logo
17 EYLÜL 2026

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi: Doğadaki gizemli tehlike

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), kenelerin sessiz yolculuğuyla insan hayatına sızan ve adını duyduğumuzda içimizi ürperten bir hastalık

17.05.2024 14:03:00 / Güncelleme: 17.05.2024 14:05:56
Ahmet Haydar Tarhanlı
 
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi: Doğadaki gizemli tehlike
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi: Doğadaki gizemli tehlike
Anadolu'nun yeşil yamaçları, mavi gökyüzü altında huzur verici bir manzara sunarken, doğanın kucakladığı bu topraklar, aynı zamanda KKKA'nın gizli taşıyıcılarına da ev sahipliği yapıyor.

Bu hastalık, Hyalomma cinsi kenelerin ısırığıyla bulaşır ve virüsün insandan insana geçişi, enfekte kan veya vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla mümkündür. KKKA'nın belirtileri genellikle ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve kanama bozuklukları şeklinde kendini gösterir. Ancak her ısırık KKKA'ya yol açmaz; bu nedenle doğada dolaşırken alınacak önlemler büyük önem taşır.

Tedaviye gelince, erken teşhis hayati önem taşır. Spesifik bir antiviral tedavi olmamakla birlikte, destekleyici bakım ve semptomların yönetimi, hastalar için umut ışığı olabilir. Aşı henüz mevcut değil, bu yüzden korunma ve farkındalık, bu hastalıkla mücadelede en güçlü silahımız.

KKKA, sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda sosyoekonomik bir meydan okuma. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan topluluklar için risk daha yüksek; bu da hastalığın kontrol altına alınmasının, bölgesel kalkınma için de kritik olduğunu gösteriyor.

Doğanın bu gizemli tehlikesine karşı uyanık olmalı, doğayı ve kendimizi korumak için bilinçli adımlar atmalıyız. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, bize doğanın ne kadar güzel ve aynı zamanda ne kadar acımasız olabileceğini hatırlatıyor.

Acil zirve, 130 fonda tasfiye ve gözaltılar.. Borsada dev operasyon

Borsa İstanbul'da milyarlarca liralık fon çıkışı ve temerrüt iddialarıyla başlayan krizin ardından devlet mekanizması tam kadro harekete geçti. Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü toplanırken, sosyal medyadaki spekülatif hesaplara erişim engeli getirildi, dev holding yöneticileri gözaltına alındı. İşte borsa depreminin tüm perde arkası...

17.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Acil zirve, 130 fonda tasfiye ve gözaltılar..  Borsada dev operasyon
Acil zirve, 130 fonda tasfiye ve gözaltılar..  Borsada dev operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı sermaye piyasası soruşturmaları, ekonomi yönetiminin acil durum önlemleriyle birleşti.

Pusula Portföy ve Tera Portföy ekseninde büyüyen likidite krizi, sermaye piyasalarında adeta deprem etkisi yaratırken devlet spekülatörlere ve manipülatörlere karşı en sert tedbirleri devreye soktu.

Mehmet Şimşek sabahın ilk saatlerinde ekibini topladı

BIST 100 endeksinin sert satış dalgasıyla gerilemesi ve fon piyasalarındaki sıkışmanın ardından, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi (FİK) sabah saat 08:00'de acil olarak toplandı.

Toplantının ardından yapılan resmi açıklamada piyasalara net bir mesaj verildi:

"Piyasalardaki hareketlilik, sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklanmaktadır. Borsa İstanbul'un ve sermaye piyasalarımızın işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmamaktadır."

SPK'dan radikal karar: 130 yatırım fonu tasfiye ediliyor

Toplantının hemen ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), krizin odağındaki portföy yönetim şirketlerine yönelik tarihi bir karara imza attı. Aralarında Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy'ün bulunduğu 7 şirkete ait TEFAS'ta işlem gören toplam 130 yatırım fonunun işlemleri durduruldu ve tasfiyesine karar verildi.

Tera Holding'e polis baskını ve gözaltılar

Yargı kanadında ise operasyonlar fiziki boyuta taşındı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Tera Holding Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bekçi'yi gözaltına aldı. Aynı zamanda SPK, Bekçi'nin lisansını iptal ederek 2 yıl işlem yasağı getirdi.

