logo
17 ŞUBAT 2026


Köy okulları 15 Şubat'ta başlayacak yüz yüze eğitime hazır

Yüz yüze eğitime 15 Şubat'ta eğitime başlayacakları açıklanan köy okullarında inceleme yapan düzce Valisi Cevdet Atay, okulların eğitime hazır olduğunu söyledi.

12.02.2021 09:50:00
Köy okulları 15 Şubat'ta başlayacak yüz yüze eğitime hazır
Köy okulları 15 Şubat'ta başlayacak yüz yüze eğitime hazır
Yüz yüze eğitime 15 Şubat'ta eğitime başlayacakları açıklanan köy okullarında inceleme yapan düzce Valisi Cevdet Atay, okulların eğitime hazır olduğunu söyledi.

Köy okulları 15 Şubat'ta yüz yüze eğitime başlayacak. Hazırlıkların devam ettiği okullar uzun aranın ardından eğitime başlamak için hazırlıklarını tamamlayarak gün saymaya başladı. Yüz yüze eğitime başlayacak okulları Düzce Valisi Cevdet Atay, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Çetinkaya ve İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ile birlikte gezerek incelemelerde bulundu. Şehit Yalçın Güzeler Ortaokulu, Ömer Dinçer İlkokulu ve Çakır Hacı İbrahim İlkokulu'nu ziyaret eden Vali Atay ve beraberindekiler, hazırlık çalışmalarını yerinde görerek okulların yöneticilerinden bilgi aldılar.

Yüz yüze eğitime geçiş hazırlıkları kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı, "Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzu"na göre, okullardaki tüm alanlarda öğrenciler arasında 1-1,5 metre sosyal mesafe sağlanacak şekilde kapasite düzenlemeleri gerçekleştirdi. Eğitim ortamlarının düzenli olarak doğal yollarla havalandırılması için gerekli düzenlemeler yapıldı. Alanların taşıdıkları hijyen riskine göre temizlik ve dezenfekte işlemleri gerçekleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) iş birliğinde yürütülen çalışmalar neticesinde Ağustos 2020'den bu yana yapılan incelemeler sonucunda, Düzce'de ki tüm okullar 'Okulum Temiz' belgesi almaya hak kazandı.

Ayrıca köy okullarının eğitime başlaması ile ilgili olarak Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda tüm okullara ihtiyaç duydukları dezenfektan, sabun gibi temizlik malzemeleri ulaştırıldı. Halk Eğitim Merkezlerinde yıkanılabilir ve tek kullanımlık maskeler üretilerek okullara teslim edildi.İHA

Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü

Kurak geçen mevsimler ve deprem sonrası kuruyan ya da su hacmi azalan kaynaklar, yağışlar sonrası yeniden eski günlerine döndü

17.02.2026 14:16:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:19:04
İHA
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Küresel ısınma ve sıcaklıkların yanı sıra 6 Şubat depremlerinde yeraltı su kaynaklarının yönünün değişmesi ve seviyesinin azalması nedeniyle birçok doğal su kaynağı kurumuştu. Özellikle 6 Şubat depremleri yer üstünde yıkımlara neden olurken, yeraltında da değişime neden oldu.



Adıyaman merkeze bağlı Bahçe köyü sınırları içerisinde bulunan su kaynağı deprem ile birlikte neredeyse kuruma seviyesine geldi. Çok az miktarda suyun çıktığı kaynak, son bir ayda etkili olan kar yağışı ve yağmurlar sonrasında yeniden canlandı.



Kayaların arasından çıkan su adeta çağlayana dönüştü. Deprem sonrası neredeyse kuruma seviyesine gelen su kaynağı, son yağışlarla birlikte 20-30 yıl önceki haline dönüştü.



Çağlayana dönüşen suyu gören vatandaşlar, burada fotoğraf çektirdi.

Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon

Konya'da 15 günde gerçekleştirilen 30 operasyonda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli tutuklandı

17.02.2026 14:07:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:10:56
İHA
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu madde kullanımı ve satışına yönelik son 15 günlük çalışmalarında 30 operasyon gerçekleştirdi.



Operasyonlarda 791 adet sentetik ecza, 374 gram bonzai, 780 gram kubar esrar, 32 gram metamfetamin, 1 gram eroin, 24 adet uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi.



