logo
27 MAYIS 2026

Kıbrıs'ta son iki yıl

24.02.2004 00:00:00
BMGenel Sekreteri Kofi Annan gözetiminde New York'ta varılan mutabakat çerçevesinde Kıbrıs müzakerelerine yeniden başlanması sürecine zorlu 2 yılın ardından gelindi.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, "Kıbrıs konusundaki gelişmelerden endişe duyuyorum. Bu nedenle Klerides ile yüz yüze görüşmek istiyorum" diyerek, Kasım 2001'de yaptığı girişimler sonucu, Denktaş ve Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides, Kıbrıs konusuna kalıcı bir çözüm bulunması amacıyla 16 Ocak 2002'de doğrudan görüşmelere başladı. Haziran 2002'ye kadar sonuca varılması hedeflenen bu görüşmelerde, eşit ve egemen iki devletin kuracağı yeni bir ortaklıkta merkezi hükümetin yetki ve fonksiyonları ile egemenlik, toprak, güvenlik, göçmenler, garantiler konuları üzerinde anlaşılmaya çalışıldı.

Annan 'paln'ıyla devrede

Doğrudan görüşmelerin çıkmaza girmesi üzerine, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, sürece yeni bir soluk vermek üzere, 14 Mayıs 2002'de adayı ziyaret etti. BM Genel Sekreteri, 16 Mayıs'ta adadan ayrılırken, "yıl sonuna kadar anlaşmaya varılmasından umutlu olduğunu" dile getirdi. Cumhurbaşkanı Denktaş'ın New York'ta tedavisi sürerken ve 3 Kasım 2002 genel seçimlerinin ardından Türkiye'de henüz yeni hükümet kurulmamışken, BM Genel Sekreteri Annan, 11 Kasım 2002'de Türk ve Rum tarafına kapsamlı çözüm önerisiyle iki harita sundu. Annan, taraflardan planla ilgili ilk değerlendirmelerini bir hafta içinde kendisine iletmelerini istedi.

Rum tarafı, planı müzakere etmeyi kabul ettiğini bildirdi, ancak Klerides, "planda değişiklik olmazsa kabul etmeyeceğini" açıkladı. Türk tarafı, cevap için süre istedi ve "planı müzakere edilebilir bir hale getirmek için müzakereye hazır olduğu" cevabını verdi.

Annan, iki taraftan planla ilgili çekincelerini yazılı olarak kendisine iletmelerini istedi. İki tarafın görüşleri doğrultu-

























sunda gözden geçirilen plan 10 Aralık'ta taraflara yeniden sunuldu. Cumhurbaşkanı Denktaş, "planın pek de yeni olmadığını, eski plan olduğunu" açıkladı.

İki tarafta da yoğun tepkilere neden olan Annan planının gözden geçirilmiş şeklinde, eşbaşkanlık 3 yıldan 2.5 yıla indirilirken, Karpaz'da Rumların denetiminde bir kanton bölge oluşturulması ve kuzeye dönecek Rumların anayasal haklarına bazı sınırlamalar getirildi. İki harita birleştirilerek tek harita olarak sunuldu.

Annan planının içeriğini, sunulmasından günler önce yayımlamaya başlayan Rum basını, plan sunulduktan sonra da planın içeriğinin çok önceden, bazı Rum yetkililer tarafından bilindiğini yazdı. Rum yetkililer, bunu tam olarak yalanlamadı.

Kopenhag'da temel konu

Avrupa Birliği'nin 12-13 Aralık'ta Kopenhag'da yapılan genişleme zirvesinde, Kıbrıs Rum kesimi, diğer dokuz ülkeyle birlikte AB üyeliğine kabul edildi. Kıbrıs sorununda 28 Şubat 2003'e kadar çözüme varılması yönünde taraflara çağrı yapılan zirvede, Kıbrıs konusunda görüşmeler yapmak üzere, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı temsilen Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu bulundu.

Annan'dan yol haritası

Kıbrıs konusu 28 Şubat'a odaklanırken, Annan, Denktaş ve Klerides'e, 28 Şubat'a kadar izlenecek prosedürle ilgili yol haritası niteliğinde mektup gönderdi. New York'ta, 3-4 Ekim görüşmelerinde kurulmasına karar verilen teknik komitelerin hazırlık niteliğindeki görüşmesinin ilki, 20 Aralık'ta Lefkoşa'da ara bölgede yapıldı.