Operasyon sadece Tera Grubu ile sınırlı kalmadı. Destek Holding, Destek Finans, Destek Kripto Varlık ve Destek Yatırım binalarında aramalar gerçekleştirilirken, Destek Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova da gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.

Krizin merkezindeki Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ise daha önce tutuklanmıştı. Ayrıca Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen de dahil olmak üzere çok sayıda piyasa aktörüne yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Sosyal medya manipülatörlerine ağır darbe: 246 hesap kapatıldı

Borsadaki düşüşü körüklemek amacıyla sosyal medya üzerinden "korku ve panik" yayarak dezenformasyon yapan hesaplara karşı da adli süreç en üst perdeden işletildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu, küçük yatırımcıyı paniğe sevk edecek spekülatif paylaşımlar yapan tam 246 sosyal medya hesabı ve linke erişim engeli getirilmesini sağladı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ayrı bir dosyada ise borsayı yanıltan paylaşımlar yaptığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasakları uygulandı.

Kriz nasıl başladı?

Piyasa uzmanlarından edinilen bilgilere göre süreç, SPK'nın Ağustos ayı sonunda fonların fiili dolaşım oranlarına yönelik getirdiği yeni düzenlemeyle tetiklendi.

Geniş işlem hacmine sahip belirli fonların yoğun yatırımcı çıkış taleplerini nakit likiditesiyle karşılayamaması, zincirleme bir temerrüt riskini beraberinde getirdi.

Sadece Pusula Portföy'ün fonlarından kısa sürede 107 milyar TL'lik olağanüstü bir nakit çıkışı yaşandığı öğrenildi. Sosyal medyadaki manipülatörlerin bu durumu yapısal bir çöküş gibi yansıtarak panik havası yaratması üzerine devlet hem regülasyon hem de yargı gücüyle duruma müdahale etti.

Ekonomi yönetimi, atılan bu kararlı adımlarla piyasadaki güvensizlik ortamının tamamen ortadan kaldırılmasını ve küçük yatırımcının korunmasını hedefliyor. Gelişmeler anlık olarak takip ediliyor.

İşte adım adım YKS ek tercih rehberi

İlk yerleştirme sürecinde herhangi bir üniversite programına yerleşemeyen adaylar için kritik viraj dönüldü. ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuzla birlikte 2026 YKS ek tercih işlemleri resmen başladı. Peki, ek yerleştirme süreci nasıl işleyecek, adayların hata yapmamak için hangi altın kurallara dikkat etmesi gerekiyor? İşte adım adım ek tercih rehberi...

17.09.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
 İşte adım adım YKS ek tercih rehberi
 İşte adım adım YKS ek tercih rehberi
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), üniversite kayıt maratonunun tamamlanmasının ardından merakla beklenen 2026-YKS Ek Yerleştirme sürecini başlattı. İlk yerleştirmede açıkta kalan ya da tercih hakkını kullanmayan yüz binlerce aday için yükseköğretim kurumlarında boş kalan kontenjanlar yeniden erişime açıldı.

Adayların geleceğini doğrudan etkileyecek olan bu kritik süreçte, tercih işlemlerinin hatasız yapılması büyük önem taşıyor. İşte tercih ekranına girmeden önce bilinmesi gereken tüm detaylar:


YKS ek tercih şartları nelerdir, kimler başvurabilir?


Ek yerleştirme döneminde tercih yapabilmek için ÖSYM'nin belirlediği temel kurallar şu şekildedir:

Hiçbir Programa Yerleşmemiş Olmak: 2026-YKS merkezi yerleştirmede herhangi bir lisans veya ön lisans programına yerleştirilen adaylar (kayıt yaptırmış olsalar dahi) ek tercih hakkından faydalanamazlar.

Tercih Yapıp Yerleşemeyenler veya Hiç Tercih Yapmayanlar: İlk aşamada tercih listesi gönderen ancak açıkta kalanlar ile ilk dönemde hiç tercih bildiriminde bulunmayan adaylar ek yerleştirmeye başvurabilir.

Puan Hesap şartı: Adayın, tercih edeceği programın ilgili YKS puan türünde puanının hesaplanmış olması gerekmektedir.


