Bilecik'in Osmaneli ilçesinde konser veren sanatçı Kıraç izleyicilerin kendisine "I love you Kıraç" tezahüratı yapmalarına tepki göstererek "Burası İngiltere değil Türkiye, Osmaneli. Sevginizi gösterecekseniz Türkçe gösterin. Osmanlı Devleti'nin kuruluş yerine bari girmesinler" demiş. Ayrıca ; Üzerinde Amerikan bayrağı deseni tişörtü olan izleyicilerden de; bu tişörtleri çıkarmalarını istemiş. Kıraç'ı buradan tebrik ediyorum. Bu tavır , ABD ve AB sevdalısı olanlara ve bu gençlere bu sevdayı aşılayanlara inşallah bir mesaj olur. Sayın Kıraç aman dikkat et bu tavırlarınla yarın adın cahil sanatçıya çıkar. Çünkü ; 6 yıldır Amerika'da yaşan, devamlı hüngür hüngür ağlayan şahsın , iktidarla olan hukukunu bilmeyen yok. Onların emellerinin önüne geçiyorsun. Projelerine balta vuruyorsun? Ama yinede tavsiyem bu tavrınla bir çok insanın gönlünü fethettin, devam etmeni arzuluyoruz. Örnek sanatçı dediğin bu zihniyette olur.Peki buradan çıkarılacak sonuç nedir? Bu gençler Osmanlının kurulduğu topraklara dahi bu kıyafetlerle geliyor. Bu tavrı sergiliyorlar. Sadece burada değil artık ülkemizin her yerinde bu tabloları fazlasıyla görmek mümkün. Peki suç gençlerde mi? Bence hayır. Gençlere önayak olan iktidarın sergilemiş olduğu tutumdadır. Boş yere beslenen AB ve ABD sevdası bu gençlerimizi bu hale getirdi. Dinlerarası diyalog, hoşgörü, dinlerin kardeşliği kavramını bu ülkeye adapte etmeye çalışanlar, herhalde şimdi çok seviniyorlardır. Çünkü gençlerimizin bu hale getirdiler. Bu hale getirmek içinde iktidarla beraber çok güçlü bir koalisyon kurup, aşırı derece emek sarf ettirler. Bunlar sadece başlangıçtır. Bu koalisyonun ülkeye vermiş olduğu zararı bu ülke 20 yılda çok zor temizleyeceğe benziyor. Burada ne demek istediğimizi anlayacaksınız,ama iş işten geçmeden anlamanızı istiyoruz.Kıraç sahneye çıktığında hitap ettiği kitleye yaptığı uyarıları , aciz iktidar sergileyemiyor. Kıraç yine Kıraç ve sanatçılığına devam ediyor. Bu sözleri ile de tahminim seveni artmıştır. İktidara tavsiyem kendinize dönün ve Kıraç'ı örnek alın. Seyircilere tavır koymakla en doğru olanı yaptı. Belki onlarda biz ne yapıyoruz,diyerekten bir daha bu yanlışa düşmezler. Sizinde ABD ve AB karşısında bu kadar aciz olmanıza gerek yok. Tavrınızı koyun bakalım, ne yapacaklar? Ama kime söylüyorsun, sizlerde nerede o zihniyet. Bu tavrı koymak için önce zihniyetin olacak, projen olacak, sağlam kadron olacak, en önemlisi AB ve ABD menfaatleri için değil de bu ülkenin menfaatleri için çalışan bir kafa yapınız olacak. Acilen okullarda geçlerimize bir Türk modeli belirlenmesi gerekmektedir. Ne olduğu belirsiz yöntemlerle gençliğimizi başka ülkelerin genç modellerine özendirmenin , onlar gibi olmanın temellerini atma projelerinin üretilmesinden vazgeçilmelidir. Bu sistemi belirleyecekse, harekete geçirecekse iktidar belirleyecek,harekete geçirecek. Önce gençliğimize bir Türk modeli belirleyip , bir Türk gibi yetiştirmenin temellerini atması gerekmektedir. Bu gençler yarınlarımız. Pırıl pırıl gençlerimizi AB ve ABD'nin boşluğa düşmüş, ne yapacağını şaşırmış, eroin bağımlısı, nesli tükenmek üzere olan gençliğine benzetmeye çalışmayalım. Kitap dağıttık,kalem dağıttık, yardım paketi verdik bunları kendiniz için yapıyorsunuz,gençlik için neler yapıyorsunuz, önce bunları anlatın. Gençliğimizi nereye sürüklediğinizin farkında değilseniz, sizleri uyarıyorum.İktidarın eğitim sistemine vurduğu darbe ortadır. Bunların meyvesini almaya başladılar. Şunu demeden geçemiyeceğim. Ülkemizdeki eğitim sistemi yanlıştır. Dinlerarası diyalog,hoşgörü kavramını sahte ağıtlarla ülkemize adapte etmeye çalışan zihniyetle yapılan koalisyon, temelde eğitim sistemimizi etkilemektedir. Yarınlarımız olan gençler bir an önce bu kavramlardan ve açılımlarından kurtarılmalıdır. Dinlearası diyalog = Ülkemizi Hıristiyanlaştırmaktır. Gençlerimize bu zehri içirmektir. Aziz Türk milleti; Koalisyon ortağı ,bu ağıtları, ülkemizi Hıristiyanlaştırmak için atılan tohumları sulama mantığıyla akıtmaktadır, sakın ola ki kanmayın. Akıllı ve zeki Türk milleti hiçbir zaman duyguları ile kimseye oynatmamıştır. Bundan sonrada bu imkansızdır.Gençlerimize de buradan şunu öneriyorum. Dinlerası diyalog aşısını sizlere yapmak isteyen zihniyetlere de kesinlikle müsaade etmeyin.Şehitlerimizin kanı ile sulanmış Türk bayrağını her yerde gururla dalgalandırmış,o şanlı bayrağın çatısı altından hiç ayrılmamış. Kanuni gibi olun, Fatih gibi olun , Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi olun , Prof. Dr. Haydar Baş gibi olun.
İsmail Çetin / diğer yazıları
- Sizce hak hangi taraf? / 31.01.2026
- Dijital tekel kıskacında Türkiye ekonomisi: Emek, kalite ve marka değil, algoritma kazanıyor / 27.01.2026
- Yarını bugünden daha zor yaşamamak: Geçim, aidiyet ve adalet / 25.01.2026
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026
- Dijital tekel kıskacında Türkiye ekonomisi: Emek, kalite ve marka değil, algoritma kazanıyor / 27.01.2026
- Yarını bugünden daha zor yaşamamak: Geçim, aidiyet ve adalet / 25.01.2026
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026
























































