısrar etmenin mantığı nedir?
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.