Ek tercih yaparken nelere dikkat edilmeli?


Uzmanlar, ek tercih döneminin genel yerleştirmeden çok farklı işlediğini belirterek adayları şu konularda uyarıyor:

1. Sıralama Değil, Puan Esas Alınacak: İlk yerleştirmede başarı sıralamaları ön plandayken, ek yerleştirmede taban puanlar dikkate alınır.

2. Taban Puan Şartına Dikkat: Eğer tercih etmek istediğiniz bölüm ilk yerleştirmede dolmuş ve kayıt yaptırmayanlar nedeniyle boş kontenjan oluşmuşsa, puanınızın o bölümün oluşan en küçük taban puanına eşit veya bu puandan yüksek olması şarttır. Puanınız yetmiyorsa o bölümü listenize ekleyemezsiniz.

3. Taban Puanı Oluşmayan Bölümler: İlk yerleştirmede kontenjanı tamamen dolmayan programlar için taban puan oluşmamıştır. Bu bölümleri, ilgili puan türünde barajı geçen ve puanı hesaplanan tüm adaylar tercih edebilir.

4. Gitmek İstemediğiniz Bölümü Yazmayın: Ek tercihle bir bölüme yerleştiğiniz takdirde, önümüzdeki yıl sınava girerseniz Ortaöğretim Başarı Puanınız (OBP) yarı yarıya düşecektir. Bu nedenle sadece gerçekten eğitim görmek istediğiniz yerleri seçin.


YKS ek tercih işlemi nasıl yapılır?


Adaylar ek tercih başvurularını tamamen dijital ortamda, bireysel olarak gerçekleştireceklerdir. Posta veya faks yoluyla gönderilen tercih listeleri geçersiz sayılacaktır.

• Adım 1: ÖSYM tarafından yayımlanan güncel 2026-YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu ve boş kontenjan listelerini detaylıca inceleyin.

• Adım 2: T.C. Kimlik Numaranız ve aday şifreniz ile ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) internet adresine veya ÖSYM AİS Mobil Uygulamasına giriş yapın.

• Adım 3: Seçtiğiniz bölümlerin program kodlarını girerek listenizi oluşturun (En fazla 24 tercih hakkınız bulunmaktadır).

• Adım 4: Tercih listenizi kontrol ettikten sonra sistem üzerinden mutlaka onaylayın.


Son gün ne zaman ve ek tercih ücreti ne kadar?


ÖSYM takvimine göre ek tercih işlemleri 17 Eylül 2026 tarihinde saat 16.00'da başlamış olup, 21 Eylül 2026 günü saat 23.59'da sona erecektir.

Tercih bildirimini tamamlayan adayların yerleştirme işlemlerinin geçerli olabilmesi için 170 TL olan ek yerleştirme ücretini ÖSYM Ödemeler Sayfası veya anlaşmalı bankalar aracılığıyla en geç 22 Eylül 2026 saat 23.59'a kadar yatırmaları gerekmektedir. Ücreti yatırılmayan tercihler sistemde görünse dahi geçersiz sayılacaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü

17.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta görüşeceğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki hafta gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı için New York'a gidecek.

Heyetler arası görüşmenin ardından iki lider kameraların karşısına geçmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde bir araya gelmişti.

7 Temmuz'da Beştepe'de bir araya gelen iki arasındaki görüşmeler verimli geçmiş, F-35 satışı, KAAN uçaklarının motorları ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin önemli açıklamalar yapmıştı.

Beştepe'deki görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, Türkiye ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söylemişti.

"Çok iyi dostuz, harika bir lidersiniz, saygı görüyorsunuz." ifadelerini kullanan Trump, "Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorlar Cumhurbaşkanı'na büyük saygım var. Erdoğan ile en başından beri çok uyumlu bir kimyamız var. NATO'dan büyük bir hayal kırıklığı içerisindeydim. Tabii bu zirve Türkiye'de olmasaydı katılmama durumumum olabilirdi. Çünkü katılmam gerektiğini düşündüm." demişti.

CAATSA YAPTIRIMLARI

Trump, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımlarını da kaldıracaklarını ifade edip "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." diye konuşmuştu.