Kıbrıs konusunda 28 Şubat 2003'e kadar çözüme varılması hedeflenirken, Kıbrıs Rum kesiminde ilk turu 16 Şubat 2003'de yapılan "başkanlık" seçimleri de sürece ayrı bir önem kattı.

16 Ocak 2002'de doğrudan görüşmelere başlayan Denktaş ve Klerides, Ocak 2003'de de 8 kez bir araya geldi. 27 Ocak'ta yapılan Denktaş-Klerides görüşmesinde, Türk tarafı Annan planında yapılmasını istediği değişiklik talebini Rum tarafına, 28 Ocak'ta da BM'ye sundu. Cumhurbaşkanı Denktaş, 29 Ocak'ta, "yeni bir harita sunmaya hazır olduklarını, ancak öncelikle Türk tarafının egemenliğinin tanınması gerektiğini ve planda istedikleri değişikliklerin kabul edilmesi halinde 28 Şubat'ta belgeyi imzalayacağını" açıkladı.

Annan yeniden Kıbrıs'ta

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, gözden geçirilmiş planın 3. şeklinitaraflara sunmak üzere 26 Şubat'ta Kıbrıs'a geldi. Annan, aynı gün önce Papadopulos, sonra da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile bir araya geldi ve taraflara yeni planı sundu.

Denktaş, "Planda genelde değişen bir şey yok" açıklamasını yaptı. Annan, 27 Şubat'ta Denktaş, Klerides ve Papadopulos ile ara bölgede bir araya geldi. Annan liderlerden, 10 gün içinde kendisine cevap vermesini istedi ve cevaplarını açıklaması için de 10 Mart'ta (2003) Lahey'e davet etti. 27 Şubat'ta Lefkoşa İnönü Meydanı'nda yapılan "Çözüm ve AB'ye hazırız" mitingine, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston da katıldı.

Annan, 28 Şubat'ta da Denktaş ve Papadopulos ile yeniden bir araya geldi ve adadan ayrılırken de "yolun sonuna gelindi" açıklamasını yaptı. Denktaş ise "Yolun değil, görüşmelerin sonu olur" karşılığını verdi. 7 Mart'ta Lefkoşa'da "Egemenlik ve Varoluş Mitingi" yapıldı. Mitinge katılan Cumhurbaşkanı Denktaş, "KKTC'nin yaşatılması için mücadeleye devam edilmesini" istedi.

Dağ fare doğurdu

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanlık Divanı, Annan planının referanduma sunulması yönünde bir karar almak üzere 7 Mart'ta toplandı. Denktaş, meclisten referandumla ilgili bir karar çıkartmamasını istedi. Meclis Başkanlık Divanı'ndan bir karar çıkmadı ve Genel Kurul toplanamadı. Meclis önünde gösteri yapıldı.

10 Mart'ta Lahey'de BM Genel Sekreteri Annan'ın, Denktaş ve Papadopulos ile saatler süren ve 11 Mart sabahına kadar devam eden görüşmesinden bir sonuç çıkmadı.

Enosis'i başarmışlar!

Denktaş, Nisan 2003'de yaşanan tarihi gelişmelerin işaretini, 31 Mart'ta yaptığı ve "Türk tarafının hazırlığı var" açıklamasıyla verdi.

Avrupa Birliği'nin 16 Nisan 2003'deki Atina zirvesinde Kıbrıs Rum kesimi AB'ye giriş sözleşmesini imzaladı. Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, 18 Nisan'da Rum kesimini ziyaret etti ve Rum kesiminin AB'ye giriş sözleşmesini imzalamasıyla ilgili olarak "Enosis'i başardık" ifadesini kullandı. Rum Ulusal Konseyi, 22 Nisan'da toplandı ve KKTC'nin serbest geçişlerle ilgili kararını tanımadığını, ancak geçişleri engellemeyeceğini duyurdu. KKTC Bakanlar Kurulu'nun 21 Nisan'da aldığı karar, 22 Nisan'da Resmi Gazete'de yayımlandı ve 23 Nisan sabahı KKTC ile Rum kesimi arasında, belli kurallara bağlı olarak serbest geçişler başladı.