Yakalanan 34 şüpheliden 28'i ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, 6'sı sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.

Yasa dışı bahis operasyonunda 2,6 milyar TL işlem hacmi

Samsun merkezli 10 ilde düzenlenen 24 kişinin gözaltına alınıp 14 kişinin tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunda 2 milyar 598 milyon TL işlem hacmi tespit edildiği ortaya çıktı

17.02.2026 10:51:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis operasyonunda 2,6 milyar TL işlem hacmi
Yasa dışı bahis operasyonunda 2,6 milyar TL işlem hacmi
Samsun merkezli 10 ilde düzenlenen 24 kişinin gözaltına alınıp 14 kişinin tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunda 2 milyar 598 milyon TL işlem hacmi tespit edildiği ortaya çıktı.

Yasa dışı bahis suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince geniş çaplı çalışma yürütüldü.

Cuma sabahı Samsun merkezli olmak üzere Ordu, İstanbul, Mersin, Düzce, Trabzon, Çanakkale, Balıkesir, Kars ve İzmir illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yapılan teknik ve mali incelemelerde şüphelilere ait hesaplarda toplam 2 milyar 598 milyon TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi. Operasyon kapsamında 24 şüpheli gözaltına alındı.

Dün Samsun Adliyesi'ne sevk edilen 24 şüpheliden 1'i mahkemece serbest bırakılırken, 9'u adli kontrol şartıyla salıverildi, 14 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...

İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

17.02.2026 10:44:00 / Güncelleme: 17.02.2026 10:51:14
İhlas Haber Ajansı
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İstanbul Bakırköy'de 11 Şubat'ta bir sitenin otoparkında, iki otomobilin bagajından 30 milyon dolar çalındığı iddiası üzerine soruşturma sürüyor. Otoparkta çalınan 30 milyon doların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç döviz isimli iş yeri sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu Bilal Durmaz'a ait olduğu, Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki otomobilin bagajında beklettiği iddia edilmişti.

11 şüpheli gözaltına alındı

Soruşturma kapsamında 1'i kadın 11 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüphelilerin buradaki işlemleri bitti. Şüpheliler, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı

Manisa'da etkili olan sağanak yağışların ardından Gediz Nehri'nin taşmasıyla oluşan sel baskınlarında mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 besi hayvanı, Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun çalışması sonucu güvenli bölgelere tahliye edildi

16.02.2026 13:32:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:36:41
İHA
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Kent genelinde etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası Gediz Nehri'nin taşması, nehir kıyısındaki mahallelerde su baskınlarına yol açtı. İhbarların ardından harekete geçen Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, selden etkilenen bölgelere kısa sürede ulaştı. Evlerinde mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 büyükbaş ve küçükbaş hayvan, yürütülen koordineli çalışmalarla güvenli alanlara çıkarıldı.



Botlar ve iş makineleriyle tahliye

Taşkının ardından bölgeye sevk edilen İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, botlarla su basan alanlarda durum tespiti yaptı. Fen İşleri Dairesi'ne bağlı iş makinelerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda mahsur kalan aileler ve hayvanları tahliye edildi.



Hayvanlar güvenli alana alındı

Tahliye edilen hayvanlar, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Hayvan Pazarı'na yerleştirildi. Selden zarar gören üreticilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla belediye tarafından bölgeye 2 ton yem desteği sağlandı.



500 kum çuvalıyla önlem

Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ekipleri, su seviyesinin yükseldiği kritik noktalarda gece boyunca nöbet tuttu. Yaklaşık 500 kum çuvalı kullanılarak evlerin girişlerine set çekildi. Kırsal Hizmetler ve Fen İşleri birimlerine ait iş makineleri ise muhtemel yeni taşkınlara karşı hazır bekletiliyor.



Başkan Dutlulu: "Tüm ekiplerimiz sahada"

Sahadaki çalışmaları yakından takip eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Dutlulu, "Bir yandan ovamız bereketle doluyor ancak özellikle Gediz taşkın alanında vatandaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu taşkınlar, nehir havzalarındaki yapılaşmanın getirdiği sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun. Tüm ekiplerimiz sahada, vatandaşlarımızın hizmetinde" ifadelerini kullandı.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.