F-35 konusunda da bir karar vereceklerini ifade eden Trump "Çok iyi bir ilişkimiz var ve sanıyorum ki birçok kişi neden bunu yapmıyoruz diye düşünüyorlar. Türkiye sadık bir dostumuz. F-35 harika bir uçak. Ve kesinlikle bu konuda bir şeyler düşüneceğiz." ifadelerini kullanmıştı.

Anne ifadesinde babayı suçlamıştı, baba iddiaları kabul etmedi

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 7 gün önce kaybolduğu iddia edilen 11 aylık Büşra bebekle ilgili soruşturmada baba Y.B'nin ifadesi ortaya çıktı. Anne E.B'nin ikinci ifadesinde bebeğini öldürmekte suçladığı baba, savcılık ifadesinde kızına ne olduğunu bilmediğini belirtti

17.09.2026 16:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Anne ifadesinde babayı suçlamıştı, baba iddiaları kabul etmedi
Anne ifadesinde babayı suçlamıştı, baba iddiaları kabul etmedi
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 8 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırmış olabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etti. Ardından ifadesini değiştiren anne, babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulundu. Geçtiğimiz gece 5 kişiyle birlikte tutuklanarak cezaevine gönderilen anne, bu kez bebeği borca karşılık canlı olarak birine verdiğini iddia etti. İddia üzerine bebeğin verildiği ileri sürülen M.K. Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde gözaltına alınarak, sorgulanmak üzere Divriği'de hakim karşısına çıkartıldı.

Öte yandan, annenin ikinci ifadesinde cinayetle suçladığı baba Y.B'nin savcılıktaki ifadesi de ortaya çıktı. Baba Y.B. ifadesinde, kızının başına ne geldiğini bilmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Baba ifadesinde Büşra'yı uyutup hayvanlarını otlatmaya götürdüğünü belirterek, "Saat 23.00 civarıydı. Çay yapamadan K.D. beni aradı. K. bana 'Senin ufak kız yoktur, jandarmaya haber mi verelim yoksa sen geliyor musun' dedi. Ben de geliyorum dedim. Ben çadıra doğru koşarak geldim. Gelirken yolda K.D'yi aradım, kızım Büşra'yı bulup bulamadıklarını sordum. K. da bana bulamadıklarını söyledi. V. ve Ö.'nün yanından benim yaşadığım çadıra yaklaşık yarım saatte gelmişimdir. Benimle birlikte Ö. da geldi. Ö. ile birlikte koşarak geldik. V. de koşarak gittiğimizi görmüştür. Ben çadırın yanına geldiğimde R., K. ve N. oradaydı. Onlar el feneriyle zaten arıyorlardı. Ben de elimde el feneriyle geldim. Eşim E. de oradaydı. Benim koşarak geldiğimi bunlar görmüş olabilirler. Çadıra geldim. İlk çadıra koştum. Kızım Büşra belki çadırdadır, görememişlerdir diye çadıra girip Büşra'yı aradım. Battaniyeyi filan kaldırıp baktım. Ben gittiğimde de çadır dağınıktı. K.'gil dağıtmıştı çadırı. Büşra'yı bulamayınca K.'ya "K. dayı koş jandarmaya haber ver' dedim. K. arabaya binip telefon çeken yere gitti. K. beni aradığında bana kızım Büşra'nın yanımda olup olmadığını sormadı" dedi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı

17.09.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı
 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili önemli mesajlar verdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun çalışmalarından bahseden Uçum, dört alt komisyon kurulduğunu bildirdi. Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a görev verileceğini duyurdu.

Öcalan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan süreçte PKK'ya doğrudan kendini feshetme çağrısı yapmıştı. Süreç siyasetçilerin görüşmesiyle ilerlemiş, son aşamada çerçeve yasa teklifi Meclis'te rekor çoğunlukla kabul edilerek kanunlaşmıştı.

Kanunda 1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçlar işleyenler, yasa kapsamı dışında tutuluyor.

Bu da Öcalan ve yönetim kadrosunun yasadan yararlanamayacağı anlamına geliyor.

Uçum, Öcalan'a verilecek görevin farklı şekilde değerlendirilmemesine işaret etti; İmralı'daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini söyledi.