İlk günlerde, beklenenlerin aksine, sınır kapılarına Kıbrıslı Türkler değil, Rumlar yığıldı. Rumlar, KKTC'ye geçmek için saatlerce uzun kuyruklarda beklemeyi göze aldı. İlk iki haftada, gün içinde KKTC'ye geçen Rumların sayısı 30 bine kadar çıktı.

KKTC Bakanlar Kurulu, 29 Nisan'da da Rumların KKTC'deki otellerde 3 gün konaklamasına izin veren kararı aldı. Rumların yoğun şekilde KKTC'ye geçmeleri ve buradaki otellerde konaklamaları, Rum yetkilileri rahatsız etti. Rum milletvekilleri, KKTC'de eski sahibi Rum olan otellerde konaklayan Rumlara para ve 2 yıl hapis cezası verilmesini öngören yasa tasarısını Rum meclisine sundu.

KKTC Bakanlar Kurulu, 9 Mayıs'ta da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti öncesinde yine bir dizi karar aldı. Başbakan Erdoğan, 9 Mayıs'ta KKTC'ye yaptığı ziyarette, Ledra Palace Sınır Kapısı'nı da ziyaret ederek, Yeşil Hat'a kadar gitti ve KKTC'ye giriş yapmak için bekleyen bazı Rum ailelerle sohbet etti.

Yeni açılımlar devrede

KKTC'nin, Kıbrıs sorununun temelini oluşturan mal-mülk sorununun takas ve tazminatlar yoluyla halledilmesi amacıyla Türkiye ve Avrupa Konseyi'nin desteğiyle hazırladığı Takas ve Tazminat Yasası, 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi. Rum yönetimi, vatandaşlarının Taşınmaz Malların Tazmini Komisyonu'na başvurularını engellemeye çalıştı.

Cumhurbaşkanı Denktaş, 11 Temmuz'da BM Genel Sekreteri Annan'a mektup göndererek, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı ve kapalı Maraş'ın BM kontrolünde ortak kullanıma açılmasını önerdi. Papadopulos, Denktaş'ın önerilerini "taktik" olarak niteleyerek, reddetti.

Karşı taraftan itiraf yağdı

Rum yönetiminin eski lideri Glafkos Klerides, 28 Eylül'de Rum basınına yaptığı açıklamada, Annan planı sunulmadan önce plan hakkında bilgilerinin olduğunu itiraf ederek, plan sunulmadan, kendi lehlerine değişiklik olması için müdahalelerde bulunduklarını açıkladı.

Klerides ayrıca, 4 İslam ülkesinin KKTC'yi tanıyacağını açıkladığını, Rum tarafının ve BM'nin buna engel olduğunu itiraf etti. Klerides, 30 Kasım'da yaptığı



















açıklamada da "müzakerelerde hiçbir şey kabul etmeyerek, sorumluluğu Türk tarafına yükleme taktiğini uyguladıklarını ve bu taktiğin kendilerini AB üyeliğine taşıdığını" söyledi. Rum lider Papadopulos ise 23 Kasım'da yaptığı açıklamada, 10-11 Mart Lahey görüşmelerinde "Denktaş, Annan planını imzalasa bile ben imzalamayacaktım" dedi.

Ve KKTC'de seçimler

KKTC'de 14 Aralık Pazar günü yapılan milletvekili genel seçimleri,aylar öncesinden gündeme oturdu ve seçimlere, ABD, AB, BM, İngiltere ve Kıbrıs Rum kesiminden çeşitli müdahaleler yapıldı. Aylar öncesinden "kader" seçimi olarak nitelenen seçime, 7 parti katıldı ve meclise 4 siyasi parti girdi. 50 sandalyeli Cumhuriyet Meclisi'ne, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) 19, Ulusal Birlik Partisi (UBP) 18, Demokrat Parti (DP) 7, Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) 6 milletvekili gönderdi. Sağ ve sol partilerin 25'er milletvekilliği kazanmasıyla sonuçlanan seçimlerin ardından, partiler yoğun şekilde hükümet oluşumuna odaklandı.

Ankara ile istişareler ve yoğun çalışmalar sonucunda CTP ve DP, 11Ocak 2004'de "toplumsal uzlaşı ve çözüm hükümeti kurduklarını" açıkladı.