Bunun Öcalan'ın süreçteki rolünü daha iyi icra edebilmesi için oluşturulmuş bir imkan olduğunu dile getiren Uçum, "Serbest bırakıldı." gibi bir sonucun çıkarılamayacağını sözlerine ekledi: "Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bedellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır."

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, terör meselesinde muhatabın Öcalan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: "Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa fesh edecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir bunun dışındakiler doğru değildir."

Uçum, "Hükümlü üzerinden diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasviyesine iliştin, bunun hukuka aykırı bir durumu yok. Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemlerle çözülür…Rutin yöntemlerle yönetemezsiniz." diye de ekledi.

Uçum, PKK üyeleri için altı aylık başvuru süresinin başlaması anlamına gelen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının ekim ya da kasım ayında çıkabileceğini söyledi: "Sürecin yürüdüğü, ilerlemenin olduğu tespit edilebilir. Irak Başbakanı açıklama yaptı, buradan sonuç çıkabilir. Dışişleri Bakanı Suriye'ye gitti. Pratik süreçlerin yürüdüğü, ilerlediği noktasında izlenimimiz var. Kasım ayına MGK kararının yetiştirilmesi, teyit ilanı saha süreçlerine göre olacağına göre ilerleme var ki bu işin olabileceği yönünde değerlendirme var."

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

17.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan zanlıların emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Konuya ilişkin emniyetten paylaşılan görüntülerde görüşlerine yer verilen İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "Suç örgütlerinin yalnızca tetikçilerini değil elebaşından yöneticisine, finansöründen saha yapılanmasına kadar bütün unsurlarını tek tek çökertiyoruz." ifadelerini kullandı.

Operasyon
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstihbarat Şubesi desteği ve İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan, motosikletlerle iş yeri kurşunlaması ve yağma gibi suçlara karışan ve elebaşları hakkında kırmızı bülten bulunan organize silahlı suç örgütü üyelerinin yakalanmasına yönelik çalışma yürütmüştü.

Elebaşlığını yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan şüphelilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerinin deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla gerçekleşen çalışmada, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, silah kanununa muhalefet ve tehdit suçlarına karıştıkları tespit edilen 12 ayrı yeni nesil organize suç örgütü üyelerinin kimlik ve adresleri tespit edilmişti.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler, şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 155 şüpheliyi gözaltına almış, operasyon sonrası 23 şüpheliyi daha yakalamıştı.

Adreslerdeki aramalarda, ruhsatsız otomatik tabanca, 4 tabanca, 207 mermi, 2 av tüfeği, 122 gram uyuşturucu ile suçtan elde edildiği değerlendirilen yüklü miktarda para ele geçirildi.

KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!

1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor

16.09.2026 20:46:00
Haber Merkezi
 
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor.

Şanlıurfa'daki bir sınav merkezinde sınavın yaklaşık 30 dakika geç başlatıldığı, kitapçıklar dağıtıldıktan sonra erteleme duyurusu yapıldığı, bazı adayların salondan çıktığı ve cevapların adaylar arasında paylaşıldığı ileri sürüldü. İddiaların araştırılması ve sınavın Türkiye genelinde iptal edilmesi için başvuru yapıldı.

Sınav 10.15'te başlayacaktı, iddiaya göre 10.45'te başladı

KPSS kılavuzunda sınavın 10.15'te başlamasının öngörüldüğü, adayların ise 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmaması gerektiği belirtiliyor. Ancak Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki sınava ilişkin başvuruda, sınavın yaklaşık 30 dakika gecikmeyle 10.45 civarında başlatıldığı iddia edildi.

Daha da önemlisi, iddiaya göre soru kitapçıkları dağıtılıp açıldıktan sonra sınavın erteleneceği duyuruldu. Bu iddia doğruysa ortaya doğrudan sınav güvenliği ve fırsat eşitliği tartışması çıkıyor.

Sorular açıldıktan sonra erteleme duyuruldu

Başvuruda, bazı salonlarda kitapçıkların dağıtılmasının ardından adaylara sınavın 30 dakika ertelendiğinin sözlü olarak bildirildiği ileri sürülüyor.

Aynı süreçte bazı adayların tuvalete götürüldüğü, başka salonlarda ise adayların soru kitapçıklarıyla karşılaşmasının ardından erteleme bilgisinin verildiği iddia ediliyor.

Bunların gerçekten yaşanıp yaşanmadığını ortaya çıkaracak şey ise belli: Salon tutanakları, görevli raporları ve kamera kayıtları.

Zaten ÖSYM'ye yapılan başvuruda da bu kayıtların incelenmesi talep edildi.

En ağır iddia: Cevaplar paylaşıldı


Bazı salonlarda adayların soruların cevaplarını birbirleriyle paylaştığı, bazı adayların görevli kontrolü olmadan salondan çıktığı ve sınav başladıktan sonra bir adayın yeniden salona alındığı ileri sürülüyor. Bunlar kanıtlanmış vakalar değil.

Fakat iddiaların ağırlığı nedeniyle tartışmanın sosyal medya paylaşımlarından çıkarılıp resmi kayıtlarla aydınlatılması gerekiyor. Çünkü KPSS'de birkaç kişinin dahi kurallara aykırı avantaj elde etmesi, aynı sorular için ter döken yüz binlerce aday açısından ciddi bir adalet tartışması yaratabilir.

Milyonların emeği bir sınav salonuna mı emanet?

KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu. Bu insanların önemli bölümü aylarca, hatta yıllarca sınava hazırlanıyor. Kitap alıyor, kursa gidiyor, işinden veya sosyal hayatından fedakârlık ediyor. Sonra bütün bu emek birkaç saatlik sınavda ölçülüyor.

İşte tam da bu nedenle sınav güvenliği konusunda ortaya çıkan en küçük şüphe bile görmezden gelinemeyecek kadar önemli. Çünkü mesele yalnızca bir sınav değil. Mesele insanların geleceği.

Neden her seferinde aynı tartışma?

Bugünkü tartışmanın bir başka boyutu da ÖSYM'nin geçmişte yaşadığı sınav ve değerlendirme sorunlarının hafızalardaki yerini koruması.

ÖSYM'nin geçmiş yıllarda soru sızıntıları, soru iptalleri, puanlama ve yeniden değerlendirme süreçleriyle gündeme geldiği biliniyor. 2010 KPSS'de soru sızdırılması nedeniyle sınavın bir bölümünün iptal edilmesi de kurumun tarihindeki en önemli sınav güvenliği krizlerinden biri olmuştu.

2026'da ise MEB-AGS sonuçlarında katsayı hesaplamasına ilişkin hatanın yeniden hesaplama gerektirmesi, sınav sistemine duyulan güven tartışmasını tekrar gündeme getirdi.

Dolayısıyla bugün sorulması gereken yalnızca "Şanlıurfa'da ne oldu?" sorusu değil.

Asıl soru şu: Milyonlarca insanın kaderini belirleyen sınavlarda aynı güvenlik ve denetim tartışmaları neden tekrar tekrar yaşanıyor?

İptal talebi yargıya taşındı

İddiaların ardından ÖSYM'ye başvuru yapılarak 6 Eylül'deki KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun Türkiye genelinde iptal edilmesi talep edildi.

Başvuruyu yapan avukat Mustafa Tuncel, konuyu yargıya da taşıdığını ve davanın Ankara 24. İdare Mahkemesi'nde görüleceğini açıkladı.

Ancak şu anda ÖSYM'nin sınavı Türkiye genelinde iptal ettiğine ilişkin resmi bir karar bulunmuyor. Dolayısıyla "KPSS iptal edildi" şeklindeki paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor.

Şimdi gözler ÖSYM'de!

Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 6 zanlıdan 2'si tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla, 2'si de savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı

16.09.2026 16:35:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyetin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden kalan 6'sının işlemleri tamamlandı.

2 başkomiserin de aralarında bulunduğu, biri emekli polis memuru olan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından polis memurları O.K. ve H.Y. serbest bırakıldı. Zanlılardan polis memuru Ahmet B. ve emekli polis memuru Ertuğrul Tahir A. tutuklanma, başkomiserler H.H. ve E.B. de adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 2 zanlının tutuklanmasına, 2 şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 38'e yükseldi.

Soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.