Türkiye devrede

Çankaya Köşkü'nde 8 Ocak'ta toplanan Kıbrıs zirvesinde, "Türkiye, Kıbrıs ulusal davamızda KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ve yeni kurulacak KKTC Hükümeti ile yakın danışma ve işbirliği içinde Birleşmiş Milletler müzakere sürecine etkin katkıda bulunmaya devam edecektir" denildi.

Zirveye, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile üst düzey sivil ve askeri yetkililer katıldı.

Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) 23 Ocak'taki toplantısında da gündemi ağırlıklı olarak Kıbrıs oluşturdu. Toplantı sonunda yayınlanan bildiride, Türkiye'nin, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonuna olan desteğini sürdürdüğü ve Annan planı da referans alınarak adanın gerçeklerine dayalı bir çözüme, müzakereler yoluyla hızla ulaşılması konusundaki siyasi kararlılığını yinelediği belirtildi.

MGK toplantısının ardından Davos'a hareket eden Başbakan Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümünde KKTC'nin hiçbir zaman Rumlardan geri kalmayacağını, daha önde olacağını söyledi. Davos'ta BM Genel Sekreteri Annan ile biraraya gelen Erdoğan, Annan'dan iki tarafın da güvendiği bir arabulucu atamasını istedi.

Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına giden süreçte Erdoğan'ın Ocak ayı sonundaki ABD ziyareti de önemli bir etken oldu. ABD Başkanı Bush, Türk tarafının isteği üzerine Kıbrıs konusunda Dışişleri Bakanı Colin Powell'ı görevlendirdi. Bu arada, ABD, müzakerelere başlanabilmesi için bir yandan Yunanistan ve Rum kesimi üzerindeki baskısını artırırken, diğer yandan BM Genel Sekreteri Annan ile de yoğun temasa geçti.

New York görüşmeleri

Genel Sekreter Annan, 10 Şubat Salı günü başlayan görüşmeler çerçevesinde taraflarla önce tek tek görüştü. Ardından üçlü görüşme başladı. Üçlü görüşmede, hem Papadopulos hem de Denktaş, plandaki boşlukları Annan'ın doldurmasından yana olmadıklarını söyleyince, Annan görüşmeleri ertesi güne erteledi ve tarafların takvime bağlı kalarak öneri getirmelerini istedi. New York görüşmelerinin ikinci gününde, Türk tarafı sürpriz bir atak yaparak, üç aşamalı bir plan sundu. Planda iki tarafın anlaşamaması halinde müzakerelere Türkiye ve Yunanistan'ın da dahil olması, yine uzlaşma sağlanamaması halindeyse Annan'ın hakemliğinin kabul edilmesi önerildi. Türk tarafının önerisi üzerine, Rum tarafı da yeni bir öneri sundu. Rumlar önerilerinde AB'nin de müzakarelerde taraf olmasını talep eti. İki tarafın önerileri üzerine, görüşmeler bir gün daha uzadı. Görüşmelerin 12 Şubat'taki üçüncü günü en çetin müzakerelere sahneoldu. Sadece 40 dakika sürmesi planlanan görüşmeler, gecikmeler ve zorlu pazarlıklar nedeniyle 12 saati buldu. Bu maratonun sonunda, Annan taraflara, "evet ya da hayır" cevabı verme koşuluyla pazarlığa açık olmayan son bir metin sunma kararı aldı.

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu


 
İzmir'de Güzelbahçe Belediyesine yönelik operasyonda Belediye Başkanı ve 4 şüpheli gözaltına alındı. Başkan Mustafa Günay, dün akşam Özgür Özel'e destek vermişti!

26.05.2026 09:55:00 / Güncelleme: 26.05.2026 12:20:47
HABER MERKEZİ/AA
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu

İzmir'in Güzelbahçe Belediyesi'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma", "rüşvet", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın da bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyonu jandarma gerçekleştirdi

Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Ö.B. ve belediye meclis üyesi S.K. jandarma ekiplerince gözaltına alındı.

İki şüpheli yurtdışında

Şüphelilerden belediye meclis üyesi G.G. ile bir inşaat firmasının yetkilisi olan eşi Ş.G'nin yurt dışında olduğu, haklarında yakalama kararı çıkartıldığı belirtildi.
Jandarma ekipleri sabah saatlerinde belediye binasında arama yaptı.

Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı


 
Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

26.05.2026 08:31:00
AA
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı

Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

Kuraklık nedeniyle geçen yıl kritik su seviyesine gerileyen Naip Barajı, kentte etkili olan yağışların ardından yüzde 24 doluluk oranını yakaladı.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yaşanan kuraklık ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla Süleymanpaşa ilçesinde tüm mahallelerde uygulanan kısmi planlı su kesintisi uygulamasının sona erdiği bildirildi.

Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor


 
Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor.

26.05.2026 08:10:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor

Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynı: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş teknikler... e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey İSE zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzak.







Dolandırıcılar hangi  dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?

Sahte ücretler

Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.







Sahte hayır kurumları

Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.







Seyahat dolandırıcılığı

Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.







Yatırım dolandırıcılığı

FBI'a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8.6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.







Sansasyonel (sahte) haberler

Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olması... Dolandırıcılar, sansasyonel 'sızdırılmış videolar' ve 'son dakika haberleri'ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.

Ön ödeme dolandırıcılığı

Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.







Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?

Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:
• Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri.
• e-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim.
• Kişisel ve finansal bilgi talepleri.
• Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.







Tıklama yapmayın!

Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. Ana kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan cevap vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun.

Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli  olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.

Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı

Şişli'de bir iş yerinin önünde silahlı saldırıya uğrayan bir kişi yaralandı. Yaralı ambulansla hastaneye kaldırılırken, ekipler şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için geniş kapsamlı çalışma başlattı

26.05.2026 05:20:00
İHA
Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı
Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı
Olay, 02.00 sıralarında Şişli Gülbahar Mahallesi Beşinci Yıldız Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre iş yerinin önünde kimliği henüz bilinmeyen kişi ya da kişilerce silahlı saldırıya uğrayan bir kişi saldırı sonucu yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı şahıs olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak sokağı trafiğe kapattı.

Olay yeri inceleme ekipleri saldırının gerçekleştiği alanda delil topladı. Açılan ateş sonucu isabet alan bir restoranın camları da kırıldı. Polis ekiplerinin olay yeri inceleme çalışmanın ardından trafiğe kapatılan sokak yeniden açıldı.

Polis ekipleri silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişileri yakalamak için geniş çaplı arama çalışması başlattı.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.

Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı

Giresun'da 23 Mayıs'ta yaşanan kazada can veren 3 kardeş ile anne ve baba bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde toprağa verildi

25.05.2026 17:10:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:58:26
İhlas Haber Ajansı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Giresun'da 23 Mayıs Cumartesi gecesi Karadeniz Sahil Yolu liman mevkiinde arkadan gelen demir yüklü tırın kırmızı ışıkta beklerken otomobillerine arkadan çarpması sonrasında hayatlarını kaybeden 3 kardeş ile anne ve babaları bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde son yolculuklarına uğurlandı.






23 Mayıs Cumartesi gece saat 01.45 sıralarında Ordu istikametinden Trabzon istikametine gitmekte olan M.U. yönetimindeki 55 K 4065 plakalı demir yüklü tır, Karadeniz Sahil Yolu'nun Giresun Limanı mevkiindeki ışıklarda bekleyen ve ailesi ile İstanbul'dan memleketi Trabzon'a gitmekte olan Ali Yıldız (45) idaresindeki 34 PM 61 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile savrulan araç önünde duran Ferhat Yıldız (45) yönetimindeki 34 PN 09 plakalı otomobile çarptı. Bu araç da çarpmanın etkisiyle ileri fırlayarak önünde kırmızı ışıkta beklemekte olan Köksal Yusuf Halil (31) idaresindeki otomobil yüklü tıra çarptı.








4 aracın karıştığı zincirleme kazada Ali Yıldız ile aynı araçta bulunan eşi Melek Yıldız (40), ikiz çocukları Hamza Yıldız (7) ve Hasan Yıldız (7) ile Sadem Yağmur Yıldız (15) hayatını kaybetti, büyük kızları Rana Meltem Yıldız (20) ise ağır yaralandı.








Kazaya neden olan tır sürücüsü M.U. (59) da kazada ağır yaralanırken, Ferhat Yıldız, Fatma Yıldız, Rana Yıldız, Sümeyye Yıldız (9) ve Eymen Yıldız (16) Giresun'daki hastanelerde tedavi altına alındı.

Kazada hayatını kaybeden Yıldız ailesinin 5 ferdi için bugün Trabzon'un Arsin ilçesi Konak mahallesinde öğle namazı sonrasında cenaze namazı kılındı. Konak Mahallesi Camii'nde kılınan cenaze namazına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Arsin Kaymakamı Şule Demirtaş, Arsin Belediye Başkanı Hamza Bilgin, ailesi, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Namazın ardından 3 kardeş ile anne ve babaları aynı yerdeki aile kabristanlığında toprağa verildi.









"Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler"

Arsin Konak Mahallesi Muhtarı Orhan Yaşar Sunguroğlu, "Ailenin ata toprağı burası. Kendileri İstanbul'da gurbetteler. Bayram arifesinde aile büyüklerini ziyaretlere gelirken Giresun'da talihsiz bir kaza oluyor. 5 kişi can verdi. Çok üzücü bir olay. Anlatılıp ifade edilebilecek bir şey değil bunlar. Benim gibi gasilhanede bunları görseydiniz, özellikle de çocuklar paramparça olmuş. 






Bayram arifesinde şoförler, yola çıkanlarda dikkatli olmalı. Benim gibi gasilhaneyi görseydiler, çocukların halini görseydiler gaz pedalına basamazdılar. 2 çocuğu birlikte çocuk tabutuna koydular da tabutun yarısı boş. Bu çocukların geri kalanları nerede' İki amca çocuğu İstanbul'dan yola çıkmışlar. Diğer ailenin hastanede tedavisi sürüyor. Hayati tehlikeleri yok, çiftin büyük kızının bel kırığı var yoğun bakımda tedavi altında. Doktorlar hayati tehlikesinin olmadığını söyledi. Cenazelerimizi defnedeceğiz, acımız büyük. Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler. Vicdana da insan ahlakına da sığmaz. Bayramda yollar yoğun oluyor, dikkatli olunsun, kimsenin hayatına sebep olmasınlar" ifadelerini kullandı.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Şeytan zekası!

Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı

25.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 25.05.2026 10:08:16
İhlas Haber Ajansı
Şeytan zekası!
Şeytan zekası!
Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

Polisin yaklaşık 2 yıl süren teknik ve fiziki takibi sırasında örgütün, seri numarası belirlenmiş 5 liralık banknotlarla "havala" yöntemi kullanarak milyonlarca lirayı fiziki nakde dönüştürdüğü ortaya çıktı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2024 yılının Mayıs ayında S.T.'nin evine düzenlenen operasyonda çok sayıda dijital materyal ve cep telefonu ele geçirdi. Şifresi kırılan telefon üzerinden yapılan incelemelerde, KKTC bağlantılı yasa dışı bahis, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık ağı deşifre edildi.



Soruşturma kapsamında örgütün para transfer yöntemine ilişkin dikkat çeken detaylara ulaşıldı. Teknik ve fiziki takipte, örgüt üyelerinin aklanan parayı "havala" olarak bilinen yöntemle kurye sistemi üzerinden taşıdığı belirlendi. Sistemde, kuryelere seri numarası önceden belirlenmiş 5 liralık banknot verildiği, aynı banknotun fotoğrafının ise Kapalı Çarşı ile Adana'daki bazı kuyumcu ve döviz bürolarına gönderildiği tespit edildi.

Polis ekipleri, kurye tarafından söz konusu 5 liralık banknotun teslim edilmesinin ardından kuyumcu ve döviz bürolarından valizlerle nakit para teslim alındığını belirledi. Bu yöntemle milyonlarca liralık suç gelirinin dövize çevrilerek doğrudan örgüt liderine ulaştırıldığı öğrenildi.

Soruşturma dosyasında, operasyonda el konularak kayyum atanan bazı kuyumcu ve döviz bürolarının bu işlemler karşılığında yüzde 10 komisyon aldığı bilgisine de yer verildi.
Öte yandan, örgüt lideri olduğu öne sürülen KKTC vatandaşı Selahattin A.U.'nun, bir yakınının düğünü için Türkiye'ye geldiği sırada İstanbul'da yakalandığı öğrenildi. Dijital verilerde, Selahattin A.U.'nun 2022 yılında öldürülen Halil Falyalı ve çevresiyle yakın ilişki içerisinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

Geçtiğimiz hafta Adana merkezli 21 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 161 şüpheli gözaltına alınırken, aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135 kişi tutuklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.