Önceden adliyeye sevk edilen zanlılardan polis memurları Gökcan M, Ahmet B, Osman Nuri G. ve Hüseyin Ü. tutuklanmış, B.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında

Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lehine algı, örtülü mesaj ve örgütsel propaganda yapıldığı iddiaları üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi inceleme başlatıldı. Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölüm dosyası kapsamında derinleştirilen soruşturmada, dizinin ünlü senaristleri adliyeye çağrılarak ifade verdi

16.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, hakim karşısına çıkmasına 13 gün kala şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyasını yeniden açtı. Faili meçhul suçları araştıran özel birimin tespitleri ve savcılığa ulaşan çok sayıda ihbar üzerine, dönemin popüler dizisi "Kurtlar Vadisi Pusu" hakkında şok bir inceleme kararı verildi.

Uzman bilirkişi heyeti kuruluyor

Başsavcılıktan yapılan resmi açıklamaya göre, dizinin belirli bölümlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunup bulunmadığı mercek altına alınacak. Sahnelerin detaylıca incelenmesi amacıyla alanında uzman kişilerden oluşacak bir bilirkişi heyeti görevlendirildi.

Soruşturma dosyasında öne çıkan ve bilirkişinin inceleyeceği temel unsurlar ise şunlar oldu:

"Kazım Kaşifoğlu" Karakteri: Gerçek hayatta Kaşif Kozinoğlu'nu simgelediği değerlendirilen dizideki "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin sistematik olarak vatan haini gibi gösterilmesi ve ardından gelen ölüm sahneleri.

"FG" Plakalı Araçlar: Dizinin bazı kilit sahnelerinde örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in baş harflerini taşıyan "34 FG 7061" gibi plakaların kasti olarak kullanıldığı iddiaları.

Sosyal Medya Paylaşımları: Dizinin resmi mecralarında geçmişte paylaşılan "Kaşifoğlu'nun Kara Tarafından Tarihi İnfazı" gibi video başlıklarının, Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüyle kronolojik bağı.

Senaristler ifade verdi: "Hatırlamam mümkün değil"

Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte dizinin ünlü senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, Silivri Adliyesi'ne çağrılarak "tanık/bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan senaristlerin savcılık sorgularındaki ayrıntılar ise basına sızdı.

Dizinin baş senaristi ve yapımcısı Raci Şaşmaz'ın ifadesinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Şaşmaz'ın, "Yıllar önce çekilen bu sahnelerdeki mezar taşları, figüranlar veya araç plakaları gibi detayların yapımcı ya da senarist tarafından tek tek kontrol edilmesi mümkün değildir. Bu durumların kasıtlı yapıldığını hatırlamam ya da bilmem imkansız" diyerek iddiaları reddettiği, sahnelerdeki detayları kurgusal veya tesadüfi olarak nitelendirdiği belirtildi.

Osman Sınav detayı da dosyada

Haber merkezlerine ulaşan bilgilere göre savcılık, dizinin ilk dönemlerinde yönetmenliğini üstlenen ancak daha sonra şüphe uyandıran bir şekilde ekipten ayrılan ünlü yönetmen Osman Sınav'ın ayrılık sürecini de araştırıyor. Sınav'ın geçmişte ayrılık kararı için "Benimle mezara gidecek" demesi nedeniyle, "Örgütün senaryoya müdahale girişimlerini kabul etmediği için mi projeyi bıraktığı" sorusu da soruşturma dosyasındaki yerini aldı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dijital materyaller ve uzman bilirkişi raporunun tamamlanmasının ardından soruşturmanın seyrine göre iddianame hazırlığına veya takipsizlik kararına yönlenecek. Gelişmeler yakından takip ediliyor.

Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Şanlıurfa'da bir yolcu otobüsünün bagaj kısmında 17 kilo 300 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

16.09.2026 16:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yol uygulamasında durdurdukları bir yolcu otobüsünde arama yaptı.

Bagaj kısmında narkotik köpeğinin yardımıyla yapılan aramada bir yolcuya ait 4 parça halinde 17 kilo 300 gram skunk maddesi ele geçirildi. Gözaltına alına yolcu, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ele geçirilen uyuşturucunun 69 bin 200 kişiyi zehirlemeye yetecek miktarda olduğu açıklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.